Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

RAMAZAN 2009 - 8.Gün







Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah'ındır. Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir. Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenler ise; onlar için şiddetli bir azap vardır. Onların tasarladıkları 'boşa çıkıp bozulur'.
(Fatır Suresi, 10)






Su, buzu erittiği gibi güzel ahlak da günahları eritir; sirke balı bozduğu gibi kötü ahlak da ameli bozar. (Taberani)






İngiltere’de Öğretmenlerin Üçte Biri Öğrencilerine Yaratılışı Öğretmek İstiyor / The Independent / Daily Mail Reporter / 23.12.2008

İngiltere ve Galler bölgesinde, 5 Kasım - 10 Aralık tarihleri arasında toplam 923 adet ilk ve orta dereceli okulda eğitim veren öğretmenlere yapılan Ipsos Mori anketine göre öğretmenlerin yüzde 30’undan fazlası okullarda Yaratılış konusunun mutlaka okutulması gerektiğini savunuyor. Anketin üst düzey görevlilerinden Fiona Johnson, öğretmenlerin üçte birinden fazlasının ders müfredatında Yaratılışın okutulmasını istediğini bizzat vurguluyor.

Fen branşında ders veren öğretmenlerin yüzde 73’ü  okullarda Yaratılışın okutulması konusunda fikirleri sorulduğunda, olumlu yönde görüş bildirirken, yüzde 30’u ise Yaratılış’ı kendi derslerinin bir parçası olarak okutmak istediklerini ifade ediyorlar. Diğer bir deyişle; 10 adet fen öğretmeninden üçü Yaratılışçılığın bilim derslerinde okutulması gerektiğine inanıyor.

Bir önceki ay yayınlanan, Teachers TV’nin 1,200 öğretmene yönelik yapılmış bu anketine göre öğretmenlerin üçte birinin okul müfredatında Yaratılışçılığa yer verilmesini istediği ortaya çıkıyor.

Liverpool Üniversitesi’nde British Association’nın düzenlediği Bilim Festivali’nde konuşma yapan tanınmış biyologlardan Profesör Michael Reiss, (Royal Society'nin eski eğitim direktörü) fen öğretmenlerinin Yaratılışçılığı, bir ‘dünya görüşü’ olarak görmeleri gerektiğini hatırlatıyor ve öğrencilerin, evrim teorisini öğrenirken de, şüphelerini dile getirmelerine izin verilmesini istiyor.






Sivrisinek Mucizesi

Avın Yerini Tespit Eden Hassas Alıcılar

Sivrisinek, ısı, gaz, nem ve koku dedektörleriyle yüklü bir savaş uçağı gibidir. 30 metreden avının varlığını ve yerini tespit edebilir. 10 mm. boyundaki sivrisineğin, bu kadar etkili algılama sistemleriyle donatılmış olması, bu canlının ihtiyaçlarını bilinçli bir Yaratıcının doğuştan karşılanmış olduğu anlamına gelir. Bu üstün Yaratıcı, sivrisineği yoktan var eden Allah'tır.

Sivrisinek avını kolaylıkla bulmasını sağlayan özel sistemlere sahiptir. Bu sistem ısı, gaz, nem ve bazı kimyasal maddelere duyarlı çeşitli algılayıcılardan oluşur. Bu sayede sivrisinek, avının yerini karanlıkta çok kolay tespit eder.

Isıya hassas algılayıcılar kullanmak, günümüz askeri teknolojisinde de sık sık kullanılan ve özellikle karanlık ortamlarda oldukça etkili olan bir yöntemdir. Sivrisineğin vücudunda da çok hassas bir ısı algılayıcısı vardır. "Tarsi" adı verilen bu organ, sivrisineğin ön ayaklarında bulunur. Bu ısı algılayıcısı sayesinde, derinin altında kanın yoğun olduğu bölgeleri -damarlar dokulardan daha sıcaktır- kolaylıkla bulur. Sivrisineği çeken bir başka unsur da karbondioksit gazıdır. İnsan ve hayvanların nefesinde bulunan bu gaz, sivrisinekler için oldukça çekicidir ve avını bulmasına yarayan önemli bir ipucudur.

Isı, gaz, nem veya kimyasal salgı uyarılarından birini algılayan sivrisinek hemen avına yönelir. Sivrisinek avının üzerine o kadar yumuşak konar ki bu, çoğu zaman hissedilmez bile. Daha sonra ağız bölgesinde bulunan bir çift alet yardımıyla, delmek için en uygun olan noktayı bulur.

İlk delme işlemi alt ve üst çene tarafından yapılır. Hortumun içinde bulunan 4 kesici bıçak deriyi derinlemesine keser. Sıcaklık, koku, tat ve dokunma duyu organları, deri altındaki kılcal damarların sık olduğu yerleri saptamada önemli rol oynar. Birkaç denemeden sonra sivrisinek damarı bulur.

Sivrisinek açtığı delikten içeri uzattığı tüp yardımıyla kanı emer. Bu tüp sayesinde küçük bir kan damarına girip, kanı doğrudan buradan içebilir. Ya da deriyi kestiğinde çevredeki dokularda biriken kanı emer. Çoğu kez delici iğneler deriye dikine girer. Sivrisineğin iğnesinin en önemli özelliği belirli bir derinlikte eğilebilmesidir. Bu muhteşem özelliği sayesinde iğne deri altında kolaylıkla hareket eder, hatta derinin yüzeyine paralel uzanacak hale bile gelebilir. Böylece sivrisinek iğnesini damarca en zengin bölgeye ulaştırır.
         
