Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

FAŞİST KÜLTÜRÜN PUTPEREST KÖKENLERİ

Avrupa'ya hakim olan faşist-pagan kültür, 2. ve 3. yüzyıllarda Hıristiyanlığın önce Roma'ya sonra da tüm Avrupa'ya yayılmasıyla birlikte kademeli olarak ortadan kalktı. Hıristiyanlık, Hz. İsa'nın insanlara tebliğ ettiği hak dinin temel ahlaki özelliklerini Avrupa toplumlarına taşıdı. Daha önceden şiddeti, çatışmayı, kan dökmeyi kutsal ve meşru sayan, sürekli birbiri ile çatışan farklı kabilelerden, ırklardan, şehir devletlerinden oluşan Avrupa, önemli bir değişim geçirdi:

1- Irkçılık ve kabile savaşları ortadan kalktı: Pagan dünyada, her farklı kabile, her farklı ırk bir diğerini düşman olarak görüyor ve bu farklı gruplar arasında daimi bir çatışma yaşanıyordu. Her pagan toplumunun kendi kendine uydurduğu ayrı tanrılar, ayrı totemler vardı ve bunlar adına savaşıyorlardı. Hıristiyanlıkla birlikte, tek bir inanç, tek bir kültür ve hatta tek bir dil Avrupa'nın geneline hakim oldu ve pagan dünyanın çatışmaları ortadan kalktı.2-Şiddet yerine barış ve merhamet kavramları kutsal hale geldi: Pagan toplumlarda kan dökmek, insanlara acı çektirmek, işkence yapmak, bir kahramanlık olarak görülüyor, hayali "savaş tanrı"larını tatmin edecek meşru bir eylem sayılıyordu. Hıristiyanlıkla birlikte, insanların birbirlerine, (düşmanlarına dahi) sevgi ve merhametle yaklaşmaları gerektiği, kan dökmenin Allah katında büyük bir suç olduğu gerçeği Avrupa toplumları tarafından öğrenildi.

3- İnsanı bir hayvan türü olarak gören anlayış ortadan kalktı: Platon'un, Spartalı savaşçıları "bekçi köpekleri"yle bir tutması, putperest toplumlarda yaygın olan "animist" inançların bir uzantısıydı. Animizm, doğaya ve doğadaki hayvanlara bir ruh atfedilmesi anlamına geliyordu. Dolayısıyla animizme göre bir insanla bir havyan veya bir bitki arasında önemli bir fark yoktu. Dinin hakimiyetiyle birlikte, bu batıl inanış ortadan kalktı ve insanın Allah'ın verdiği bir ruha sahip olduğu, hayvanlardan tamamen farklı bir varlık olduğu ve dolayısıyla hayvanlarla aynı kanunlara tabi olamayacağı gerçeği Avrupa toplulukları tarafından anlaşıldı.

Üstteki üç maddede belirtilen pagan özellikler, yani ırkçılık ve kan dökücülük ve insanın bir havyan türü sayılması, faşizmin temel özellikleridir. Bu eğilimler, Avrupa'da Hıristiyanlık tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Ortadoğu'da ise aynı zafer, İslam vesilesi ile Arap paganizmine (putperestliğine) karşı kazanılmıştır. Araplar (ve diğer Ortadoğu ve Orta Asya toplumları da) İslam öncesinde savaşçı, kan dökücü, ırkçı bir kültüre sahiptirler. Hatta Sparta'da uygulanan "istenmeyen bebeklerin ölüme terk edilmesi" vahşeti, putperest Araplar'da da kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi şeklinde uygulanmıştır. Kuran'da bu vahşi uygulama şöyle haber verilir:

Ve 'diri diri toprağa gömülen kızcağıza' sorulduğu zaman: "Hangi suçtan dolayı öldürüldü?" (Tekvir Suresi, 8-9)

Araplar ve diğer Ortadoğu ve Orta Asya toplumları, ancak İslam'la şereflendikten sonra kan dökücülükten uzak, barışçı, ılımlı, medeni bir kültüre kavuşmuşlar, eski kabile savaşlarından, göçebe (bedevi) vahşiliğinden kurtularak dini bir birlik içinde huzur ve istikrar bulabilmişlerdir.

