SUNUCU: Özel bir gündemle programımıza başlıyoruz. Tabi zaman zaman olağanüstü durumlar oluyor. Bizim programlarımız Çarşamba akşamları 9, 21 fakat bizim programımız, öyle bir program ki işte gündeme göre format değiştirebiliyoruz. İsrail’in zulmünün Filistin konusu işledik. Başbakan Erdoğan’ın vakur duruşunu sergilediği o anı yine gündem değiştirerek izlemiş olduk Davos’ta ve şimdi de benim açımdan özellikle çok zor bir program olacak, acı bir gündem. Merhum Genel Başkanım, Türk-İslam Birliğinin lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Allah gani gani rahmet eylesin, onun bugün hatıralarını yayınlayacak ve Türk-İslam Birliği üzerine konuşacağız. Programımız tabi ilim adamı, bilim adamı ve çok değerli, muhterem Hocam Sayın Adnan Oktar’ın katkılarıyla gerçekleşecek. Ben kendisine teşekkür etmek istiyorum, merhaba demek istiyorum, Hocam saygılar sunuyorum.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun, ben de size saygılarımı sunuyorum, hürmetlerimi, sevgilerimi inşaAllah.
SUNUCU: Cümlemize, eksik olmayın. Tabi çok duyarlısınız bu konulara. Türk-İslam Birliği denince zaten sizin yapmış olduğunuz şeyler ortada. Garip bir tesadüftür ki 24 Mart akşamı yine biz beraberdik canlı yayında. O akşam, Türk-İslam Birliğinden bahsettik. Merhum Genel Başkandan bahsettik ve ertesi gün bu elim olay meydana geldi ve bugün de böyle bir gündemle programımızı başlatmış oluyoruz.
ADNAN OKTAR: Bizim yiğidimiz de şehit olmuştur. Ama bu Türk-İslam Aleminin ateşini yakmıştır, yani Türk-İslam Birliği oluşmadan, Büyük Birlik Partili gençlerin, bu aslanların durması diye bir konu yoktur. On binlerce, yüz binlerce, milyonlarca Muhsin Yazıcıoğlu şu an Türkiye’de geziyor,
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Yani o şehitler kervanına katıldı ama bundan sonra görsünler bakalım bizi. Türk-İslam Birliği oluşmadan hiçbir Türk evladının dinlenmesi diye bir şey yoktur.
SUNUCU: Belki de süreci biraz daha evvele intikal ederek hızlandırmış oldu.
ADNAN OKTAR: Hem ne hızlandırma, atom bombası patladı adeta. Hırsımızı, şiddetimizi kat kat arttırdı, kat kat arttırdı. Biz bunun intikamını Türk İslam Birliğini oluşturarak alacağız.
SUNUCU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: En çok canlarını yakacak şey budur. Böyle hani solucanın üstüne tuz serpmek gibi böyle; kıvranacaklar. Türk-İslam Birliğinin ihtişamıyla, güzelliğiyle, büyüklüğüyle, şefkatiyle, merhametiyle dünyayı kaplamasına az bir süre kaldı inşaAllah.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Daha şevkli, daha büyük bir azimle, yepyeni bir patlamayla ki Cenab-ı Allah hemen göstertti, bakın kaç misli oy artışı oldu.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Değil mi, bu daha onun heyecanındandı.
SUNUCU: Tabi daha birkaç günlük, biz de hala inanmış değiliz.
ADNAN OKTAR: Daha birkaç günlük, tabi, daha bakın bundan sonra en büyük potansiyeli olan, en güzel zeminde faaliyet yapabilecek bir gençlik grubudur, güzel bir partidir, güzel bir düşüncedir. Ben dedim isterse hiç iktidar olmasın ama Türkiye’de mutlaka bulunması gerekirdir demiştim.
SUNUCU: Onu birkaç ay önce de konuşmuştuk sizinle. Salı günü de konuşmuştuk. Ben de o partide hem milletvekili adayıyım, hem belediye başkan adayıyım, hem ocak başkanlığı yapma şerefine nail olmuşum, Genel Başkanla diyaloglarımız olmuş. Dolayısıyla biz bundan bir kez daha onur duyduk ki nasıl bir hareketin içindeymişiz ve sizinle 3-4 ay önceki yaptığımız programda onu demiştiniz, Hocam dedim yani, bu kadar her taraftan sempati alan bir hareket ama yüzde 1,5. Dediniz ki yüzde 0,1 de olsa hiç fark etmez, dava önemli, nizami alem davasıyla kelimeyi tuğra içinnizami alem, o çok önemli demiştiniz. O gerçekten ondan sonra da ben bunu paylaştım teşkilatlarla ve yine kısa bir zamanda dedikleriniz her şey çıktı. Şimdi senaryolar işte oluyor başka partilere katılma gibi falan ama bu dava diyorsunuz ki bu dava ayrılmış.
ADNAN OKTAR: Aman aman
SUNUCU: Sütün yüzü çıkmış oraya diyorsunuz
ADNAN OKTAR: Muhsin Hocamızı sırttan vurmak olur bu, kim yaparsa bunu...
SUNUCU: İhanet olur
ADNAN OKTAR: Evet ihanet olur, yani ben onu direkt ihanet olarak kabul ederim. Sakın ha sakın, aman ha aman, kimse bunu ağzına dahi almasın, çok çok tehlikeli bir ifade. Ben bunu düşünenlerin düşünmediğini düşüneyim, ağzına almadıklarını düşüneyim, sakın ha. Çok mübarek, çok kutsal bir davadır. Asla fütur getirmeden, ki çok şahane bir kadrosu var Büyük Birlik Partisinin, çok muhterem kardeşlerimiz var. Tam şahlanmışken, tam bu heyecandayken Muhsin hocamıza ihanet, çok büyük bir çirkinlik olur. Ben böyle Büyük Birlik Partili bir insanın bunu tahayyül edeceğini düşünemiyorum, değil ağzına almak, tahayyül edeceğini, sakın ha. Tabi ki bizim güzel partilerimiz var ama Büyük Birlik Partisi apayrı bir şeydir, apayrı bir davadır, yani netliği yönünden, çok nettir. Çünkü bambaşka bir yapısı vardır, bambaşka bir sıcaklığı vardır. Anadolu insanının bütün güzelliğini, Fatih Sultan Mehmetlerin, Kanunilerin ruhunu taşıyan bir sistemdir. Bununla oynamaya gelmez, sakın ha. Bakın göreceksiniz katlamalı olarak gelişecektir, Türk-İslam Birliği’nin öncü, çekici legal gücü olacaktır inşaAllah, bu konuda en ufak bir fütur, en ufak bir dikkat dağınıklığı çok riskli olur. Tamam, öbür partilerde mübarek, muhteremdir, onlar görevlerini yapsınlar, devam etsinler ama Büyük Birlik Partisinin yeri doldurulacak gibi değildir, apayrı bir şeydir inşaAllah.