Ancak burada sivrisineği bekleyen önemli bir sorun vardır. Sivrisinek bir insanı ısırdığı anda, insan vücudunda bulunan bir tür savunma sistemi devreye girer. Vücuda mikropların girmesini engellemek ve kanı durdurmak için gerekli olan enzim, yara bölgesine salgılanmaya başlar. Bu enzim de kanın pıhtılaşmasını sağlar. Kanda pıhtılaşmanın başlaması ise, sivrisineğin kan emişini imkansız hale getirecektir. Fakat bunu "bilen" (!) sivrisinek, kesici bıçaklarından birisinin içinden yaraya, pıhtılaşmayı engelleyen bir salgı enjekte eder! Bu salgı pıhtılaşmayı engelleyen bir enzim içerir. Böylece kandaki enzim etkisiz hale getirilir ve pıhtılaşma durur.

Dahası bu salgı sayesinde sivrisinek kurbanına lokal anestezi yapar. Kestiği bölgeyi uyuşturur. Böylece insan, derisinin kesildiğinin ve kanının emildiğinin farkına varmaz. Deride, kaşınmaya neden olan şey de işte bu salgıdır.

Bütün bu anlatılanlar saniyelerle ifade edilebilecek bir zaman diliminde olup biterken, insan kendisini bir sivrisineğin soktuğunun farkına bile varmaz.

Bu bilgiden sonra şu soruları sormak kaçınılmazdır:

Kanın pıhtılaşma gibi bir özelliği olduğunu sivrisinek nereden bilmektedir?

Kestiği dokunun canlı olduğunu, bu işlemin kurbanına acı vereceğini nasıl öğrenmiş ve bu probleme karşı uyuşturma tekniği geliştirmiştir? Ameliyat öncesinde lokal anestezi yapmak insanın tıp bilimi yardımıyla geliştirdiği bir tekniktir. Sivrisinek bu ilme nasıl sahip olmuştur?

Bu sıvıların laboratuvar şartlarında bile sentezlenmesi son derece güçken, sivrisinek bu sıvıya doğuştan nasıl sahip olmuştur?

Sivrisinekteki salgı ve bu salgıyı insandaki kan damarına enjekte eden sistemi, hem insan bedeninin yapısını hem de sivrisineğin anatomisini en ince ayrıntısına kadar bilen ve bunlara hakim olan Allah yaratmıştır.

Bu küçücük hayvana bile kolaylıkla mağlup olan insana düşen görev Allah'ın dış alemlerde yarattığı delilleri görmeye çalışmak, Rabbimizin gücünü hakkıyla takdir etmektir. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir. (Hac Suresi, 73-74)

"Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz." (Bakara Suresi 26)





Kandaki Oksitlenme

Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur. (Mutaffifin Suresi, 14)

Mutaffifin Suresi'nin 14. ayetinde kalpler için kullanılan "pas tutma" ifadesi, kalpte gerçekleşen biokimyasal bir reaksiyona işaret ediyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Pas bilindiği gibi, demirin oksijenle reaksiyona girmesi -okside olması- sonucu oluşur. Havadan aldığımız oksijen de, kandaki hemoglobinde bulunan demir sayesinde vücutta taşınır. Bu esnada oksijen, kandaki demir ile reaksiyona girer. Böylece insan vücudundaki kanda -dolayısıyla dolaşım sisteminin merkezi olan kalpte- sürekli olarak paslanmaya benzer bir reaksiyon oluşur.

Hatta vücuttaki demir fazlalığı, aynen paslanma benzeri oksitlenme yaparak, tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına neden olur. Vücutta aşırı demir birikmesi sonucu oluşan "hemokromatoz" hastalığında da, demir zehirli bir etki meydana getirerek, kalp, karaciğer gibi organların iflasına sebep olur. Bu olay, demirin oksitlenmesi sonucu oluştuğu için, organlarda "pas birikmesi" ya da organların "paslanması" olarak tarif edilir. Science News dergisinde Dr. Sharon McDonnell, demirin organları oluşturan hücreleri okside etmesini "Bu paslanmadır." ifadesiyle tanımlamaktadır. (www.Allahianmak.com)

Bir başka kaynakta ise, bu hastalıkla ilgili şöyle aktarılmaktadır:

… Hemokromatozu olanlar demirin emilimini, organlarında depolayarak gerçekleştirirler. Zaman içerisinde bu, toksik miktarlarda birikerek, organların iflasına sebep olur; çünkü kelimenin gerçek anlamıyla paslanırlar. (Deborah Weisberg, Post Gazette, "New center treats victims of chronic iron poisoning", 10 Kasım 1998; http://www.post-gazette.com/healthscience/19981110hemo1.asp)

Vücuttaki demirin oksijenle reaksiyonunu -kandaki oksitlenmeyi- tespit edebilmek, ancak ileri düzeyde teknolojik donanıma sahip laboratuvarlarda mümkün olmaktadır. Kuran'da, bilimsel verilerle uyumlu böyle bir benzetmenin yer alması, Kuran'ın indirildiği dönem düşünüldüğünde açık bir mucizedir. Ayrıca Kuran'da bunun
gibi, modern bilimle uyum içinde sayısız bilginin yer alması, Kuran'ın herşeyin bilgisine sahip, herşeyi yaratan Rabbimiz'in vahyi olduğunun göstergelerinden biridir.