Çağdaş Faşizm: Putperestliğin Geri Dönüşü


Avrupa'daki pagan kültürü Hıristiyanlık tarafından bastırılmasına rağmen ölmedi. 16. ve 17. yüzyıllarda çeşitli Avrupalı düşünürler, Platon veya Aristo gibi eski Yunan düşünürlerinin kitaplarından etkilenerek pagan dünyasının kavramlarını yeniden Avrupa'ya taşımaya başladılar.

Paganizmin yeniden doğuşu, Aydınlanma felsefesinin siyasi sonucu olarak kabul edilen Fransız Devrimi'nde çok belirgin bir şekilde ifade edilmişti. Fransız Devrimi'nin kanlı "terör" dönemine liderlik eden Jakobenler, Hıristiyanlık yerine paganizmi benimsiyor ve Hıristiyanlığa karşı da büyük bir nefret körüklüyorlardı. Devrimin en ateşli günlerinde Jakobenlerin yoğun propagandası sonucunda yaygın bir "Hıristiyanlıktan çıkma" hareketi gelişti. Hatta bunun yanısıra Hıristiyanlık yerine pagan sembollere dayalı yeni bir "akıl dini" ortaya atıldı. İlk belirtileri 14 Temmuz 1790'daki Federasyon Bayramı'nda görülen "devrimci ibadet" gittikçe yayılmaya başladı. Jakobenlerin eli kanlı lideri Robespierre, "devrimci ibadet"e yeni kurallar da getirmiş, bu ibadetin ilkelerini bir rapor halinde belirleyerek adına da "Yüce Varlık İbadeti" demişti. Bu gelişmenin çarpıcı bir sonucu, ünlü Notre Dame Kilisesi'nin "aklın tapınağı"na dönüştürülmesiydi. Kilise'nin duvarlarındaki Hıristiyan figürleri sökülmüş ve orta yere "akıl tanrıçası" olarak tanımlanan bir kadın heykeli, yani pagan bir put yerleştirilmişti.

Bu pagan eğilim, devrimciler tarafından çeşitli sembollerle de ifade ediliyordu. Fransız devriminde devrimci muhafızlar tarafından giyilen ve pek çok illüstrasyonda devrimin sembolü olarak kullanılan kırmızı başlık, pagan dünyasındaki Mitra efsanesinden miras kalan putperest bir semboldü. 1

Fransız Devrimi ile başlayan bu neo-pagan akım, Friedrich Nietzsche ile şekillenmiş ve oradan da Nazi ideolojisine aktarılmıştır. Charles Darwin, Francis Galton ve Ernst Haeckel gibi evrimciler ise, Allah'ın varlığını inkar ederek, tüm hayatı bir "yaşam mücadelesi" gibi göstererek ve ırkçılığı meşrulaştırarak, yükselen bu yeni putperestliğe sözde bilimsel bir destek vermişlerdir.

Amerikalı tarihçi Gene Edward Veith, Modern Fascism: Liquidating the Judeo-Christian Worldview (Modern Faşizm: Hıristiyan-Yahudi Dünya Görüşünün Yok Edilmesi) isimli kitabında bu gerçeği şöyle özetler:

"Faşizm, modern dünyanın paganizme duyduğu özlemdir. Faşizm, bir kültürün Allah'a olan isyanıdır." 2

Nazilerin Pagan İdeolojisi

Naziler, gerek örgütlenme aşamalarında, gerekse 1933'te başlayan iktidarları boyunca, paganizmi savunmuşlar ve Alman toplumunu Hıristiyanlık'tan kopararak pagan inançlara geri döndürmeye çalışmışlardır.

Hitler'in iktidarı ele geçirmesinden bir süre sonra, Hıristiyanlıktaki kutsal günler ve bayramlar yok olmuş ve yerlerine Pagan dininin kutsal günleri konmuştur. Evlilik törenlerinde "Yer Ana" ya da "Gök Baba" gibi hayali pagan tanrılarına seslenilir olmuştur. 1935 yılında okullarda öğrencilere Hıristiyan duaları yaptırılması yasaklanmış, ardından Hıristiyanlıkla ilgili derslerin tamamı kaldırılmıştır.