SUNUCU: Evet, Hocam Allah razı olsun tabi, şu an teşkilatlarımız çünkü binlerce SMS geçti, şu anda ekranlarda bizi izliyorlar. Bu tür düşüncelere girmeden önce ben bu soruyu size sordum ve zaten gereken cevabı aldılar şu anda, bu tür düşüncelere girmek bile büyük vebaldir ve bombayla oynamak gibi bir şeydir bu hareketin içerisinde.
ADNAN OKTAR: Tahayyül dahi etmesinler, ben tahayyülü bile çok çirkin görürüm, tahayyül dahi etmesinler. Biz Muhsin Yazıcıoğlu Ağabeyimizin emanetini kıyamete kadar götürttüreceğiz, sakın ha.
SUNUCU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Ve Anadolu’nun bu sımsıcak sevgi, bu tertemiz partiye çok büyük ihtiyacı var, yani bu kadar sıcak, bu kadar sevecen, Osmanlı ruhunu, Alperen ruhunu bu kadar mükemmel taşıyan bir partinin bütün sıcaklığıyla, hızıyla, gayretiyle, şevkiyle devam etmesi gerekir. Biz tabi çok yakından takip edeceğiz, ben kendim, şahsım da inşaAllah yakından takip edeceğim, aman ha aman, aman ha aman, yani mantıki ruhi reaksiyonumuz çok şiddetli olur, bunu kimse düşünmesin.
SUNUCU: Evet, peki gelecek kişi zaten Muhsin Yazıcıoğlu’nun yerini doldurmak gibi bir gayreti olmayacak, sadece o harekete liderlik yapmış olacak.
ADNAN OKTAR: O kadar
SUNUCU: Yakinen tanıyorsunuz camiayı, düşündüğünüz isim var mı o kademede, yani o yükü sırtına alabilecek, o muhteşem tabloyu?
ADNAN OKTAR: Şimdi benim düşüncem bir 12 tane kadar bir Muhsin Yazıcıoğlu olsun, istişare heyeti, 12 tane, bir tane de başına bir Muhsin Başkan yine getirelim, 1 kişi gelsin, istişare etmeden değil... Ama halis kan böyle tertemiz, partinin en sevilen, en halis kardeşlerimizden oluşan, sizler gibi böyle tertemiz...
SUNUCU: Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Kardeşlerimizden oluşan, elinden, yüzünden nur akan ağabeylerimizden, kardeşlerimizden bir ekip, 12 kişilik. Onlarla beraber çünkü onun ruhunu biz temsil edeceğiz, yani onun davasını temsil edeceğiz, bu çok hayati. Zaten hırslı değil bizim kardeşlerimiz, yani Büyük Birlik Partili yiğitler hırslı değiller ama bir görüşmekte fayda var, yani ben naçizane bir kardeşleri olarak, ben Muhsin Ağabeyimizin çok çok candan seven bir kardeşi olarak, ben bunu söyledim
SUNUCU: Hepsi biliyorlar
ADNAN OKTAR: İnsanların ruhundan, simasından anlaşılır, bir sohbette, bir konuşmada fayda var ama Partililerimizin zaten takdir edeceği bir ağabey grubumuz vardır, bir kardeş grubumuz vardır. Onlardan bir mübarek ağabeyimizi de başına getirip ama Muhsin Hocamızın o sıcaklığını, o tertemiz bakışlarını, o insancıl üslubunu, hiç kimseden yılmayan delikanlı, yiğit ruhunu taşıyan bir kardeşimiz o kadar, yani o zaten bir gururluk, enaniyetlik bir şey değildir o, emanettir o. Onun bir ismi de Muhsin olur zaten bizim için.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, o şekilde olacak
SUNUCU: O da o var diyorsunuz, sıkıntı yok
ADNAN OKTAR: Evet, öyle bir konu yok
SUNUCU: Alperenler içersinde
ADNAN OKTAR: Çok güzel olur, bayağı var, mesela sırf siz bile mesela ben görüyorum çok mükemmel, tertemiz insansınız.
SUNUCU: Allah razı olsun, estağfirullah
ADNAN OKTAR: Çok fazladır inşaAllah ama bir 12 kişilik bir istişare grubu, istişare ekibiyle beraber bir lider, bir ağabeyimizle, biz bu davayı Allah’ın izniyle söke söke, yırta yırta, kanırta kanırta sonuna kadar götürürüz, evvelAllah, İnşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah, peki bunların bu kadar harekete geçeceklerini, bu kadar çabuk harekete geçeceklerini bekliyor muydunuz, yani çünkü ne bileyim kazadan bir gün önce bir şeyler konuştuk o birliğin inşaAllah neredeyse oluştuğunu, inşaAllah gerçekleşecek, bu kadar çabuk harekete geçeceklerini, acaba nasıl bir duyum aldılar? Çünkü gerçekten bu seçimlerden sonra da ben de bazı şeyleri biliyorum Genel Başkanla alakalı, bazı şeyler çıkacaktı, yani bir oluşumlar vardı, sizin de mutlaka bir bilginiz vardı ama bu kadar çabuk harekete geçmelerini bekliyor muydunuz?
ADNAN OKTAR: Ben bu kahpelerin böyle bir şey yapacağını duymuştum, zaten ilan ettiler, söylediler ama ben açıkça söyleyeyim ben Muhsin Başkanı hedefleyecekleri hiç aklıma gelmedi, yani ben büyük parti liderlerine yönelik böyle başarısız da olsa bir şeyler yapacaklarını düşündüm, yani kalabalık arasından ateş etmek. İşte bunlar kahpedir, artık ne kahpelikse yapacaklar. Hiç ummadık bir olay oldu, yani hazırlanmışlar demek ki önceden, mesela aylarca, haftalarca öncesinden hazırlandıkları anlaşılıyor.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Böylece büyük bir kahpe oyunu sergilediler ama yani bizim Osmanlı geçmişinde, böyle padişahlar şehit olur, kumandanlar şehit olur ama dava coşar. Bu dava coşmuştur artık, bakın, görün İnşaAllah Türk-İslam Birliğinin oluşmasında bir numaralı çekirdek kadro olacaktır Büyük Birlik Partisi İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yani çok ağır bir tecrübe oldu, bundan sonra bizi görsünler ama eğer partiyi de arkasından işte dağıtalım fikri oldu mu, işte tamam o zaman, yani bunu yapan bir adam Muhsin Başkanı sırtından vurmuş demektir.
SUNUCU: O zaman asıl o hainler, o kahpeler amacına ulaşmış olacak.
