1) Günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde, Kuran’ı ve hadisleri kendi ana dillerinde kusursuz bir Arapçayla okuyan yüz milyonlarca Arap vardır. Ancak bu, Kuran’ı bilmek ve yaşamak için yeterli değildir.
2) Kuran’ı bilmek ve yaşamak samimiyetle olur. Önemli olan Kuran ve hadisleri Arapça olarak ezbere bilmek değil, anlayıp samimiyetle yaşamaktır. Allah Kuran’da, “sadece samimi kullarının kurtuluşa ereceğini ve cennete gideceğini” bildirmiştir. (Saffat Suresi, 40) (Saffat Suresi, 74).
3) Bu ülkelerde yüz binlerce komünist, dinsiz, mason ya da Darwinist insan vardır. Çok mükemmel Arapça bilen bu insanlar isteseler, Kuran’ı tecvid ile mükemmel şekilde okuyabilirler. Bu, onların dindar ve takva olduklarının alameti değildir.
4) Irak'ta, Mısır'da, Libya'da, Suriye'de, Cezayir'de, Fas'ta, Tunus'ta geçmişte Müslümanlara baskı uygulayan, çok sayıda Müslümanın hapishanelerde ağır koşullarda tutulmasına sebep olanlar da çok iyi Arapça bilmektedir. Kuran’ın Fatiha Suresi'ni çok iyi okuyan masonlar, komünistler, faşistler de vardır. Dolayısıyla, ‘Arapça bilen iyi Müslümandır’; ‘Arapça bilmeyen de iyi Müslüman değildir’ şeklinde bir mantık yanlıştır.
5) Dünyadaki Darwinistler, materyalistler, ateistler, komünistler, bir kişinin Arapça ya da tecvid ilmini bilmesinden değil, samimi dindar olmasından etkilenmektedirler. Bilim ve felsefe ile Darwinizm’i yerle bir etmesinden dehşete kapılmaktadırlar.
6) Nitekim Hz. Mehdi (a.s.)’nin de en önemli ve en etkili özelliği, ‘derin imanı’ olacaktır. Yoksa HZ. MEHDİ (a.s.) de, Peygamberimiz gibi ÜMMİ OLACAKTIR.
7) Hz. Mehdi (a.s.)’nin bir çok konuda detaylı araştırma yapmak; yabancı dilleri öğrenmek ya da dil köklerini incelemek için vakti olmayacak; ancak bu durum onun hizmetinin mükemmelliğini etkilemeyecektir. Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s.)’nin, “VAKİT VE HAL AÇISINDAN MÜSAİT OLMAYACAĞINI, BU SEBEPLE HAZIR ESERLERDEN FAYDALANACAĞINI” belirtmiştir:
Ehl-i imanı dalaletten muhafaza etmek (iman edenlerin doğru yoldan sapmalarını engellemek) ve bu vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tedkikat ile (araştırma ve doğruyu ortaya çıkarma ile olan) meşguliyeti iktiza ettiğinden (çok zaman gerektirdiğinden), HAZRET-İ MEHDİ’NİN, O VAZİFESİNİ BİZZAT KENDİSİ GÖRMEYE VAKİT VE HAL MÜSAADE EDEMEZ. Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki saltanatı (yani Peygamberimiz (sav)'in Müslümanlara emaneti olan hak din İslam’ı yaymak için gösterdiği muhteşem gayreti), onunla iştigale (meşgul olmaya) vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O ZAT, O TAİFENİN UZUN TETKİKATIYLA (o topluluğun uzun araştırmaları ve incelemeleriyle) YAZDIKLARI ESERİ KENDİNE HAZIR BİR PROGRAM YAPACAK, onunla o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. (Emirdağ Lahikası, s. 266)
8)
Şeyh Ekber Muhyiddin Arabi Hazretleri de, Hz. Mehdi (a.s.)'nin, birçok işte kendisine yardımcı olacak olan ‘vezirlerinden’ yani ‘talebelerinden’ bahsetmiştir:
Bil ki, Mehdi çıktığı zaman bütün Müslüman havassı ve avamı sevineceklerdir. MEHDİ'NİN İLAHİ OLAN YANİ MANEN DESTEKLENEN ADAMLARI (talebeleri) OLACAKTIR. Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) davetini ayakta tutacaklar ve ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’YE) YARDIM EDİP KENDİSİNİ ZAFERE KAVUŞTURACAKLARDIR. Ülkeye ait bütün ağır yükleri bunlar yüklenecekler. ALLAH'IN MEHDİ'YE VERDİĞİ GÖREVDEN ÖTÜRÜ ONA (Hz. Mehdi (a.s.)’ye) DESTEK OLACAKLARDIR...
Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin)... güvendiği kimseleri yani VEZİRLERİYSE EMİN OLANLARIN EN GÜVENCELİ OLANLARIDIR.
... ALLAH, BİR GRUP KİMSEYİ ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’YE) VEZİR TAYİN ETMİŞTİR...
... Özellikle BU VEZİRLER HER KONUDA GERÇEK MANADA ARİF (bilgi sahibi) KİŞİLER OLACAKLARDIR.
... YİNE BU VEZİRLERİN BELİRGİN BİR ÖZELLİĞİ DE KENDİLERİNİN HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MEYDANLARINDA (İNKAR EDENLERE VE DİNSİZ AKIMLARA KARŞI YÜRÜTÜLEN İLMİ MÜCADELEDE) HEZİMETE UĞRAMAMALARIDIR...
("Futuhat-El Mekkiye", 366. bab, c. 3, s. 327- 328)

9) Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’nin en önemli özelliklerinden biri, Allah’tan gelen hikmet ve ilimlerle kuşatılmış olmasıdır. Hadislerde bu durum şöyle belirtilmiştir:
“Hz. Mehdi (a.s.), bizden, Ehl-i Beyt’tendir. ALLAH ONU (MEHDİ’Yİ) BİR GECEDE ISLAH EDER (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır).
(Sünen-i İbni Mace Kitabü-l 'fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34, s. 348)
“Ey Ehl-i Beyt! Mehdi (a.s.) bizdendir. Aziz ve celil olan ALLAH ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)’Yİ) BİR GECEDE ISLAH VE İRŞAD EDECEK (doğru yolu gösterecek).”
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, s. 437)
10) Hz. Mehdi (a.s.), Allah’ın lütfuyla muazzam bir ilme sahip olacaktır. Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin, diğer insanlarda olmayan “VEHBİ İLİMLERE VE LEDÜN İLMİNE SAHİP OLACAĞI” haber verilmiştir. Muhyiddin Arabi Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu özelliğini şöyle anlatmaktadır:
1. BASİRET SAHİBİ OLMASI
2. Kutsal kitabı anlaması
3. Ayetlerin manasını bilmesi
4. TAYİN EDECEĞİ KİMSELERİN HAL VE HAREKETLERİNİ BİLMESİ
5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması
6. Varlıkların sınıflarını bilmesi
7. İŞLERİN GİRİFT TARAFLARINI BİLMESİ
Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz. Hz. Mehdi (a.s.) kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed (sav)'in getirdiği Kuran üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamberimiz (sav) onu vasfederken "Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek" demiştir. Bundan anlıyoruz ki, Hz. Mehdi (a.s.), yeni bir din getiren değil, hak din olan Kuran'a uyandır.
8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması
Çünkü onların her türlü işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır... Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini görmeyen bir lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında fark kalmamıştır.
9. BİLHASSA KENDİ ZAMANINDA İHTİYAÇ HİSSEDİLEN GAİBİ İLİMLERE VUKUFU BULUNMASI. Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, s. 189)
11) Hz. Mehdi (a.s.)’nin asıl özelliği müthiş akıllı, derin imanı ve vicdanlı olmasıdır. Zaten bir müçtehid ve müceddid için asıl önemli ve ihtiyaç olan da, derin imanı ve güçlü vicdanıdır.