Öğrencilere okullarda sözde "Hıristiyanlık öncesindeki şanlı Alman tarihi" öğretilmiş, Nazi Almanyası'nın dört bir yanında pagan kültürden miras kalan çeşitli ayinler ve törenler düzenlenmiştir. Gerçekte Nazilerin bütün toplantı ve törenleri klasik bir pagan ayini şeklindedir. Yanan meşalelerin gölgesi altında, şiddet ve nefret dolu sloganlarla yapılan, Wagner'in pagan müziğiyle desteklenen Nazi gösterileri, binlerce yıl önce pagan tapınaklarında ve sunaklarında yapılan sapık törenlerden farksız gibidir.

Naziler paganizmi uyandırmak için sanatı da kullanmışlardır. Nazi iktidarından sonra sanatta eski Yunan kavramları ve sembolleri ezici bir ağırlık kazanmış, Aryan ırkının güçlü erkek ve kadınlarını gösteren pek çok heykel, eski Yunan'daki tanrı heykellerine benzetilerek yapılmıştır. Hitler, heykellerini diktirdiği bu sözde "üstün insanları" öjeni yöntemlerini devreye sokarak türeteceğini ve bunlarla tüm dünyaya hakim olup, eski Yunan'daki Sparta modelinde zalim ve gaddar bir "dünya krallığı" kuracağını hayal etmiştir. Nazi Almanyası için kullanılan "III. Reich" (Üçüncü Krallık) deyimi, bu rüyanın ifadesidir.

Ve bu hayaller sonucunda, dünya daha önce hiç görmediği kadar kanlı bir savaşın, tam 55 milyon insanı öldüren II. Dünya Savaşı'nın içine düşmüştür.

Nazi Antisemitizmi: Din Düşmanlığının Bir Başka İfadesi


Naziler'in Yahudilere karşı duyduğu şiddetli nefretin (ve bu nedenle gerçekleştirdikleri katliamların) nedeni de, söz konusu pagan ve din düşmanı ideolojileridir.

Naziler'in mantığına göre, daha önceden pagan ve savaşçı bir toplum olan Almanlar, Hıristiyanlığın yayılmasıyla birlikte bu kültürü terk etmişlerdi. Hıristiyanlık ise Yahudiliğin bir devamıydı. Dolayısıyla Hıristiyanlıktan nefret eden Naziler gerçekte onu bir "Yahudi komplosu" olarak görüyorlardı. İsrail soyundan bir peygamber olan Hz. İsa'nın, "üstün ırk" saydıkları Almanlar tarafından sevilip-sayılması onlar için kabul edilemez bir düşünceydi. Naziler'e göre Almanların yol göstericileri İsrail soyundan gelen peygamberler değil, putperest Alman kültürünün barbar ve zalim savaşçıları olmalıydı.

Nazi ideolojisi, dünya tarihini, "Aryan ırkı" ile "Sami ırkı" arasındaki bir çatışma alanı olarak yorumluyordu. Naziler'e göre Aryan ırkı Hint-Avrupa kültürünün, Sami ırkı (Yahudiler ve Araplar) ise Ortadoğu kültürünün öncüleriydi. Hint-Avrupa kültürünün temel özelliği ise, pagan, yani putperest inançlara sahip olmasıydı. Naziler işte bu nedenle kendilerini pagan bir kültürün mirasçıları olarak gördüler, Yahudileri ise, putperestliğe karşı çıkıp Tevhid (Tek Tanrı) inancını dünyaya yayan düşman bir ırk olarak kabul ettiler.

Naziler'in pagan ideolojilerini konu alan The Pink Swastika adlı eserde, bu konu şöyle özetlenmektedir:

Nazilerin öncelikle Yahudi halkına saldırmasının ve onları yok etmek istemelerinin nedeni... Kutsal Kitabın, yani Tevrat ve İncil'in, Hıristiyan ahlakının üzerine oturduğu temelleri oluşturmasıdır. 3

Nazizm'in bu sapkın inancı diğer pek çok faşist akımda da görülmektedir. Bugün halen pek çok neo-Nazi grubu, "Aryan ırkının dini" olarak gördükleri putperest inançlara bağlanmakta, Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslam gibi vahye dayalı İlahi dinleri ise sözde "Semitik efsaneler" olarak görüp bunlara düşmanlık beslemektedirler. İslam dünyasında da bu çarpık mantık doğrultusunda "Arap düşmanlığı" şeklinde yeni bir antisemitizm geliştirmeye çalışan faşist eğilimler olmuştur.

