Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
MUHABİR: Sayın seyirciler ahir zaman sohbetlerinden hepinize hayırlı akşamlar diliyoruz. Yine bir salı gününde saygıdeğer hocamız Sayın Adnan Oktar`la birlikteyiz. Yine programımız boyunca sizden gelen soruları sayın hocamıza soracağız, efendim aynı zamanda kendi hazırladığım soruları da hocama takdim edeceğim. Hocam da inşaAllah bizlere cevaplarını verecek. Öncelikle hocam hoşgeldiniz programımıza, televizyonumuza hoşgeldiniz.
 
ADNAN OKTAR: Hoşbulduk, sizler de hoşgeldiniz lütfettiniz.
 
MUHABİR: Aradan geçen hafta için izleyicilerimizden de özür diliyoruz ama eminim ki hocamı da çok özlediniz işte bu özlemle birlikte başlayalım programımıza. Öncelikle geçen haftadan bir önceki hafta programımızda bir İmam-ı Rabbani meselesi geçmişti dilerseniz hocam müsaade ederseniz İmam Rabbani`nin inancıyla, inanç akımıyla programımıza başlayalım. İmam Rabbani`nin söylemiş olduğu rivayet edilen çok önemli bir söz var “sizin inandıklarınız ayaklarımın altındadır” diyerek maalesef bir de taşlanmaya kadar varan bazı olaylara o dönemde maruz kaldığı söyleniyor, tabi doğruluk derecesini sizden soracağız fakat nedense İslam coğrafyasında öne çıkan, birşeyler anlatmak isteyen insanlara böyle bazen taşlamalar söz konusu oluyor bu konuyu nasıl izah edebiliriz hocam?
 
ADNAN OKTAR: Evet o yanlış anlamıyorsam, hatırlamıyorsam Muhyiddin Arabî Hazretlerine yönelik bir şeydi o.
 
MUHABİR: Evet evet evet.
 
ADNAN OKTAR: İmamı Rabbani Hazretleri, Said Nursi Hazretleri gibi çok büyük âlimlerden biridir. Yani her bin yılda bir böyle büyük âlimler gelir yani normalde her bin yılda bir peygamber geliyordu daha önceleri, şu an büyük âlimler gelir. Mesela İmamı Rabbani, Said Nursi gibi büyük âlimler. Mehdi de en son olarak gelen büyük İslam âlimlerindendir. Yani âlim “Hem müceddid, hem müctehid, hem hakim, hem mehdi, hem mürşit, hem kutbu azam olarak” diyor Said Nursi “bir zatı nuraniyi gönderecek o da ehl-i beyti nebeviden olacaktır” diyor. İmam Rabbani bütün tasavvuf ehlince çok sevilen, çok muteber bilinen çok saygın büyük bir âlimdir. Ama yani bir hayli büyük bir âlim öyle… İmam Rabbani Ahmed Faruk Hazretleri Hindistan`ın Serhend beldesinde miladi 1563 yılında aşure günü doğdu, 63 yıl yaşadı. Ona güzel hitaplar yapmışlar “Ulema-i Rasihin” “Gavs-ül Vasılin” “Efdal-i Fudala” “Kutbu’l Aktab” -o devrin kutbu- “Ali-cenab” “Mazhar-ı Keramat” “Cami-i Deracat” “İmam-ı Tarikat”, Tarikat İmamı diyor, “Mukteda-yı Ehl-i Hakikat” bir zat idi. “Dedeleri 20 batın sonra Hz. Ömer’e varır, Allah ondan razı olsun” diyor. “Benim ümmetim içinde sıla namlı bir kimse gelecektir” İmam Rabbani’ye baktığı söylenir bu rivayetin
 