ADNAN OKTAR: İşte o zaman o olmuş oluyor, bunun tahayyülü olamaz, tahayyülü, yani beyninden geçiremez şahıs, yani acaba gibi aklından geçiremez, yani bunu yaptı mı bitti, bunu düşünmeyecekler. Biz şöyle diyoruz, ben yine derleyip toplayım, devletimiz Allah razı olsun, elinden geleni yapmıştır, ben devlete laf söyletmem. Bu kahpelerin yanına bırakmayız. Türk-İslam Birliğini oluşturacağız. Partinin asla dağılmasına müsaade etmeyiz Allah’ın izniyle, asla ve kesinlikle. Bilakis Türkiye’nin en büyük, en güçlü partisi olması için gayret edeceğiz Allah’ın izniyle.
SUNUCU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Ağabeyler, kardeşler kesin fütur geçirmesin, gençler asla şey yapmasınlar, nefis bir parti, nefis insanlar, tertemiz, yani Anadolu insanları, sımsıcak, alabildiğine güvenebilirsin; haysiyetine, şerefine, namusuna. Bütün partilerimizi takdir ediyorum, bir şey demiyorum, hepsine saygım var ama Büyük Birlik Partisi apayrıdır ve tertemiz bir partidir. Tertemiz olarak yolunda ilerleyecektir, inşaAllah yeni iltihaklar olacaktır, yeni katılımlar olacaktır, sonuna kadar da yanındayız, sonuna kadar da destekleyeceğim ben, şahıs olarak, şahsen, yani kendi şahsım olarak.
SUNUCU: Allah razı olsun
ADNAN OKTAR: Kısa sürede bir inşaAllah derlenme, toplanma olur, güzellik olur, 12 kişi kadar böyle Alperenlerin, bir kocalar vardı biliyorsunuz Osmanlı’da, böyle olgunlar inşaAllah
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Yani yaşlılar, akil insanlar, partinin öyle bir on ikileri olur inşaAllah, manevi... Zaten legal olarak partinin kendi kuruluşu içersinde sistemi vardır onun, bir danışma meclisi oluyor.
SUNUCU: Tabi
ADNAN OKTAR: O legal, yapılır
SUNUCU: Yüksek istişare kurulu var, zaten parti kurulurken istişare yapılarak aylarca, bu noktaya geldi, buna karar verildi.
ADNAN OKTAR: Evet, çok çok da güzel, tertemiz, mesela siz bile bakıyorum kardeşim ben sizi yeni tanıyorum, tertemizsiniz, tam ağabeyimizin ruhu, mesela o konuşma yapan bir kardeşimiz vardı.
SUNUCU: Yalçın Bey, Yalçın Topçu, şu an başkan vekili oldu.
ADNAN OKTAR: Yiğit, aslanım benim. Hocamıza karşı muhabbetinin şiddeti bütün açıklığıyla görülüyor
SUNUCU: Görülüyor, evet
ADNAN OKTAR: Kardeşim o kadar muhabbette bu partinin sırtı yere gelir mi, yani bu davanın geriye adım atması mümkün olur mu, şu muhabbete, şu aşka bak, şu gençlerin. Ankara’yı inim inim inlettiler, yeri, göğü sarsıldı böyle, göklere, arşa yükseldi Allah’ın izniyle sedalara. Bu parti sonuna kadar gidecek inşaAllah. Aşkla, şevkle, mükemmelleşerek, kadrosu gittikçe güçlenerek ve sonunda meydana gelecek güzelliği de hep beraber seyrederiz, zaten vakit de geldi. Resulullah (sav)’ın müjdesi var, Türk-İslam Birliği kaçınılmaz bir gerçektir, yani mutlaka olacak bir şeydir, vakti gelmiştir
SUNUCU: Vakti geldi inşaAllah
ADNAN OKTAR: Bütün alametleri oldu, Muhsin Başkandı...
SUNUCU: Büyük şehidini de verdi o dava
ADNAN OKTAR: Şehidini de verdi, Allah şehit istiyordu, şehidi de verildi, şimdi yolların en güzelinde gideceğiz inşaAllah.
SUNUCU: Çünkü kansız hiçbir zafer yok,dişlerini kırdı zafer için
ADNAN OKTAR: Evet
SUNUCU: Bu da herhalde bu büyük şehidi vererek inşaAllah, sizin üzerine basa basa bu kuruluyor, geldi, geliyoruz inşaAllah o birlik
ADNAN OKTAR: Ali Haydar’ımız o bizim için
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Ali Haydar’ımız inşaAllah, Hayber Kalesinin kapısını sökmüştü, o da inşaAllah küfrün kapısının sökülmesinde vesile oldu, Ali Haydar’ımızı biz şehit verdik ama İslam biliyorsun çığ gibi yayıldı sonradan.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Hazreti Ali’nin şahadetiyle İslam şahlandı, şimdi o da bizim için Hz. Ali gibidir onun şahadeti, bundan sonra şahlanmıştır Türk-İslam Birliği, muazzam güzel bir netice elde edilecek inşaAllah. O Alperenler de bu şerefli görevin ayrı ayrı mübarek böyle meşaleleri olacaklar, her biri çok değerli insan. Onların bir tanesi bile dünyalarla kıyaslanamaz, bir tanesi bile, bu partide gençlerin bir tanesi bile, çok muhterem insanlar, böyle bulunmaz insanlar bunlar, dünyada bulamazsın, gidin dünyaya bulamazsınız. Anadolu’nun özüdür, Anadolu’nun ruhudur o insanlar. Çok şahane atılım yapacağız inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Aşkla, şevkle, ben birçok gizli, açık onları destekleyen o kadar çok insan var ki bilmiyorlar, yani o kadar aşkla seven insanlar var ki, o kadar muhabbetle seven insanlar var ki, her partide, her yerde onları sevenler var. Gönüllerimiz bir, ruhlarımız bir inşaAllah, fikrimiz bir, düşüncemiz bir. Türk-İslam Birliği zaten bizim milletimizin milli düşüncesidir ama onun öncüsüydü, öncü bayraktarıydı bu ağabeyimiz ve öncü partiydi. İnşaAllah bundan sonra güzel, legal, kanunlara uygun olarak, akılcı olarak, makul çizgiler içersinde faaliyetine devam edecektir inşaAllah.
SUNUCU: Evet, Hocam bir şey daha gördük seçimler öncesi, 25 Martta seçimler bitti.
