Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
SUNUCU : Mutlu akşamlar sevgili seyirciler, Başkent TV ekranlarından biz İstanbul’dan canlı yayınla yeniden sizlerle birlikteyiz ve yine bu haftada haftanın konuğunda fikir adamı, araştırmacı yazar Sayın Adnan Oktar’la birlikteyiz. Efendim tekrar merhabalar,
 
ADNAN OKTAR : Merhaba,
 
SUNUCU : Bir hafta aradan sonra yeniden sizlerle baş başayız, sizle yine bir haftalık Türkiye gündemini ve yine izleyicilerimizle paylaşmak istediğimiz o düşüncelerinizi, görüşlerinizi alacağız. Öncelikle bu geçtiğimiz haftayı nasıl değerlendiriyorsunuz, nasıl bir hafta geçti? Neler yaptınız?
 
ADNAN OKTAR : Devletimiz çok güzel faaliyet yapıyor, savcılarımız, polisimiz, mahkemelerimiz. Bir Kurtuluş Savaşı var, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti ayakta tutmak ve ilelebet payidar etmek için inşaAllah bir gayret var. Bu yönde de yoğun bir faaliyeti başarıyla yürütüyorlar, tebrik ediyorum.
 
SUNUCU : Evet, çok teşekkür ediyoruz, tabi Türkiye’nin gündemi de oldukça yoğun hemen onlardan da ilk programın başında bahsedelim, ilerleyen dakikalarda izleyicilerimizden gelen sorulara da yer vermeye çalışacağız tabi izleyicilerimiz aynı zamanda şu dakika itibarıyla da sorularını gönderebilirler; ahirzamansohbetleri@hotmail.com aracılığıyla bize sorularınızı gönderebilirsiniz ki ikinci bölümde özellikle sizlerden gelen sorulara yanıt verecek Sayın Adnan Oktar. Efendim Türkiye gündemi yine yoğun, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dün gerçekleştirildi, büyük bir coşkuyla kutlandı. Türkiye-Ermenistan ilişkileri yine devam ediyor, Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan üçgeninde yaşanan gelişmeler yine çok sıcaklığını koruyor. Onlarla ilgili görüşlerinizi alacağız, kabine revizyonu, 1 Mayıs İşçi Bayramı ve Taksim’de kutlansın, kutlanmasın konuları, Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümüydü yine bir resepsiyon gerçekleştirildi, toplantı gerçekleştirildi. Ve bununla ilgili Anayasa Mahkemesi’nin önünde bulunan bir heykelin değişimi, bir Anadolu kızı olarak tabir ediliyor, benzetiliyor belki ama daha evvel bir Tanrıçaya benzetiliyordu, elinde bir kılıcı olan, bir terazi olan heykel. Anayasa Mahkemesi eski binasının önünde bulunan heykel yeni binanın önünde çok daha farklı bir heykelin konulması yine bu günlerde konuşuluyor, tartışılıyor. Yine Avrupa Birliği görüşmeleri yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu süreçte neler yapacağız, önümüzdeki süreç neyi gösterecek ve Irak’ta yaşanan gerginlik, bugünlerde Irak’ta ardı ardına patlamaların olması ve iki günde yüzün üzerindeki vatandaşın oradaki Irak’lı vatandaşın hayatını kaybetmesi yine Ortadoğu’daki gerginliği bir kat daha artırmış gibi görünüyor. İlk olarak tabi 23 Nisan geride kaldı, buradan çocuklara da en azından bir mesajınız olacaktır. 23 Nisan büyük bir coşkuyla tüm Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kutlandı, neler söyleyeceksiniz, Ulu Önder Atatürk’ün, Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm çocuklara, dünya çocuklarına armağan ettiği bir gündü?
 
ADNAN OKTAR : Evet, çocuklar Allah’ın bizlere bir nimeti, bir güzelliktir, cennette de onlar Vildan olacaklar. Atatürk’ün onlara böyle güzel bir bayram armağan etmiş olması da tabi çok büyük bir nimet. İnşaAllah onların çok kültürlü, bilgili, Kuran ahlakıyla yetişmiş, derin düşünebilen, vatanını, milletini, bayrağını seven, Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü şiddetle isteyen, İslam Birliğini isteyen, modern, ilerici, aydın, kültürlü, sanattan, estetikten çok zevk alan akıllı insanlar olarak yetişmeleri tabi idealimiz. İnşaAllah o yönde güzel hamleler oluyor, güzel çalışmalar oluyor. Geleceğin Türk-İslam Birliği’nin yiğit öncüleri onlar İnşaAllah.
 
SUNUCU : Peki efendim yine Türkiye’nin asıl gündemi sadece Türkiye’nin değil, dünyada buraya odaklanmış durumda ki bu akşam Türkiye saatiyle tahmin ediyorum 10:00-10:30-11:00 civarında ABD Başkanı Obama’nın yapacağı açıklama, yapacağı konuşma merakla bekleniyor. Ermeni soykırımı iddiası ile ilgili ne diyecek, ne demeyecek konuları, bunu gündeme getirmeyecek görüşü ağırlıkta, bu cümleyi kurmayacak görüşü ağırlık kazanıyor ama Ermenistan ile ilişkilerde, görüşmeler yoğun bir şekilde devam ediyor, sıcak gelişmeler var, bir yol haritası üzerinde anlaşıldığı haberleri geliyor. Yine Dışişleri Bakanlığı görüşmelerde bulundu. Bununla ilgili yine diğer taraftan Karabağ sorunu olmazsa olmaz, onun artık Karabağ’dan çekilmesi gerekir Ermenistan’ın, işgalden vazgeçmesi gerekir görüşü ağırlık kazanıyor, oradaki Azerbaycan milletvekillerinin açıklamaları var. Siz bu yol haritasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ermenistan’la Türkiye ilişkilerini ve bu Alican sınır kapısı açılacak mı?
 
ADNAN OKTAR : Ermenistan’la bizim aramızdaki muhabbet, sevgi, kardeşlik çok eskiye dayanır. Bunu egoist, bencil bir üslupla, sevgisiz bir üslupla kırmaya çalışanlar karanlık mihraklar. Bu oyuna gelmemek lazım, onlar bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz, Osmanlı döneminde biz onlarla iç içeydik. Biz onlara niye Milleti Sadıka dedik, niye Sadık Millet dedik, demek ki Allah onlarda bir güzellik meydana getirmiş, güzel ahlak meydana getirmiş. Fakat bu insanlara sevginin dışında, eğer egoistlik, bencillik, hırs, kin sunulmaya kalkarsa bazı kişiler, bu çok çirkin olur, çok yanlış olur yani bu çok ayıptır. Onlar bizim dostumuz, kardeşimiz, sevgiyle, muhabbetle yaklaşılması lazım. Sevgi hepsini çözecektir göreceksiniz, Karabağ’da niçin dursunlar, yani niçin sınır kapılarını açmasınlar, niye bir düşmanlık anlayışı olsun ve niye bir intikam anıtları olsun? Bunların hepsi suni şeylerdir, zorlama şeylerdir, bunların tamamı kalkacak, benim bütün söylediklerimin doğru çıktığını göreceksiniz. Azerbaycan’ın da kapısı açılacak, Gürcistan’ın da kapısı açılacak, Ermenistan’ın da açılacak, kardeş olacağız gayet mutlu, sevinçli, hoş bir aile olacak inşaAllah.
 
SUNUCU : Herkesin istediği de bu belki de, bu bölgede,
 
ADNAN OKTAR : Tabi ama Türkiye’ye gelip bilmişlik yapmak, bağırmak, çağırmak, gerginlik politikaları meydana getirmek, işte biz onlara şunu yaptık, onlar bizlere bunu yaptı yani bunlara gerek yok. Bunlar artık tarihe bırakılsın.
 
SUNUCU : Orada aslında geri adım atıldı, Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelen kadın milletvekillerinin açıklamaları büyük bir gerginlik yaratmıştı ama bugün yine bir televizyon kanalında Azerbaycan milletvekili Paşayeva, ‘Başbakan’ın, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının yaptığı açıklamalar bizi tatmin etmiştir, biz inanıyoruz ve güveniyoruz’, açıklamalarını yaptı. Bu da ilginç bir açıklamaydı. Tabi o bölgede özellikle 24 Nisan 1915 olaylarıyla ilgili biliyorsunuz bir takım eylemler, görüntüler yansıdı, haberler geldi, bir Türk bayrağının yakılmasıyla ilgili yine bir haber bugün yansıdı. Tabi çirkin görüntülerdi ama nifak en tehlikeli şeydir, her zaman söylediğimiz, provokasyona kesinlikle gelmemek gerekiyor. Bu tip provakatif eylemlerle ilgili siz neler söyleyeceksiniz? Bugün işte bir Türk bayrağının yakılması konusu yine çok gündemdeydi.
 
ADNAN OKTAR : Provokasyonlarla hiç muhatap olmamak lazım yani adam yerine koymamak lazım. Basın çok üstüne gidiyor sanki mühim bir konuymuş gibi, iki üç tane psikopat çıkabilir, anormal insan çıkabilir yani bizim milletimizin genel kanaati devletimizin genel kanaati önemlidir. Dolayısıyla provokasyonla hiç muhatap olmamak çözümdür. Yani sıfır hükmündedir provokasyonlar, hiç muhatap olmamak, gündeme getirmemek, konuşmamak, haber yapmamak, çok büyük darbe olur öyle tiplere. Ama Ermenistan konusunda sıcaklık sevgiyi, itidali, muhabbeti tırmandırarak devam ettirmek lazım. Yani soğukluğun s si olmaması lazım yani muhabbeti kıracak, dostluğu kıracak hiçbir söz ve davranış doğru olmaz çok yanlış olur. Karşı tarafın ekmeğine yağ sürmüş olur, yani masonların, ateist Siyonistlerin ekmeğine yağ sürmüş olurlar.
 
SUNUCU : Zaten Azerbaycan Savunma Bakanı da Ankara’daydı, Orgeneral Abiyev çeşitli temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanıyla görüştü, Başbakanla görüştü, onun yaptığı açıklama da önemliydi; Dostluk sürecek, dostluk sürüyor, hiçbir sorun yok dedi. Birinci ağızdan, en azından önemli bir kişiden bunların söylenmesi de önemli.
 
ADNAN OKTAR : Yani zaten dostluk sürer, onlar bizim evladımız yani velev ki bir şey de olmuş olsa yine dost oluruz.
 
SUNUCU : İki devlet, bir millet anlayışı,
 
ADNAN OKTAR : Hayır her ne olursa olsun onlar bizim evladımız, ne yaparlarsa yapsınlar yani dışlamayız, ters bir sözümüz olmaz, ters bir üslubumuz olmaz. Onlar da bir evlat olarak zaten ters bir tavır göstermezler. Ama gerilim politikalarından kaçınmak lazım, onu açıklıyorum. Ama zaten biz gönüllerde birleştik, yani çoktan birleştik. Sadece teknik bazı sorunlar var, onlar hallolacak yoksa gönüllerde bu konu tamam.
 
SUNUCU : Bir yol haritasından bahsediliyor, bu yol haritası nedir? Tabi bunu yetkililer biliyor ama bu yol haritasında Karabağ sorunu da çözülecek mi? Karabağ’dan nasıl çekilecek Ermenistan? Orada belki aşamalı belirli aşama aşama belirli bir çekilme söz konusu olacak ama ikisi birden mi gerçekleşecek size göre? Yoksa önce birinci adım atılacak sonra ikinci adım mı atılacak, nasıl bir çözüm bekliyorsunuz?
 
ADNAN OKTAR : O insanların samimi açıklamaları var, biz diyorlar meraklısı değiliz böyle bir şeyin ne intikamın meraklısıyız ne dağlık Karabağ’ın meraklısıyız, böyle bir konumuz yok, biz buradan çekiliriz ama gerçekten bir samimiyet, dostluk, muhabbet olsun, mühim olan bu diyorlar. Zaten akılcı düşünelim, yani bu insanlar mutlu yaşamak istiyor, özgür yaşamak istiyor, oraya sıkışıp kalmak istemiyor. Gelsinler, Antalya’ya gelsin, İzmir’e gelsin, Kayseri’ye gelsin, kucaklaşalım, kardeş olalım.
 
SUNUCU : Zaten bir sürü insan Türkiye’de yaşıyor birçok Ermeni var.
 