Oysa İlahi dinler, sadece Semitik ırklara değil, dünya üzerindeki tüm insanlara hitap etmektedir ve dünya üzerindeki tüm insanların kurtuluşu da bu dinlerin ortak çağrısına uyarak Allah'a iman edip O'na itaat etmektir. Allah'ın insanlara indirdiği dini reddederek, atalarının sapkın dini olan paganizme bağlanan faşizm ise, büyük bir akılsızlıktan ibarettir. Allah "atalarının dini"nin peşinden giden bu gibi akılsız insanları Kuran'da şöyle bildirir:

Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (Bakara Suresi, 170)


DİPNOTLAR

1 Michael Howard, The Occult Conspiracy, 1.b., London: Rider, 1989, s. 23
2 Gene Edward Veith, Modern Fascism : Liquidating the Judeo-Christian Worldview, Concordia Publishing House; 1993,
3 Scott Lively-Kevin E. Abrams, Pink Swastika, 1998, preface


16 Temmuz 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
DER GEMEINSAME WAHNSINN VON FASCHISMUS UND KOMMUNISMUS: DARWINISTISCHER KAMPF (Deutsch) 
L'histoire sanglante du fascisme - Partie I (Français) 
L'histoire sanglante du fascisme - Partie II (Français) 
DI BALIK TABIR NAZI: EVOLUSI (Indonesia) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
DARWINİZM’İN KANLI İDEOLOJİSİ FAŞİZM  
 Filmler
FAŞİZMİN KANLI TARİHİ FAŞİZMİN KANLI TARİHİ 2
 Ses Kasetleri
Darwinizm'in Kanlı İdeolojisi Faşizm  
 Radyo Programları /Piyesler
FAŞİZM  
 Web Siteleri
Gizlenen İdeolojiler Faşizm ve Komünizm
 Makaleler
FAŞİZMİN KADIN DÜŞMANLIĞI SAHTE DİN: FAŞİZM
FAŞİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI 20.YÜZYIL FAŞİZMİN PENÇESİNDE
FAŞİZMİN BASKICI YÖNETİMİ FAŞİZMİN SAPKINLIĞI
FAŞİZME KARŞI ÇÖZÜM: KURAN AHLAKI FAŞİZMİ KÖKÜNDEN KURUTMAK
FAŞİZM VE IRKÇILIK FAŞİZMİN RUHUNDA YATAN TERÖRİZM
FAŞİZMİN ÖZÜ SAVAŞMAKTIR LATİN AMERİKA FAŞİZMİNİN TERÖR VAHŞETLERİ
FAŞİZM TEHLİKESİ FAŞİZMİN KÖKENİ
FAŞİZM'İN SESSİZ YÜKSELİŞİ IRKÇI TERÖR
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
20.YÜZYIL FAŞİZMİN PENÇESİNDE 21. YÜZYILIN HEMEN BAŞINDA ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK:
AFRİKA'DA YAŞANAN İÇ ÇATIŞMALARIN VE KATLİAMLARIN GERÇEK KÖKENİ DARWİNİZM'DİR ANTİ-DARWİNİST FAALİYET NİÇİN ÖNEMLİDİR?
ARAP ÜLKELERİNDE DARWİNİST FİTNE ASIL TEHLİKE: ORGANİZE OLMAYAN DİNSİZLİK
AVRUPA'DA ESEN IRKÇILIK RÜZGARLARI AVRUPA EMPERYALİZMİNİN DARWINİST TEMELLERİ
AVRUPA SÖMÜRGECİLİĞİNİN KÖKENİ BATIL DARWINİZM DİNİNİN KÖKENLERİ
BİLİM TEKNİK DERGİSİ BUGÜNÜN SORUNLARINI (BELALARINI) ANLAMAK İÇİN 150 YILLIK KILAVUZ EVRİM TEORİSİDİR DEMİŞ. BOLŞEVİK TERÖRÜ