Müslümanların Maddi ve Manevi Temizliği

Rabbimiz'in hoşnut olacağını Kuran’da bildirdiği güzel ahlak özelliklerinden biri de "temizlik"tir. Temizlik, "…Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever." (Bakara Suresi, 222) ayetinde de bildirildiği gibi Yüce Rabbimiz'in beğendiği ve müminlerin yaratılışlarına en uygun olan tutumdur. Allah'ın üstün gördüğü bir davranış olan temizlik, müminlere bir yandan da çok büyük bir zevk ve rahatlık verir. Yaşamlarının her anında Allah'ın emirlerini uygulama konusundaki kararlılık ve gayretleri hissedilen samimi iman sahipleri, temizlik konusunda da aynı hassasiyeti gösterirler.

Peygamberlere Bildirilen Temizlik Anlayışı

Yüce Allah insanlara yol gösterici olarak indirdiği Kuran'da iman eden kullarını "temiz akıl sahipleri" olarak isimlendirmiştir. (Bakara Suresi, 179) Müslümanlar vicdanlarına ve Kuran ahlakına uydukları, Allah'ın rızasını aradıkları ve O'na gönülden boyun eğdikleri için, düşünceleri berrak, samimi ve daima Hak'tan yanadır. Her türlü kirli düşünce ve niyetten uzak olmak, Müslümanların samimi imanlarının bir göstergesidir. (www.muminlerinmutlulugu.com)

Ancak düşüncelerinin ve kalplerinin temizliği kadar bedenlerinin, giysilerinin, yaşadıkları mekanların ve yedikleri yiyeceklerin temizliği de Müslümanların en belirgin özelliklerindendir. Bir Müslümanın saçı, eli, yüzü, kısacası tüm bedeni daima tertemizdir. Kıyafetleri her zaman temiz, bakımlı ve düzgündür. Çalıştığı veya yaşadığı mekanlar da Müslümanlara yakışır bir şekilde her zaman derli toplu, temiz, hoş kokulu, havadar ve ferahlık verici olur. Şüphesiz müminlerin bu özelliklerine en güzel örnek, Rabbimiz'in insanlar için son peygamber olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)'dir. Allah, Kuran'da Peygamberimiz (sav)'e şöyle buyurmuştur:

"Ey bürünüp örtünen, Kalk (ve) bundan böyle uyar. Rabbini tekbir et (yücelt) Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp-uzaklaş." (Müddessir Suresi, 1-5)

Ayrıca Yüce Allah, Kuran'da müminlere temiz olan şeylerden yemelerini bildirmiş, Peygamberimiz (sav)'e de temiz olan şeylerin helal olduğunu müminlere bildirmesini emretmiştir:

"...Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin..." (Araf Suresi, 160)





Peygamberimiz (sav)'in Temizliği Tüm Müslümanlara Örnektir

Peygamberimiz (sav), müminlere temizliği çokça tavsiye etmiştir. Kendisi de temizliğine çok dikkat ederek müminler için en güzel örneği oluşturmuştur. Hz. Muhammed (sav) bir hadiste şöyle buyurmuştur:

"Şüphe yok ki Yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun." (Et-Tıbbün Nebavi S:216)

Peygamberimiz (sav) başka bir hadisinde de, çokça temizlenen müminlerin, kıyamet gününde de diğer insanlardan nurlarıyla ayrılacaklarını bildirmiştir:

"Benim ümmetim kıyamet gününde yüzleri parlak, elleri ve ayakları nurlu olarak haşrolunacaktır. Herkes gücünün yettiği kadar bu parlaklığı arttırsın." (www.diyanet.gov.tr)

İlim bakımından her şeyi kuşatan Rabbimiz, her konuda olduğu gibi maddi ve manevi temizlik konusunda da kutlu elçisi Peygamberimiz (sav)'i Müslümanlara örnek kılmıştır. Tüm yaşamları boyunca Allah'a gönülden bağlı olan müminler de her işlerinde Allah'a yönelerek ve Peygamber Efendimiz (sav)'in temiz ahlakını örnek alarak ahiret hayatına hazırlık yapmalıdırlar. (www.kuranveislam.com)

 



Yılan Yıldızı



 
Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
 
Yaş: 95 milyon yıl
 
Bölge: Lübnan


Evrimciler, sürekli varsayımlardan bahseder, canlılığın kökenine dair çeşitli tahminlerde bulunurlar. Ancak bu tahminlerini hiçbir bilimsel bulguyla destekleyemezler. Bilimsel bulgular kapsamlı olarak incelendiğinde, tüm bilim dallarının evrim iddiasını reddettiği görülür.

Yılan yıldızı fosilleri de evrimi reddeden bilimsel bulgulardan biridir. Yılan yıldızları, aradan geçen uzun devirlere rağmen hiç değişmemiştir. Resimdeki yılan yıldızı fosili de 95 milyon yıllıktır ve günümüzdeki yılan yıldızlarının aynısıdır. (http://www.evrimincokusu.com)






HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN HEM ELİ HEM AYAĞI AYRI AYRI ZİNCİRLENECEKTİR

Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. DECCAL HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer DECCAL ONU (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) İKİ ELİNDEN VE İKİ AYAĞINDAN YAKALAR DA FIRLATIR ATAR. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.1

Peygamberimiz (sav)'in hadisinde ahir zamanda Deccal'in, Hz. Mehdi (a.s.)'nin eline ve ayağına zincir vurulacağına dikkat çekmiştir. Hadiste verilen bu bilgilerden, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ellerinin ve ayaklarının zincirle bağlanarak yaşadığı dönemin hapishanelerine ve tımarhanelerine atılacağı anlaşılmaktadır.