ADNAN OKTAR : Bir şey yok, yani suni sorunlara gerek yok, suni sorunlara gerek yok. Obama soykırım dememiş, büyük felaket demiş, tamam doğru Türk milletini Ermeni çeteler katlettiler, bu büyük bir felakettir.
 
SUNUCU : Evet,
 
ADNAN OKTAR : Efendim diplomatlarımızı katlettiler bu da büyük bir felakettir ama biz bunu affediyoruz, affediyoruz ve biz bunu konu olarak ele almıyoruz çünkü bunu Ermeni halkı yapmadı. Ermeni faşistler, Ermeni komünistler, masonlar yaptılar ve onların uşakları yaptı. Ermeni halkı tertemizdir, çok mazlum, çok nezih, tam Osmanlı terbiyesinden geçmiş nezih insanlardır. Dolayısıyla biz onları bu konuyla hiç muhatap etmiyoruz. Bizim onlarla hesabımız, o devrin faşistleri, komünistleri, onlar da zaten ölüp gitmişler, konu da kapanmış. Dolayısıyla intikam yönünde bizim bir düşüncemiz yok, onların da kafasını kimse bulandırmasın, bu konu bitmiştir. Biz dost olduk, kardeş olduk, konuyu kapattık.
 
SUNUCU : Yani bir anlamda Obama’nın da zaten daha evvelden böyle büyük bir felaket diyeceği tahmin ediliyordu bundan önceki Amerika Başkanlarının aksi, farklı bir söylemde bulunmadı.
 
ADNAN OKTAR : Evet, evet
 
SUNUCU : Peki efendim, Irak’ta yaşanan son günlerdeki intihar saldırıları, patlamalar ve Cuma namazı sonrasında insanların hayatlarını kaybetmesi, yine yüzün üzerinde insan hayatını kaybetti. Bu gerginlik ne zaman sona erecek? Ortadoğu huzura ne zaman kavuşacak?
 
ADNAN OKTAR : Bakın ben açıkça söyleyeyim, Mehdi zuhur etmeden asla huzur yok, daha önce de söylemiştim, aylar önce de söyledim, ileriki zamanlarda da söyleyeceğim. O vakte kadar Peygamberimiz (sav) söylüyor; tespih taneleri gibi, biri bittiği zanedilirken biri başlayacak ve muntazam olarak devam edecek, diyor. Ortadoğu hiçbir şekilde durulmaz, Mehdi çıkmadan, sevgi bütün bölgeyi kaplamadan, güven, dostluk, kardeşlik, muhabbet, sanat, estetik, hürriyet, demokrasi Mehdi’yle gelecektir bütün bunlar. Ve muazzam bir huzur olacaktır. Mehdiyet insanların gözünden gizleniyor, Allah yüzyıllardan beri Mehdiyeti dünyayı hazırlıyordu, yüzyıllardan beri. Mesela Cenab-ı Allah halifeliği kaldırdı, Mehdi’ye zemin hazırladı, İstanbul’u hazırladı Cenab-ı Allah. Ortadoğu’da olaylar meydana geldi, mesela Afganistan’ın işgali, Irak’ın işgali, bunların hepsi Mehdi devrinin olaylarıdır. Allah Darwinizm’i çıkarttı, materyalizmi çıkarttı, Mehdi’nin rakibini oluşturdu Allah, yani Mehdiyetin mücadele edeceği gücü oluşturdu. Ve Mehdi’ye onları ezdirecek şimdi Allah, yani ezdiren de Allah’tır. Onların ezilmesini sağlayacak olan da Allah’tır. Dolayısıyla Mehdiyet çok çok büyük bir olaydır. Hz. İsa’nın inişi, bakın dikkat edin, Ulul Azm bir Peygamber iniyor, bu konu için. Mehdiyet için iniyor ve bütün Hıristiyan âlemini birleştirecek Müslümanlarla ve bütün dünya Müslüman olacak. Bir de ben bu olayları söylüyorum, ben buradayım, bakın kuyruklu yıldız çıkacak dedim; Lulin Kuyrukluyıldızı. Kimsenin haberi yoktu, sessiz sedasız kuyruklu yıldız birden çıkıverdi ortaya, bütün gazeteler yazdı. Çift kuyruklu, batıdan doğuya gidiyor aynen hadiste belirtildiği gibi ve çok parlak ve yeşil renkte. Aynı hadislerde belirtildiği gibi, aynısıyla oldu. Bu olaylar da oluyor, ben dedim, kan durmaz dedim Ortadoğu’da, devam edecek dedim. Daha önceki röportajlarıma bakın.
 
SUNUCU : Tabi bunlar ahir zaman alametleri aynı zamanda değil mi?
 
ADNAN OKTAR : Evet, Ahir zaman alametidir, Mehdi’nin zuhuruyla beraber hayret edilecek bir muhabbet ve sevgi ortamı oluşacak ve şeytan bu olayları sürekli meydana getirir. Şeytan kan ister, fitne ve kargaşa ister. Şeytanla Allah taraftarlarının bir mücadelesi vardır, gizli ve açık bir mücadele vardır. Hz. Âdem devrinden itibaren başlamıştır, kıyamete kadar da devam edecek. Şeytan bu yüzyılda galip konumdayken mağlup olacak, ilk defa mağlup oluyor, sonra yeniden galip olacak, onun üzerinden kıyamet kopacak. Hicri 1545 yıllarında ki Hicri 1430 lardayız, bakın 1545 çok yakın. Kıyametin kopacağını Said Nursi Hazretleri hem ebcedle hem hadislere dayandırarak hem Resulullah (sav)’ın ihbarından, Kuran’ın işaretlerinden çıkartıyor. Ama bizim asıl göreceğimiz, ömrümüzün yeteceği vakit Mehdi ve İsa’nın zuhurudur, İslam’ın hâkimiyetidir. Ben bunu özellikle ve çok fazlaca vurguluyorum ki insanlar müthiş şaşırsınlar diye, yani bu kadar üzerinde durdu hakikaten doğruymuş demeleri çok heyecan verici olur. Ama hiç bahsetmesek de oluşsa o heyecanı biraz kırabilir. Ama bu kadar gündemde tutup da, tek tek olayları da belirtip hepsinin hiç şaşırmadan bir bir çıkması nefes kesecektir. Bu konuşmaların cd leri saklanacaktır, insanlar görecekler, bire bir aynısı olacaktır. Şimdi mesela 2014’ü beklesinler, bakın ekonomik kriz daha da artacak dedim ve hiç şaşmadı. Bazı akıl daneler çıktı, bir yıl içinde biter dediler, değil, yedi yıl sürecek dedim ve gittikçe ivme kazanarak artıyor şu an ekonomik kriz, iyice köşeye sıkıştıracak insanları.
 
SUNUCU : Bu sadece Türkiye için değil bütün dünya için söylüyorsunuz bunları,
 
ADNAN OKTAR : Dünya için.
 
SUNUCU : Global kriz.
 
ADNAN OKTAR : Türkiye zaten ekonomik krizin çözümüdür, ilacıdır, bu da eczanesi o işin. Yani dünyayı kurtaracak yer Türkiye’dir zaten.
 
SUNUCU : Peki şuna ne diyorsunuz, en az etkilenen ülke Türkiye’dir,
 
ADNAN OKTAR : Evet.
 
SUNUCU : Söylemleri var, katılıyor musunuz buna?
 
ADNAN OKTAR : Tabi ki, tabi ki, ama buna rağmen dünyadaki ekonomik krizin şiddeti çok yüksek, çok çok yüksektir, şiddeti gittikçe artacaktır, ama Türkiye’ye tabi ki yansıması olacak, bunu biz şükür ve iktisat bereketiyle, Risale-i Nur’da Said Nursi’nin ifadesiyle şükür ve iktisat bereketiyle atlatacağız.
 
SUNUCU : Evet bizim özümüzde olan o bereketle atlatacağız.
 
ADNAN OKTAR : Evet, evet İnşaAllah,
 
SUNUCU : Peki efendim alametlerden, ahir zaman alametlerinden bahsediyorsunuz. Zuhur edecek, bununla ilgili bu süreçte peki eli kolu bağlı oturulmayacak, bir takım süreç yaşanıyor, bununla alakalı işte bir Avrupa Birliği süreci, Avrupa Birliği ile ilgili ilişkiler var, on başlıkta müzakereler sürdürülüyor, Egemen Bağış yine bir görüşmedeydi bugün Avrupa Birliği ile ilgili Türkiye’nin bu süreci devam ettirilmesi mi gerekiyor? Bu sürecin sonucu nasıl şekillenecek? Bir soru işareti çünkü.
 
ADNAN OKTAR : Dünya insanları güzel insanlar çünkü Avrupalılar çok güzel insanlar, Avrupa da güzel memlekettir, güzel yerlerdir, Amerika da öyle, çok şakacı, hoş sohbet insanlardır Amerikalılar. Biz bunları seviyoruz, bu insanlarla tabi ki birlikte olmak isteriz, tabi ki beraber olmak isteriz ama anlı, şanlı ve zengin olarak, onları kurtaran olarak biz Avrupa Birliği’ne gireceğiz yani siz bizi kurtarın demeyeceğiz, biz sizi kurtarmaya geldik diyeceğiz. Dolayısıyla tabi ki bir muhabbet ve sevgi ortamı olacaktır, Avrupa’daki Hıristiyanlar bize Allah’ın bize emanetidir, Museviler Allah’ın bize emanetidir, İsrail’deki Museviler de bize Allah’ın emanetidir, onlar Peygamber evlatları, Hz. Musa’nın, Hz. İbrahim’in, İshak’ın, Yakup’un oğulları.
 
SUNUCU : Evet,
 
ADNAN OKTAR : Tabi ki Allah onların korumasını bizlerin omzuna bıraktı, bizleri vesile etti, Hıristiyanları da öyle, Hz. İsa’ya saygılı, Allah’tan korkan bu insanları tabi ki koruyup kollayacağız ta ki Hz. İsa gelinceye kadar. Hz. İsa geldiğinde de açık gerçekleri alenen görüp hepsi Müslüman olacaklar, bizim neslimiz bunu görecek, bu çok büyük bir nimet, inşaAllah,
 
SUNUCU : Evet, bu dünyada olup bitenlerden bahsettik, yine bahsedeceğiz muhakkak ama Türkiye’ye döneceğiz, Türkiye gündeminden de birkaç başlıktan bahsedelim istiyoruz, önemli gelişmeler var ama öncesinde Lulin kuyruklu yıldızı ile ilgili elimizde bir görüntü var, onu izleyelim ve sonrasında sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim. Evet o görüntüler geliyor şimdi ekranlarınıza,
 
ADNAN OKTAR : Evet bunu İmam Rabbani Mektubat’ında çok detaylı anlatıyor, bakın görüyor musunuz? Çift kuyruklu, hiç kuyruklu yıldızlarda böyle bir şey olmaz, bir mucize olarak var bu, hem gidiş yönünde çift yönlü yani geliş yönünde de, gidiş yönünde de çift kuyruk var ve çok parlak, normal kuyruklu yıldızın altı misli, zaten münevver bir kuyruklu yıldızdır diyor Peygamber Efendimiz (sav), çift kuyruklu olacağını belirtiyor. Ve batıdan doğuya gideceğini söylüyor.
 
SUNUCU : Evet, biraz evvel de bahsetmiştiniz kuyruklu yıldızdan çok daha evvel bahsettiğinizi söylemiştiniz ve seneler sonra işte bir kuyruklu yıldız ekranlarda izledik.
 
