Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

KARDEŞLİK VE BERABERLİK

Kıskançlık, rekabet, darılma inananlar arasında birliğin ve kardeşliğin önündeki çok önemli üç engeldir.

Hırs sonucu doğabilecek herhangi bir rekabet, insanların birbirlerine olan sevgisini azaltır. Bu tür Kuran'a uymayan bir hareket, onların ruhlarına büyük zarar verir ve manevi yönden gerilemeye yol açar.

Sadakat ve ihlas kadar önemli bir diğer mümin vasfı da, tesanüttür (kardeşlik, dayanışma, birliktelik). Kuran'da bildirilen hükme göre, tüm müminler birbirlerinin kardeşidirler. Onlar aynı yola uymuş, aynı kitaba tabi olmuş, aynı hedefe sahip, aynı duyguları taşıyan insanlardır. Dolayısıyla aralarında büyük bir sevgi ve dayanışma bulunur. Allah, bu durumu şöyle tarif etmektedir:

Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. (Saf Suresi, 4)

Müminlerin Güzel Ahlakı


Müminler güzel ahlaklıdırlar, mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar. Bu yüzden de tesanüd müminler arasında doğal bir şekilde oluşur. Ancak bu konuda yine de dikkat edilmesi gereken yönler vardır. Çünkü müminlerin yapabileceği çeşitli yanlışlar, bu tesanüdün zedelenmesine ve müminler arasında soğukluk yaşanmasına neden olabilir.

Bu yanlış hareketlerin nedeni, müminlerin davranışlarını gaflet anlarında etkileyen nefstir. Mümin fedakar, hoşgörülü ve sıcaktır; ama herkeste nefs bulunur ve insan dikkat etmezse bazen nefsine uyabilir. Kıskanç, bencil ve hırslı olan nefsine uyması ise, bu kötü hislerin mümine etki etmesi demektir.

İşte bu yüzden Kuran, müminleri tesanüd konusunda son derece dikkatli olmaları için uyarmaktadır. Madem şeytanın insandaki tezahürü olan nefs, insanı yanıltabilmektedir, öyleyse karşıdaki müminin nefsini harekete geçirecek bir üslup kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu yönde Kuran'ın bir emri şöyledir:

Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça b ir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)

Ayette bildirilen emir, tesanüdün sağlanması açısından son derece önemlidir. Birincisi, müminlerin birbirlerine karşı sürekli olan en güzel hitap şeklini (yalnızca güzel değil, "en güzel") kullanmaları emredilmektedir. İkincisi, şeytanın bir özelliği açığa vurulmaktadır: Şeytan, insanların ve özellikle de müminlerin arasını bozmak için uğraşmaktadır.

Şeytan'ın Hileleri

Şeytanın ve nefsin müminlerin arasındaki tesanüdü bozmak için en çok başvurduğu yollardan biri ise, rekabet duygusudur. Eğer mümin gaflet halinde olursa, makam, mevki gibi konularda rekabet hissine kapılıp kardeşlerini geçmeye, kendini onlardan daha ön plana çıkarmaya çalışabilir. Aynı şekilde kendisinden daha ön plandaki bir kardeşine karşı kıskançlık hissedebilir. Aslında gaflet halinde yapılan bu hareket, gerçekte Allah'a isyan anlamına gelmektedir. Çünkü, "yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?" (Nisa Suresi, 54) ayetine göre, insanlara verilmiş olan nimetler Allah'tandır ve bunları kıskanmak Allah'ın takdirine karşı gelmek anlamına gelir. Bu nedenle müminlerin kıskançlık gibi bir tavırdan kesinlikle uzak durmaları gerekmektedir.

Bu nedenle mümin, kesinlikle kardeşleri ile arasında bir çekişme, rekabet ortamı oluşmasına engel olmalıdır. Hem kendisi kıskançlık gibi ilkel bir duyguya kapılmamalı, hem de sahip olduğu özellikleri ön plana çıkartarak kardeşlerinin nefsindeki kıskançlık damarını tahrik etmemelidir. Olabildiğince mütevazi, alçakgönüllü olmak, rekabet tehlikesini yok eder. Kuran'da bu konuda verilen bir diğer kıstas ise, kardeşlerinin nefsini kendi nefsine üstün tutmak, yani her durumda fedakar davranmak ve bundan zevk almaktır.

Kıskançlık, rekabet, darılma inananlar arasında birliğin ve kardeşliğin önündeki çok önemli üç engeldir. Hırs sonucu doğabilecek herhangi bir rekabet, insanların birbirlerine olan sevgisini azaltır. Bu tür Kuran'a uymayan bir hareket, onların ruhlarına büyük zarar verir ve manevi yönden gerilemeye yol açar.