1 (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)






FAİZ TARİHTE İLK KEZ TEK HANEYE İNDİ

 
Ne Demişti

IANS (Indo-Asian Haber Servisi), 14 Kasım 2008

Adnan Oktar: FAİZLERİN KALDIRILMASI GEREKİYOR, vergilerin düşürülmesi gerekiyor, vergiler çok yüksek, yarı yarıya vergilerin düşürülmesi gerekiyor, piyasaya yüksek para arzı gerekiyor ve insanların da bu panik ruhundan kurtulmaları gerekiyor, yani tuttukları parayı mutlaka harcamaları gerekiyor, bunun teşvik edilmesi gerekiyor. O zaman piyasa otomatik hareketlenir, FAİZLER DÜŞTÜĞÜ İÇİN ÜRETİM ÇOK KOLAY HALE GELECEKTİR, vergiler düştüğü için çok rahat üretim yapabilecektir üreticiler. Tüketimin teşvik edilmesi gerekiyor, para tutulmasının yanlışlığı iyi anlatılması gerekiyor, bir de piyasaya yeteri kadar para arzı gerekiyor, bu paniğin gereksizliği de insanlara anlatılırsa bu kasılma, bu kolaps ortadan kalkar.



Ne Oldu

Yenişafak, 18 Nisan 2009


Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yılın dördüncü toplantısında beklentilerin üzerinde faiz indirimine gitti.

Kurul kısa vadeli faiz oranlarını 0.75 puan indirdi. Karar sonrasında  borçlanma faiz oranı yüzde 9.75'e, borç verme faiz oranı da yüzde 12.25'e çekildi. Böylece gösterge faiz tarihte ilk kez tek haneye inmiş oldu. Son 6 ayda faizde yapılan indirim de 7 puana ulaştı.




ALLAH'A YAKIN OLMAK




Detaylarda saklanan mucizevi yapıları görebilmesi, kişinin, Allah’ın gücünü gereği gibi takdir edip, O’na yakınlaşmasını sağlar. İnsan gözündeki mükemmellik, bir kelebek kanadındaki yanar döner renkler ve genelleme dahi yapılamayacak kadar çok sayıdaki nimet, kişinin iman etmesine vesile olabilecek mucizevi detaylar içerir. Rahatsız olduğumuz için öldürmeye kalktığımız bir böcekte dahi yakından bakıldığında hayranlık uyandıran ayrıntılar gizlidir. Parmak izi de, dışarıdan bakıldığında insan için hiçbirşey ifade etmez. Ancak her insanın aynı gibi görünen parmak izlerine yakından baktığımızda, her bir diğerinden tamamen farklı olan muhteşem tasarımlara şahit oluruz.Rabbimiz’in eşsiz sanatıyla yaratmış olduğu her detay, imana vesile olan ya da imanı artıran muhteşem görüntülere sahiptir. Kısacası, Allah’ın yaratma sanatındaki detaylar, Allah’a “yakin” olmamızı sağlar. Rabbimiz’in üstün yaratma sanatıyla detaylandırdığı bazı güzellikleri bu sitede yakından inceleme fırsatı bulacaksınız.