ADNAN OKTAR : Sessiz sedasız geldi MaşaAllah yani ben 25 yıldan beri bekliyordum böyle bir şeyi, nerede bu yıldız diye bekliyordum, geçenlerde bir baktım gazete haberlerinde çıkmış, yani televizyon haberlerinde. Tam aynısı yani İmam Rabbani Hazretlerinin Mektubat’ında açıkladığının tam aynısı, vakit tam, ayrıca detay vermiş Resulullah (sav), bakın diyor ki; birkaç yıl evvel yağmurlar kesilecek diyor kuyruklu yıldızın çıkışından evvel, hayret, aynısıyla oldu. Sonra diyor çok fazla yağmur yağacak, çıktıktan sonra çok fazla yağmur, insanlar yağmurların kesilmesi için bu sefer dua edecekler, diyor, bu da oldu aynısıyla. Bu çok büyük bir mucizedir. Mehdi’nin mühim çıkış alametlerinden bir tanesidir. Uzaktan da çok uzaktan tam yeşil görünüyor, burada maviye kaçar vaziyette görünüyor ama,
 
SUNUCU : Bir tarafı yeşil bir tarafı mavi gibi görünüyor,
 
ADNAN OKTAR : Evet maşaAllah,
 
SUNUCU : Evet Türkiye gündeminden bahsedelim özellikle kabine revizyonu çok konuşuluyor, çok tartışılıyor. Bir diğer tarafta Anayasa Mahkemesindeki bugünkü toplantıda önemli mesajlar verildi. Birçok konuda Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç açıklamalarda bulundu, Başbakan da yine aynı şekilde önemli konulardan bahsetti. Ama kuruluş yıldönümünde özellikle dikkat çeken bir konu vardı ki belki biraz medyatik olduğu için veya magazinselleştirdikleri için bu şekilde gündemde yer aldı. Eski Anayasa Mahkemesi binasının önündeki bir heykel, elinde bir kılıcı ve terazisi olan bir kadının, yeni Anayasa Mahkemesi binası önünde çok daha farklı, gözü bağlı olan oradaki heykel burada gözü açık, daha Anadolu kadınına benzeyen bir heykelin konması gündemde. Neler söyleyeceksiniz?
 
ADNAN OKTAR : O sanatçının yorumu, yani sanatçı onu hazırlayan sanatçı eğer güzel gördüyse heykelde güzel görünüyorsa bilmiyorum daha görmedim, işte yani,
 
SUNUCU : İşte adaletin gözü kördür, adaletin kılıcı vardır mantığıyla hareket edilmiş ve bir tanrıça olarak nitelendiriliyor. Aslında yorumlar çok farklı ama oraya bir Anadolu kadınını, bakışı ufku geniş bir Anadolu kadını profilinin yerleştirildiğine dikkat çekiliyor. Tabi gördükten sonra da belki önümüzdeki haftalarda yorumu yapabilirsiniz. Henüz çünkü yeni bugün akşam saatlerinde açıldı heykel. Peki, oradaki yeni Anayasa Mahkemesinde yeni Anayasada gündeme geldi, yeni anayasanın nasıl şekillendirileceği, işte diyalog, muhalefet partilerle diyaloglar sürüyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nden geçtiğimiz günlerde bir açıklama geldi, bununla ilgili CHP’yi ikna edin, sonra bize gelin gibi ilginç bir açıklama vardı. Yeni anayasayla ilgili neler söyleyeceksiniz? CHP’nin tavrı da ilginç belki de karşı çıkıyor yeni Anayasaya.
 
ADNAN OKTAR : Baykal aslında çok makul bir insandır yani onunla böyle şefkatli, sevgi dolu böyle dostça, arkadaşça bir bağlantı içerisinde olunursa çok tutarlı bir insan. Makul, güzel olan bir şeyi zaten kabul eder. Bir konsensüs sağlanırsa çok güzel olur.
 
SUNUCU : Peki efendim yine 1 Mayıs’la ilgili hemen yine ona da kısaca değinelim, sendikalar büyük bir tartışma içerisindeler. Taksim’i istiyoruz, Taksim’de yapalım gösteriyi ısrarı devam ediyor. Türk-İş bu ısrarından vazgeçti, Kadıköy talebini iletti, tamam orası olmuyorsa Kadıköy’de yapacağım dedi. Ama diğer taraftan DİSK gibi ısrar ediyorlar yani Taksim’de biz 1 Mayıs’ı kutlamak istiyoruz diyorlar ama 30 yıl aradan sonra bir işçi bayramı statüsü kazandı. Artık bayram olarak kutlanacak 1 Mayıs ve resmi tatil oldu, neler söyleyeceksiniz?
 
ADNAN OKTAR : Herhalde bir nostaljisi var anladığım kadarıyla 1 Mayıs’ın, yoksa öbür alanlar da çok geniş. Acaba, güvenlik nedeniyle mi öyle düşünüyorlar yani daha önceki o olaydan çok rahatsız oldular. Aslında o çok büyük bir fitneydi, çok büyük bir olaydı, tekerrüründen çekiniyor olabilirler gibi geliyor bana, başka bir mantığı da olmaz herhalde, yoksa ne mahsuru var?
 
SUNUCU : Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Çelik de 500 kişiyle gitsinler, ben de katılırım Taksim Meydanında ben de gider, o kutlamalara ben de yer alırım
 
ADNAN OKTAR : O zaman yine kalabalıkta bir olay olmasından çekiniyorlar benim kanaatim çünkü stratejik açıdan herhalde biraz olumsuz bir yapısı olabilir yani insanların mağdur olmasına vesile olacak bir yapısı olabilir, onunla ilgilidir kanaatim. Yoksa 1 Mayıs’ın orada kutlanmasında ne mahsur olabilir yani her yer bizim zaten, Türkiye’nin her yeri bizim. İşçilerimiz de gitsinler istedikleri gibi,
 
SUNUCU : Bayramı bayram gibi kutlasınlar yani
 
ADNAN OKTAR : Kutlasınlar, biz onların hürriyetinden, onların özgürlüğünden hoşnut oluruz, iftihar ederiz. Çünkü fikrini, düşüncesini, içinden geçenleri bir insan beyan etmek istiyorsa beyan etsin. O özgürlük, o demokrasi güzel bir şey.
 
SUNUCU : Evet efendim, kısaca bir de kabine revizyonu geliyor adına kabine revizyonu dediler, o şekilde de devam ediyor. Yani kabinede bir takım değişiklikler olacak mı, olmayacak mı tartışması yaşanıyor. Başbakan yaptığı açıklamalarda medya her gün bir bakan değiştiriyor, bir görelim bakalım sizin koyduğunuz bakanlar kimler, ona göre biz de belki şevkleniriz, örnek alırız, koyarız gibi espriyle yaklaşıyor. Tabi Pazartesi günü Bakanlar Kurulu iptal olduğunu açıkladı Başbakan, Pazartesi yapılmayacak ama Salı günü büyük ihtimalle Milli Güvenlik Kurulu gerçekleştirilecek, o Milli Güvenlik Kurulu’na yeni bakanlarla mı katılacak, eski bakanlarla mı katılacak, o tartışma yapılıyor. Belki de 4 Mayıs’taki Bakanlar Kurulu toplantısında belki de ilk Bakanlar Kurulu resmiyet kazanacak. Ama bir yeni kabine olacağı söyleniyor, bakanlık sayısının da artacağı söyleniyor. Mesela siz yeni bir Bakanlık kurulsaydı nasıl bir Bakanlığın kurulmasını isterdiniz?
 
ADNAN OKTAR : Ben bir kere güzelliği hedefleyen bir Bakanlık isterdim. Her yerde güzelliği hedefleyen, bahçeler, bağlar, estetik olan her şeyi sağlayan bir Bakanlık mesela Sanat Bakanlığı olabilir.
 
SUNUCU : Mesela Türk-İslam Birliği diyorsunuz sürekli Türki Cumhuriyetlerle ilgili
 
ADNAN OKTAR : Mesela çok güzel olur. Mesela çok net Türk-İslam Birliği Bakanlığı doğrudan, ismi de öyle, doğrudan Türk-İslam Birliği Bakanlığı. Ama eğer mahsurluysa bu isim başka bir isim de olabilir ama Türk-İslam Birliği’ni sağlamaya çalışan bir Bakanlık bir kere şart hem de ne şart, çok çok önemli, o muazzam bir sevinç meydana getirir bütün Türk-İslam aleminde muazzam bir heyecan meydana getirir. Mesela Türk Devletlerine yönelik bir radyo-televizyon kuruldu, şahane o medarı iftiharımız, çok çok güzel. Ama böyle bir Bakanlık da kurulursa o zaman mest oluruz herhalde şahane bir şey olur.
 
SUNUCU : Peki bu süreçte yine kabinede bir değişiklik bekliyor musunuz?
 
ADNAN OKTAR : Bence iyi olur, yani tebdili mekanda hayır vardır derler ya, yani yeni bir değişiklikte kabinede revizyonda bence fayda var. O bir dinamizm meydana getirir hükümetin nefesini açar bence yani sıhhatli bir atılıma sebep olur, bence iyi olur İnşaAllah.
 
SUNUCU : Evet, izleyicilerimizin sorularına geçelim istiyorum, kısaca hemen başlıklarla Türkiye gündemi, dünyada olup bitenlere değinmiş olduk. Yine bir izleyicimiz Almanya’dan, selamün aleyküm Hocam diye başlıyor,
 
ADNAN OKTAR : Aleykümselam,
 
SUNUCU : Sunucu ve sunucu abimize demiş, teşekkür ediyorum. Ben Almanya’da zamanım oldukça sizi ve başka dini yayınları izlemekteyim. Bu devirde bir mürşide bağlı olmak mecburiyetinde olmamız gibi cevaplar veriliyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hayırlı geceler diliyorum, her namazdan sonra sizin için ve Türk-İslam Birliği’nin bir an önce kurulması için Yüce Allah’a duacıyım demiş, Mustafa Özdemir.
 
ADNAN OKTAR : Bizim mürşidimiz Kuran’dır, Resulullah (sav)’tır, Resulullah (sav)’ın sünnetidir ama böyle değerli alimlerimiz de var, onu insan bir öğretmen, bir mürşit olarak değerlendirirse bu da çok güzel olur. Ama hakikaten aklı başında ve değerli insanı seçmek çok önemlidir. Nereden anlarız? Üslubundan, konuşmasından, oturup kalkmasından, sevgisinden, muhabbetinden, ılımlı olmasından, affediciliğinden, güzel ahlakı varsa, alim bir insansa çünkü Allah diyor ayette; şeytandan Allah’a sığınırım; “Bilenlerden sorunuz” diyor “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu” (Zümer Suresi, 9) diyor, tamam o anlamda tabi ki sevdiğimiz büyüklerimiz, ağabeylerimiz olacaktır.
 
SUNUCU :  Türkiye’de hep tartışılan bir konudur bu cemaatler konusu, hep tartışılmıştır Türkiye’de birçok cemaat olduğunu biliyoruz. Bir sakıncası mı var neden bu kadar çok böyle
sanki tuh kaka, öcü gibi gösterilmeye çalışılıyor bazı medya kuruluşları tarafından.
 
ADNAN OKTAR : Devletimiz, milletimiz için bir güvencedir cemaatler, çok büyük bir güvencedir. Yani ana dinamiğini oluşturuyor neredeyse yani manevi yapıyı ayakta tutan, Türk Milliyetçiliğini, birlik ve beraberliğini, mukaddesatı, maneviyatı ayakta tutmak için gayret eden samimi insanlar. Ve Devlete sadıklar, millete sadıklar, fitneye, kargaşaya şiddetle karşılar, ılımlı insanlar, sevecen insanlar, devletimizi, askerimizi, polisimizi kucaklayan, onlara destek olmak, onlara yardımcı olmak için can atan insanlar. Dolayısıyla böyle bir güzelliğe karşı olmak Türkiye’nin temel güçlerini yani pazusunu kopartır gibi bir şey olur.
 
SUNUCU : Art niyet aramak gerekir diyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR : Tabi yani pazusunu kopartmış olursunuz. Yani kaslarını kopartmış oluruz, gücünü kırmış oluruz. Böyle bir şey çok çok tehlikeli olur, o zaman geriye ne kalıyor? Kimler kalıyor? Yani Türk Milliyetçilerini etkisiz hale getirirsek, cemaatler etkisiz hale getirilirse, yani ne oluyor o zaman, Atatürkçüleri etkisiz hale getirecekler ki bütün milletimiz Atatürkçüdür. Israrla Atatürk’ün dinle alakasının olmadığını vurgulamaya çalıştılar şu son günlerde.
 
SUNUCU : Bir profesörün açıklaması enteresandı geçtiğimiz günlerde yine bu da yayınlandı; ikinci Atatürk, yani Atatürk profilinden bahsediyor, ikinci bir Atatürk profilinden bahsediyor, farklı bir Atatürk profilinden bahsediyor yani bildiğimiz Atatürk o değil aslında diyor. 1920’lerden bugünlere gelinen Atatürk’ün söylemlerinin çok değiştiğinden bahsediyor. Aslında Atatürk’ün sözü olmayan sözlerin bugün Türk insanına Türkiye’de verildiğinden bahsediyor. Aslında Atatürk profilinin geçtiğimiz günlerde siz de Atatürk’ten bahsederken özellikle maneviyatçı kimliğinden, dindarlığından çok bahsettiniz,
 
ADNAN OKTAR : Evet.
 