MUHABİR: Evet         
 
ADNAN OKTAR: Evet, bu değerli insanın eserlerinde tasavvuftan çok güzel bahseder. Tasavvufun derinlikleri incelikleri, bu maddenin hakikati, maddenin derinlikleri çok samimi, candan, güzel bir dille anlatır. Çok imanlı, halis, samimi bir Müslüman olduğu eserlerinden anlaşılır. Yani bu tarz âlimler eserlerinden hemen anlaşılıyor samimiyetinden, candanlığından, emin üslubundan, candan üslubundan, Hz. Hızır’la defalarca görüşmüş bir insandır. Çok fazla harika halleri oluşmuş bir insandır. Mehdi hakkında da çok kapsamlı, çok detaylı izahları vardır. Mesela diyor ki 381. Mektubunda; Mehdi hakkında anlatırken diyor ki: “Zira onun zuhuru yüz başında olacaktır.” Yüzyıla hicri 1400 başında oldu tam dediği gibi İmam Rabbani’nin. “Şu anda dahi yüzbaşını 18 sene geçmiştir” diyor. Dolayısıyla bu gelen kişi Mehdi değildir diyor, fakat gelecek olan Mehdi yüzbaşında gelecek diyor. Yani hicri 1400’ün başında geldi Mehdi, o yönden tam. “Hadis-i şerifte Mehdi’nin alametleri hakkında şöyle anlatılmıştır. Şark tarafında bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir.” Benim söylediğim, Halley kuyruklu yıldızı. Aynısını söylüyor İmam Rabbani Hazretleri de. “Mehdi’nin zuhur zamanı yakındır, onun zuhur zamanı olan yüz asır başına gelinceye kadar nice mebdeler ve mukaddemeler zuhur edecektir. Allah ondan razı olsun.” Çok büyük olaylar olacaktır diyor. Harika haller olacaktır diyor, halen de devam ediyor diyor. Görüyorsunuz. ‘Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri ve başlangıç alametleri Resulullah Efendimiz (sav)’in irhasatına benzer. O irhasat Resulullah Efendimiz (sav)’in nübüvveti zuhurundan evvel zuhura gelmiştir. Mesela daha o doğmadan önce de olaylar ve harika haller meydana gelmişti. Peygamber Efendimiz (sav) zuhur etmeden önce, yani, Peygamberlik görevi gelmeden önce. Nitekim bu manada şöyle anlatılmıştır diyor ve anlatıyor. ”Mehdi dahi büyüktür. Onun sebebi ile İslam’a ve Müslümanlara büyük takviye gelecektir” diyor inşaAllah. “Onun velayetinin dahi zahir ve batın büyük tasarrufu vardır.” Velidir diyor. Büyük, hem zahirde hem batında büyük tasarrufu olacaktır yani çok büyük etkileri olacaktır diyor. “Nice harika hallerin ve kerametlerin sahibi olacaktır.” Yani olağan üstü hallerin sahibi olacaktır diyor. Ama bunlar tabii aklın ihtiyarını kaldırmaz, yani makul görünür. “Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir.” Yani dikkat ederseniz şu an sürekli hayretten hayrete düşüyoruz. Mesela yağmurlar birden kesildi, birden bütün barajlar doldu. Önce dediler, işte küresel ısınma var bittik, işte bilmem ne kriterlerine Japon kriterlerine, Macar kriterlerine dâhil olalım. İşte dünya gidiyor. İşte plastik yakmayalım. Evde işte sprey kullanmayın, ozon delindi falan diye bir şeyler diyorlardı. Hiç de öyle olmadığını gördük. Yağmur Allah’a çok şükür sel gibi yağıyor, bütün barajlar doldu çaka çaka. Gazete yazıyor bu sene bereket yılı diyor. Niye böyle kuraklıktan birdenbire böyle bir olay oldu. Bu çok önemli bir şeydir yani net alenen bir harikadır bu. Önce kuraklık tam hadiste belirtildiği gibi, arkasından bereket ve bolluk. Tam Mehdi döneminin alametidir. “Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir. Üstte anlatılan mananın icabı olarak yerinde olur ki onun vücudunun zuhurundan evvel, adet harici haller meydana gele.” Yani doğumundan önce de harika haller meydana gelecek diyor Mehdi’nin. “Tıpkı Resulullah Efendimiz (sav)’in nübüvvetinden evvelki irhasat gibi. Bu zahara gelen işlerde aynen zuhur nedbeleri olarak, küfür...” bakın dikkat edin diyor ki İmam Rabbani şöyle diyor: “Bir hadisi şerifte Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur. Küfür her yeri istila edip hükmü cemiyet içinde aşikâre işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez.” İnsanlar diyor ki niye böyle bir ahlak bozukluğu var dejenerasyon oldu. Bak ne diyor “Küfür her yeri istila edip hükmü insanlık içersinde açıkça işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez.” “Bu vakitte baki olan ise küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir. İslam’ın ve Müslümanların dahi zaafıdır.” İslam ve Müslümanlar zaafa düşecekler diyor o devirde. “Bu vakit Resulullah Efendimiz (sav)’in ehli İslam’ın garib düşeceklerini anlattığı bir devirdir. Müslümanlar garib düşecek o devirde diyor. “Onlara ne mutlu.” Hadis bu zaten. “Onlara ne mutlu” ayrıca yani bu devirdeki Müslümanları müjdeliyor Peygamberimiz onlara ne mutlu diyor. “Ayrıca Resulullah Efendimiz (sav) onları müjdelemiştir. Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurdu. Fitne zamanında ibadet etmek bana hicret etmek gibidir.” Yani bu devirde eğer ibadet ederseniz fitne zamanında Mehdi zamanındaki şey bana hicret etmek gibi sevap alırsınız diyor. Hz. İsa’nın inişi ile ilgili de çok açık sözleri vardır. Mesela diyor ki yine İmam Rabbani hazretleri 429. mektupta, “Hz. İsa Aleyhisselam inecek ve Hatemül rüsülResulullah Efendimiz (sav)’in şeriatına tabi olacaktır.” İslam’a tabi olacaktır. “İsa Aleyhisselam nüzul ettikten sonra Ebu Hanefi`nin mezhebi ile amel edecek onun helalini helal, haramını da haram bilecektir.” Bu tabi tarikat ehlinin bir istihracatı mı diyeyim yani harika hallerinden bir tanesi, onlara ait bir söz. Mehdi için de böyle diyorlar. Hanefi mezhebinden olacak, Hz İsa ile her ikisi yani onların görüşü Hanefi mezhebine uygun düşecek diyor inşaAllah.
 
MUHABİR: Mehdi’nin gelişi ile birlikte özellikle ehl-i sünnet arasında da bir çatışma olması düşünülebilir mi Hocam bu noktada?
 
ADNAN OKTAR: Hayır hayır.
 