19 Temmuz 2009

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
RAMADAN 2008, 17. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008 - THE 28th DAY (English) 
RAMADAN 2006 The 13th Day (English) 
РАМАДАН 2009 – 10.День (Rusça) 
РАМАДАН 2009 - 19.Ден (Български) 
RAMADAN 2006 The 1st Day (English) 
РАМАДАН 2009 - 25.Ден (Български) 
РАМАДАН 2009 – 22.День (Rusça) 
RAMADAN 2009, 23. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008, 24. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008, 1. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2005 The 16th Day (English) 
RAMADAN 2008 - THE 15th DAY (English) 
RAMADAN 2009, 26. JOUR (Français) 
RAMADAN 2009, 1. JOUR (Français) 
RAMADAN 2003 - The 14th Day (English) 
RAMADAN 2003 - The 12th Day (English) 
RAMADAN 2008, 20. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008, 21. TAG (Deutsch) 
РАМАДАН 2009 - 6.Ден (Български) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 28 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 29
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 3 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 30
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 4 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 5
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 6 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 7
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 8 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 9
HİKMET PINARI - (Düşük Kalite WMV) HİKMET PINARI - (MPEG)
HİKMET PINARI - (Orta Kalite WMV) HİKMET PINARI - (Yüksek Kalite WMV)
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 1 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 10
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 11 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 12
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 13 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 14
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 15 RAMAZAN PROGRAMLARI - HİKMET PINARI 2008
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 16 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 17
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 18 RAMAZAN SOHBETLERİ - 2009
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 19 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 2
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 20 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 21
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 23 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 24
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 25 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 26
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 27  
 Makaleler
RAMAZAN 2006 - 4. Gün RAMAZAN 2006 - 5. Gün
RAMAZAN 2006 - 7. Gün RAMAZAN 2006 - 17. Gün
RAMAZAN 2006 - 18. Gün RAMAZAN 2006 - 19. Gün
RAMAZAN 2006 - 22. Gün RAMAZAN 2006 - 23. Gün
RAMAZAN 2006 - 24. Gün RAMAZAN 2006 - 25. Gün
RAMAZAN 2006 - 27. Gün RAMAZAN 2006 - 28. Gün
RAMAZAN 2004 - 14. Gün RAMAZAN 2004 - 17. Gün
RAMAZAN 2004 - 20. Gün RAMAZAN 2004 - 21. Gün
RAMAZAN 2004 - 28. Gün RAMAZAN 2004 - 30. Gün
RAMAZAN 2005 - 2. Gün RAMAZAN 2005 - 12. Gün
RAMAZAN 2005 - 13. Gün RAMAZAN 2005 - 15. Gün
RAMAZAN 2005 - 16. Gün RAMAZAN 2004 - 7. Gün
RAMAZAN 2004 - 8. Gün RAMAZAN 2004 - 1. Gün
RAMAZAN 2008, 2. GÜN RAMAZAN 2008, 19. GÜN
RAMAZAN 2008, 17. GÜN RAMAZAN 2009 - 3.Gün
RAMAZAN 2009 - 4.Gün RAMAZAN 2009 - 5.Gün
RAMAZAN 2009 - 6.Gün RAMAZAN 2009 - 7.Gün
RAMAZAN 2009 - 9.Gün RAMAZAN 2009 - 11.Gün
RAMAZAN 2009 - 12.Gün RAMAZAN 2009 - 13.Gün
RAMAZAN 2009 - 15.Gün RAMAZAN 2009 - 16.Gün
RAMAZAN 2009 - 17.Gün RAMAZAN 2009 - 18.Gün
RAMAZAN 2009 - 19.Gün RAMAZAN 2009 - 20.Gün
RAMAZAN 2009 - 21.Gün RAMAZAN 2009 - 22.Gün
RAMAZAN 2009 - 23.Gün RAMAZAN 2009 - 27.Gün
RAMAZAN 2008, 18. GÜN RAMAZAN 2008, 27. GÜN