SUNUCU : Aslında Atatürk’ün bu yönünün çok fazla gündeme getirilmediğinden bahsediyor. Yanlış hatırlamıyorsam Atatürk’ün bir sözü var; ‘Doğunun maneviyatından Batının maneviyatına yöneldiğimiz zaman biteriz’ gibi çok benzer bir sözü var Atatürk’ün, burada da Doğunun maneviyatına ne denli bağlı olduğuna yani İslam’a ne denli bağlı olduğunu belki de ön plana çıkaran sözlerinden biri bu. Neler söyleyeceksiniz efendim?
 
ADNAN OKTAR : Bakın ben Atatürk’le ilgili biraz bilgi vereyim, halkımızın bilmediği birçok şey var; Atatürk Edirne’de Fırka Kumandanı olarak görev yaptığı sırada Cuma namazlarını Selimiye Camiinde kılmıştır. Burada yine bir Cuma namazında tanıştığı hafızla arasında şöyle bir konuşma geçmiştir; ‘Oğlum, terbiye görmüş güzel bir sesin var’, güzel sesli hafızları dinlemekten çok zevk alan bir insan, ‘Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım. Seni tebrik ederim, oğlum Edirne’de kaldığımız süre içerisinde ben Cuma namazına hangi camiye gidersem, sen de o camiye gelecek ve iç ezanı okuyacaksın’. Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı yıllarında namaz kılıyor, örneğin TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920’de Ankara’da Hacı Bayram Camiinde öğle ve Cuma namazını kılmış, 7 Şubat 1923’de Balıkesir Paşa Camiinde minbere çıkıp, ‘Allah birdir, şanı büyüktür, Hz. Muhammed (sav) O’nun kulu ve elçisidir’ diyerek söze başlıyor hutbe vermiş ve cemaatle birlikte namaz kılmıştır. Yani bazılarının bayağı içine oturacak ama bu, doğrusu bu. Atatürk son derece dindar, namazını kılan, Allah’a aşık, Peygambere aşık bir insan. Vefatından birkaç ay önceki ifadelerinde de aynı ifadeyi görüyoruz, çok önceki gençlik yıllarında da aynı ifadeleri görüyoruz. Bütün ömrü dindar geçmiştir Atatürk’ün. Mesela Atatürk samimi olarak Cuma namazından sonra Meclisi açıyor ve Mecliste her önemli olaydan sonra dua okunuyor, Kuran okunuyor, mesela Büyük Taarruzdan sonra Kuran okunuyor Mecliste, ben Atatürk’ün samimi bir Müslüman olduğunu düşünüyorum, diyor Profesör Toktamış Ateş. Ama bu fotoğrafı daha sonra kaldırdı ortadan diyor, istismar edileceğinden çekindi zannedersem diyor, işte Elmalı’nın Kuran tefsiri. Dine karşı olsa bunu yapmaz, diyor. Elmalı tefsiri yapıyor ve on binlerce Kuran dağıttı Anadolu’da. Toktamış Ateş, makul bir insandır Toktamış Ateş yani solcu bilinir ama gerçek Atatürkçüdür, dürüst ve samimi bir insan, ben çok saygı duyuyorum o insana. ‘Türkiye’de inanmış her insan biliyor ki, bugün ibadetinde rahat rahat yapabiliyorsa bunu Atatürk’e borçlu, bunu görmemek için kör olmak lazım’, diyor Toktamış Ateş, doğru söylüyor, inşaAllah. Mesela diyor ki, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen, ‘sen dindar mısın diye sordu’ diyor, ‘evet, dindarım dedim’ diyor, ‘çok iyi, Allah büyük bir kuvvettir, O’na inanmak lazımdır’ dedi diyor bana, MaşaAllah. Mesela Atatürk Ağustos’ta Kocatepe’ye çıktığı zaman, orada şöyle dua ediyor; ‘Allah’ım, senin bana verdiğin fikir ve zekâ ile ben bütün fidanlarımı gerçekleştirdim, bundan sonrası artık Senin mukadderatın, kaderin’ O Allah’a inanan bir insandı, diyor. Paşa Ramazan’da Dolmabahçe’de ve Çankaya’da olduğunda anneme ‘Vasfiye oruç tutuyor musun?’ diye sorarmış, annem ‘tutuyorum’ dediğinde, çok memnun kalırmış. Bana hastalandığımda dua ettirirdi, kendi de ederdi, çok iyi hatırlıyorum, tifo geçiriyordum, çok üzülmüş, beni kurtarması için Allah’a dua etmiştir, diyor, kim bunu diyor? Sabiha Gökçen, birinci ağızdan. Onun için bıraksınlar bana öyle yalanları, dolanları.
 
SUNUCU : Peki efendim, yine izleyicilerimizin sorularıyla devam edelim. Selamün aleyküm demiş,
 
ADNAN OKTAR : Aleykümselam,
 
SUNUCU : Adnan Hocama sormak istiyorum, işyerinde bir arkadaşım yarın çok önemli bir toplantı olacağı için bu akşam bütün gece dua edeceğini söylemişti. Hocam Müslüman hayatı sürmeyen bu insanların bu tip duaları kabul olur mu?
 
ADNAN OKTAR : Ya hep, ya hiç yok Müslümanlıkta, tabi ki olur, niçin olmasın? Tebrik ederim o kardeşimize, aşkla, şevkle, heyecanla Allah’ına dua ediyor, Allah’ımıza dua ediyor, edecek, namaz kılmıyorsa o ayrı, onun günahı onun boynuna ama dua etmekten sevap kazanır, Allah’ın rızasını kazanır. Onun mümin olduğunu gösterir bu, o bizim kardeşimiz olduğunu gösterir. Bakın yüz alametten bir alamet gösterse bile o mümindir, bizim kardeşimizdir, bir tane alamet. Mesela ‘İnşaAllah Allah’ın izni ile’ dese, ‘Allah’a şükür, Elhamdülillah’ dese o bizim kardeşimizdir, Müslümandır, hüsn-ü zan...
 
SUNUCU : İnancı vardır,
 
ADNAN OKTAR : Tabi, hatta hatta cenazesini alıp camiye getiriyorlar, bitti, o bizim kardeşimizdir, Müslümandır, Allah onu oraya getirttirdiğine göre biz onu Müslüman olarak biliriz yani sui zan Müslümanlıkta yok, tecessüs de yoktur, Kuran onu yasaklamıştır, ne yapardı, ne ederdi, biz zahire bakarız inşaAllah,
 
SUNUCU : İman etmek önemli ama tabi İslam’ın da şartlarını yerine getirmek
 
ADNAN OKTAR : Olmuyorsa olmuyorsa tabi ki, makbul olan, güzel olan Cenab-ı Allah’ımıza karşı boyun eğici olup tam hakkıyla bir Müslüman olmaktır. Ama eksikse o Müslümanlıktan çıkmaz, günahkâr olur.
 
SUNUCU : Adnan Hocama lütfen sorumu iletebilir misiniz demiş, izleyicimiz, Hocam Kuran’da çok yüksek bir ahlaktan bahsediliyor; bir ayette; “İhtiyaç içinde olunsa bile esire yedirmekten” bahsediliyor o esir alınan kişi savaşta Müslüman bir kardeşimizi öldürmüş olsa da onu yediriyoruz, ama dilerse onu güvenliğe kavuşturuyoruz ve bütün bunları ihtiyaç içindeyken yapıyoruz. Hocam bu ne kadar büyük bir ahlaktır? Böylesine güzel ve derin bir ahlaka kavuşmak için ne yapmalıyız? Diyor. Bu çabayla oluşur mu? Allah razı olsun Hocam, Erzurum’dan Yücel Özyiğit,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah Yücel kardeşimiz çok güzel konuşmuş, doğru söylüyor. Kuran bize sevgiyi, şefkati, merhameti, muhabbeti öğretir, Allah’ın ahlakı budur, Allah’ın bizden istediği ahlak budur. Biz Allah’ın ahlakıyla ahlaklanacağız yani Kuran ahlakıyla ahlaklanacağız. Allah cinayet bile işlese insan onu affedin diyor Allah, yani merhamet esastır, şefkat esastır, topluma kazandırmak ve mazlum olmak, güzel huylu olmak esastır.
 
SUNUCU : Ki Çanakkale’de öylesi yaşanmış hikayeler var ki, bugünlerde anlatılır,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : Çanakkale’deki savaşlarda o yabancı askerlerin zor durumdayken bizim Türk askeri Mehmetçiğimiz bir dilim ekmeğini paylaşmıştır ki...
 
ADNAN OKTAR : Tabi.
 
SUNUCU : Bugün yine Genelkurmay Başkanlığının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : Çanakkale ile ilgili hiç yayınlanmamış görüntüleri yayınlandı, bugün ilk defa yayınlandı ki,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : İnsanın duygulanmaması, mümkün değil o görüntüleri izledikten sonra.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah
 
SUNUCU : Efendim yine bir soruyla devam edelim, Hocam selamlar,
 
ADNAN OKTAR : Aleyküm selam,
 
SUNUCU : Bir ayette “Biz bunu Kuran’ı senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp korkutman için” (Meryem Suresi, 97) diye buyuruluyor. Hocam bu ayeti okuyunca sizin sürekli Kuran’dan ayetler vermiş olduğunuz mücadele aklıma geliyor demiş. Hocam direnen bir kavim derken, günümüzde bunu nasıl anlamalıyız? Buna hangi tip insanları örnek verebilirsiniz? Darwinistler buna bir örnek olabilir mi Hocam diye soruyor Yalova’dan İbrahim Şentürk,
 
ADNAN OKTAR : Doğru söylüyor, mesela geçen günler Radikal’de, fok balığından bahsediyor, ara fosil bulundu, ara canlı geçiş diye 24 milyon yıllık, kardeşim insaf insaf, yani bir kere 68 milyon yıllık ki daha da eski olan da var, şu an benim elimde var fok kafatası var, hiçbir değişikliğe uğramamış. Ben onu Celal Hocama da aynı zamanda akşam dersi olarak da göstereyim. Mesela bu fokun yaşayan hali, evet, dolayısıyla o Radikal’de çıkan haber doğru değil. Ben şimdi bunun doğrusunu anlatacağım, bakın 68 milyon yıllık fok kafatası Çin’de bulunmuş. Ve aşağı yukarı tamamı mükemmel olarak kalmış hiçbir değişikliğe uğramamış görüldüğü gibi ki daha da eski olan fosiller de var. Onun için bu konuda doğruları aktarmaları gerekiyor. Her yanlış haberi ben mutlaka bu şekilde düzelteceğim.
 
SUNUCU : Evet bununla ilgili bir soru da var, onu da yine sormuş olalım. Geçen gün Radikal Gazetesinde yeni bir evrim sahtekârlığıyla karşı karşıyaydık demiş. ‘Fok ve karadaki atası arasındaki eksik halka bulundu’ başlığıyla vermiş haberi, Hocam tek bir ara fosil getirene 10 trilyon vereceğim diyorsunuz, bir kişi de çıkıp bir tane ara fosil getiremiyor. Bugüne kadar böyle bir şey olmadı değil mi efendim? Olmadı,
 
ADNAN OKTAR : Bekliyoruz,
 
SUNUCU : Darwinistleri davet ettim diyorsunuz ama yenilgi korkusundan gelmiyor. Arkadaşlarınız ara geçiş fosili var mı diye sordukları için Vatikan’da toplantı salonundan dışarı çıkartılıyorlar, buna rağmen hala eksik halka bulundu diye yayınlarla kamuoyunu kandırmaya çalışıyorlar, yorumunuzu merak ediyorum demiş, saygılarımla demiş, İstanbul’dan Güntekin Hanım,
 
ADNAN OKTAR : Bakın gösterdim hiçbir değişiklik yok, çocuk olsa anlar, aynısıyla duruyor ki daha eski üç-beş tane daha fosil var yine fok kafatası fosili daha da eski, onun için böyle şeylere gerek yok. Bu konuda samimi davransınlar, bilimsel gerçekler ortada, o gösterdikleri hayvan kendine has özellikleri taşıyan ayrı bir hayvan türüdür ve soyu tükenmiştir. Dolayısıyla foklarla alakası yok ayrıca 24 milyondan bahsediyor, biz burada 68 milyon yıldan bahsediyoruz.
 