Kardeşliğin Ölçüsü

Oysa inananlar için sonsuz bir sevap kaynağı mevcutken birbirlerinin önünü tıkayıp, haksız rekabet ve kıskançlıklarla vakit geçirmenin hiçbir anlamı yoktur. Eğer hedef Allah rızası olursa, herhangi bir rekabet olmaz. Çünkü herkes bir diğerinin önünü kesmeden Allah rızası için hizmet edebilir, sevap toplayabilir. Bu nedenle müminler, mümin topluluğunun bir insan vücudu gibi olduğunu, her organın bir diğerinin yardımcısı ve destekçisi olduğunu unutmaz ve kardeşlerinin başarılarını kendi başarılarıymış gibi görürler. Bu, son derece önemlidir. Kuran'da müminlerin arasındaki tesanüd ile ilgili çok sayıda ayet vardır. Bir ayette, müminlerin diğer müminlerle tesanüdlerinin artması için yaptıkları bir dua şöyle aktarılır:

Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi, 10)

Müminler diğer müminlere karşı son derece merhametli ve son derece alçakgönüllü olmakla yükümlüdürler. Aksi bir tavır kesinlikle Kuran'a uygun değildir. Kibir, kıskançlık, çekememezlik, kötü söz söyleme, çekişme müminlerin değil, inkarcıların özelliğidir. Bu nedenle nefsi yüzünden böyle bir rezilliğe düşmüş olan mümin hemen kendini toparlamalı, Allah'a sığınmalı ve gerçek mümin tavrını göstermelidir. Aksi halde aşağıdaki ayetin hükmüne göre, o gider ve Allah yerine daha hayırlısını getirir:

Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir. (Maide Suresi, 54)

ALLAH'IN İSİMLERİ

ASİM
(Koruyan)

İnsan acizliği sebebiyle her an, her türlü zorlukla karşılaşabilir. Örneğin, dünya her an doğal afetlerin oluşabildiği bir yerdir. Depremler, seller, kasırgalar, yanardağ patlamaları sık sık karşılaşılan olaylardır. Veya aynı şekilde kişiyi manen sıkıntıya düşürebilen de pek çok olay vardır. Ve bu olaylar karşısında unutulmaması gereken bir gerçek vardır: İnsan ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar acizliğinden kurtulmaya çalışırsa çalışsın, Allah'ın dilemesi dışında başına gelecek herhangi bir şeyden korunamaz. İnsan için tek koruyucu Rahman olan Allah'tır. Kuran'da bu durum şöyle bildirilmiştir:

De ki: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: "Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz." De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır. Sonra siz yine şirk koşmaktasınız." (En'am Suresi, 63-64)

İnsanlar tek başlarına kaldıklarında, ellerindeki maddi imkanların, yakınlarının onlara hiçbir şeyle yardıma güç yetiremeyeceğini anladıkları anlarda Allah'ı zikreder, O'ndan yardım dilerler. Ancak O, kendilerini kurtarınca yine nankörlük edip başlarına gelenleri unuturlar. Dünyada Allah'tan başka koruyucu bulamayacağını anlamayan, O'nun her türlü yardımına rağmen nankörlükte ayak direten kişiler, ahirette sonsuz bir azapla karşılaşarak gerçeği göreceklerdir:

...Çekimser davrananlar ve büyüklenenler, onları acıklı bir azabla azablandıracaktır ve kendileri için Allah'tan başka bir (vekil) koruyucu dost ve yardımcı bulamayacaklardır. (Nisa Suresi, 173)

(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu. (Hud Suresi, 43)