RAMAZAN 2008, 30. GÜN RAMAZAN 2008, 29. GÜN
RAMAZAN 2008, 6. GÜN RAMAZAN 2008, 7. GÜN
RAMAZAN 2008, 8. GÜN RAMAZAN 2008, 9. GÜN
RAMAZAN 2008. 12. GÜN RAMAZAN 2008, 16. GÜN
RAMAZAN 2008. 14. GÜN RAMAZAN 2008, 20. GÜN
RAMAZAN 2008, 21. GÜN RAMAZAN 2008, 22. GÜN
RAMAZAN 2008. 15. GÜN RAMAZAN 2008, 24. GÜN
RAMAZAN 2008, 5. GÜN RAMAZAN 2008, 4. GÜN
RAMAZAN 2004 - 19. Gün RAMAZAN 2004 - 22. Gün
RAMAZAN 2004 - 23. Gün RAMAZAN 2004 - 24. Gün
RAMAZAN 2004 - 25. Gün RAMAZAN 2004 - 26. Gün
RAMAZAN 2004 - 27. Gün RAMAZAN 2008, 25. GÜN
RAMAZAN 2008, 23. GÜN RAMAZAN 2008. 10. GÜN
RAMAZAN 2008, 11. GÜN RAMAZAN 2008. 13. GÜN
RAMAZAN 2006 - 21. Gün RAMAZAN 2006 - 26. Gün
RAMAZAN 2008, 1. GÜN RAMAZAN 2008, 3. GÜN
RAMAZAN 2005 - 18. Gün RAMAZAN 2005 - 24. Gün
RAMAZAN 2006 - 2. Gün RAMAZAN 2006 - 3. Gün
RAMAZAN 2006 - 6. Gün RAMAZAN 2006 - 8. Gün
RAMAZAN 2006 - 9. Gün RAMAZAN 2006 - 10. Gün
RAMAZAN 2006 - 12. Gün RAMAZAN 2006 - 13. Gün
RAMAZAN 2006 - 14. Gün RAMAZAN 2006 - 15. Gün
RAMAZAN 2006 - 16. Gün RAMAZAN 2006 - 29. Gün
RAMAZAN 2004 - 9. Gün RAMAZAN 2004 - 10. Gün
RAMAZAN 2004 - 11. Gün RAMAZAN 2004 - 12. Gün
RAMAZAN 2004 - 13. Gün RAMAZAN 2004 - 15. Gün
RAMAZAN 2004 - 16. Gün RAMAZAN 2004 - 18. Gün
RAMAZAN 2004 - 29. Gün RAMAZAN 2005 - 1. Gün
RAMAZAN 2005 - 3. Gün RAMAZAN 2005 - 4. Gün
RAMAZAN 2005 - 5. Gün RAMAZAN 2005 - 6. Gün
RAMAZAN 2005 - 7. Gün RAMAZAN 2005 - 8. Gün
RAMAZAN 2005 - 9. Gün RAMAZAN 2005 - 10. Gün
RAMAZAN 2005 - 11. Gün RAMAZAN 2005 - 14. Gün
RAMAZAN 2005 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 2. Gün
RAMAZAN 2004 - 3. Gün RAMAZAN 2004 - 4. Gün
RAMAZAN 2004 - 5. Gün RAMAZAN 2004 - 6. Gün
RAMAZAN 2008, 26. GÜN RAMAZAN 2008, 28. GÜN
RAMAZAN 2006 - 11. Gün RAMAZAN 2006 - 20. Gün
RAMAZAN 2009 - 2.Gün RAMAZAN 2009 - 14.Gün
RAMAZAN 2009 - 10.Gün RAMAZAN 2009 - 1.Gün
RAMAZAN 2009 - 24.Gün RAMAZAN 2009 - 25.Gün
RAMAZAN 2009 - 26.Gün RAMAZAN 2009 - 29.Gün
RAMAZAN 2009 - 28.Gün RAMAZAN 2007 - 5. Gün
RAMAZAN 2009 - 30.Gün RAMAZAN 2007 - 6. Gün
RAMAZAN 2007 - 7. Gün RAMAZAN 2007 - 8. Gün
RAMAZAN 2007 - 9. Gün RAMAZAN 2007 - 10. Gün
RAMAZAN 2007 - 11. Gün RAMAZAN 2007 - 12. Gün
RAMAZAN 2007 - 1. Gün RAMAZAN 2007 - 2. Gün
RAMAZAN 2007 - 3. Gün RAMAZAN 2007 - 4. Gün
RAMAZAN 2007 - 13. Gün RAMAZAN 2007 - 14. Gün
RAMAZAN 2007 - 15. Gün RAMAZAN 2007 - 16. Gün
RAMAZAN 2007 - 17. Gün RAMAZAN 2007 - 18. Gün
RAMAZAN 2007 - 19. Gün RAMAZAN 2007 - 20. Gün
RAMAZAN 2007 - 21. Gün RAMAZAN 2007 - 22. Gün
RAMAZAN 2007 - 23. Gün RAMAZAN 2007 - 24. Gün
RAMAZAN 2007 - 25. Gün RAMAZAN 2007 - 26. Gün
RAMAZAN 2007 - 27. Gün RAMAZAN 2007 - 28. Gün
RAMAZAN 2007 - 29. Gün RAMAZAN 2005 - 19. Gün
RAMAZAN 2005 - 20. Gün RAMAZAN 2005 - 21. Gün
RAMAZAN 2005 - 22. Gün RAMAZAN 2005 - 23. Gün
RAMAZAN 2006 - 1. Gün  
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
1979'DAN 2009'A DÜNYADA YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER 21. YÜZYILDA EKONOMİNİN ÖNCÜLERİ İSLAM ÜLKELERİ OLACAK
21.YÜZYILIN ENERJİ SİYASETİ: PETROL POLİTİKALARI ABD - THE BOSTON GLOBE: MÜSLÜMAN DÜNYASINDA YARATILIŞÇILIK YÜKSELİŞTE
ALLAH HER YERDEDİR ALLAH' IN CENNET EHLİ İÇİN HAZIRLADIĞI NİMETLER
ALLAH'IN ELÇİLERİ İMAN EDENLER İÇİN RAHMET İNKAR EDENLER İÇİN BİR YIKIMDIR AMERİKA KASIRGA KARŞISINDA ÇARESİZ
ARJANTİN KRİZİ VE TÜRKİYE ATALAY GİRGİN YANILIYOR: DARWİNİZM ÖLDÜ VE ALLAH İNANCI KİTLELERE YAYILIYOR
AVRUPA’DA EN HIZLI YAYILAN DİN İSLAM AVRUPA VE İSLAM