SUNUCU : Yani eksik bir halka değil o,
 
ADNAN OKTAR : Evet,
 
SUNUCU : Yeni bir soruyla devam edelim, Allah’ın selamı üzerinize olsun,
 
ADNAN OKTAR : Aleyküm selam
 
SUNUCU : Hocam Kehf Suresi 24. ayette “Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki; Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir” şeklinde buyuruyor, bu ayeti açıklayabilir misiniz demiş. İnsana unuttuklarında Allah’ı mı unutturuyor demiş, Sami Erkaya, Rize’den,
 
ADNAN OKTAR : Şeytandan Allah’a sığınırım, benim bildiğim ayetin anlamı, Peygamber Efendimiz (sav) daha kısa süre içerisinde bir zafer istiyor Cenab-ı Allah’tan ve hakikaten de Cenab-ı Allah çok daha kısa bir süre içerisinde zafer vermiştir. Yani orada 309 senedir Kuran’da geçen vakit, Peygamberimiz (sav)’in ifadesi de Cenab-ı Allah’a karşı münacatı çok daha kısa süre içerisinde ki zaten sağken İslam çağlayanlar gibi etrafa yayıldı, mükemmel bir zaferle Allah o bölgeyi süsledi, Resulullah (sav)’a da güzel bir nimet sunmuş oldu, İnşaAllah.
 
SUNUCU : Evet, yine bir sorumuz var, bu sorumuzu da soralım ve kısa bir ara vereceğiz, Hocam Arap soyu ikiye ayrılıyormuş; Adnânîler ve Kahtanîler, Adnânîler Peygamber soyuymuş, bir hadiste Kahtânîlerden birisinin Adnânîlerden Mehdi’ye yardım edeceğini okumuştum, diyor izleyicimiz. Bize bu konuda bilgi verebilir misiniz, değerli Hocam, Müfit Taşçı, İstanbul’dan.
 
ADNAN OKTAR : Evet, Resulullah (sav)’ın soyadı Adnân’dır. Muhammed Adnân’dır, onun soyu o şekildedir, Resulullah’ın, mübareğin. Kahtâni denilen bir kişinin de Mehdi’ye yardım edeceği belirtiliyor Ahir zamanda, bakacağız, zuhur ettiğinde anlayacağız, Allahu alem o da şudur, yahut şu gruptur diyeceğiz inşaAllah.
 
SUNUCU : Peki tabi izleyicilerimizden de yoğun sorular gelmeye devam ediyor, ikinci bölümde de yine değerli izleyicilerimizin sorularına yanıt yer vermeye devam edeceğiz. Sayın Adnan Oktar sorularınıza yanıt vermeye devam ediyor, sizler yine ahirzamansohbetleri@hotmail.com dan sorularınızı göndermeye devam ediyorsunuz, yine bilgisayarın başında arkadaşlarımız sorularınızı eleyip bizlere getiriyorlar ve biz elimizden geldiğince sorularınızı Sayın Adnan Oktar’a sormaya devam ediyoruz. Efendim, dilerseniz kısa bir ara verelim, kısa bir aradan sonra güzel sohbetimize kaldığımız yerden devam edeceğiz.
 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah,
 
SUNUCU : Evet haftanın konuğunda birlikteliğimiz devam ediyor, Sayın Adnan Oktar’la baş başayız ve İstanbul’dan canlı yayında yine sizlerden gelen soruları yanıtlamaya ve Sayın Adnan Oktar’a sormaya devam ediyoruz. Efendim yine bir izleyicimizden gelen soruyla devam edelim programımıza; Hakkâri’de bir çocuğu döven bir kamuoyu görevlisine şahit olduk, diyor izleyicimiz bu gerginlik aslında sevgiye ve şefkate muhtaç olan kardeşlerimize yönelik yanlış girişimler değil mi Hocam? Bunlar da birer Ergenekon oyunu olabilir mi sizce? Demiş, Metin Marovalı Ankara. Geçtiğimiz günlerde Hakkâri’de bir gösteri sonunda çocuklar da o gösteriye alet edildiler, bir şekilde sokuldular ve bir görevlinin silahın arkasıyla çocuğu dövmesi, şiddet uygulaması medyada sıkça yer aldı.
 
ADNAN OKTAR : O çocuklar bizim şefkatle, muhabbetle, kardeşçe değerlendireceğimiz bizim emanetlerimiz, Allah’ın bize verdiği emanettir onlar. Dolayısıyla onları öyle rencide etmek, üzmek yahut herhangi bir şekilde tartaklamak çok acı tabi. Biz zaten o insanlarımızın, o kardeşlerimizin çok huzurlu ve güzel yaşamasını istiyoruz. Onların özgürlüğü, onların huzuru bizim de huzurumuz demektir.
 
SUNUCU : Evet,
 
ADNAN OKTAR : Dolayısıyla kolayca halledilebilecek bir şeyi şiddetle halletmeye kalkmak olmaz. Onlara sevgiyle yaklaşmak olayı çok güzel halleder, mesela o çocuklar geldiklerinde o keratalara üstlerine hediye yağdırmak lazım, küçük küçük oyuncaklar, onların hoşuna gideceği şekerler, tatlılar, yiyecekler dağıtmak lazım. Şefkatle yanlarına yaklaşılsa, sevecen, onlar hemen açılırlar, çocuk onlar yani.
 
SUNUCU : Ama işte özellikle Doğuda, Güneydoğuda çocukları kullanıyorlar, ellerine taş veriyorlar, çiçek, kalem verilmesi gereken çocukların ellerine taş veriyorlar ve emniyete, Türk polis teşkilatına orada güvenliği sağlamaya çalışan insanlara taş atıyor çocuklar. Tabi çocukları bu şekilde kötü kullananları da göz ardı etmemek lazım.
 
ADNAN OKTAR : Çocuklar kendilerini bu hale getirenlerden nefret ederler bir süre sonra yani ısrarla sevgiyle davranmak, ısrarla şefkatle davranmak esastır. Yani biz taş atıyoruz ama diyecek çocuklar, bu insanlar çok güzel ahlaklı insanlar, sevecen, bizleri seven insanlar,
 
SUNUCU : Niye attığını bilmiyor,
 
ADNAN OKTAR : Tabi bu taşı attıranlar da pis insanlar, ahlaksız insanlar diyecektir ve nefret edecektir. O taşı alıp o zaman yere atar çocuk, dolayısıyla sinirlenmek, öfkelenmek, çocuğa sinirlenmek, öfkelenme olmaz, çocuktur nihayet. Mutlaka muhabbetle yaklaşmak lazım, biraz sabırlı, mutedil bir tavır onları şefkat ve sevgi madenine çevirir. Hem derin bir muhabbete onları gark eder. Onun için onların bilinçaltlarına ısrarla sevgiyi, muhabbeti enjekte etmek gelecek açısından da çok güzel yani onlar utanırlar, giderler. Siz sürekli zulmü, şiddeti, bağırıp, çağırmayı, saldırganlığı istiyorsunuz ama bu insanlar hep sevgiyi, muhabbeti istiyorlar ve bize sahip çıkıyorlar. Dolayısıyla biz sizin sözlerinizi dinlemiyoruz diyeceklerdir, biraz sabırlı olmak lazım.
 
SUNUCU : Bunları ekranda bir şekilde sürekli tekrar, tekrar, tekrar gösterilmesi ve aslında kötü bir imaj yaratıyor ve toplumda da kötü bir imaj yaratıyor. Buna dikkat etmek gerekiyor tabi.
 
ADNAN OKTAR : O bir oyun tabi, ya gafilliklerinden, ya cahilliklerinden, ya düşüncesizliklerinden yani bunun bu kadar gündem yapılacak bir şeyi yok. Bir insan hata yapmış olabilir ama Güneydoğu bütün Anadolu’muz gibi bizim bir parçamız ve münevver, güzel huylu insanların yerleridir oralar. Dost canlısı, sevecen, misafirperver insanların yeridir, bütün Anadolu’muz gibi, dolayısıyla böyle küçük vakalarla, ufak tefek vakalarla oradaki insanlarımızın bize görüşü değişecek diye bir konu yok, böyle bir şey olmaz. Yani onlar tali vakalardır, mühim olan bizim milletçe biz birbirimizi seviyoruz, dostuz ve kardeşiz. Yani böyle oyunlara biz gelmeyiz, ki çok dindardır Güneydoğu halkı yine bütün Anadolu’muz gibi, oyuna gelmezler.
 
SUNUCU : Evet özellikle bu günlerde birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız var,
 
ADNAN OKTAR : Tabi ki.
 
SUNUCU : Çok ihtiyacımız var. “Hocam gün içinde çevremdeki insanlara, TV kanallarına göz gezdiriyorum, hem insanları, hem kanalları izliyormuş izleyicimiz. Bir kere dahi Allah’ın adını anmayan, Allah’ı, Kuran’ı, dini hiç düşünmeyen insanlar var, nasıl olabilir diye şaşıyorum. Bu tarz insanlar röportajlarınızda yaşayan cesetler diye bahsettiğiniz kişiler mi?” Seray Gümüşçü İstanbul’dan,
 
ADNAN OKTAR : Allah’tan bahsetmeyen insanları önümüzdeki yıllarda çok yoğun olarak bahsettiklerini görecekler yani insanların çoğu elliye ellidir. Yani elliye, elliden kasıtım şu; Allah’ı anma arzusu içinde vardır ama anmamayı da düşünürler fakat ortadadırlar, birçoğu böyledir. Ama Türkiye için bu geçerli değil, çünkü Türkiye’de imanlı kitlesi çok yüksektir, %95’tir. Yani Darwinizm’e inanmayanların oranı, çok çok yüksektir,
 
SUNUCU : Özellikle televizyonu da katmışlar, özellikle medyada televizyon izliyorum diyor pek Allah’tan bahsetmiyorlar diyor, buna benzer bir takım sohbet geçtiği zaman televizyon ekranlarında bizim de dikkatimizi çekiyor. İşte bir hasta var, işte geçmiş olsun, Allah şifa versin cümlesi pek kurulmuyor, yani Allah kelamının geçtiği cümleler pek kurulmuyor.
 
ADNAN OKTAR : Ama onlar aslında,
 
SUNUCU : Dikkat ettiğinde fark ediyor insan,
 
ADNAN OKTAR : Onlar özel hayatlarında öyle değiller, onlar dinden bahsedince tepki alacaklarını düşünen insanlar. O zannediyor ki kendisi de karşısındaki de aynı düşüncede zannediyor. Hâlbuki değil mesela karşıda dinsiz olabiliyor bazen dindar olabiliyor, ama çoğunlukla insanlar biraz çekindikleri için bunu söylemiyorlar. Yoksa herkes Allah’tan bahsetmek ister çünkü evine gittiğinde mutlaka Allah’tan bahsediyor, mutlaka ölümden, ahiretten bahsediyor ama böyle genel yayınlarda, televizyon yayınlarında ne hikmetse belki bir kısım insanların tepkisini çekmemek için Allah’tan bahsetmiyorlar. Bence çok yanlış yapıyorlar, Allah’tan bahsederse inanmayan da ona saygı duyar aslında.
 
SUNUCU : Kimden korkuyor ki?
 
ADNAN OKTAR : Tabi, sadece Allah’tan korkması lazım,
 
SUNUCU : Peki Sayın Hocam, geçenlerde TRT’de Ermenistan ile ilgili yayınlanan belgeselde, Erivan Devlet Üniversitesi Teknoloji Bölümü Başkanı Alexander Sarfaya’nın şu sözlerine tanık oldum, diyor izleyicimiz; ’Ermeni halkı, Türk halkına hiçbir zaman düşman olmadı. Halkımız hiçbir zaman Türk halkına düşmanlık beslemiyor, Ermeni soykırımını Türkiye’nin kabul etmesini talep etmiyoruz, bu önemli değil’, demiş. Sayın Hocam, siz uzun zamandır Türk halkıyla Ermeni halkının arasında hiçbir sorun olmadığını ve tüm bu düşmanlık görünümünün masonların bir oyunu olduğunu söylüyorsunuz. Gerçekten de belgeselde halkla yapılan röportajlarda da Ermeniler Türklerle hiçbir sorunlarının olmadığını söylüyorlar, saygılarımla, demiş Ender Kirvanlı Sivas.
 