ADNAN OKTAR: Evet
SUNUCU: Seçim bitti, yani işte o zamana kadar liderler birbirlerine artık son günler yaklaştıkça da daha da pervasız olacaktı belki, kırıcı şeyler olacaktı, seçimi tamamen bitirdi, bütün partiler, herkese tabi şükran duyuyoruz biz camia olarak. Sağ, sol bütün partiler seçimlerini bitirdiler, faaliyetlerini bitirdiler, mitinglerini bitirdiler, ne müzik çalındı. Bu da çok büyük birlik sağladılarve sizin yıllardan beri takip eden birisi olarak nacizane katılmadığım bir yön vardı, işte Cumhuriyet Halk Partisindeki bazı insanlar, o zihniyet ama Deniz Baykal, Sayın Deniz Baykal üzerindeki sizin o hoşgörünüz, iyi niyetinden emin olduğunuz şey bir kez daha görüldü. Gerçekten ona da teşekkür etmek lazım buradan. Özellikle CHP’li belediyeler tarafından Sayın Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı yaşatılacaktır dedi,
ADNAN OKTAR: MaşaAllah
SUNUCU: Ve genel merkeze gelmesi, tabi orada cenazede her şekilde bulunması, yine Rahşan Ecevit keza, buna da teşekkür etmek lazım diye düşünüyorum. Deniz Baykal hakkında siz yine bir kez daha hiçbir şeyde olmadığı gibi yanılmadınız diyorum.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah, yok temiz bir Türk evladı, yiğit bir Müslüman evladı, güvenebilirler, yani şahsına ben garanti veririm inşaAllah. Ama Allah esirgesin o konu çok önemli, kardeşlerimizden tek bir kişi bile bunu ağzına almasın. Bu kahpelerin, bu sırtlanların, ağzı kan akan sırtlanların böyle 5-10 kilometre bile oraya yanaşmasına müsaade etmesinler. Çünkü bu köpekler böyle aranıyorlar yani, acaba bir kullanabilir miyiz bu gençleri...
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Sakın ha, nasıl bizim yiğidimiz, ağabeyimiz kesin tavır aldıysa, kesin tavır alacaklar. Bu kahpeleri 10-20 kilometre bile öteden yanaştırmasınlar. Pis nefesleri partinin yanına bile yanaşmasın, ona çok titiz olsunlar. Bunun dışında çok efendice, gayet güzel, mesela tavırları da çok efendiceydi, gidişatları güzel. Kız kardeşimiz de çok güzel konuştu maşaAllah, Muhsin Hocamızın kızı.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Muhterem kardeşimiz, aslan gibi bir ifadesi vardı.
SUNUCU: O anda o babanın kızı çünkü kim konuşabilir o şekilde orada.
ADNAN OKTAR: Evet, çok yiğitçe, delikanlıca konuştu, tebrik ediyorum onu yine maşaAllah
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Aslan gibiydi, o delikanlıyı da çok metin gördüm maşaAllah, aferin.
SUNUCU: Furkan da tabi öyleydi
ADNAN OKTAR: O da aslan maşaAllah, onu da tebrik ediyorum buradan. Allah cennette de hep birlikte babasıyla, annesiyle hep birlikte olmayı nasip etsin,
SUNUCU: Amin
ADNAN OKTAR: Bizleri de hep birlikte olmayı nasip etsin cennette, kardeşleri olmayı nasip etsin
SUNUCU: Amin
ADNAN OKTAR: Ne mutlu ona ki hem böyle şerefli bir babanın evladı ve bir de arkasından şehit oğlu oldu.
SUNUCU: Metanetini koruyarak, aslanlar gibi dik durarak.
ADNAN OKTAR: O aslan da biraz kendini iyi yetiştirsin, hazırlansın inşaAllah. O soyadını ilerde devam ettirteceğiz inşaAllah.
SUNUCU: Hocam bayağı bir gelişmiş, 15 günde Kuran’ı Kerim öğrendi Furkan.
ADNAN OKTAR: Öyle mi, maşaAllah, elhamdülillah, kaç yaşında o?
SUNUCU: Furkan şu anda on sekiz yaşında
ADNAN OKTAR: On sekiz, biraz daha var, bir parça daha var
SUNUCU: Yetişecek inşaAllah tabi.
ADNAN OKTAR: Yetişecek inşaAllah, az bir şey var.
SUNUCU: Çünkü onun soyadı Yazıcıoğlu, Anadolu yiğidi
ADNAN OKTAR: Çok önemli, çok önemli
SUNUCU: O mayayı almış
ADNAN OKTAR: O aslana iyi sahip çıkalım, ona çok titiz olalım inşaAllah, ona çok sahip çıkalım.
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Ama her yer zaten Muhsin Yazıcıoğlu dolu, her yer...
SUNUCU: Her yer, bir ocak başkanı olarak yüzlerce belki genç yetiştirmişimdir ama o zaman öyle değildik, gittikçe şu andaki gençliğe baktım, hepsi istisnasız gözünü kırpmadan, eğer o noktayı bilsinler Genel Başkana, tabi takdiri İlahi herkes inanmış ama onu bilsinler hiç kimse gözünü kırpmaz ama buna rağmen herkes reislerinin, başkanlarının ağzına bakıyor. Şu an kendi aralarında ocaklarda öğrenciler toplantı yapıyorlar, neler yapabiliriz konuşuyorlar, metanet kendilerine aşılıyorlar, çok önemli bunlar, bunu gördük yani.
ADNAN OKTAR: Ben Türk-İslam birliğinin bayrağını Türkiye’ye dikinceye kadar onların hep yanındayım kardeşlerimin. Ondan sonra zaten hep iç içe beraber olacağız. Türkiye, Türk-İslam aleminin lideri olacak inşaAllah. Kazakistan, Ermenistan, Azerbaycan hatta İsrail’e kadar tamamının kontrolü bizim elimizde olacak inşaAllah. Bu büyük millet, bu büyük devlet kendi güzel bu üniter yapısı içerisinde, laik yapısı içerisinde hem güzel örnek olacak hem de bütün bu alemi kucaklayacak inşaAllah. Tabi devlete fütur verecek, devlete zarar verecek şeyler kaçınalım. Elhamdülillah yetişmiş kadro zaten var. Parti gayet zinde ve güçlü çok güzel devam edecekler elhamdülillah, Allah’a çok şükür.
SUNUCU: Hocam mecliste bir tarihe geçtik. Her şeyi ile tarihe geçti aslında sayın merhum ama meclisteki tekbir sesleri.