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -1- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -10-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -11- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -12-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -13- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -14-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -15- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -16-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -17- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -2-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -3- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -4-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -5- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -6-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -7- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -8-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -9- BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR
BİLİM DÜNYASI, ALLAH'A YÖNELİYOR BİLİM YARATICI'NIN VARLIĞINI KABUL EDİYOR
BÖCEKLERDEKİ AERODİNAMİK YAPI CANLILARDAKİ ANTİFİRİZ SİSTEMİ
DARWINİSTLERİN İTİRAF ETTİKLERİ GERÇEK: DARWINİZM = ATEİZM DARWİNİZM'İN ACIMASIZ KURALLARI DÜNYA EKONOMİSİNİ NASIL ÇÖKÜŞE SÜRÜKLEDİ?
DIŞARDAKİ DÜNYA VE BEYNİMİZDE OLUŞAN DÜNYA DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN ÇEKTİĞİ ACILARIN ÇÖZÜMÜ TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ'DİR
DÜNYA ÇAPINDA İSLAM’IN YÜKSELİŞİ DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZ AHİR ZAMAN ALAMETLERİNDEN BİRİ OLABİLİR Mİ?
DÜNYANIN EN BÜYÜK DİNİ ARTIK İSLAM HADİS KAYNAKLARINDAN HZ. MEHDİ (AS) İLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER
HIRİSTİYANLIKTA VE MÜSLÜMANLIKTA KASTEDİLEN DECCALİYET MASONLUKTUR HZ. MEHDİ (A.S.)'IN ZUHURUNUN, HZ. İSA (A.S)'IN İSE NÜZULÜNÜN BEKLENDİĞİ AHİR ZAMANDA DEVLET ADAMLARINDA ALLAH'A VE DİNE YÖNELİŞ HIZLANMIŞTIR
İKLİM OLAYLARI CANLI YASAMI İÇİN NEDEN ÖNEMLİDİR İNGİLİZLER OKULLARDA YARATILIŞIN OKUTULMASINI İSTİYOR
İNGİLTERE'NİN 11 EYLÜL'Ü İNKAR EDENLERİN HER TUZAĞI BOZULMUŞ OLARAK YARATILMIŞTIR
İNSANLARIN ACİZ YARATILMASININ ARDINDAKİ HİKMETLER İSLAM DÜNYASINDAKİ SUNİ AYRIMLAR NASIL SON BULUR?
İSLAM DÜNYASINDA YARATILIŞÇILIK YÜKSELİYOR ( ABD - The New York Times - 3 Kasım 2009 ) İSLAM’IN HIZLI YAYILIŞININ TÜRKİYE’YE FAYDASI
İSLAMİYET'İN YABANCILAR ÜZERİNDE UYANDIRDIĞI HAYRANLIK KELEBEK KANATLARINDAKİ ESTETİK VE FONKSİYONELLİK
KURAN'DA VE HADİSLERDE HABER VERİLEN DABET-ÜL ARZ BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİNE İŞARET ETMEKTEDİR (DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR) MEKKE’DE DOĞAN İSLAMİYET DÜNYAYA NASIL YAYILDI?
MÜSLÜMANLARIN MUKADDESAT ALEYHTARI KONUŞMALAR YAPMASI VE YAPILMASINA MÜSAADE ETMESİ BÜYÜK BİR GAFLETTİR NESİLLERİNİ DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN FEDAKARLIK YAPAN BAKTERİLER
NEW YORK TIMES'IN ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK: DÜNYADA KURAN AHLAKI HIZLA YAYILIYOR PAKİSTAN DEPREMİNİN ARDINDAN
PEYGAMBERİMİZ (SAV) DÜNYANIN ÖMRÜNÜN 7000 YIL OLDUĞUNU BİLDİRMİŞTİR (DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR) PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNDE AHİR ZAMANDA YAŞANACAK DOMUZ GRİBİNE İŞARET EDİLMEKTEDİR
RABBİMİZ'İN ADI ALLAH'TIR RAMAZAN 2004 - 10. Gün
RAMAZAN 2004 - 11. Gün RAMAZAN 2004 - 12. Gün
RAMAZAN 2004 - 13. Gün RAMAZAN 2004 - 14. Gün
RAMAZAN 2004 - 15. Gün RAMAZAN 2004 - 16. Gün
RAMAZAN 2004 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 18. Gün
RAMAZAN 2004 - 19. Gün RAMAZAN 2004 - 1. Gün
RAMAZAN 2004 - 20. Gün RAMAZAN 2004 - 21. Gün
RAMAZAN 2004 - 22. Gün RAMAZAN 2004 - 23. Gün
RAMAZAN 2004 - 24. Gün RAMAZAN 2004 - 25. Gün
RAMAZAN 2004 - 26. Gün RAMAZAN 2004 - 27. Gün
RAMAZAN 2004 - 28. Gün RAMAZAN 2004 - 29. Gün
RAMAZAN 2004 - 2. Gün RAMAZAN 2004 - 30. Gün
RAMAZAN 2004 - 3. Gün RAMAZAN 2004 - 4. Gün
RAMAZAN 2004 - 5. Gün RAMAZAN 2004 - 6. Gün
RAMAZAN 2004 - 7. Gün RAMAZAN 2004 - 8. Gün
RAMAZAN 2004 - 9. Gün RAMAZAN 2005 - 10. Gün
RAMAZAN 2005 - 11. Gün RAMAZAN 2005 - 12. Gün
RAMAZAN 2005 - 13. Gün RAMAZAN 2005 - 14. Gün
RAMAZAN 2005 - 15. Gün RAMAZAN 2005 - 16. Gün
RAMAZAN 2005 - 17. Gün RAMAZAN 2005 - 18. Gün
RAMAZAN 2005 - 19. Gün RAMAZAN 2005 - 1. Gün
RAMAZAN 2005 - 20. Gün RAMAZAN 2005 - 21. Gün
RAMAZAN 2005 - 22. Gün RAMAZAN 2005 - 23. Gün