ADNAN OKTAR : Mesela çok güzel bir örnek, hep böyle Ermeniler. Yani hiçbiri öyle ne kin peşinde, ne intikam peşindeler. Türk milletiyle birlikte ve beraber olmaktan can atıyorlar ve onun heyecanı içindeler ama sevildiklerini hissetmek isterler. Şimdi bir misafirliğe gittiğinde bir insan, bir yere geldiğinde sevgiyle karşılanmak ister. Yüzü asık insanlar karşıladığında insan değil mi bayağı mahçup olur.
 
SUNUCU : Evet,
 
ADNAN OKTAR : Onun için biz onları sevgiyle karşılamaya hazırlanalım. Bizim parçamız onlar, kardeşlerimiz, onlara en ufak bir saygıda kusurumuz olmasın, onların da saygıda bize kusur etmeyeceğini inşaAllah görecekler.
 
SUNUCU : Evet, Sayın Adnan Hocam her gece sohbetinizi dinlemek için dinlemek bizim için artık vazgeçilmez bir olay oldu diyor izleyicimiz. Bir gün görmesek, ne oldu acaba diye düşünüyoruz. Geçen gün atomla ilgili dersinizi dinlediğimizde çok etkilendim, hemen sitenize baktım, demiş. Atomla ilgili iki kitabınız varmış, iki tane. Atomun Sırları ve Atom Mucizesi, iki kitabı da indirdim ve okudum, ikisi de muhteşem Hocam,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : Bence herkesin okuması gerekiyor, %99 ‘u boşluk olan şuursuz parçacıklardan böylesine göz alıcı, renkli ve detaylı hareketliliğin oluştuğunu, örneğin her kokladığımız çiçeğin aynı atomlardan oluşması ama kokuların birbirinden farklı olmasını düşünmek insanı çok heyecanlandırıyor değil mi Hocam demiş, Sarp Yüce.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah, Sarp bayağı derin düşünüyor, MaşaAllah çok güzel, Allah feyzini, bereketini, ilmini artırsın Sarp kardeşimiz çok güzel anlattıkları, MaşaAllah,
 
SUNUCU : Evet atom taneciklerinin özellikle iki kitabınızdan bahsediyor, okumuş onları, indirmiş,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : İşte biz belki de duyu organlarımızın ne olduğunun farkında değiliz biz belki de. İşte koku alma duyusu o keşfettiğimiz zaman belki de onu derinden hissedebiliyoruz.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah, tabi yani dışarıda bir kimyasal gaz oluşuyor, mesela gül de öyle, gül dışarıya kimyasal bir gaz salgılıyor, o burnumuza geliyor, burnumuzda elektrik akımına dönüşüyor o gazın etkisiyle ve beynimize elektrik akımı geliyor ve biz o elektrik akımını güzel gül kokusu olarak alıyoruz, dışarıda gül kokusu yok, dışarıda kimyasal bir gaz var, o kadar. Bizim beynimiz gül kokusunu yorumluyor ve yani Allah yaratıyor, gül kokusunu Allah yaratır.
 
SUNUCU : İşte insanın özelliği böyle bir şey.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : Hocam verdiğiniz bilgiler çok kıymetli, Allah sizden razı olsun. Hocam bir düşüncemi sizle paylaşmak istiyorum, demiş izleyicimiz. Ne zaman bir konuda hırs yapsam sanki dünya benden kaçıyor, o istediğim şeyi bir türlü elde edemiyorum, demiş. Ama ne zaman bırakıp ehemmiyet vermesem sanki nimetler önüme seriliyor, bu özellikle mi böyle oluyor Hocam; Adana’dan Metin Kabay.
 
ADNAN OKTAR : Tabi, dünyayı kovaladıkça dünya insandan kaçar yani mesela ağaçlar, bitkiler Allah’a tevekkül ederler, oldukları yerde kalırlar, Allah onları en güzel şekilde besler. Mesela çocuk Allah’a tevekkül eder, annesinin kucağında kendini bırakır, annesi onu sütle ve en güzel şekilde besler ve en güzel şekilde bakar. Ama mesela kurt, çakal çok hırslıdır bütün ömrü sürünmekle ve kavgayla dövünmekle geçer, nereye gitse sopayla kovalanır, tilkiler yahut köpekler tarafından kovalanır, eziyet içinde ve açlık içinde geçer ömrü. Hırs hiç iyi bir şey değildir, Allah’a tevekkül etmek, sebebe sarılmak ama Allah’a tevekkül etmek çok önemli bir ibadettir.
 
SUNUCU : Peki efendim, her şeyden önce bütün çalışmalarınızdan çok faydalanıyorum demiş izleyicimiz, Allah sizden razı olsun, diyor. Size bir konu hakkında danışmak istedim, evrimci bir arkadaşım var, diyor, bana delil göster dediğimde bana sürekli çizilmiş resimler gösteriyor. Ruhu açıkla diyorum, eliyle tutup görmediği hiçbir şey olmadığı için inanmıyormuş, çok garip mantıkları var, diyor. Allah’ın varlığını anlatmaya çalışsam da kesinlikle inanmıyor, bu gibi insanlara karşı nasıl bir yöntem izlemeliyim, demiş, Sahip Bey, neler söyleyeceksiniz efendim?
 
ADNAN OKTAR : İki türlü yapacak, bir, delil sunacak, mesela ben bir tane Celal Hocama bir-iki tane delil sunayım. Mesela akrep, 125 milyon yıldan beri hiç değişmediğine dair bir fosil sunacağım, bu yaşayan hali akrebin, bakın 125 milyon yıllık fosili, çok itinalı bir çalışmayla ortaya çıkarmışlar, hiçbir değişiklik yok. Evet burada görüldüğü gibi, mesela bu çok somut bir delildir, bunu gören bir insanın aksini iddia etmesi mümkün değildir. Ama ruhu açıklarken şöyle diyecek, beyninin içinde sen beni görüyorsun, benle sen aynı yerdeyiz, bunu kim seyrediyor diyecek? Yani bunu içerde seyreden bir göz gerekiyor yani birisinin seyretmesi gerekiyor, bir göz daha gerekiyor. Çünkü normal insan gözü kör, beyne sadece elektrik akımı gidiyor, elektrik akımını görüntü olarak görecek bir göz gerekiyor. Elektriği kim görebilir görüntü olarak? Yani bir yerde elektrik var, elektriğin karşısına geçer geçmez onu net görüntü olarak görecek bir göz var, işte bu ruhtur. Bunu açıklayamaz yani zaten bunu bilimin, Darwin’in, şunun bunun açıklayacağı bir konu yok. Lenin aman diyor bu konuya girmeyin diyor. Lenin’in en çekindiği konudur bu mesela, Marksistlerin en çekindiği konudur, sakın ha, burada boğulursunuz diyor. Niye boğulsun? Bir gerçekle karşılaşıyor işte. Mesela koku da demin anlattığım gibi, oraya gelen elektriği bir burun kokluyor, işte bu ruhun burnudur koklayan, mis gibi gül kokuyor diyor, gülü gören de ruhtur. Gülün elektrik akımı halinde gelir beyne gül, elektrik akımı hiçbir şey değildir. Elektrik akımından ne görürüz? Kabloya bir bakalım biz, elektrik kablosunu bir açalım, elektrik var hiçbir şey göremeyiz. Ama işte ruh onu gül olarak görüyor, buradan ruhun varlığını ispat edebilir, detaylandırabilir. Müzikte de böyledir, mesela müzik sesi geliyor, bir elektrik akımı olarak gelir beyne müzik ama onu ruhun kulağı duyar ve mükemmel bir müzik olarak duyar ruhun kulağı. Yoksa elektrik akımı çıkartalım teypten elektrik kablolarını hiçbir şey yoktur. Kulak anlamaz onu, sağırdır o anlamda, ama ruhun kulağı bunu duyar, bunu anlatabilir. Ama eğer tabi kişinin içinde ruh varsa, Allah ona ruhundan üfürdüyse eğer ölüyse o insan o zaman bunu anlatsa da zaten şuur olmadığı idrak olmadığı için yani gerçekten kavrayamaz, hiç kavrayamaz, ölü çünkü kadavra hükmünde. Yani bir kadavranın başına gitse, ölmüş bir insanın başına gitse insan bir şey anlatsa, sabaha kadar anlatsa anlamaz, hiçbir şey anlamaz çünkü et yığını. Orada o insanlar da çoğu et yığınıdır, ha kasaptaki bir koyunu asılı bir çengele, asılmış bir koyuna konuşmak ha o tarz bir insana konuşmak arada hiç fark yoktur. Yani o da ettir, o da ettir.
 
SUNUCU : Yani ruh bedenden çıkmadıkça o ruh o kokuyu da alır o güzellikleri de görür ve bütün güzellikleri de hisseder,
 
ADNAN OKTAR : Evet, ruh sahibiyse o kişi anlar bu anlattıklarımı ama ruh sahibi değilse anlamaz yani onun için Allah onlara ölüdür diyor, ölüye anlatamaz, diri arasın arkadaşımız, diriyle karşılaşırsa, diri bilmiyorsa bile anlatırsa, diri onu anlar. Dirinin imanın gerçeklerine direnme gücü yoktur yani Allah’ın varlığına diri bir varlık direnemez. Yani yüzde yüz iman eder, başka türlü de yaşayamaz zaten. Aklını kaybeder, gücü yetmez yani yapamaz yani, fıtratında yoktur. Mesela ben şimdi bu saate bakıyorum, şimdi açıkça belli birisi tarafından yapılmış, beynimin içerisinde bir görüntü. Ben sırf şu saatle yüzde yüz iman ederim, 99 değil, yüzde yüz iman ederim. Yani başka hiçbir delil olmasa sadece saate bakıp iman ederim. Çünkü çok muntazam ve düzgün, bunu fabrikada yaptı diyorlar ama fabrikadaki görünümü bunun saydam ve simsiyah karanlık. Dolayısıyla dışarıda saat o anlamda yok, bakın saydam bir saat var dışarıda ve karanlık simsiyah bir saat var. Ama beynimin içerisinde mükemmel aydınlık, pırıl pırıl, metalden oluşmuş bütün rakamları belli olan bir saat var. Bu saati kim yaratıyor? Allah yaratıyor. O dışarıdaki saydamı da Allah yaratıyor fakat onu bir tek diyor Allah bakın, ayet var, şeytandan Allah’a sığınırım; “Gözler Allah’ı idrak edemez, Allah ise bütün gözleri idrak eder” (Enam Suresi 103) diyor, işte bu konuyu anlatan ayettir bu. Bakın gözler Allah’ı idrak edemez, Allah bütün gözleri idrak eder. Onun için dışarıda olanı Allah’ın gördüğünü göremiyoruz, Allah’ın bize gösterttiğini görüyoruz. Dışarıdakini hiç kimse şu ana kadar bir tane fert, dışarıdaki gerçek atomu gerçek maddeyi görmemiştir. Çünkü saydam ve karanlık bir madde ve göremez de zaten, teknik yapısı da müsait değil yani mümkün değil. Ancak Allah görebiliyor, biz görüntüyü görüyoruz, onu da Allah yaratıyor.
 
SUNUCU : Evet, peki önemli bir söz vardır, hep söylenir belki onun da içeriğini sormam gerek, müzik ruhun gıdasıdır, nameler, müzikler,
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah,
 
SUNUCU : Gerçekten de öyle midir efendim?
 
ADNAN OKTAR : Tabi ki,
 
SUNUCU : Müzik çok önemli çünkü,
 
ADNAN OKTAR : Cennette müziğin en alası ve en güzeli vardır, her yerden istediğin an müzik yayını olur. Mesela herhangi bir kediye bile desen şarkı söyle bana desen, şarkı söyler ve mükemmel. Mesela ben müzik dinlemek istiyorum desen, herhangi bir ibrik o müzik yayınına başlar. Hayır mesela gel buraya içine şerbet doldur içine dersin, gül şerbeti doldur yanıma gel dersin gelir.
 