MUHABİR: Şafiler neden bizden çünkü Peygamber Efendimiz (sav)’in gelişinde nihayetinde Kureyş kabilesinin bu noktada birbirlerine düştüğünü çok iyi biliyoruz. Kureyş kabilesi içinde bir çatışma çıktığını çok iyi biliyoruz.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
MUHABİR: Bu noktada mezheplerin birbirleriyle çatışması söz konusu olabilir mi?
 
ADNAN OKTAR: İmam Rabbani diyor, Mehdi geldiğinde diyor, şehirdeki âlim “bu insan bizim dinimizi öldürdü der” diyor. Bidatle amel etmeye alışmış diyor âlim, yani anormal, dini karıştırmış, dine ilaveler, ekler yapmış, kendi kafasına göre dini şekillendirmiş olan âlim “bu bizim dinimizi yok etti der” diyor. “O’ndan çekinecekler” diyor Peygamber Efendimiz (sav); fakat yine de ondan bir şey umacaklar diyor.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ama Mehdi çok mülayim, insancıl bir insandır. Öyle mezheplere, tarikatlara... Yaşayarak örnek olur.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yani beğenen, isteyen onu o şekilde yaşar. Yani baskı yapmaz. Doğruyu, güzeli anlatır; ama herkesi dinde serbest bırakır. Çünkü hadislerden anlıyoruz, diyor ki “Musevilere Tevrat’ın gerçeği ile hükmedecek. İsevilere, Hıristiyanlara da İncil’in gerçeğiyle hükmedecek.” Yani onlara onlarla hitap edecek.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yani siz buradan ne anlıyorsunuz? Demek ki kimsenin inancına ilişmiyor; fakat o inancın içerisinde mükemmel olmalarını sağlıyor.
 
MUHABİR: İnançlar içinde bozulmamış doğrularla.
 
ADNAN OKTAR: Bozulmamış doğrulara özen göstertiyor.
 
MUHABİR: Evet evet.
 
ADNAN OKTAR: Yoksa mesela Şafi mezhebi çok hak ve güzel, tertemiz mezheptir. Belki bazı konularda yani şurada yanlışlık olabilir diyecektir. Yani şu husus olabilir. Ama hepsi birbirinden güzeldir. Hanefi, Hambeli, Maliki ve Şafi. Dördü de hak mezheptir. Yani birbirinden farkı yoktur bunların.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Aynı şeyleri anlatırlar yani. Yani mesela Peygamber Efendimiz (sav) namaza böyle başlamış, mesela eli şöyle kalbinin üzerinde başlıyor namaza. Sonra huşu eseri eli aşağıya iniyor, böyle aşağıya iniyor. Sonra ellerini tamamen bırakıyor. Şimdi mezheplerde; bir mezhepte böyle yapılır; bir mezhepte böyledir, bir mezhepte bu şekildedir; bir mezhepte de aşağıya bırakılır kol.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ama bunların hepsi birbirinin aynı yani.
 
MUHABİR: Bu noktada el bağlamanın Hz. Ömer döneminde özellikle ön plana çıktığı söyleniyor. Rivayetler bu noktada doğru mu Hocam?
 
ADNAN OKTAR: Hiç fark etmez. Biz Ebu Hanefi’ye bağlıyız. Sünniyiz. İmam-ı Azam, Caferi Sadık’ın talebesidir. Yani Caferi Sadık artık yani en sağlam kaynak. Ne ondan duyduysa, ne gördüyse anlatıyor. Tamamdır yani hiç kafa karıştıracak bir şey yok.
 
MUHABİR: Bu noktada daha önceden yaptığımız sohbetlerde her şeyin Yüce Yaratan tarafından planlandığını söylemiştiniz.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
MUHABİR: Fakat yine görüyoruz ki, külli ve cüz-i irade söz konusu dünyada. Dilerseniz külli ve cüz-i iradeyi Hocam izleyicilerimize aktaralım. Külli irade nedir? Cüz-i irade nedir? Ve bu planlama nasıl gelişmektedir?
 
ADNAN OKTAR: Bakın, yani. Biz mükemmel olan Allah’ı seviyoruz. Allah yarım olmaz. Allah güçsüz olmaz. Yani Allah bir şeyin sonra ne olacağını hesap edemiyorsa hâşâ, O İlah olmaz zaten. Yani olaylar gelişecek, bir Allah duruma göre olayları değerlendirecek. O İlah olmaz zaten. Allah’ın gücüne yakışmaz bu. Zamanı Kendi yaratıyor zaten. Diyor ki adamlar, Big Bang’den önce, yani kâinatta bu patlama olmadan önce, ne zaman vardı, ne mekân vardı diyor. Kardeşim o zaman evvel ve sonra yok yani.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Evvel ve sonra olmadığına göre an var demektir. Buradan da olay çok açık. Aslında âlimler, yani fizik âlimleri olayı çok iyi anlıyor. Fizik âlimlerinden Allah’a inanmayan hemen hemen yok gibidir. Hepsi inanır, mesela Einstein, diğer fizik âlimleri hepsi inanıyordu. Newton da öyle. Hepsi inanıyordu.
 
MUHABİR: Biyoloji âlimlerinde mi bu noktada?
 
ADNAN OKTAR: Efendim?
 
MUHABİR: Biyoloji ile uğraşan insanlar.
 
