Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

İKİ YOL, İKİ AMAÇ, NASIL BİR DOST?

Biz ona 'iki yol-iki amaç' gösterdik. (Beled Suresi,10)

Her insan "yakın bir dost" arayışı içerisindedir. Mutluluklarını paylaşacak, zor anlarında kendisine destek olacak, çözümsüz kaldığı konularda çözüm yolları gösterecek, kendisini kayıtsız şartsız sevecek, sadakat gösterecek, koruyup kollayacak, hatalarına şefkatle yaklaşacak, sağlığında olduğu kadar hastalıklarında ya da yaşlılığında da kendisini yalnız bırakmayacak insanlar arar.

Ancak insanın böyle bir dost bulabilmesi için önünde iki farklı yol vardır. Bunların bir tanesi yalnız Allah rızasını gözeten müminlerin tercih ettiği Kuran ahlakının gerektirdiği Rahmani yoldur. Diğeri ise dünya menfaatini amaçlayan ve çıkara dayalı dostlukların yoludur. İki farklı durumun sebeplerini incelediğimiz bu yazımızda müminlerin arasındaki güçlü bağın ve iman etmeyen insanlar arasındaki dünyevi menfaatlere dayanan ilişkilerin açık farklarını ortaya koyacağız.

Ahlaka Önem Verilen Dostluk: "Gerçek dost" olabilmek için bir insanı, "sadece güzel ahlakı için sevebilmek" gereklidir. Bunlar, bir kişinin "Allah korkusu ve sevgisi, imanı, samimiyeti ve takvası"dır. Ancak bu değerler üzerine kurulan dostluklar kalıcıdır. Böyle yüksek bir ahlaka sahip kişilerin dostluğu sarsılmaz bir özellik kazanır.

Bitmeyen Bir Dostluk: Kuşkusuz her insanın ihtiyacını hissedip aradığı "gerçek dostluk" çok büyük bir nimettir. Gerçek bir dost, insanın iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, kendisi için ne istiyorsa arkadaşları için de hiç tereddütsüz aynısını isteyen, onun mutlu olmasını, iyi olmasını en az kendisi kadar arzu eden insandır. Kıskançlık, çekememezlik, rekabet gibi düşüncelere kapılmadan karşısındaki insanı samimiyetle seven ve onun her zaman iyiliğini isteyen insandır. Kuran ahlakından kaynaklanan böyle sağlam bir dostluğu başka hiçbir şekilde elde etmek mümkün değildir.

Ahireti Hedefleyen Dostluk: Gerçek dost olmanın şartı, o kişinin dünyada ve ahirette mutlu olmasını hedeflemektir. Gerektiğinde dürüst ve açık konuşup, varsa ona imani yönden eksik olan yönlerini anlatmak, şefkatle bunları telafi etmesinin yollarını göstermek de önemli bir dostluk vasfıdır. Bu tür bir davranışı ancak gerçekten seven ve gerçekten dost olan bir insan yapar.

Saygı ve Sevgiye Dayanan Dostluk: Kuran ahlakının yaşandığı bir ortamda, Allah korkusu ve iman, insanların birbirlerine gerçek anlamda sevgi ve saygı duymalarını sağlayacak değerlerdir. İman edenlerin birbirlerine karşı duydukları sevgi, güven ve sadakat tamamen onların Allah yolunda gösterdikleri çabaya göre şekillenmektedir. Allah'ın rızasını kazanabilmek için sahip olduğu herşeyini hayır için kullanan, bu yolda 'dosdoğru' bir istikamet tutturan bir mümin, diğer Müslüman kardeşlerinin sevgisini kazanacak ve onlara en güzel şekilde örnek olacaktır. Aralarındaki güçlü sadakatleri, birbirlerine karşı olan sevgi, bağlılık ve güvenlerinin de artmasına neden olacaktır. Dolayısıyla dostluk ve yakınlık, kişilerin Allah korkuları, imanları ve güzel ahlakları üzerine kurulmuş ise, hastalık ya da yaşlılık nedeniyle oluşan fiziki değişiklikler bu dostluğa kesinlikle etki edemez. Aksine bu durumdaki bir mümine daha da fazla şefkat ve merhamet duyulur.

Dürüstlüğe Dayanan Dostluk: Samimiyet, insanın içiyle dışının bir olması, kalbinde ne hissediyor, ne yaşıyorsa dışarıya da bunu yansıtmasıdır. Son derece dürüst, açık ve net olması, gerçek düşüncelerini, duygularını hiç saklamadan, hiç hesap yapmadan, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan, gerçek karakterini açıkça ortaya koymasıdır. Kuran ahlakına göre bir insan samimiyeti ölçüsünde değer kazanır; yakınları ve sevdikleri ona samimi olduğunu bildikleri için güven ve sevgi duyarlar.

"Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir." (Maide Suresi, 55)

Yalnızlığa Mahkum Bir Dostluk: Kuran ahlakını kendilerine rehber edinmeyen insanlar, tüm isteklerine rağmen gerçek bir yakın dostu asla bulamazlar. Bu nedenle birçok insanın bu konudaki "Çok yalnızım", "Tek bir dostum bile yok", "Hepsi zor günümde yalnız bıraktılar, meğer hepsi de iyi gün dostuymuş" gibi yorumlarına sıkça rastlanır.

İtibara ve Makama Dayalı Dostluk: Bazı insanların zenginlik, güzellik, itibar, makam ya da sosyal statü gibi değerlere göre kurdukları dostluklar hiçbir zaman için uzun süreli olmaz. Çünkü dostluğun dayandığı bu değerlerde bir değişiklik olduğu anda, dostluk da biter. Örneğin bu ahlaka sahip bir insan, çok güzel ve gösterişli olduğu için arkadaş olduğu bir kişinin, bir anda bir kaza sonucu tanınmayacak kadar kusurlu ve aynı zamanda da bakıma muhtaç, aciz bir duruma gelmesiyle birlikte bu kişiye olan tüm ilgisini, yakınlığını kaybedebilir.

Rekabete Dayalı Dostluk: Rekabet gözüyle bakan, haset eden insanlar çoğu zaman sadece mecbur kaldıklarında başkalarına hatalarını söylerler. Çünkü genellikle başkalarının kendilerinden iyi olmasını istemez veya dostluklarının bozulacağını düşünerek yanlış yönlerini görseler bile "Çok iyisin", "Biz seni böyle, olduğun gibi seviyoruz" gibi sözler söyleyerek çoğu zaman samimiyetsiz yaklaşımlarda bulunurlar.

Çıkarlara Dayanan Bir Dostluk: Çıkarlarına göre yaşayan insanlar, kendileri de yaşamları süresince birtakım maddi manevi iniş ve çıkışlar yaşarlar. Güzelliklerini, gençliklerini, sağlıklarını, sahip oldukları malları, zenginliklerini yitirebilirler. Öncesinde gerçek dost zannettikleri insanların, yaşlılıklarında, düşkün hale geldiklerinde kendilerine değer vermediklerini görürler. İyi günlerinde çok candan, çok yakın davranan, birbirlerine ölümüne sadakat sözleri veren bu insanlar, birbirleriyle konuşmayacak ve hatta birbirlerini tanımazlıktan gelecek kadar uzak bir tavra bürünürler. Bir sorunları olduğunda bunu paylaşacakları, danışacakları, yardım isteyecekleri, güvenebilecekleri kimselerinin olmadığını görürler. "En yakınım" dedikleri insanların bile, menfaatlerini dostluktan öncelikli tuttuklarını anlarlar.

Güvensizliğin Hakim Olduğu Dostluk: Kuran ahlakına göre yaşamayan insanların, birbirlerinin kötü ahlak özelliklerini bilerek birbirlerine gerçek anlamda sevgi, saygı duyabilmeleri, güvenebilmeleri imkansızdır. Bir kişinin yalan söylediğini, ikiyüzlü ve yapmacık bir tavır içerisinde olduğunu bilip, çıkarları için başkalarını kullandığını görüp de ona içten bir sevgi ve saygı duymak mümkün değildir. İnsan, -her ne kadar dostum, yakınım dese de- bu kişinin başkalarına olduğu gibi, kendisine karşı da aynı yaklaşım içerisinde olacağını bilir. 
 O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: "Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım,"
"Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim."
"Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır."
(Furkan Suresi, 27-29)

 