12) Ayrıca Allah ahir zamanda, bilgisayar ve internet teknolojisini Hz. Mehdi (a.s.)’nin hizmetine verecektir. HZ. MEHDİ (A.S.), EZBER VE KENDİ HAFIZASI YERİNE, İNTERNETİN VE BİLGİSAYARIN HAFIZASINI KULLANACAK, O YÜZDEN DE MUAZZAM BİR BİLGİYE ULAŞACAKTIR. Nitekim dünyada hiç kimse internetteki gibi yüksek bir bilgiye sahip değildir. Hiç kimsenin hafızasında bu kadar bilgiyi tutması; ancak binlerce insanın sahip olabileceği internetteki bilginin hepsini kendinde toplaması mümkün değildir. Dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.), internet yoluyla her türlü bilgiye ulaşacak ve o devrin tüm bilgi arşivlerini kullanacaktır. İstediği anda, dünyanın tüm bilgileri özet bilgiler halinde ona gelecektir. Normalde bir alim sadece kendi bilgisini kullanırken, Hz. Mehdi (a.s.), internet yoluyla çok geniş bir danışma kurulu ve bilgi arşivi kullanacaktır. Dönemin tüm alimlerinin bilgilerinden ve dalında uzman olan herkesten istifade ederek en doğru ve mükemmel bilgilere ulaşacaktır.
13) İNTERNETTEKİ BİLGİ ZENGİNLİĞİ VESİLESİYLE, HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN KURAN, HADİS VE BİLGİ EZBERİ OLMASINA İHTİYAÇ DA OLMAYACAKTIR. Eski dönemlerde, o zamanın şartları Arapça bilmeyi gerekli kıldığından, Kuran’ı Arapça olarak ezbere bilmek önemliydi. Ancak GÜNÜMÜZDE KURAN’IN HER DİLDE MEALLERİ İNTERNETTE MEVCUTTUR. Dolayısıyla internet bu gerekliliği ortadan kaldırmaktadır. Çünkü internette her türlü bilgiye kolayca ulaşılmaktadır.
Tecvid ve Kuran’ın tercümesi için gereken ilimlerde uzman olabilmek için, kelimelerin bütün Arapça köklerinin tam anlamıyla bilinmesi, bunların diğer dillerde nasıl kullanıldığının anlaşılabilmesi gerekir. Bunun için Farsça, İbranice gibi çeşitli dillerin de bilinmesi gerekmektedir. Oysa hiçkimsenin, bütün sözlüklerin içeriklerini ezberden bilemeyeceği açıktır. Bunun için bilgisayara ve internete ihtiyaç vardır.
Arapça her kelimenin çeşitli anlamları, Kuran’ın hem Arapça hem de her dilde açıklamalı mealleri, Kütüb-i Sitte hadislerinin Arapçaları ve her kelimesinin anlamları açıklamalı olarak internette bulunmaktadır. İnternete giren herkes bu bigilere hemen ulaşabilmektedir.
İşte HZ. MEHDİ (A.S.) de internetteki bu bilgileri kullanarak Arapça, Farsça, İbranice gibi pek çok yabancı dildeki araştırmalarında, hep bu konuların dil uzmanlarından ve geniş bir alim kadrosundan istifade edecek; BÖYLECE ARAPÇA’NIN EN ESKİ DİL KÖKÜNE KADAR BİLECEKTİR.
Ayrıca internette genetik, moleküler biyoloji, paleontoloji, biyokimya gibi tüm bilim dallarında ve her konuda tüm bilgiler de mevcuttur. Hiçkimsenin tamamını ezberden bilmesine imkan olmayan bu bilgiler, Allah’ın bir lütfu olarak internette zaten hazır olarak insanların hizmetine sunulmuştur. Hz. Mehdi (a.s.) de internet vesilesiyle bu bilgilerin tümüne sahip olacaktır.