ADNAN OKTAR: Aslanlarım benim aslanlarım. Bütün tüylerim diken diken oldu duyunca. Yani ilk defa oluyor denmesi çok acayip. Tarihinde yoktur, ilk defa oluyor diyor. Arşa yükseldi hatta, göklere yükseldi. Yer, gök inledi . Ama bakın tekrar söylüyorum. O kadar çok seveni var ki, her partiden seveni var. Yani gönüller hep Büyük Birlik Partisindeydi ama iktidar yapma yönünde değil de Allah’ın hikmeti, ama sevgi yönünde, herkes seviyor. Ama şu an şartlar oluştu işte. Yani şu an Allah demek ki o şehidimizi istedi. Ondan sonra onun yolunu açtı. Bu güzel davayı sonuna kadar götürecekler inşaAllah. Çünkü Büyük Birlik Partisi parti hırsı, iktidar hırsı içinde olan bir parti değil. Yani dava hırsı içinde olan bir partidir. Yani dava hırsı. Türk-İslam Birliği oluşsun, bu millet yücelsin, gücü artsın tamamdır, Büyük Birlik Partili gençlerin başka bir isteği yok. Allah’ın rızası oluşsun, güzel ahlak oluşsun, milletimiz kurtulsun, bu. Yani konu budur.
SUNUCU: Şimdi biz çok yakın olmamıza rağmen belki de daha da yakın insanların bile bilmedikleri özellikleri ortaya çıktı. Belki eşinin bile, yengemizin bile bilmediği şeyler var. O dava uğruna kendinde özel kalan. Mürşidlik yönü ortaya çıktı. Bunu hiç dillendirmedi ama onu yaşadı. Şuna şahit olduk en azından Kocatepe Camisinde namaza dururken yanımızdaki çatıda kuşlar, çok kuş vardı. İnanın onu gördüm. Kameraların belki dikkatini çekmedi ki gündeme gelmedi. Tekbirle kuşların hepsinin kıbleye durduğunu gözlerimle gördüm.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Benim de bildiğim şeyler var da söylemeyeyim.
SUNUCU: Var da en azından bir iki tane tüyo alsak. Gerçekten çok önemli. Çünkü onu kendisi gündeme getirmedi. İsteselerdi bir anıt yaparlardı, göz önünde bir yere. Ama o Tacettin Dergahını istedi. Onu mezara indirenler başkalarıydı. Kabrine indirenler başkalarıydı.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Veli olduğunu herkes bilir. İnşaAllah yani o gönül sultanları, herkesin ittifakla bildiği bir insan. Hz.Hızır’ın sevdiği bir insan. O kadar söyleyelim başka ne diyeyim yani onun üstüne başka bir şey söylemeyeyim. İnşaAllah. MaşaAllah.
SUNUCU: Evet çünkü yani o yönü gerçekten kimse bilmiyordu. İşte defnedildiği yerden gördük ki onlar var artı Türkiye’deki tabi istinasız herkes elinden geldiği kadarıyla oradaydı, gelemeyenler vardı. Ya da cenaze merasimine. Fakat Türki cumhuriyetler, Doğu Türkistan bayrağı, İran, Irak yani dünyanın aşağı yukarı her tarafından orada insanlar vardı. Renk renk değişik giysilerde insanlar vardı. Bunlar inşaAllah Türk-İslam Birliğinin üyeleri.
ADNAN OKTAR: Hal ehli idi şehidimiz. Yani sohbetlerinde o hemen hissedilen bir şeydi. Yüzündeki ifadede, üslübunda, konuşmasında hal ehliydi. Bütün partiye de hal verdi o. Alperenler farkına varmadan ondan feyz aldılar, hal aldılar. Yani mürşidlerin bir özelliği vardır öyle. Sırf konuşmasa, sohbetinde normal oturur öyle hal verir. Yani bir ruhaniyet oluşur. Partinin bereketinin en mühim vesilelerinden biri de odur işte. Yani en mühim vesilelerinden bir tanesi. Kuran, Kuran ahlakı, sünnette tabiyet ve mürşid. Mürşid yönü bilinmiyordu hakikaten. O gönül sultanı idi. Ve sizlere işte bu güzel nuraniyeti oluşturttu ve bu ona vesile oldu. Bizlerin de bu kadar çok sevmemizin sebebi oydu yani onun o nurani ışığıydı inşaAllah.
SUNUCU: Allah razı olsun inşaAllah. Tabi o konuda her şekilde, herkes minnettar. Çünkü gelecek nesil de artık onun izinden gidecek. Farklı bir iz bırakarak gitmiştir buradan. Tabi ben yine şeye dönmek istiyorum gene Fethullah Hoca da aynı şeyi yaptı. Sizin gibi çok şey yapmadı ama o da araştırılsın dedi. Yani devletimiz gerekeni yapmıştır gecikmeli de olsa diyoruz ama bunu da bir yerde aramalıyız ama.
ADNAN OKTAR: Araştırılacak bir şey yok. Bir de bunların kadroları var, elemanları var. Bunlar çok teknik çalışıyorlar. Daha önce yaptıklarında da öyle. Jandarma Kumandanımız çok takva, çok derin imanlı, çok mübarek, muhterem bir insandı Eşref Bitlis. Bakın hedefi nasıl tespit ediyorlar. Ve çok teknik çalıştıkları için geriye iz bırakmıyorlar genelde. İz aramaya gerek yok çünkü bu kadar helikopter uçuyor kimseye bir şey olmuyor da niçin Muhsin Başkana tam rast geliyor bu. Ve bir hafta öncesinden dendi bak. Suikast yapılacak, bir lidere suikast yapılacak dendi. Biz de dedik ki bağırdık buralardan “liderlerde yiğitlik aramayın yani kahramanlık aramayın, halkın arasına teşvik etmeyin, halkın arasına girmesi için teşvik etmeyin. Halkımız tamam muhteremdir, mübarektir ama içlerine kahpe girebilir. Camdan dedim, şık olarak kurşun geçirmez siperler meydana getirin, onların içinde konuşma yapsınlar dedim. Bu kahpelerin oyununa gelmeyelim dedim. Daha lafımız bitmeden bu kahpeliği yaptılar adamlar. Daha sözümüz bitmeden. Ama olacak olur. Kader neyse o olur. Bundan sonra o aşkla, o şevkle biz inşaAllah Türk-İslam Birliği oluştuğunda onun mezarının başında böyle tekbirlerle, dualarla ona, şehidimize bu müjdeyi vereceğiz inşaAllah. Onların dünyayla bağlantıları Allah katında oluyor, değişik durumlar oluyor. Ama yani ne olup bittiğini Allah onlara bildirir. Öyle söyleyeyim inşaAllah.
SUNUCU: Anlıyorum. Zaten sanırım kabirinde bile hiç yalnız kalmayacak. Dolup dolup taşıyor.
ADNAN OKTAR: EvvelAllah. Zaten yeri de çok güzel.
