Yaşamınızı yönlendiren kişilere, olaylara şöyle bir göz atın. Bir yerlere ulaşmak için uğraşıyor, "yaşam mücadelesi" içinde bir yer almaya çalışıyorsunuz. Hayatınızdaki pek çok şeye yoğun bir dikkat veriyor, bu konular üzerinde derin derin düşünüyorsunuz. Ama yaşamınız boyunca tereddüt etmeden düşünmekten kaçındığınız konular da var. Üstelik, çevrenizdeki pek çok kişi de sizinle aynı fikirdedir. Konuşulmaması ve üzerinde düşünülmemesi gereken konuları çok iyi biliyorlar. Ölüm bunlardan bir tanesi, belki de en önemlisi. Ölüm çözüm getiremedikleri bir "son"dur onlara göre. Tıpkı ölüm gibi, kainatın ölümünü getirecek olan kıyamet de insanlar tarafından çok uzak bir kavram olarak değerlendirilir. Kıyamet gününde gerçekleşecek olan olaylar, insanlar tarafından az çok bilinmekte, ama bunları düşünmek onları korkutmaktadır. Korku duymaktansa, böyle bir konuyu unutmak daha makuldur ve bu şekilde yaşamakta bir sakınca görmezler.
İnsanlar en çok, kıyamet gününün canlı, cansız her varlık için "son gün" olmasından etkilenirler. Kıyamet günü, dünya hayatının hatta tüm kainatın son günüdür, ama aynı zamanda da ahiretteki sonsuz yaşamın başlangıcıdır.
Bu site sizlere kıyamet gününü ve o gün meydana gelecek olan olayları açıklamakta, o zorlu güne karşı uyarmaktadır. Ancak esas olan, kıyamet gününün insanların tümünü bekleyen bir gerçek olduğudur. Mutlaka karşılaşılacak olan bu büyük gerçeği gözardı etmek ve bunu düşünmemek makul görülmemelidir. Bu kitapta Kuran ayetleri doğrultusunda yapılacak açıklamalar kıyamet gününün varlığı ve gerçekliği üzerinde düşünmenizi sağlayacaktır. 12 Mayıs 2005
|