BÖLÜCÜ KOMÜNİST AYAKLANMAYA KARŞI BİLİMSEL FİKRİ MÜCADELE ŞARTTIR BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN GİZLEMEYE ÇALIŞTIĞI KOMÜNİST KİMLİK
DARWINİST DÜNYA MAFYASI PAPA'YI TEHDİT Mİ EDİYOR? DARWİNİST EĞİTİM FİTNESİ
DARWINİZM BİLİM DEĞİLDİR, TABİATI İLAH EDİNMİŞ BİR ŞAMAN DİNİDİR! DARWINİZM BİLİMLE DEĞİL, TELKİNLE SAVUNULUR
DARWİNİZM İLE İLMİ MÜCADELENİN ÖNEMİ DARWINİZM'İN KARANLIK BÜYÜSÜ
DARWINİZM'İN KİRLİ TARİHİ DARWINİZM - KOMÜNİZM İTTİFAKININ İÇ YÜZÜ
DAWKINS ARTIK DARWINİST DEĞİL! UZAY DİNİNE GİRDİ DECCALİN SİNSİ OYUNU
DİN İLE İNSAN ARASINDAKİ ANAHTAR KİLİT UYUMU DİNSİZLİĞİN EKONOMİSİ
DİNSİZLİĞİN OLUMSUZ ETKİLERİ EMPERYALİZM'İN KAYNAĞI: DARWINİZM
FAŞİZME KARŞI ÇÖZÜM: KURAN AHLAKI FAŞİZMİ KÖKÜNDEN KURUTMAK
FAŞİZMİN BASKICI YÖNETİMİ FAŞİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI
FAŞİZMİN KADIN DÜŞMANLIĞI FAŞİZMİN KÖKENİ
FAŞİZMİN ÖZÜ SAVAŞMAKTIR FAŞİZMİN RUHUNDA YATAN TERÖRİZM
FAŞİZMİN SAPKINLIĞI FAŞİZM'İN SESSİZ YÜKSELİŞİ
FAŞİZM TEHLİKESİ FAŞİZM VE IRKÇILIK
GENÇLİKTE YAŞANAN DEJENERASYON VE ÇÖZÜMÜ İRAN'DAKİ KARIŞIKLIKLARIN ARDINDA İRAN KOMÜNİST DERİN DEVLETİ VE BİR KISIM EROİN MAFYASI MENSUPLARI BULUNMAKTADIR
IRKÇILIĞIN KÖKENLERİ VE DARWIN'İN EVRİM TEORİSİ IRKÇILIĞIN TEMEL KAYNAĞI DARWİNİZM'DİR
IRKÇI TERÖR İZLANDA NEDEN ŞU ANDA 'BATIK ÜLKE'?
KIZIL TERÖRÜN DORUK NOKTASI: KAMBOÇYA KOMÜNİST BÖLÜCÜ TERÖRÜN KAYNAĞI DARWINİZM’DİR
KOMÜNİST İDEOLOJİ DARWİNİZM'LE HAYAT BULMAKTADIR KOMÜNİST İDEOLOJİNİN KARANLIK YÜZÜ
KOMÜNİST ROMANTİZM'İN KARANLIK YÜZÜ KOMÜNİST TERÖRÜN FELSEFESİ : İNSANIN HAYVANLAŞTIRILMASI
KOMÜNİZM GİZLENİYOR KOMÜNİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI
KOMÜNİZMİN VAZGEÇİLEMEYEN İÇGÜDÜSÜ : TERÖR VAHŞETİ KUZEY KORE VE VİETNAM'DA VAHŞET
LATİN AMERİKA FAŞİZMİNİN TERÖR VAHŞETLERİ MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 1
MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 2 MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 3
MASONLUĞUN TEMEL FELSEFESİ DARWİNİZM -1- MASONLUĞUN TEMEL FELSEFESİ DARWİNİZM -2-
MATERYALİZM'İN KANLI YÜZYILI MATERYALİZM VE DARWİNİZM, ÇAĞIMIZDA DİNSİZLİĞİN TEMEL DAYANAĞIDIR
MİNE G. KIRIKKANAT'A NASİHATLER MISIR YÖNETİMİNİN GAZZE KONUSUNDAKİ TUTUMUNUN NEDENİ DARWINİZM'DİR
PKK İLE GELİNEN MÜCADELEDE ORTAK NOKTA: FİKRİ MÜCADELE ŞART RUS YAYILMACILIĞI VE PERDE ARKASI
SAHTE BİR DİN: DARWINİZM SAHTE DİN: FAŞİZM
SATANİZMİN İDEOLOJİK TEMELİ: DARWİNİZM SAYIN ADNAN OKTAR'IN ANTİ DARWİNİST İLMİ MÜCADELESİNİN ETKİSİ
STALİN NASIL KOMÜNİST OLDU? TÜRK DÜŞMANLIĞININ KISA TARİHİ
UZAKDOĞU KOMÜNİZMİ  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net