13 Eylül 2009

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
 Eser İle İlgili Yorumlar
mehmetugurcoskun (özel güvenlik) - 17.09.2009 20:18:16
dost ve veil olarak Rabbin yeter.. sevgili Harun Yahya Ekibi internet siteleriniz çok harika .. yapmış olduğunuz hizmetler gezegende kimsenin başaramayacağı kadar muhteşem.. Allah Razı olsun. Kuran Ahlakından bilimsel konulara bu kadar geniş bir alanı bizlere doğru dürüs anlaşılır açıkladığınız için teşekkür ederim Allah Razı olsun.. sağolun..
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
СМИРЕНОСТТА ВОДИ ДО ЛЕСЕН И СПОКОЕН ЖИВОТ (Български) 
DIE WAHRE ISLAMISCHE MORAL (Deutsch) 
التسامح والعدالة التي أظهرتها الأخلاق الإسلامية -1 (Arabic) 
TWO PATHS, TWO AIMS, BUT WHAT KIND OF FRIEND? (English) 
DASHURIA E ALLAHUT ËSHTË ESENCIALE NË MËNYRË QË TË RUHEN LIDHJET E DASHURISË MIDIS NJERËZVE (Shqiptar) 
ALLAHU E KA BËRË PIKËLLIMIN TË NDALUAR PËR BESIMTARËT (Shqiptar) 
PURITY OF HEART: AN INVALID EXCUSE MADE FROM WORLDLY DESIRES (English) 
THE TRUE ISLAMIC MORALS (English) 
التسامح والعدالة التي أظهرتها الأخلاق الإسلامية -2 (Arabic) 
WHAT WE THINK IS EVIL MAY BE AUSPICIOUS, AND WHAT WE THINK IS AUSPICIOUS MAY BE EVIL (English) 
DETERMINATION (English) 
SEÇİLMİŞLİK (Azerbaijani) 
BELIEVERS’ LOVE FOR ONE ANOTHER (English) 
İSLAM ƏXLAQININ XOŞGÖRÜŞÜ, ƏDALƏTİ VƏ MƏRHƏMƏTİ (Azerbaijani) 
HƏDDİ AŞMAMAQ (Soyuqqanlı olmaq-Turkcədə İTİDALLİ) (Azerbaijani) 
WAT WE ALS SLECHT AANZIEN KAN VOORSPOEDIG ZIJN, EN WAT WE ALS VOORSPOEDIG ZIEN KAN SLECHT ZIJN. (Hollands) 
DİQQƏTLİ OLMAQ (Azerbaijani) 
Ceux qui cherchent l’agrément de Dieu sortent des ténèbres à la lumière (Français) 
THE FINAL CALIPH OF THE AGE OF HAPPINESS: THE BLESSED ALI (AS) (English) 
HET GELOOF VOLGENS ALLAH, NIET VOLGENS DE MENSEN (Hollands) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
KURAN AHLAKI  
 Filmler
MÜMİNLERİN GÜZEL AHLAKI 3 MÜMİNLERİN GÜZEL AHLAKI -2-
MÜMİNLERİN GÜZEL AHLAKI -1-  
 Ses Kasetleri
Kuran Ahlakı  
 Radyo Programları /Piyesler
BİZİM AİLE KURAN AHLAKI
 Web Siteleri
Kuran Ahlakı Tesanüd
Aleviler Kardeşimizdir Kuran ve Din
Basitlik İdeal Aile
İslam Alimlerinden Güzel Sözler Güzel Sözün Önemi
İyi Aile-Kötü Aile Kuran'da Samimiyet
İnsan Karakterleri Kuran'da Şükür
 Makaleler
KURAN AHLAKINI YAŞAMANIN SONUCU: HUZUR VE MUTLULUK KURAN AHLAKINA UYGUN OLMAYAN BİR TUTUM: LAKAYT KARAKTER
GERÇEK İSLAM AHLAKI MÜMİNLERİN BİRBİRLERİNE OLAN SEVGİLERİ
KURAN AHLAKI NASIL YAŞANIR? TARİH BOYUNCA MÜSLÜMANLARA DUYULAN GİZLİ HAYRANLIK
KURAN AHLAKI'NA UYMAK TÜRKİYE'Yİ SÜPER GÜÇ YAPACAKTIR KURAN'A GÖRE GERÇEK CESARET
KURAN AHLAKININ ÖNEMİ İSLAM AHLAKINDA AİLENİN YERİ
KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ ASR-I SAADET DÖNEMİNİN SON HALİFESİ: HZ. ALİ
İNCE DÜŞÜNCELİ OLMAK  
 Cep Kitapları
KURAN AHLAKINI YAŞAMAK (Cep Kitabı) KURAN AHLAKI (Cep Kitabı)
 Güncel Yorumlar