SUNUCU: Çok güzel bir yer, muhteşem bir yer. Sanki bazı şeyler ayar olmuştu. İşte adaylarımıza, sizi Allah’a emanet ediyorum dedi gitti, helallik aldı, annesini son görüşüydü orda helallik aldı. Mitingde orada önde oturuyordu. “Bir yere gitmeden, bir saniye bile yaşama garantimiz yokken neden bu yalpalamalar var dik durduk, dik durmak lazım, dik yürümek lazım. Ben ömrüm boyunca bunu yaptım” dedi. Mitinglerde hiç öyle helikopter falan kullanmazdı. Maraş’ta işte böyle bir şey yaptılar. Hatta orada da dedi “Ya siz beni öldürecek misiniz. Helikopter nereden çıktı” dedi. Bir şeyler sanki o mesajları verdi.
ADNAN OKTAR: Mübareğe benim gördüğüm şehit olacağı ilham olmuş. Yani çok net söylüyor, yoksa normalde o binmez. Bakın diyor ki siz beni öldürecek misiniz diyor. Şehit olacağını bile bile helikoptere biniyor. Demek ki işaret almış, demek ki bir bildiği var. Yani artık o bizim inşaAllah kalbimizde, gönlümüzde zaten biz de bu dünyada sürekli kalacak değiliz. Hemen onun yanına gideceğiz, yani herkes onun yanına gidecek. İnşaAllah cennette koltuklarda böyle karşılıklı sohbet edeceğiz, burada olan olayları anlatacağız. O şimdi bizleri bekliyor, kardeşlerini bekliyor, arkasından başka şehitler bekliyor. Gönlümüz çok rahat olacak. Var gücümüzle; başka da şehitler olabilir, hiç fütur vermeyiz.
SUNUCU: Ama ilk önce davayı tamamlamamızı bekliyor.
ADNAN OKTAR: Evet, evet. Belki yüzlerce, binlerce vereceğiz. Feda olsun. Cenab-ı Allah oluk oluk alsın. Yani biz Cenab-ı Allah için varız zaten. O’nun rızası için varız. Bizden şehit istediğini söylüyor zaten Cenab-ı Allah. Yani kaderde var bu. Tabi ki o şehitler olacaktır. Çok büyük bir şereftir bizim için. Muhsin Başkanın şehit olması çok büyük bir onurdur. Aşkla şevkle inşaAllah Türk-İslam Birliği oluştuğunda mehter inim inim inletecek Türkiye’yi böyle, yer gök inleyecek. Biz de o mübareğin mezarının başında, o güzel şehidimizin mezarının başında Türk-İslam Birliği ülkelerinin bayraklarını alacağız onun mezarının etrafına. Hatta şimdiden hazırlayalım. İnşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah. Tabi bu mesele de çok önemli. Siz yıllardır yapıyorsunuz ama o zamanı geldiğinde söylüyorsunuz. Gerçekten önemli. Zaten onun bırakmış olduğu gençlik çok önemli. Çünkü orada da tekrarlıyoruz hep. Gördük çok sakin bir gençlik, kabullenmesi güçlük bir olay olmasına rağmen hepsi inandı. Ama sadece işte dediğim gibi bekledikleri olay bu.
ADNAN OKTAR: Bakın net söylüyorum. Yani söylediklerim genellikle biliyorsunuz mutlaka doğru çıkıyor. Ben boş laf söylemem. Ben bir şey bilmeden söylemem. Ve o kahpelerin ikinci aşaması ya partiyi dağıtmaktı ya da partiye hakim olmaktı. Şimdi tam aksiyle karşılık alacaklar, tam aksiyle. Yani Allah onları tuzağa düşürdü. Onlar bir tuzak hazırladılar. Allah o tuzağı onların ayağına dolandırdı. Şimdi Türk-İslam Birliğinin oluşmasına vesile olacaklar o ahmaklar bilmeden. Veya Türk-İslam Birliğini böyle durduracaklarını zannediyorlardı masonlar, ateist Siyonistler. Bu kahpeleri maşa olarak kullandılar. Böyle yani çünkü en aktif, en canlı bu kardeşlerimizi görüyorlardı. Burayı durdurursak, yıldırırsak her yerde durdururuz diye düşünüyorlardı. Atom bombası patladı şimdi. Yani yer gök inleyecek Allah’ın izniyle. Legal, efendice, terbiyeli. Bak çocukların, gençlerin yiğitliğini gördünüz efendiliğini. Nezaketten asla ayrılmadan, efendilik abidesi hepsi, nur gibi.
SUNUCU: Orasını öyle hesap etmemişler. Bu kadar böyle olacağını.
ADNAN OKTAR: Acayip karmaşa çıkacak zannetti onlar. Muazzam bir olay çıkacak, parti dağılacak, panik olacak. Halbuki yiğit kaynıyor Büyük Birlik Partisi. Türkiye yiğit kaynıyor. Her yeri delikanlıdır bizim milletimizin. Çok itidalli, mutedil, makul, dengeli, tutarlı ve arif insanlardır. Bir de Muhsin Başkanımızın terbiyesi altında yetişmişlerdir. Manevi himmeti ile, himmet terbiyesi ile yetişmişlerdir. Ve hal almışlardır. Hal vermiştir onlara. Yani bir mürşid hali vermiştir. Ve tam aksi oldu olay. Bundan sonrasını seyretsinler. Tahayyül dahi etmesinler partiye yanaşmayı inşaAllah. Allah’ın izniyle böyle coşkuyla, aşkla faaliyetlerimize devam edeceğiz. Legal olarak, devletimize sahip çıkarak, laik düşünceyi savunarak, üniter devlet yapısını savunarak büyük Türkiye’yi inşaAllah inşa edeceğiz Allah’ın izniyle.
SUNUCU: İnşaAllah tabi iktidar olduk, tarih olduk, meclise tekbirlerle girdik kalabalık bir cemaat. Kalabalık bir cemaat ile uğurlanmak ne demektir. Onun dışında belki hiç bu kadar okunarak, dualar okunarak, mevlitler okunarak giden bir şehit olmamıştır diye düşünüyoruz herhalde. Çok okundu. Yani şu an olmuş hala mesajlar geliyor ceplere. Şu ocakta, şu partide, şu teşkilatta mevlit okutuluyor. Buyrun herkese mesajlar, halen taziyeler devam ediyor. Hiç bu kadar da okunmamıştır diye düşünüyorum.
ADNAN OKTAR: Bakın son zamanlarda hiç bu kadar sevilen bir insan hatırlıyor musunuz?
SUNUCU: Yok. Herkes tarafından.
ADNAN OKTAR: İşte başka ne söyleyeyim? Yani istisnasız her düşüncede insanın bu kadar sevdiği bir insan yok. Her düşünceden insan bu kadar çok seviyor. Mesela Deniz Baykal sola mensup bir insan. Ama bence sağcıdır kökeninde. Tam bir Türk milliyetçisidir.