RAMAZAN 2005 - 24. Gün RAMAZAN 2005 - 2. Gün
RAMAZAN 2005 - 3. Gün RAMAZAN 2005 - 4. Gün
RAMAZAN 2005 - 5. Gün RAMAZAN 2005 - 6. Gün
RAMAZAN 2005 - 7. Gün RAMAZAN 2005 - 8. Gün
RAMAZAN 2005 - 9. Gün RAMAZAN 2006 - 10. Gün
RAMAZAN 2006 - 11. Gün RAMAZAN 2006 - 12. Gün
RAMAZAN 2006 - 13. Gün RAMAZAN 2006 - 14. Gün
RAMAZAN 2006 - 15. Gün RAMAZAN 2006 - 16. Gün
RAMAZAN 2006 - 17. Gün RAMAZAN 2006 - 18. Gün
RAMAZAN 2006 - 19. Gün RAMAZAN 2006 - 1. Gün
RAMAZAN 2006 - 20. Gün RAMAZAN 2006 - 21. Gün
RAMAZAN 2006 - 22. Gün RAMAZAN 2006 - 23. Gün
RAMAZAN 2006 - 24. Gün RAMAZAN 2006 - 25. Gün
RAMAZAN 2006 - 26. Gün RAMAZAN 2006 - 27. Gün
RAMAZAN 2006 - 28. Gün RAMAZAN 2006 - 29. Gün
RAMAZAN 2006 - 2. Gün RAMAZAN 2006 - 3. Gün
RAMAZAN 2006 - 4. Gün RAMAZAN 2006 - 5. Gün
RAMAZAN 2006 - 6. Gün RAMAZAN 2006 - 7. Gün
RAMAZAN 2006 - 8. Gün RAMAZAN 2006 - 9. Gün
RAMAZAN 2007 - 10. Gün RAMAZAN 2007 - 11. Gün
RAMAZAN 2007 - 12. Gün RAMAZAN 2007 - 13. Gün
RAMAZAN 2007 - 14. Gün RAMAZAN 2007 - 15. Gün
RAMAZAN 2007 - 16. Gün RAMAZAN 2007 - 17. Gün
RAMAZAN 2007 - 18. Gün RAMAZAN 2007 - 19. Gün
RAMAZAN 2007 - 1. Gün RAMAZAN 2007 - 20. Gün
RAMAZAN 2007 - 21. Gün RAMAZAN 2007 - 22. Gün
RAMAZAN 2007 - 23. Gün RAMAZAN 2007 - 24. Gün
RAMAZAN 2007 - 25. Gün RAMAZAN 2007 - 26. Gün
RAMAZAN 2007 - 27. Gün RAMAZAN 2007 - 28. Gün
RAMAZAN 2007 - 29. Gün RAMAZAN 2007 - 2. Gün
RAMAZAN 2007 - 3. Gün RAMAZAN 2007 - 4. Gün
RAMAZAN 2007 - 5. Gün RAMAZAN 2007 - 6. Gün
RAMAZAN 2007 - 7. Gün RAMAZAN 2007 - 8. Gün
RAMAZAN 2007 - 9. Gün RAMAZAN 2008. 10. GÜN
RAMAZAN 2008, 11. GÜN RAMAZAN 2008. 12. GÜN
RAMAZAN 2008. 13. GÜN RAMAZAN 2008. 14. GÜN
RAMAZAN 2008. 15. GÜN RAMAZAN 2008, 16. GÜN
RAMAZAN 2008, 17. GÜN RAMAZAN 2008, 18. GÜN
RAMAZAN 2008, 19. GÜN RAMAZAN 2008, 1. GÜN
RAMAZAN 2008, 20. GÜN RAMAZAN 2008, 21. GÜN
RAMAZAN 2008, 22. GÜN RAMAZAN 2008, 23. GÜN
RAMAZAN 2008, 24. GÜN RAMAZAN 2008, 25. GÜN
RAMAZAN 2008, 26. GÜN RAMAZAN 2008, 27. GÜN
RAMAZAN 2008, 28. GÜN RAMAZAN 2008, 29. GÜN
RAMAZAN 2008, 2. GÜN RAMAZAN 2008, 30. GÜN
RAMAZAN 2008, 3. GÜN RAMAZAN 2008, 4. GÜN
RAMAZAN 2008, 5. GÜN RAMAZAN 2008, 6. GÜN
RAMAZAN 2008, 7. GÜN RAMAZAN 2008, 8. GÜN
RAMAZAN 2008, 9. GÜN RAMAZAN 2009 - 10.Gün
RAMAZAN 2009 - 11.Gün RAMAZAN 2009 - 12.Gün
RAMAZAN 2009 - 13.Gün RAMAZAN 2009 - 14.Gün
RAMAZAN 2009 - 15.Gün RAMAZAN 2009 - 16.Gün
RAMAZAN 2009 - 17.Gün RAMAZAN 2009 - 18.Gün
RAMAZAN 2009 - 19.Gün RAMAZAN 2009 - 1.Gün
RAMAZAN 2009 - 20.Gün RAMAZAN 2009 - 21.Gün
RAMAZAN 2009 - 22.Gün RAMAZAN 2009 - 23.Gün
RAMAZAN 2009 - 24.Gün RAMAZAN 2009 - 25.Gün
RAMAZAN 2009 - 26.Gün RAMAZAN 2009 - 27.Gün
RAMAZAN 2009 - 28.Gün RAMAZAN 2009 - 29.Gün
RAMAZAN 2009 - 2.Gün RAMAZAN 2009 - 30.Gün
RAMAZAN 2009 - 3.Gün RAMAZAN 2009 - 4.Gün
RAMAZAN 2009 - 5.Gün RAMAZAN 2009 - 6.Gün
RAMAZAN 2009 - 7.Gün RAMAZAN 2009 - 9.Gün
RANT PEŞİNDEKİ BAZI YAZARLARIN DİN VE MUKADDESAT ALEYHİNE YAZILAR YAZMALARI NEDEN DESTEKLENİYOR? ROBOT KARINCA TEKNOLOJİSİ
SAYIN ADNAN OKTAR'IN GÜNDEM HAKKINDAKİ İLGİYLE TAKİP EDİLEN GÖRÜŞLERİ SAYIN ADNAN OKTAR'IN İNSANLIK TARİHİNİN SON DÖNEMİ VE KIYAMET GÜNÜ TASVİRLERİ
SAYIN ADNAN OKTAR'IN PKK TERÖRÜNÜN KESİN OLARAK SON BULMASI İÇİN SUNDUĞU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SAYIN ADNAN OKTAR NE DEMİŞTİ, TÜRKİYE'DE VE DÜNYA'DA NELER OLDU?
SEDEFİN HASARI AZALTAN ÖZEL YAPISI TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR SU TOPLAMA ÜNİTESİ: STENOCARABÖCEĞİ
TEKNOLOJİ ALLAH'IN İNSANLARA RAHMETİDİR! TOPLUM VE AİLE BASKISI MÜSLÜMANLARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ ZORLUKLAR ARASINDADIR
TÜBİTAK OLAYININ İÇ YÜZÜ VE DARWINIST ÇEVRELERDE YAŞANAN ZAVALLI PANİĞİN ANLAMI TÜRK - İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM KAFKAS İTTİFAKI
ÜLFET PERDESİ SAMİMİ TEFEKKÜRLE KALKAR YAPRAKLAR VE ALTIN ORAN
YUMURTANIN ÜSTÜN TASARIMI  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net