14) TÜM BUNLARIN SONUCUNDA DA HZ. MEHDİ (A.S.) EŞSİZ BİR DÜNYA BİLGİSİNE SAHİP OLACAK VE VE TÜM BU BİLGİ BİRİKİMİ SONUNDA DA VİCDANİ KANAATİYLE DOĞRULARI TESPİT EDECEKTİR.
ALLAH’IN İLHAMIYLA HAREKET EDECEĞİ İÇİN HATA YAPMAYACAK VE EN MÜKEMMEL YORUM VE İÇTİHATLARI YAPACAKTIR. Bunun sonucunda da, en mükemmel alimin bile, Hz. Mehdi (a.s.)’nin sahip olacağı bu bilgi karşısında bilgisi eksik kalacaktır. BU SEBEPLE HZ. MEHDİ (A.S.), GELMİŞ GEÇMİŞ EN YÜKSEK MÜCEDDİD VE MÜÇTEHİD OLMA ÖZELLİĞİNİ TAŞIYACAKTIR.

15) Hz. Mehdi (a.s.), devrin tüm bilgi arşivini kullanmasının yanı sıra, danışmayı ve istişareyi de çok iyi yapacaktır. Böylece en doğru bilgiyi, vicdanıyla en isabetli şekilde değerlendirecektir. VE VERECEĞİ KARARLARINDA DA MASUM OLACAKTIR. Şeyh Muhyiddin Arabi Hazretleri, Peygamberimiz (sav)’in bu konuyu açıklayan bir hadisini şöyle aktarmıştır:
Bu sebepledir ki Peygamber (sav), onu (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) vasf ederken “Benim izimi takip edecek; hataya düşmeyecek” demiştir. Bundan anlıyoruz ki, O (Hz. Mehdi (a.s.)), Şerîat sahibi değil de Şeriate uyandır (yani Hz. Mehdi (a.s.) yeni bir kitap getirmeyecek, Kuran'a uyacaktır). Ve aynı zamanda GÜNAHTAN DA MASUMDUR. BURDAKİ MASUMLULUĞUNDAN MURAT HÜKÜMDEKİ MASUMİYETİDİR. Çünkü gerçek manada ismet ancak Peygamber için söz konusu olabilir. Oysa O (Hz. Mehdi (a.s.), Peygamber değil Velî’dir. Velîler günah işlemekten mahfuzdurlar; Mâsum değildirler. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 190)
16) “Hz. Mehdi (a.s.), bizden, Ehl-i Beyt’tendir. ALLAH ONU (MEHDİ’Yİ) BİR GECEDE ISLAH EDER (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır). (Sünen-i İbni Mace Kitabü-l 'fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34, s. 348)
“Ey Ehl-i Beyt! Mehdi (a.s.) bizdendir. Aziz ve celil olan ALLAH ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)’Yİ) BİR GECEDE ISLAH VE İRŞAD EDECEK (doğru yolu gösterecek).” (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, s. 437)
Yazının önceki bölümlerinde detaylı olarak açıklandığı gibi Peygamberimiz (sav)’in bu hadisleriyle, “Allah Katı’ndan Hz. Mehdi (a.s.)'ye bir gecede olağanüstü özellikler ve ilimler verileceği” bildirilmiştir. Ancak hadislerde vurgulanan “BİR GECEDE” ifadesi aynı zamanda da, günümüzde internet teknolojisiyle hızlı bir şekilde ulaşılabilen her türlü bilgiye ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin internet vesilesiyle bir gecede bu bilgilere ulaşarak ilmini artıracağına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi (a.s.) internet teknolojisini kullanarak radyo, televizyon ve görüntülü cep telefonları gibi yaygın iletişim araçlarıyla İslam ahlakının yayılmasına ve dünyanın farklı noktalarındaki insanların irşad olmasına (hidayet bulmasına) da vesile olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)’nin gece-gündüz sürdürdüğü bu irşad görevi, başka hadislerde de vurgulanmaktadır. Peygamberimiz, Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin özellikle gece yaptıkları faaliyetlere şu şekilde dikkat çekmiştir:
Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi GECE ABİD (ÇOK İBADET EDEN KİMSE) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s. 169)
Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, GECE DE ABİDDİRLER. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57-68)
Bu hadislerin anlatımlarından, Bediüzzaman’ın da belirttiği gibi, gündüz uzun uğraşıları olan Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin, gece vakitlerinde interneti kullanarak her türlü fıkhi konuya ulaşabilecekleri ve insanları irşad edecekleri anlaşılmaktadır. Bu hadislerde geçen “GECE DE ABİDDİRLER (İBADET EDEN)” ifadesiyle, Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin tebliğ faaliyetlerini yalnızca gündüz değil internet, televizyon ve radyo gibi araçlarla gece de sürdüreceklerine dikkat çekilmiştir.