02 Ağustos 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
ОТГОВОРНОСТТА НА ВСИЧКИ ДОБРОСЪВЕСТНИ ХОРА (Български) 
PHOTOS OF ADNAN OKTAR AND THE REPRESENTATIVES OF THE IRANIAN MAHDI INSTITUTE (English) 
DASHURIA E BESIMTARIT NDAJ TJERËVE (Shqiptar) 
IT IS WRONG TO LABEL PEOPLE, WE SHOULD STRIVE FOR THE GOOD (From Mr. Adnan Oktar's live interview on Kral Karadeniz TV and Kanal 35 TV, 27 September 2009) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
İYİLERİN İTTİFAKI  
 Ses Kasetleri
İyilerin İttifakı  
 Web Siteleri
İyilerin İttifakı  
 Makaleler
İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ MÜSLÜMANLARIN TESANÜDÜ ALLAH'IN İZNİYLE KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİNE VESİLE OLACAK
MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ ADNAN OKTAR'IN İRAN MEHDİ ENSTİTÜSÜNDEN TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞMESİNDEN FOTOĞRAFLAR
İYİLER ÇEKİŞMELERDEN KAÇINARAK BİRLİK OLMALIDIRLAR  
 Cep Kitapları
İYİLERİN İTTİFAKI (Cep Kitabı)  
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
ADNAN OKTAR'IN İRAN MEHDİ ENSTİTÜSÜNDEN TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞMESİNDEN FOTOĞRAFLAR AHİRETTEKİ PİŞMANLIK
ALLAH'IN HER İNSANA İLHAMI: VİCDAN ALLAH SEVGİSİ
ALLAH SEVGİSİ VE ALLAH KORKUSU ASR-I SAADET DÖNEMİNİN SON HALİFESİ: HZ. ALİ
DARWINİZM'DEN DESTEK ALAN ROMANTİK MİLLİYETÇİLİĞİN KARANLIK YÜZÜ GAFLET HALİNDEN KAÇINMAK
GELECEK KORKUSU GERÇEK İMANI KAVRAMAK
GERÇEK İSLAM AHLAKI GÖZARDI EDİLEN BİR HASTALIK: DEGİŞKEN RUH HALİ
GÜNLÜK YAŞAMDA DUYGUSALLIK NEDİR? HER OLAYDA HAYIR GÖRMEK
İBADETTE KARARLI OLMAK İKİ YOL, İKİ AMAÇ, NASIL BİR DOST?
İMANIN KALBE YERLEŞMESİ İMAN SAHİPLERİ İÇİN SÜNNET-İ SENİYYE'NİN ÖNEMİ
İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ İNCE DÜŞÜNCELİ OLMAK
İSLAM AHLAKI İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUR İSLAM AHLAKINDA AİLENİN YERİ
İSLAM AHLAKIYLA GELEN ADALET İSLAM BASKI VE ZORLAMADAN UZAK, BARIŞ VE HOŞGÖRÜ DİNİDİR
İYİLER ÇEKİŞMELERDEN KAÇINARAK BİRLİK OLMALIDIRLAR KAMİL İMAN
KAMİL İMAN SAHİBİ MÜMİNİN ALLAH SEVGİSİ KENDİNİ KANDIRMAK YERİNE SAMİMİYET
KIYMETLİ EHL-İ SÜNNET ALİMİ: ÖMER NASUHİ BİLMEN KURAN'A GÖRE ALAYCILIK HARAMDIR
KURAN'A GÖRE GERÇEK CESARET KURAN AHLAKI NASIL YAŞANIR?
KURAN AHLAKINA UYGUN OLMAYAN BİR TUTUM: LAKAYT KARAKTER KURAN AHLAKI'NA UYMAK TÜRKİYE'Yİ SÜPER GÜÇ YAPACAKTIR
KURAN AHLAKINDA KONUŞMA ADABI - 1 KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ
KURAN AHLAKININ ÖNEMİ KURAN AHLAKINI YAŞAMANIN SONUCU: HUZUR VE MUTLULUK
KURAN'DA ADALET İLE İLGİLİ AYETLER KURAN'DA AFFEDİCİLİK İLE İLGİLİ AYETLER
KURAN'DA BARIŞÇILIK KURAN'DA HOŞGÖRÜ
MÜMİNLERİN BİRBİRLERİNE OLAN SEVGİLERİ MÜSLÜMANIN HER DAKİKA, HER SAAT BAŞI AKLINDAN GEÇİRMESİ GEREKEN BİLGİLER
MÜSLÜMANLARIN TESANÜDÜ ALLAH'IN İZNİYLE KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİNE VESİLE OLACAK MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ
NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ KALP TEMİZLİĞİ PİŞMAN OLMADAN ÖNCE
ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -1- ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -2-
ROMANTİK SEVGİ ANLAYIŞI ROMANTİZMİN FİZİKSEL TAHRİBATLARI
SAKIN VİCDANINIZIN SESİNİ ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN SALİH AMEL
SAMİMİYET, KALPTEN ALLAH'A İMAN VE BAĞLILIK DEMEKTİR SEVGİSİZLİK, BENCİLLİK VE STRESİN KALPTE OLUŞTURDUĞU GİZLİ YARALAR VE İNSAN VÜCUDUNDA MEYDANA GETİRDİĞİ FİZİKİ TAHRİBAT
ŞEYTANIN HİLELİ DÜZENİ SÜNNET-İ SENİYYE'YE UYMANIN ÖNEMİ
TARİH BOYUNCA MÜSLÜMANLARA DUYULAN GİZLİ HAYRANLIK ÜMİTVAR OLMAK BİR MÜMİN VASFIDIR
YÜCE RABBİMİZ ACİZ VE YOKSULLARIN KORUNUP KOLLANMASINI EMRETMİŞTİR  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net