ADNAN OKTAR: Onlarda da işte devlet baskısı olmasa onlar da bunu yapmazlar.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yani biraz da baskıyla oluyor. Bazı ülkelerde baskı oluyor bunlara. Şöyle mesela, biz şu an kaderin içindeyiz. Sizin bana ne soracağınızı ben bilmiyorum. Yani ne olacağını da bilmiyorum. Yani biraz sonra ne olacağından haberim yok. Yani mesela ıhlamurumu içeceğimi içmeyeceğimi, onu da bilmiyorum yani. Allah da bizimle beraber bunu aynen yaşar şu bu hali. Bunu bizimle aynen yaşar.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ayrıca bizim yaşamadığımızı da yaşar, yani anın bütününü yaşar, hepsini bilir. Ama bizle de an an da bunu bilir.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Mesela benim aldığım, ıhlamurdan aldığım tadın aynısını Allah tadar, bilir. Mesela bu konuşmayı olduğu gibi Allah yapar. Yani tamamını Allah yaratır. Ama ben yaptığımı zannederim. Yani öyle bir his verir bana.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ben zaten yani neyim de ses yaratayım yani, ses meydana getireyim? Bir kere dışarıda bedenim var ama beynimin içinde şu kadarcık yerde bir elektrik akımının karşısına oturmuş bir ruhum ben. Orada Allah bana ne gösterirse, mesela siz bana önce mesela şu kadar falan görünüyorsunuz siz bana. Biraz yaklaştığınızda kocaman görünüyorsunuz yaklaşınca. Yani bu küçük göstertmeyi, büyük göstertmeyi de yapan Allah’tır. Mesela insanlar var, arkadaşım var uzakta. Bakıyorum, şu kadar bir şey görünüyor beynimin içerisinde.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yaklaştırıyor yaklaştırıyor Allah büyütüyor. Mesela bu muazzam bir sanattır. Yani müthiş bir şeydir bu. Sonsuzluğu tek an içerisinde yaratıyor. Ayrıca bu sonsuzluğu tek an içinde yarattığı âlemin dışında başka âlemler var. Mesela zaman diyoruz ya, zaman mekân. Zaman ve mekân gibi başka bizim hiç bilmediğimiz şeyler yaratmış Allah. Onları da bilmiyoruz biz. Yani biz zaman ve mekân var zannediyoruz değil mi? Zamanın ve mekânın dışında bambaşka zaman ve mekân şekilleri ve hiç kavrayamayacağımız şeyler var başka. Mesela hiç bilmediğimiz renkler var. Hiç bilmediğimiz sesler var. Yani hem de kırmızı gibi, mavi gibi böyle net renkler. Yani gördüğümüzde şaşıracağız. Cennette bir kısmını göreceğiz onların. Ama Allah katında sayısız renkler vardır. Yani bizim beynimize verilen bilgi çok çok az. Biz kul olduğumuz için bize çok flu bilgi verilir. Yani ruh hakkında da size az bilgi verildi diyor. Hani âlimler diyor ya, biz gece gündüz araştırırız, inceleriz. Her araştıran, inceleyene bilgiyi Allah verir. Mesela Einstein’ın incelediği, Marx’ın incelediği, araştırdığı her şeyi Allah onlara verdi. Onlar hiçbir şey yapamaz.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Mesela adam gemiyle gezdim diyor. Allah, onu gemide gezdiren Allah. Gittim işte Galapagos’a, adayı yaratan Allah, oradaki kuşları yaratan Allah. Onların gagalarını öyle değişik yaratan da Allah. Onu ona gösterten, onu yazdıran, yazdığı kitaptaki her harfi ona yazan Allah’tır. O kendi yazdığını zanneder.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Böyle
 
MUHABİR: Keşfi kendi yaratmış zannediyor diyebiliriz bazı insanlar için.
 
ADNAN OKTAR: Evet, tabi. Mesela Einstein geldi diyorsunuz. Einstein’ın saç tellerini teker teker, var ya kafasında saç telleri, onları teker teker Allah yaratıyor. O dilini çıkarttığı bir resmi var, o anı Allah ona yarattırıyor. Dilini dışarı çıkarttıran Allah’tır onun. Bütün yazdığı formülleri Allah yazar onun, Allah hazırlar. O zavallı bir görüntüdür. Yani Allah’ın bir tecellisidir. Dışarıda bedeni vardır ama bedenini de asla göremez insan.
 
MUHABİR: Yani izafiyet teorisini Allah yaratmıştır. Fakat bunu görüp insanlara anlatan Einstein’dır diyebiliriz Hocam?
 
ADNAN OKTAR: Einstein’ın dilinden Allah anlattırıyor.
 
MUHABİR: Evet evet.
 
ADNAN OKTAR: Onu vesile ediyor. Onun görünümünde Allah tecelli eder. Allah’ın tecellisi olarak. Ona bir beden görünümü verir. O şekilde tecelli eder. Mesela hiçbir insan gerçek bedenini şu ana kadar görememiştir. Hiçbir eşyanın biz gerçeğini göremeyiz. Yani mesela ben bazen İstinye Park’a, oraya buraya gidiyorum. Halk toplu yemek yiyorlar, herkes beyninin içerisindeki o kaptaki yiyecekleri yiyor. Orayı geniş bir alan gibi göstertiyor Allah onlara. Öyle bir şey yok. Yani dışarıda alan var ama onlar onun mutlaka görüntüsüyle muhatap oluyorlar. Mesela orada esnafla görüşüyorum. Esnafa da o görüntüyü gösterten Allah’tır. Onlara mesela müşterileri göstertiyor, görüntüler göstertiyor, eşyalar göstertiyor. Hiçbir insan; mesela ben şu an elimde şöyle bir fincan var. Ben bunun hiçbir şekilde aslını göremem. Ben mutlaka, illaki beynimdeki görüntüsüyle muhatap olurum bunun. Yani bunun aksini hiç kimse iddia edemez, yani komünistler de iddia edemez, materyalistler de, Darwinistler de iddia edemez. Yani yok aslını görüyorsun diyemezler. Yani evet derler. Dışarıda aslı var ama sen görüntüsünü görüyorsun derler. Yani bu konuda herkes ittifak halindedir. Dinsizi de dindarı da ittifak halindedir. Böyle harika bir sistem yaratmıştır Allah.
 