SUNUCU : Müzik deyince yanlış anlamamak lazım, müzik illa sözlü yada sözleri olan bir şey değil, bir ney sesi mesela,
 
ADNAN OKTAR : Her şey her şey yani mesela hiç duymadığımız müzik sesleri duyacağız biz cennette. Hiç yani ne kemana, ne kanuna, ne klarnete benzemeyen ama bizi mest eden çok şiddetli zevkli müzikler duyacağız. Ama ilk defa duyacağız, ilk defa nota duyacağız. Hiç görmediğimiz renkler göreceğiz, cennetin özelliğidir bu inşaAllah.
 
SUNUCU : Peki bir diğer soruyla devam edelim, Hocam Mehdi’yle ilgili bir hadiste, İmam Mehdi ilim sandığının koruyucusudur, tüm Peygamberlerin ilimlerinin varisidir ve her şeyden haberdardır, diyor. Hocam bu hadise göre Mehdi bütün Peygamberlerin ilmine sahip olacak, bu Mehdi’de çok büyük bir akıl tecelli edeceğini göstermiyor mu? Bütün Peygamberlerin özelliklerini Allah bir kişi üzerinde mi toplayacak, insanlar Mehdi’nin ne kadar üstün olduğunu tam olarak kavramıyorlar diye düşünüyorum, demiş, Ankara’dan Halil Emre Baysal.
 
ADNAN OKTAR : Mehdiyet aslında doğru söylüyor arkadaşımız çok çok büyük bir olaydır. Allah kâinatın sonunu onunla bitiriyor yani dünya tarihinin bir özeti gibidir Mehdi ve Peygamberlerin bir özetidir ve Mehdi’nin çıkmasından önce Allah tarihi dizayn ediyor. Yani tarihi ona göre dizayn ediyor mesela Darwin’i yaratıyor, evrim teorisini yaratıyor, materyalizmi yaratıyor, komünizmi yaratıyor Allah, faşizmi yaratıyor, dünya savaşlarını yaratıyor ve çözüm olarak da Mehdi’yi çıkartıyor. Yani mutlaka böyle bir alt mizansen gerekiyor alt görünüm gerekiyor onun üzerine Allah Mehdi’yi koyuyor. Ve onun üzerine Hz. İsa’yı indiriyor ve bütün Hıristiyan âlemini Müslüman yapıyor. Mesela önce bir tahrif olmuş Hıristiyanlık meydana getiriyor Allah, onun arkasından onu düzeltecek Hz. İsa’yı indiriyor ve Mehdi’ye vezir yapıyor. Mehdi’yi Müslüman Âleminde sevdirecek, onun güzelliğini ve büyüklüğünü Cenab-ı Allah katında büyüklüğünü vurgulayacak mühim bir alamettir bu, çok çok mühim bir alamettir. Mesela kuyruklu yıldız çıkartıyor Allah, Mehdi’ye işaret olsun diye, iki büyük kuyruklu yıldız çıkarıyor, Fırat’ın suyunu kesiyor Allah Mehdi’ye işaret olsun diye. Mesela gök olayları meydana getiriyor, Ramazan ayında on beş gün arayla ay ve güneş tutulmaları yapıyor Allah, Mehdi’ye işaret olsun diye. Mesela çıkmadan önce büyük bir duman ve ateş meydana getiriyor, Mehdi’nin çıkışını insanlar görsün diye. Onun için Mehdilik için dünyada dizayn edilen on binlerce, milyonlarca olay vardır, sırf Mehdi ve talebelerinin zuhuru için. Dolayısıyla çok büyük bir olaydır tabi, çok dev bir olaydır ve insanların gözünden saklanacaktır; bu da dev bir olaydır. Mesela Nur talebelerinin fark edemeyeceğini Risale-i Nur’da anlıyoruz, sayıları çok az diyor, eğer fark etse bütün Nur talebeleri fark ederdi. Ve gerçek sahibidir diyor Mehdi ve talebeleri. Ben mesela Nur talebeleridir diye biliyordum Risale-i Nur Külliyatının gerçek sahibi, öyle değil diyor Said Nursi; Mehdi ve talebeleridir diyor gerçek sahibi. Ve çok az sayıları diyor yani öyle olsa Nur talebeleri hepsi gider onu tasdik olurlar, fark ederler, fark edemeyecekler diyor Said Nursi. Hatta kendisi de kendisini bidâyeten fark etmez başlangıçta, belki diyor murakab ve havassı, murakab ve havassı demeyeyim de o Hz. İsa için yani yakın talebeleri, havassı ve seçkinler onu imanın nuruyla tanırlar diyor Hz. İsa için, Mehdi için de yakınları imanın nuruyla onu tanırlar diyor, belki diyor o da.
 
SUNUCU : Yanında yer alan.
 
ADNAN OKTAR : Evet belki diyor imanın nuruyla onu tanıyabilirler diyor. Tanınmama da bir mucizedir. Yani böyle bir insan olacak, alenen faaliyet yapacak, dünyayı İslam’ın hâkimiyetine vesile olacak son ana kadar biz fark edemeyeceğiz. Bu çok büyük bir olaydır.
 
SUNUCU : Kendisi de kabul etmeyecek mi demiştiniz.
 
ADNAN OKTAR : Etmez. Mehdi hiçbir şekilde etmez. Çünkü Allah’tan korkar, çünkü ümitle korku arasında nasıl etsin? Ben cennetliğim der gibi bir ifade bu, onu diyemez Mehdi, Allah’tan çok fazla korkacağı hatta bir gerges kuşunun diyor kanadı gibi titrer diyor Allah’tan korkar diyor Mehdi, yani çok titizdir dine Mehdi, öyle bir şey yapamaz ve diyemez. Son anına kadar demeyecek hatta vahiyle Hz. İsa onun cennetteki makamını ve Mehdi olduğunu söyleyecek, vahiy alarak ama iman etmesi yani kitap getirmediği için iman yani o ifadeyi iman etmesi farz olmadığı için buna rağmen yine o korku içerisinde olacak yani cennete de gidebilirim, cehenneme de gidebilirim. Yani ümitle korku arasında olacaktır Mehdi son ana kadar.
 
SUNUCU : Evet peki efendim bir soru ile devam edelim. Hocam ben yıllar önce bir arkadaşımın bana güzel dinimizi anlatmasıyla samimi olarak iman ettim demiş.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah
 
SUNUCU : O günden beri de yaşamımı Allah’a adadım. Bundan dolayı son derece huzurlu ve mutluyum. Boşa geçen bir ömür yerine her dakikasını sevapla doldurmaya çok gayret ediyorum. Hocam aklımdan bir şey istiyorum. Eve geldiğimde kardeşimin istediğim şeyi almış olduğunu görüyorum demiş. İlginç. Bir şeyi düşünüyorum yanıma gelen bir yakınım tam düşündüğüm şeyi söylüyor. Bir konu düşünüyorum Kuran’ı açar açmaz ilgili ayetler çıkıyor demiş. Hocam bu Allah’ın yakın takibi midir demiş. Ankara’dan Ebru Tamer
 
ADNAN OKTAR : Ben söylemiştim kardeşimize ben Kuran’ı açtıklarında genellikle çıkar. Yani aklından çıkan şeyle ilgili konularla ilgili ben çok hatta kardeşlerimiz de gördüler. Ne zaman açsam Kuran’da ilgili konu çıkmıştır. Gördüler yani canlı yayında açtım gördüler. Kuran harikadır o yönüyle de bir mucizedir. Yani bereketin, huzurun, güzelliğin, güzel ahlakın kaynağı olan Kitabımız mucizelerle doludur. Hem rakamlara dayalı bir mucize sistemi vardır. Hem bilime dayalı bir mucize sistemi vardır. Bilimin yeni bulduğu keşifleri 1400 yıl önce bildirmiştir Kuran bu bir mucizedir. Mesela zamanın izafi olması, kâinatın yokluktan yaratılmış olması gibi, ilk yaratılışta dünyanın bulutlarla ve dumanlarla kaplı olduğu gerçeği bunların hepsini Kuran bildirmiştir. Bilim daha yeni buldu bunları yani bu yüzyılda buldu.
 
SUNUCU : Tabi Kuran mucizeleri de çok konuşuldu geçmiş dönemlerde yine bununla ilgili televizyonlarda programlarda konuşmalar da yapıldı. Kuran’da geçen işte Kuran rakamlarıyla bazı sayılarla tarihlerle verildi ki bunlar da zuhur etti değil mi?
 
ADNAN OKTAR : Evet, evet mesela hayrettir. Hz. İsa’nın inişi ile ilgili ayetler var, 2021-2027, Mehdi ile ilgili ayetlere bakıyoruz hicri 1400 tarihini veriyor. 1417-1430 yani çok şaşırtıcıdır.
 
SUNUCU : Peki efendim bir diğer soru, Hocam verdiğiniz bilgiler için Allah sizden razı olsun demiş. MaşaAllah tüm konuşmalarınız çok hikmetli ve samimi, Hocam bir hadiste Peygamberimiz (sav) her dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam’ın ahlakı ise hayâdır demiş. Bildiğimiz gibi hayâ sadece kadınlara mahsus değildir. Mesela, Hz. Osman hayâ timsali olarak tanınmış bir mübarek zat idi. Hocam Müslümanda olması gereken edep ve hayâ duygusunu biraz açıklayabilir misiniz diyor izleyicimiz, çünkü günümüzde bu insani duyguların aslında gericilik, ilkellik ve gelişmemişlik olduğu vurgulanıyor bazı çevreler tarafından, ayıp duygusu ayıplanıyor. Günah inancına saldırılıyor, utanmak da neymiş deniliyor. Kadın ve erkek tam olarak Allah’ın istediği edep ve adaba nasıl ulaşabilir demiş Bursa’dan Ayşe Hanım, Ayşe Gültepe
 
ADNAN OKTAR : Kuran ahlakına tam uyanda Allah haya duygusunu da geliştirir. Mesela bazı insanlara bir şey söylersin daha yüzüne bakarken kızarır. O çok güzeldir, o insanlar, ama bazıları da o sanki büyük bir felaketmiş gibi ondan kurtulmanın peşinde olur. Ya yüzüm kızarıyor nasıl kurtulabilirim diyor. Allah sana ne kadar güzel bir süs vermiş senin hayâlı olduğunu göstertiyor değil mi? O senin iç dünyanın zenginliği, o senin bir süsün, Allah’tan sana bir nimet gelmiş o nimetten kurtulmak istiyor ama işte çevrenin etkisiyle oluyor. Bak bak kızardı falan diyorlar ne kadar güzel yüzüne teneke çakılmış derler utanmayan insana, hatta alakasız bir şey olsa bile bazen öyle insanlar kızarırlar. Adını sorsan kızarır, hatta biri bir suç işler bir anormallik, o gider kızarır. Bu çok makbuldür. O insanın değerli ve önemli olduğunu gösteren ehemmiyetli bir alamettir. Ruhunun yüceliğini gösterir. Onun için hayâ imandandır derler, hayâlı insan güzeldir. Tabi ki Müslüman nezih, saygılı, hürmetkâr, lafını sözünü bilen, münasebetsizlikten kaçınan, oturmasını kalkmasını bilen, karşısındakini üzmemeyi iyi bilen, insanları sevindiren, estetikten güzellikten zevk alan insandır. Her yeri güzelleştirecek, kendi de güzel olacak Müslüman, etrafı da güzel olacak ve güzelleştirmeye de ruhen fıtraten çok menyal olacak.
 
SUNUCU : Peki yine süremizin de sonlarına doğru yaklaşıyoruz. En azından izleyicilerimizin diğer sorularına yanıt vermiş olun efendim, Hocam Allah bir ayetinde münafıklar için şöyle buyuruyor demiş izleyicimiz, “Bu onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.” Münafikun Suresi 3.ncü ayette geçiyor, Hocam bir münafık Allah’ın bütün ayetlerini bilip tanıdıktan sonra nasıl inkâr eder, inkara sapar, nasıl hiçbir şey yokmuş gibi dinini tamamen terk edip dünyaya dalar? Bu ayette Allah’ın bildirdiği gibi kalbinin mühürlenmesinden midir? Yani o kişinin doğuştan hangi zamanda dininden dönüp münafık olacağı belli midir diyor izleyicimiz Atilla Fatacı İstanbul
 
ADNAN OKTAR : Tabi münafığın ne zaman iman edeceği, ne zaman döneceği, saniyeler, dakikalarla belirlidir. İlk münafıkane sözü hangisi olacaktır. İlk münafıklığını ne zaman yapacaktır. Bütün detaylarıyla bellidir ve münafıkların bulunduğu cehennemin hangi katında, nerede, nasıl azap göreceği de sabittir. Zaten münafık cehennemden gelir. Yani münafıkların bulunduğu bölümden cehennemin en derin tabakasından dünyaya gönderilir o, aynı zamanda dünyadan da oraya gider. Zaman izafi olduğu için insanlar onu anlayamıyorlar.
 