MÜSLÜMAN ÇOĞUNLUĞA GÖRE DEĞİL, KURAN AHLAKINA GÖRE HAREKET EDER ŞER ZANNETTİĞİMİZ HAYIR, HAYIR ZANNETTİĞİMİZ ŞER OLABİLİR
ALLAH İNSANLARI BİR FITRAT ZENGİNLİĞİ İÇİNDE YARATMAKTADIR MÜSLÜMANLARIN ÜSTÜN AHLAKI
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
ADNAN OKTAR'IN İRAN MEHDİ ENSTİTÜSÜNDEN TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞMESİNDEN FOTOĞRAFLAR AHİRETTEKİ PİŞMANLIK
ALLAH'IN HER İNSANA İLHAMI: VİCDAN ALLAH SEVGİSİ
ALLAH SEVGİSİ VE ALLAH KORKUSU ASR-I SAADET DÖNEMİNİN SON HALİFESİ: HZ. ALİ
DARWINİZM'DEN DESTEK ALAN ROMANTİK MİLLİYETÇİLİĞİN KARANLIK YÜZÜ GAFLET HALİNDEN KAÇINMAK
GELECEK KORKUSU GERÇEK İMANI KAVRAMAK
GERÇEK İSLAM AHLAKI GÖZARDI EDİLEN BİR HASTALIK: DEGİŞKEN RUH HALİ
GÜNLÜK YAŞAMDA DUYGUSALLIK NEDİR? HER OLAYDA HAYIR GÖRMEK
İBADETTE KARARLI OLMAK İMANIN KALBE YERLEŞMESİ
İMAN SAHİPLERİ İÇİN SÜNNET-İ SENİYYE'NİN ÖNEMİ İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ
İNCE DÜŞÜNCELİ OLMAK İSLAM AHLAKI İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUR
İSLAM AHLAKINDA AİLENİN YERİ İSLAM AHLAKIYLA GELEN ADALET
İSLAM BASKI VE ZORLAMADAN UZAK, BARIŞ VE HOŞGÖRÜ DİNİDİR İYİLER ÇEKİŞMELERDEN KAÇINARAK BİRLİK OLMALIDIRLAR
KAMİL İMAN KAMİL İMAN SAHİBİ MÜMİNİN ALLAH SEVGİSİ
KARDEŞLİK VE BERABERLİK KENDİNİ KANDIRMAK YERİNE SAMİMİYET
KIYMETLİ EHL-İ SÜNNET ALİMİ: ÖMER NASUHİ BİLMEN KURAN'A GÖRE ALAYCILIK HARAMDIR
KURAN'A GÖRE GERÇEK CESARET KURAN AHLAKI NASIL YAŞANIR?
KURAN AHLAKINA UYGUN OLMAYAN BİR TUTUM: LAKAYT KARAKTER KURAN AHLAKI'NA UYMAK TÜRKİYE'Yİ SÜPER GÜÇ YAPACAKTIR
KURAN AHLAKINDA KONUŞMA ADABI - 1 KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ
KURAN AHLAKININ ÖNEMİ KURAN AHLAKINI YAŞAMANIN SONUCU: HUZUR VE MUTLULUK
KURAN'DA ADALET İLE İLGİLİ AYETLER KURAN'DA AFFEDİCİLİK İLE İLGİLİ AYETLER
KURAN'DA BARIŞÇILIK KURAN'DA HOŞGÖRÜ
MÜMİNLERİN BİRBİRLERİNE OLAN SEVGİLERİ MÜSLÜMANIN HER DAKİKA, HER SAAT BAŞI AKLINDAN GEÇİRMESİ GEREKEN BİLGİLER
MÜSLÜMANLARIN TESANÜDÜ ALLAH'IN İZNİYLE KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİNE VESİLE OLACAK MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ
NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ KALP TEMİZLİĞİ PİŞMAN OLMADAN ÖNCE
ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -1- ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -2-
ROMANTİK SEVGİ ANLAYIŞI ROMANTİZMİN FİZİKSEL TAHRİBATLARI
SAKIN VİCDANINIZIN SESİNİ ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN SALİH AMEL
SAMİMİYET, KALPTEN ALLAH'A İMAN VE BAĞLILIK DEMEKTİR SEVGİSİZLİK, BENCİLLİK VE STRESİN KALPTE OLUŞTURDUĞU GİZLİ YARALAR VE İNSAN VÜCUDUNDA MEYDANA GETİRDİĞİ FİZİKİ TAHRİBAT
ŞEYTANIN HİLELİ DÜZENİ SÜNNET-İ SENİYYE'YE UYMANIN ÖNEMİ
TARİH BOYUNCA MÜSLÜMANLARA DUYULAN GİZLİ HAYRANLIK ÜMİTVAR OLMAK BİR MÜMİN VASFIDIR
YÜCE RABBİMİZ ACİZ VE YOKSULLARIN KORUNUP KOLLANMASINI EMRETMİŞTİR  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net