MUHABİR: Bu biraz Matrix’e doğru kaymıyor mu Hocam anlattıklarınız?
 
ADNAN OKTAR: Tamam.
 
MUHABİR: Ya da biz Matrix’te mi yaşıyoruz?
 
ADNAN OKTAR: Bir nevi. Bir nevi. Evet. Yani şöyle, dışarıda maddenin aslı vardır, ama biz görüntüsüyle muhatap oluruz.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yani bunu da kimse inkâr edemez, etmiyor. Zaten biyoloji kitaplarında herkesin okuduğu budur.
 
MUHABİR: Evet. Hocam bu noktada gelen sorular var. Dilerseniz onlarla ilgili birkaç soru aktarayım. İzleyicilerimizin sorularını da size aktarayım. Hocam Adana’dan yazıyoruz, yazıyorum demiş izleyicimiz. Azeri öğrenciler Türkiye’ye mektup göndermişler, Nahcivanlı öğrencilerden duygulandıran mektup. “Sene gardaş deyirem, dilimiz dinimiz bir” demişler. Çocuklar anladı ama acaba büyüklerimiz hala neyi bekliyorlar demiş izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR: Aslanım benim.
 
MUHABİR: Sami Coşkun Bey’e çok teşekkür ediyoruz, Adana’dan.
 
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, teşekkürlerimiz Allah’a, şükrümüz de Allah’a. İnşaAllah. İnsanlar, insanlara teşekkür ederken, Allah’a niyetle teşekkür etsinler, yani ona çok dikkat etmek lazım, çünkü şükrediyoruz biz, nimeti veren Allah, kimse biz ona şükrederiz. Mesela kahve getiriyorlar, teşekkür ederim diyoruz. Kahveyi bana sunan Allah. Yani doğrusu bu. Kahvenin görüntüsüyle muhatap oluyor, Allah, onu içiren de Allah. Yani kolunu yukarı kaldırıp ona gösterten de Allah. Mesela hatta ayette diyor ki Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, “Attığın vakit sen atmadın” diyor Allah ayette, “Allah attı” diyor. “Sana biat edenler Allah’a biat ettiler” diyor. “Allah’ın eli onların eli üzerindeydi” diyor. Hâlbuki Peygamberimiz (sav)’in elini tutuyorlar. Değil mi? “Onlar Allah’ın elini tutuyorlardı” diyor; çünkü Allah’ın tecellisi o.
 
MUHABİR: Şükür ve teşekkürü bu noktada Allah’a...
 
ADNAN OKTAR: Tabi tabi Allah’a ithaf edeceğiz, Allah’a ithaf ederek söyleyeceğiz. Bakın, “Attığın vakit sen atmadın”, hâlbuki Peygamber (sav) atıyor, mesela ok atıyor yahut elindeki herhangi bir şeyi atıyor. “Sen atmadın” diyor Allah, “Allah attı” diyor. “Sana biat edenler, Allah’a biat ettiler” diyor, “Allah’ın eli onların eli üzerindeydi” diyor. Yani tutuyorlardı halbuki Peygamberimiz (sav)’in elini. Her yer her şey böyledir, Allah’ın tecellisidir.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Yani Allah “Ben her yerdeyim” diyor. “Size şah damarından yakınım” diyor Allah. Hâlbuki şah damarımız bizim içimizde değil mi?
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: “Ben daha yakınım” diyor Allah size. Yani içinizin içinden daha yakınım. İşte ne anlıyorsanız anlayın artık...
 
MUHABİR: Evet. Teşekkür etmememiz mi gerekiyor Hocam?
 
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun demek daha güzel.
 
MUHABİR: Evet, evet.
 
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun, Allah’a hamd olsun...
 
MUHABİR: Bu noktada, bu manevi bazı mesela selam verdiğinizde bazı insanların tepkisiyle karşılaşabiliyorsunuz toplumumuzda. Geçen gün bir taksiye bindim, bu noktada müsaadenizle anlatmak istiyorum.
 
ADNAN OKTAR: Estağfirullah buyrun.
 
MUHABİR: Kuran-ı Kerim yayını yapan bir radyo kanalını dinliyor. Ben bindiğimde kapattı, neden kapatıyorsun dedim, rahatsız olan insanlar olduğunu söyledi. Gerçekten maneviyat bu kadar çöktü mü Türkiye’de?
 
ADNAN OKTAR: İşte Mübarek zuhur etmez diyor İmam Rabbani Hazretleri. Çökecek ki, güneş batacak ki, yeniden doğsun. Böyle anormallikler olacak. Ama artık güneş çıktı yani böyle, fecr-i kazib denir, hatta güneş bence yarı yarıya da çıktı böyle...
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Kendini göstertti yani inşaAllah.
 