SUNUCU : Peki efendim, Hocam ellerinizden öpüyorum, saygılarımı sunuyorum demiş izleyicimiz, Hocam Kuran’daki ayetlerde küçük zannedilen bir hareketin aslında karşılığının çok büyük olabileceğini görüyorum. Mesela Peygamber Efendimiz (sav) yüksek sesle konuşmanın Allah bütün amelleri götüreceğini söylüyor. Dedikodu kolay gibi gözüküyor ama Allah ölü kardeşin etini yemekle uyarıyor. Sonuçta insanın basit gördüğü ve kolaylıkla yaptığı tavırlar ağzından kolayca çıkan bir söz aslında onu çok büyük günaha sokuyor olabilir mi? Bu yüzden insanın çok dikkatli olması gerekmiyor mu Hocam? Balıkesir Çağatay Bey.
 
ADNAN OKTAR : Çağatay Hocamız doğru söylüyor. Çünkü Resulallah (sav)’a o devirde bazı münasebetsizler yüksek sesle bağırarak konuşuyorlar. Münafıklardan bazı kişiler tabi sahabelerden de belki o hatayı işlemiş olan mübarek kardeşlerimiz de olmuş olabilir. Onu İnşaAllah düzeltmişlerdir. Ama genellikle ses yükseltmek, böyle ters hareketler, bunlar şiddetle reddedilmiş, Kuran’da büyük günah olduğu belirtilmiş, siz bunu diyor, küçük görüyordunuz Allah katında o büyüdü diyor Cenab-ı Allah. Mesela başka şeyler de bu tarzdadır. İnsanlar mesela önemsiz görür ama Allah katında çok büyüktür. Onun için vicdanıyla, aklıyla ve Kuran ölçüsüyle insan hareket edecek.
 
SUNUCU : Peki. Selamün aleyküm
 
ADNAN OKTAR : Aleyküm selam
 
SUNUCU : Allah bir ayetinde şöyle der. Aleyküm selam diyoruz. “Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün, yüzleri kapkara kesilecek olanlara; ‘imanınızdan sonra inkar ettiniz öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın’ denilir.” (Al-i İmran Suresi, 106) Hocam ayette bazı kulların dünya hayatında önce iman edeceği, sonra inkâr edeceği bildiriliyor. Bu insanların iman ederken ruhları oluyor mu? İnkâr edince ruhları alınıyor mu? Veya hiç ruhları olmuyor mu? Bizi bilgilendirir misiniz? demiş, Allah razı olsun demiş, hayırlı yayınlar demiş izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR : İman o tabi Allah katında yani, imanı belki böyle bir mantıki bir iman olabilir yani yüzeysel bir iman oluyor demek ki yani derin bir iman olsa vazgeçmez. Satî iman ediyor. O satî imanla bir süre gittikten sonra Allah onu tepetaklak deviriyor. Ama şöyle de Cenab-ı Allah yaratabilir. Ona hakikaten bir süre ruh verir Allah o ruhla güzel gider. Ama o ruha rağmen vicdansızlık yapabilir yani şeytanın etkisine girebilir. Allah onu ondan sonra öldürüp yani ruhunu öldürüp iyice münafık ruhun içerisine girmesi için yolunu açabilir. Ve açıyordur ama tabi bu Allah’ın bir sırrı yani bu Allah’ın ledün ilmine giren bir konudur yani insanların rahatça kavrayabileceği, açık mantıkla kavrayabileceği bir şey değildir. Yani imanlıyken birdenbire sapıtıyor. Ama açık şuurlu bir insan iman eder yani normalde iman eder yani deli olması lazım, ruh sahibi bir insan için ikinci bir ihtimal olmaz İnşaAllah. Ama buna rağmen Allah imtihan dünyasını göstermek için, açık şuurla ruh sahibiyken de onun Allah’ı inkar etmesinin olabileceğini gösteriyor Cenab-ı Allah ama ondan sonra zaten Cenab-ı Allah onu mahveder. Yani dünyada da ahirette de perişan eder.
 
SUNUCU : Açık şuurda zaten Allah o iman gücünü o insana zaten verir diyorsunuz değil mi?
 
ADNAN OKTAR : Açık şuurda mümkün değildir yani devirmesi lazım, imkansız.
 
SUNUCU : Peki efendim
 
ADNAN OKTAR : Allah’ın bir sırrı onu tam bilemiyoruz. İnşaAllah
 
SUNUCU : Allah herkese o iman gücünü versin.
 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah
 
SUNUCU : İmansız bırakmasın. Toplumumuzda modern şehir hayatında, sevgi ve hoşgörü, anlayış ve saygı gibi duygularda eksiklik olduğunu reddetmek mümkün değil demiş izleyicimiz, sizin farklı görüşten insanlara dahi bu kadar hoşgörülü sıcak bir yaklaşım gösterebilmeniz sevgiye yatkınlığınızla alakalı diye düşünüyorum. Siz bu kadar yoğun sevgi gücünü nasıl elde edebildiniz? Sevginin önemini belki de yeni yeni görebilen bizlere bu konuda hızlı bir gelişim gösterebilmemiz için ne tavsiye edebilirsiniz diyor izleyicimiz, güzel bir konu; Ruhi Çaman Ankara.
 
ADNAN OKTAR : Bir kere sevgi aşık olduğumuz Allah’ımızın güzel tecellilerine o aşkı sunmak yani bir de muazzam bir zevktir yani nefse en büyük zevk sevgidir zaten, yani ne yemekte vardır, ne içmekte, hiçbir şeyde yoktur sevginin zevki çok şiddetli bir hazdır aynı zamanda Allah onu peşinde nimetlendirmiştir sevgiyi, Allah bir yere tecelli ediyor. Biz de o aşkla kendimizi o güzelliğe tam böyle gark ederek onun etrafını sararak derin bir haz duyuyoruz. Bu zaten hem hoş, hem güzel, hem ibadet, hem bir nimet yani dünyada da böyle nimettir cennette de bir nimettir İnşaAllah
 
SUNUCU : Allah herkese Peygamber sevgisi versin efendim. İnşaAllah
 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah
 
SUNUCU : Çalışmalarınıza hicri 1400 yani 1979-1980 yıllarında başlamış olmanız, yazmış olduğunuz eserlerinizde dinimizin içerisine girmiş hurafeleri temizlemeye çalışmanız, Türk İslam Birliği’nin kurulması için yapmış olduğunuz çalışmalar ve bulunduğumuz zaman dilimi de kıyamet alametlerinin de art arda bir tespihin taneleri gibi gelmesi, teknolojideki gelişmeler ve sayamayacağımız daha bir çok benzerlikler sebebiyle gözümüzü kapatıp şöyle bir düşündüğümüzde sizin nur yüzünüz gözümüzün önüne gelmekte ve babam Hüsamettin Koşar’ın bize anlattıklarıyla bire bir örtüşmektedir Hocam, Kenan Koşar.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah, MaşaAllah inşaAllah hüsnü zanlarına layık oluruz. İnşaAllah Mehdi talebesi oluruz. İnşaAllah ona ortam hazırlayanlardan oluruz inşaAllah
 
SUNUCU : Evet yine bir sorumuzla devam edelim. Son sorumuz olsun bu da,
 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah
 
SUNUCU : Bakalım nasıl bir soru gelecek. Yıllardır farklı İslam âlimlerinin kitaplarından kader, cüzi irade ve külli irade konusuyla ilgili kitapları da okurum ama kader konusunu hiçbir şekilde anlayamam. Ancak sizin zamansızlık ve kader gerçeği isimli kitabınızı okuyunca ilk kez kaderin gerçek anlamını anladım. Acaba insanların da bu büyük gerçeği anlamaları için bize kaderi anlatabilir misiniz Hocam diyor Zakide Koru Kızılcahamam’dan Ankara’dan bir izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR : Bakın o muhterem kardeşimiz bir gözünü açıp kapatsın. Kuran’da bu belirtilir yani anı hatırlatmak için yapılan bir açıklamadır bu, an içerisinde sonsuz hayat bitmiştir Allah katında onun içerisinde biz zamanı yaşıyoruz. Mesela şu konuşmalar, o kardeşimizin yazdığı yazının harfleri bile daha o kardeşimizin babası ortada yokken daha dünya yokken yazılmıştı hazırdı, olmuştu. Yani çünkü sonsuz önce ve sonsuz sonra Allah katında bitmiştir. Öyle olunca zaten her olay olup bitmiş oluyor. Dolayısıyla kader de net olarak ortaya çıkmış oluyor.
 
SUNUCU : Evet belki de yeni bir tespit, andan bahsettiniz, zamandan bahsettiniz, kader ve işte yine denk geldi süremizin sonuna geldik. Programımızın sonuna geldik.
 
ADNAN OKTAR : MaşaAllah
 
SUNUCU : İnşaAllah önümüzdeki hafta yine keyifli bir sohbetle yine değerli izleyicilerimizle birlikte olacağız
 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah
 
SUNUCU : Çok teşekkür ederiz efendim.
 
ADNAN OKTAR : Ben de teşekkür ederim. Sağ olun. 
 
SUNUCU : Evet sevgili seyirciler yine haftanın konuğunda Sayın Adnan Oktar’la birlikteydik. Yine umarım güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Sizlere güzel bir vakit geçirttik. Tekrar birlikte olmak dileğiyle yayında emeği geçen tüm canlı yayın ekibimiz adına mutlu akşamlar diliyoruz efendim, hoşça kalın.

25 Nisan 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ISLAMONLINE.NET (December 26, 2008) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN REYTINQ QƏZETİ REPORTAJI (6 Noyabr 2008) (Azerbaijani) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار ، القدس، 17 نوفمبر 2008. (Arabic) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON MAC'S WORLD LIVE (October 20, 2009) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL QURAN AL KAREEM RADIO OF AUSTRALIA (October 22, 2009) (ARABIC TRANSLATION INCLUDED) (Arabic) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO AL ANSAAR (DURBAN, SOUTH AFRICA) (September 14, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON ABN RADIO (November 15, 2009) (English) 
INTERVISTA E HARUN YAHYAHIT ME RADIO KONTAKTIN (2 Tetor 2009) (Shqiptar) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ART TV (GERMANY) (March 9, 2008) (English) 
INTERVIEW D'ADNAN OKTAR AVEC ARTE TV (FRANCE-ALLEMAGNE) LE 4 NOVEMBRE 2009 (Français) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON UMMAH RADIO (UK) (October 31, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RTBF (BELGIUM) (March 26, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY CATHOLIC RADIO INTERNATIONAL (February 28, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AYNA QƏZETİ REPORTAJI (8 Avqust 2008) (Azerbaijani) 
INTERVIEW CLIPS OF ADNAN OKTAR ON TURKISH-ISLAMIC UNION (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY VATAN TV (Istanbul, December 20, 2007) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON TALK RADIO STATION (NORTH CAROLINA) (November 3, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (September 29, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (UK) (September 9, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - February 22, 2008) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMANN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 52 (ORDU) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 2 - SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (1. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (1. Bölüm) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (3 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (11 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI - HÜLYA AVŞAR'IN 5 MART 2009 TARİHİNDEKİ RÖPORTAJINDA SORDUĞU SORULARIN BİR ÇOĞUNUN CEVABI BU RÖPORTAJDA MEVCUT (8 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (4 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KADİR ÇELİK'E YAPTIĞI AÇIKLAMALAR (22 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (23 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN VOICE OF THE CAPE (GÜNEY AFRİKA) CANLI TELEFON RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (10 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (9 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 -
ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma)
ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (19 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUN TV (KONYA) RÖPORTAJI (14 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN HAHAM FROMAN İLE BİRLİKTE 10 KASIM 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ (altyazılı)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEAR FM (İRLANDA) RÖPORTAJI (25 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEVŞEHİR TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ, ADIYAMAN ASU VE EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE WASHINGTON POST RÖPORTAJI (26 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (18 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (14 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (2 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BBC RÖPORTAJI (10 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (3 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (11 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Kasım 2009)