SUNUCU: Hocam bu çok önemli. Hayır diyeceğim ama çünkü her dediğiniz çıktığı için de bir şey diyemiyorum. Evet enteresan. Şeyim arttı. Bu cenazede yapmış olduğu gerçekten şeylerden de haklı olduğunuz orada da çıktı. Onun için bir şey demiyorum yani. Rahşan Hanıma da dedim. “Rahşan Hanım siz de buradasınız.” Gerçekten önemliydi. Ama dedi yani rahmetli Başbakan rahmet olduktan sonra Ecevit için söyledi. “Beni arayan ender insanlardan bir tanesiydi. Ay geçmezdi arardı. Abla bir ihtiyacın var mı” derdi. Ne kadar önemli.
ADNAN OKTAR: Çok efendiydi. İşte mürşid tiynetli olduğu için. İşte bak şefkatinden, merhametinden mesela olaya ideoloji ile bakmıyor, başka bir konu ile bakmıyor. Sadece Kuran ahlakı ile efendice bakıyor ve Müslüman ruhuyla bakıyor ve o kadına, o insana, o kardeşimize, Rahşan Hanıma şefkat gösteriyor. Halbuki başka bir insan olsa, bambaşka nedenlerden kin duyabilir, nefret duyabilir ama o, o gözle bakmıyor. Muhabbetle bakıyor. Bu bilinen, görülen. Görülmeyen o kadar çok yönü var ki o mübareğin, o kadar çok derinlikleri var ki bilen bilir, ahirette öğrenecek insanlar. İnşaAllah.
SUNUCU: Bunlardan birisi de şuydu. Anılarını zaman zaman anlatırdı, bize de baş başayken anlatırdı. 11 Eylül’de dünyayı paylaşamadığımız yeri 12 Eylül’de ikibuçuk metre karelik bir hücreyi paylaştık dedi. Ve o zamanki hücreyi paylaştığı Dev-Sol’un o zamanki lideri rahmetli olduktan sonra açıklama yapıyor. Ben insanlığı ondan öğrendim diyor. Bu da çok önemli bir şey olsa gerek.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Ama bu hakikaten böyle bir övme değil, gerçekten böyleydi. Efendilik, tevazu, mazlumluk, sevecenlik ziyaretime geldiğinde çok sevimli, çok güzel huyluydu. Çıkıştan sonra bir espri yapmıştı, çok güzel bir espri yapmıştı. Ama şimdi şey yapmayayım da yani o ziyaretinin gecikmesi ile ilgili kendini yeren, ondan sonra yani kararı diyor vicahiye çevirdim dedi. Yani zaten gelmem gerekiyordu yani bir hüküm oluşmuştu, hükmü vicahiye çevirdim dedi, inşaAllah o şekilde. Çok sevecen ve sımsıcak böyle. İnsan canı gönülden güveniyor. Rahat oturursun, istediğin gibi konuşursun, istediğin sözü söyle mesela şudur budur mesela benim siyasi çıkarıma zıttır demez. Herkesi sever, herkese muhabbeti vardı. Hakkı doğruyu açık açık söylerdi mesela yiğitti böyle. Çok çok yiğitti. Çok efendiydi. Allah gani gani rahmet etsin. Cennette diğer şehitlerle derin muhabbetle, sevgiyle güzel yaşamasını nasip etsin Allah. İnşaAllah cennette de bize kardeş eder karşılıklı inşaAllah böyle sohbetler ederiz.
SUNUCU: Amin, tabi burada basının da bir kısmı, bazı kanallar canlı yayınladılar, tüm programlarını, yayın akışlarını durdurdular. Onun anısına diziler yaptılar. Ama baron grubuna baktık da biraz günah çıkarmanın dışında yoklardı ve yine kin kusma da zaman zaman vardı.
ADNAN OKTAR: Şimdi o zaman söylenecek çok söz var da. Şöyle söyleyeyim. Ateist Siyonistlerin,
SUNUCU: Alperen gençliği birazcık, özür dilerim hocam, birazcık içinin soğumasını bekliyorlar. Şu an çok izleniyor her tarafa. Birazcık içimiz soğusun diyorlar hiç olmazsa. İnanmışız biz tevekekkülü Allah’a tamam. Kabul etmişiz, yolundan ayrılmayacağız ama hiç olmazsa biraz içimiz soğusun diyorlar yani.
ADNAN OKTAR: Bir kere pislik adamların, pislik ağızlarını o tertemiz insan zaten yakışmaz. Kokmuş, pis ağızlarına zaten almasınlar. Almazlarsa bize hizmet etmiş olurlar. Yani bize faydaları öyle olur. O leş gibi kokan ağızlarına almasınlar. Biz zaten öyle bir şey istemeyiz. Tertemiz insanların konuşmasına layıktır o insan yani şehidimiz. O yüzden Allah bize nimet olarak veriyor. Yani gidip mesela Fransız Masonları gelip anlatsalar, yani biz rahatsız oluruz, gerek yok. Seven; bütün Türkiye seviyor onu, bütün Anadolu seviyor. Mesela Sivas şahlandı maşaAllah.
SUNUCU: Tabi Sivas’lılara teşekkür ederiz gecikmeli de olsa onlara teşekkür ediyoruz. Biz onlara hep takılırız. Ama sağlığında görmek istiyordu Sivas’ı. Ama şimdi nasip oldu yine.
ADNAN OKTAR: Ama zaten hayat da zaten çok kısa. Yani hepimiz onun yanına gideceğiz. Ama biz Türk-İslam Birliğini oluşturup da yanına gidersek iftiharla anlatırız, sevinçle anlatırız. Yani konuşacak çok şeyimiz olur ahirette. Yani birkaç 10 senedir bir insanın ömrü yaşasa yaşasa en fazla ne yaşar bir insan. Yani 40 yaşında bir insan düşünün 40-50-60-70 en fazla üç 10 sene. Her 10 sene bir yıl gibi geçiyor. Süratle geçiyor yani hepimiz şehidimizin yanına gideceğiz inşaAllah. Ki inşaAllah Allah nasip etsin. Onun cenneti Allah’ın izniyle garantili inşaAllah. Biz bakalım gidecek miyiz inşaAllah cennete. Biz cennete gidebilmek için gayret edeceğiz, inşaAllah günahlarımızdan arınmaya gayret edeceğiz, şevkle gayret edeceğiz. Biz de keşke şehit olabilsek, biz de keşke şehit olabilsek, çok büyük bir nimet. Ama Allah’a hamdolsun geride böyle aslan ordusu bıraktı, yiğitler bıraktı, sahabeler gibi tertemiz bir aslan ordusu var. Parti tertemiz, insanları tertemiz. Türk-İslam Birliği de kurulduğunda inşaAllah onun kabrinin başında yer sofrası kuracağız, onunla güzel sohbetler edeceğiz, onun ruhuna inşaAllah dualar edeceğiz, Kuran hatmedeceğiz ve o mübarek şehidimizi Allah’ın dilemesiyle inşaAllah o mutluluğu, o güzelliği görmüş olacak inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah tabi o zaman partiyi kurduğumuz zaman da bir şey vardı. Amblem vardı bizim. Hepimiz aynı Türkiye’nin resimlerini kilim deseniydi. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz demişti. Türkiye’yi kucaklamıştı bunu şey yaparak. Şimdi amel defteri bu şekilde böyle bir hareketi koyarak, eser koymuş ortaya sonuç itibariyle yani o Türk-İslam Birliğinin amaç oydu. Türkiye’de iktidara gelmek, gidip muhalefet etmek değil. Yüzde bir buçuk falan hiç bir zaman kafasına takmadı onu. Cenab-ı Allah, bana dedi ki son şeyinde “ niye iktidar olmadın diye sormayacak”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Aslanım benim.