MUHABİR: Evet öğlen saati uyanmak lazım.
 
ADNAN OKTAR: Evet aydınlanma üzereyiz inşaAllah.
 
MUHABİR: Evet. “Sene gardaş deyirem, dilimiz dinimiz bir”, çocuklar anladı diyor ama büyüklerimiz hala neyi bekliyor demiş izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR: Buna devam etsinler. Her güzellik ısrarla olur.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Mesela Peygamber Efendimiz (sav) dini hâkim ederken, bana vahiy geldi derdi, Kuran’ı size bildiriyorum derdi, giderdi evinde otururdu. Israr etti Peygamber, mücadele etti. Dişini kırdılar o mübarek dişini. Hicret etti, oradan geri döndü. Yüzlerce, binlerce, sahabe öldürüldü. Ellerini yüzlerini doğradılar, kollarını koparttılar. Mesela geliyordu sahabe kolu kopmuş, Ya Resulullah bana müsaade diyor, sarıyorlar, ben yine devam etmek istiyorum diyor. İşte böyle aşk ve kararlılıkla Allah İslam ahlakını dünyaya hâkim ediyor. Öbür türlü dünya cehenneme dönüyor.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ya cehennemi isteyecek insanlar ya cenneti isteyecekler. Dünya da cehenneme döner, ahireti de cehennem olur. Dünyası cennet olanın ahireti de cennet olur inşaAllah. Yani cennet ahlakını yaşayacağız. Ne güzel insanlarız, ne güzel memleketimiz var, ne oluyoruz böyle yani niçin... Kuran’ımız böyle taze ekmek gibi, sürekli yanımızda olacak böyle, güzel okuyacağız. Ne güzel, hiçbir ayetinde bozukluk yok. Hiçbir ayet değişmemiş. Ne büyük rahatlık, güvence. Mesela Tevrat’ı açıyoruz, adamlar kendileri diyor, bu Tevrat’tan değil diyor. Kardeşim ben nasıl okuyayım, hangi bölümler, ilk bölümler diyor Tevrat’ta. Az bir şey orada çok az bir şey var. O da değiştirilmiş. Nerde burada hak izahlar? İşte akıllarında kaldığı kadarını yazmışlar diyor. Muhakkak ki tabi ezberlerinde de kalmıştır. Bozulmayan yerler de var, doğrudur. Yani çünkü ezberden geçiyor. Mesela Mezmurlar’da birçok yerlerde, mesela Süleyman`ın Meselleri var Tevrat’ta. Bunlar Allahüâlem bozulmamış, büyük bir bölümü bozulmamış. Bir kısmını eklemişler ama bozulmadığı görülüyor. Fakat Kuran ne güzel, açar açmaz şahane, mesela açıyoruz, Bismillahirrahmanirrahim, şeytandan Allah’a sığınırım, Taha Suresi çıktı. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey Musa dediler, ya sen at veya önce biz atalım. Dedi ki ‘Hayır, siz atın.’ Sonra hemen ne görsün, sihirlerinden dolayı ipleri ve asaları kendilerine gerçekten koşuyormuş gibi göründü. Musa bu yüzden kendi içinde bir tür korku duymaya başladı.” Bak, “Korkma dedik” diyor Allah. “Muhakkak sen üstün geleceksin.” Hâlbuki daha önce denemiş bakın, işte imtihanın sırrı dedim ya. Ben daha önce anlatmıştım, nasıl oluyor diyorlar. Hâlbuki Hz. Musa’ya diyor ki Cenab-ı Allah, “Elindeki nedir?” diyor, soruyor; “asam” diyor. “Neye yarar o” diyor Allah, biliyor Allah, konuşturmak istiyor. Davarlarıma ot silkiyorum onla diyor. Çok şeker bir peygamber. Çok müthiş sevimli. Böyle çocuksu bir tatlılığı var maşaAllah. Daha önce asasının yılana döndüğünü görmesine rağmen... “Musa bu yüzden kendi içinde bir tür korku duymaya başladı.” “Korkma dedik” diyor Allah, “muhakkak sen üstün geleceksin. Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır; çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir, büyücü ise nereye varsa kurtulamaz. Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar, Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik dediler.” Mesela Tevrat’tan bahsediyorduk, harikadır şimdi Tevrat’la ilgili kısmın çıkması. Bu Kuran’ın harikasıdır işte. Yani Kuran’ın böyle bir yönü vardır, izleyicilerimize de ben bunu söylüyorum. Mesela ben birçok insanla konuşurken tam ilgili konu çıkıyor. Ne zaman açsam, herkes bilir bütün çevremdeki insanlar bilirler, yani böyle rastgele açıyorum, mutlaka ilgili konu çıkıyor. Mesela içimden de bir konu geçiriyorum, ne olabilir, açıyorum o konu çıkıyor. Onlar da yapsınlar görecekler, Kuran’ın böyle bir harikası vardır...
 
MUHABİR: Bu konuda, çok özür dilerim Hocam, nasip meselesi söz konusu. Acaba bütün insanlara böyle mi, yoksa sizin nasibiniz biraz daha bu konuda fazla mı?
 