Kuran’da da “Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır.” (Müzemmil Suresi, 6) ayetiyle bildirildiği gibi, Peygamberimiz (sav) nasıl geceleri faaliyet yapıyorsa, Hz. Mehdi (a.s.) de o şekilde gece vakitlerinde birçok ilmi konuyu aydınlatacak, insanları bilgilendirecektir.

17) Nitekim Peygamberimiz (sav)’in bir çok hadisinde, “ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin hizmetine verilecek olan bu internet teknolojisinin mükemmelliğine ve ezbere ihtiyaç duyulmayacağına” yönelik işaretler yer almaktadır. Bu hadislerden bazıları şöyledir:
|
...ONLAR (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN TALEBELERİ) BÜTÜN DÜNYAYI DAKİKALAR İÇERİSİNDE KAT ETME GÜCÜNE SAHİPTİRLER.
(Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 318; Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, s. 148 Basaaer al-Darajaat’dan aktarıyor.)
Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri, internet yoluyla dünyanın istedikleri her yeriyle birkaç dakika içerisinde iletişim kurabileceklerdir.
|
HZ. MEHDİ (A.S.) İÇİN KAİNAT AVUCUNUN İÇİ KADAR AÇIK OLACAK.
(Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 328)
Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin, ahir zamandaki internet teknolojisinden faydalanacakları anlaşılmaktadır.
|
|
İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın oğlu Muhammed’in nakline göre İmam aleyhisselam şöyle buyurdu: “HZ. MEHDİ (A.S.) KIYAM ETTİĞİNDE her memlekete bir sefir gönderecek ve her bir sefire şöyle buyuracak. “SENİN AHDİN ELİNDEDİR. Anlamadığın bir durumla karşılaşır ve hüküm vermekte zorlanırsan ELİNE BAK VE ELİNDE YAZANI UYGULA.”...
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 381)
Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yönetici konumunda olan kişiler haberleşmeyi ve bilmedikleri konuları araştırıp öğrenmeyi ellerindeki avuç içi bilgisayarlar ve bilgisayarlı cep telefonlarıyla internet üzerinden gerçekleştireceklerdir.
|

|
Hz. Mehdi (a.s.), ALEVLİ HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR ve salihler gibi yaşar.
(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300.)
Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri, televizyon, internet ve uydu yoluyla dünya çapında tebliğ yaparak insanların hidayetine vesile olacaklardır.
|
|
İşler ehline [Hz. Mehdi’ (a.s.)ye] emanet edildiğinde Yüce Allah onun için dünyanın en alçak bölümünü yükseltecek, en yüksek yerleri de alçaltacak. ÖYLE Kİ, TÜM DÜNYAYI AVUCUNUN İÇİNİ GÖRDÜĞÜ GİBİ GÖRECEK. İçinizden hanginizin avucunun içinde bir saç teli olsa onu göremez?
(Bihar-ül Envar, 5. cilt, s. 328)
Hz. Mehdi (a.s.) döneminde uydu görüntüleme, televizyon ve internet sistemleri Mehdi’ye hizmet edecektir.
|
15 Eylül 2009
|