SUNUCU: Ondan beni sorgulamayacak niye iktidar olmadın. Ama niye bu dava uğruna şehit vermedin. İşte ben şehit oldum diyor sanıyorum. Amel defteri açıktır dolayısıyla yük de çok büyük omuzlarında Alperenlerin diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Yeri de çok güzel. Ne güzel Allah ona bir yer nasip etti. Yattığı yer çok çok güzel maşaAllah. Artık sürekli ziyaret edilecek, sürekli görüşülecek bir yer. Türk-İslam aleminin adeta merkezi olacaktır orası. Türk-İslam düşüncesinin merkezi olacaktır. Türk bayrakları ile donatalım orayı. Onun mezarının çevresini inşaAllah. En kısa zamanda Türk-İslam birliği oluştuğunda da o mübarek onun sevincini inşaAllah şehitlerle birlikte yaşayacak inşaAllah.
Türk-İslam Birliği oluşacak. Ayet var. Cenab-ı Allah. “Onlar bir tuzak kurdu. Allah da bir tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en çetinidir” diyor. Allah’ın kurduğu tuzak en çetini oluyor. Şimdi beklesinler bundan sonra bakın bakalım neler oluyor inşaAllah.
Biz şehidimize Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz. Gönlümüz çok rahat onun şehit olmasından da onur duyuyoruz. Kalbimizde bir fütur yok. Kader işledi, Allah’ın kaderi yaşandı. Kaderi Allah mutlaka hayırla yaratır. Allah bilir, siz bilemezsiniz diyor Allah. Siz şer zannedersiniz hayır olur, hayır zannedersiniz şer olur diyor. Biz Allah’a gönülden, kalben tam teslim olduk. Nasıl Ulubatlı Hasan’ı aldıysa Allah, nasıl Hz.Hamza’yı, Hz.Ali’yi aldıysa, şehitler kervanına kattıysa ve şehitlerin içine koyduysa, şehitlerin olduğu yerin bir güzelliği gerekiyordu. Allah oraya yepyeni bir misafir getirdi aralarına. Uzun süreden beri şehitler arkadaş bekliyordu. Onları müthiş sevindirecek bir arkadaş geldi aralarına. Ne olup bittiğini onlara anlatacak bir dost geldi. Biz Allah’ın bu hikmetine, hayrına can-ı kabulle, gönül kabulüyle karşılık veriyoruz, iftiharla kabul ediyoruz. Yani aksini düşünmek zaten hiçbir insanın haddi değildir, hiçbir düşüncenin haddi değildir. Şehidimize, tekrar söylüyorum, gani gani rahmet, Allah’tan bütün milletimize de başsağlığı diliyorum inşaAllah. Hepsine Allah sağlık sıhhat versin, Türk-İslam Birliği oluşuncaya kadar hepsini güçlü kılsın, sonraki safhalarında da güçlü kılsın. Hepimize cennet nasip etsin inşaAllah. Allah samimiyetten ayırmasın hiçbirimizi. Yiğitlerimize, kardeşlerimize de inşaAllah Allah ruhen de bedenen de güç kuvvet versin. Bu güzel görevi sonuna kadar götürmeyi nasip etsin inşaAllah.
SUNUCU: Amin. Bir şehit aldılar, hatta bir şehit değil altı şehit aldılar. Tutmadı. Şimdi düşünceleri ne olacak acaba? Buna şey yapalım afedersiniz üç dakikalık bir Türk-İslam biriliği belgeselimiz var. Programı kapatıyor muyuz, programı kapatacağız. Evet bir dvd’miz var. Cevabımızı alalım o zaman.
ADNAN OKTAR: Konuşmamızı yapalım, programımız kapatalım inşaAllah. Bu davayı hiç biri durduramaz. Yani hiç biri durduramaz. Değil bunlar bütün dünya masonları toplansın, bütün ateist Siyonistler toplansın, Allah’ın koruduğu bu insanları hiç kimse durduramayacaktır, Allah’ın taraftarları galip geleceklerdir. Bunu göreceksiniz. Allah’ın vaadi vardır. Nur Suresi’nin 55.ayetinde bu belirtilir ve bir çok yerde de vardır. Allah’ın vaadi açıktır. Allah’ın taraftarları galip olandır diyor Allah. Allah taraftarları mutlaka galip geleceklerdir. İnşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah. Hocam Türk-İslam birliği adına, Alperenler adına, Büyük Birlik Partisi camiası adına size çok teşekkür ediyoruz. Ve şahsım adına program, bugün benim normal program günüm ama formatını değiştirdik. Çok hayırlı bir program oldu. Desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun.
SUNUCU: Allah bin kere razı olsun. Allah sizlere sağlıklı, sıhhatli, uzun ömürler versin ki bu kahpelerle en azından mücadele edebilesiniz.
ADNAN OKTAR: EvvelAllah, evvelAllah. Sonuna kadar inşaAllah.
SUNUCU: Bu uğurda da sizi nasıl dualarınızla, her şeyinizle Alperen gençliğinin arkasında olduğunuzu söylüyorsanız o gençlik de sizin arkanızda olacak. Bundan emin olabilirsiniz.
ADNAN OKTAR: EvelAllah. Aslanlarım benim. Allah hepsinin yollarını açık etsin İnşaAllah.
SUNUCU: Allah razı olsun. Saygılar sunuyorum. Evet sevgili dostlar çok güzel bir program oldu. Sayın Oktar’a çok teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum. Şimdi Türk-İslam Birliği adlı bir güzel bir belgesel olacak. Yarım saatlik ama izlemeye değer bir program olacak. Saygılar sunuyorum, hayırlı akşamlar diliyorum.09 Nisan 2009
|