ADNAN OKTAR: Allahüâlem yani samimi olan insanlarda bu oluyor, yani samimi olan insanlarda oluyor. Samimi olsunlar, yani çok hayretler içinde kalırlar. Hâlbuki bu işte Tevrat’ta değiştirildi dedikleri kısımlardı benim anlattığım bu kısımlar. Yani mesela bunun Tevrat’a baktığımızda değiştirildiğini görüyoruz bunun. Tevrat’ta böyle değil. Ne kadar rahat, yani tam kelimesi kelimesine doğrusunu öğrenmiş oluyoruz, ne büyük nimet bu. Yani kafamızı ne kadar salim tutan bir şey. Öbür türlü ne kadar tedirgin edici bir şey yani okuyorsun hangi kelime doğru hangi kelime yanlış belli değil, genel anlamda kabul edebiliyorsun, genel anlamda. Herhalde böyle bir genel olay olmuş diyorsun. Öyle şey olur mu? Bakın Kuran çok net, çok açık. Ve imtihanın sırrına da bak çok dikkat çekiyorum, demin anlattığım. Hâlbuki diyor Cenab-ı Allah, “At” diyor, atıyor, asası yılan oluyor. Korkup kaçıyor, Cenab-ı Allah “Korkma gel” diyor. Defalarca söylüyor Kuran’da “korkma” diye. Yani müthiş şeker bir şey. Çok heyecanlı, “gel tut” diyor Allah, tutuyor, tutturuyor ona. Tutunca yine asa eski haline geliyor. Bunu görmesine rağmen, yine içinde imtihanın sırrına uygun olarak, bak imtihanın sırrı, diyorlar ki harika, nasıl oluyor da peygamberler, imtihan onlardan kalkmıyor, işte bak kalkmıyor, görüyorsunuz. Ne diyor Allah, “Musa bu yüzden kendi içinde bir tür korku duymaya başladı”. Yani korkuyor, çekiniyor, ya attığı yılanı yutmazsa o an, Firavun çünkü piskopat, adamlar da toplanmış, ya mahçup olursam diye çekiniyor. Allah; “Korkma dedik, muhakkak sen üstün geleceksin.” “Sağ elindekini atıver” diyor. “Onların yaptıklarını yutacaktır”, gönlünü rahatlatıyor. “Çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir.” Mesela Allah diyor ki, “Firavun’un sarayına git” diyor, onda da korkuyor. Çok sevimli böyle, ben diyor cinayet işledim daha önce diyor. Yani böyle bir, Allah vermesin, bir kavgayı ayırırken çok güçlü kuvvetli olduğu için adama vuruyor, adam da ölüyor. Başına iş çıkıyor, Hz. Musa’nın. Yani durduk yere bela, Allah vermesin birçok insana gelebilir, çok büyük bir imtihan. O da zaten çok heyecanlı bir Peygamber. Kaçıyor, 8 yıl saklanıyor. Allah’a çok şükür ki bir Peygamberin yanına gidiyor. Onun kızıyla evleniyor. Orda rahat yaşıyor. Ben diyor, onun diyor beni öldürmesinden çekiniyorum diyor, dilim tutuluyor diyor, yani konuşma gücümü kaybediyorum bir de göğsüm daralıyor diyor, heyecandan herhalde kalbi çarpıyor anladığım kadarıyla, göğsüm daralıyor, nefesinin sıkıştığını söylüyor. Bana kardeşimi ver diyor yardımcı olarak, Harun’u diyor. Allah tamam diyor sana Harun’u da kardeşini de vereceğim diyor, verdim diyor. İkiniz gidin ama mülayim konuşun diyor, yani belki söz dinler diyor Firavun, ama adam psikopat tabi, her şeyi gösteriyor, mesela elini göğsüne sokuyor, çıkartıyor bembeyaz elleri, adam onu çok makul görüyor, yani ondan etkilenmiyor, mesela asasını atıyor yılan haline geliyor, ben daha da alasını yaparım diyor adam. Çağırın diyor bütün büyücüleri hepsini, işte o büyücüler de geliyorlar, büyücüler bir ihtimal şöyle gibi geliyor bana, ben dün gösterdim de resimlerini, bir kere o devirde elektrik var, bu çok net, ampul var, elektrik var, jeneratör var, adamlar yapmış.
 
MUHABİR:  Teknoloji var.
 
ADNAN OKTAR: Yani o konuda hiç tereddüt yok yani, dün de baktım inceledim, yüzde yüz yani net. Hem de çok güzel elektrikli teknik aletler, roket yapmışlar, uçak yapmışlar, planör, hepsini yapmışlar. Ama bunlar yani Allah’ın hikmeti yani nasıl..
 
SUNUCU: Bunu bu büyücüler bu teknolojiyi insanlar bilmediği için büyü olarak kullanıyor olabilir mi o dönemde?
 
ADNAN OKTAR: Benim anladığım, Allahuâlem şeytandan almışlar bu bilgiyi, yani, çünkü Hazreti Süleyman’a da şeytanlar yardım ediyorlar, ya Süleyman’dan gelen bir ilmi gizledi bunlar, sakladılar veya şeytandan aldılar. İnanılır gibi değil, Allah’ın hikmeti, tabi hâşâ öyle demeyeyim de, yani harika anlamında diyorum, çok şaşırtıcı. Adamların orada bi kısmı tarla sürüyor, bir kısmı da elektrikle orayı aydınlatıyor, jeneratör yapmış, uçak var, helikopter var, alenen resimleri var, yani çok şaşırtıcı.
 
MUHABİR: Bu arada reklâm işaret ediyor arkadaşlar, fakat biraz daha beklesin, konu çok lezzetli, çok az bekleyelim. Evet.
 
ADNAN OKTAR: O ampulde yılan şeklinde bir şey var içinde, zannediyorum, yani görüntü meydana getiriyorlar, yansımayla, yani yılan şeklinde. Işıkla da görüntü meydana getirmiş olabilirler bunlar elektrik gücüyle, yerde bir film oynatmış olabilirler, öyle söyleyeyim. Yani yılan varmış gibi bir görüntü oynatmış olabilirler, öyle gibi görünüyor. Hazreti Musa da atınca, veyahut başka türlü de yapmış olabilirler, şimdi bilemiyorum da yani, ihtimalleri sayıyorum. Veyahut böyle var ya civalı falan birşeyler yapıyorlar hareket ediyor gibi, kıvranarak gitmiş olabilir, ama muhtemelen böyle, elektriği kesin kullandıkları kesin ama burada civalı yılan kullanmış olabilirler, yani içine, yılan biçiminde bir şey yapıp, mesela ölü yılanın içine civa doldurup onu yokuş aşağı bir yerden bıraktılarsa hareketli olmuş olabilir. Ama hayvan onu yutuyor, Hazreti Musa’nın yılanı, ağzına alıp yutuyor, yok ediyor. Adamlar o zaman işte kesin iman ediyorlar, yani yok gitmiş, kaybolmuş, Firavun buna rağmen iman etmiyor. Öyle azılı psikopat, yani bu çok şey ama bakın bunların hiçbiri yine aklın ihtiyarını kaldırmaz, aklın ihtiyarını kaldırsaydı Musa’nın aklının ihtiyarını kaldırırdı.
 
MUHABİR: Evet, Hocam devam edeceğiz, özellikle Harun ve Yahya peygamberlerle ve Hazreti Musa’yla devam edelim, çünkü dediğiniz gibi gerçekten yaşantılarına baktığımız zaman da aslında günümüzde de çok farklı şeyler yaşamıyoruz. Yine günümüzde de sihirbazlık yapan insanlar da söz konusu. İnsanları yanıltmak isteyen insanlar da söz konusu, fakat yine âlimlerimiz de söz konusu. Müsaade ederseniz reklâmlardan sonra konumuza devam edelim. Kısa bir reklâm arasından sonra sevgili izleyiciler, tekrar birlikte olacağız.
 
MUHABİR: Efendim kısa bir reklâm arasından sonra yine sayın Hocamızla birlikteyiz, Hazreti Musa döneminde kalmıştık, Hazreti Harun ve Hazreti Yahya’yı da özellikle Hocamıza soracağımızı söylemiştik, Hocam Harun ve Yahya’yı seviyorsunuz, mahlas isim olarak da kullandınız. Neden Hazreti Harun ve Hazreti Yahya’ya bu kadar sevgi duyuyorsunuz diye sorayım.
 
ADNAN OKTAR: Hz. Yahya biliyorsunuz aşkla sevinçle Hz. İsa’yı müjdeledi, onun güzel bir yardımcısıydı, onu çok seven birisiydi. O gelmeden önce o çok kapsamlı olarak onun sevgisini etrafa yaymıştır zaten. Zor bir ortamdaydı. Çok nezih ve çok güzel huylu bir peygamberdi Yahya. Allah cennette görüşmeyi nasip etsin inşaAllah. Yanaklarını sıkacağız inşaAllah. Harun da Hz. Musa’nın kardeşi biliyorsunuz. Abisinin yanında ona yardımcı olmuştur, o da Peygamberdir. Fakat kitaplı Peygamber olarak Hz. Musa bilinir halk arasında. Fakat her ikisi de aynı anda Peygamberdir. Hz. Harun’un abisine desteği çok yoğun olmuştur. “Yarabbi” diyor “ben kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum” diyor, şeytandan Allah’a sığınırım. Yani bakın Yahudi kavminin azgınlığı, o devirde bile delilikleri üstünde. Kim bilir ne kafadalar? Bakın o kadar harika görmelerine rağmen, o mübareğin, o güzeller güzelinin o kadar harika ahlakını görmelerine rağmen, mükemmel izahlarını görmelerine rağmen ve o kadar çok mucize görmelerine rağmen… Artık deniz açılıyor, geçtiler kurtuldular, Firavun ordusu boğuldu, bunu da gördüler. Buna rağmen, daha hala söz dinlemiyorlar. “Sen ve Rabbin gidin savaşın” diyorlar mesela, şeytandan Allah’a sığınırım. Hz. Musa’ya diyorlar. “Sen ve Rabbin, gidin savaşın”. Ne peygambere saygıları var, hâşâ, ne Allah’a saygıları var, hâşâ. Yani bu kadar anormaller. Onun için Tevrat’ta, sürekli Allah onları tehdit eder; Musevileri, bu ahlaksızlıklarından dolayı. O devirde de öyle olmuşlardır, sonraki devirlerde de. Birçok peygamber öldürmüşlerdir. Yani içlerinde delisi bol olan bir kavimdir. Şimdi de yine psikopatlıkları tuttu, görüyorsunuz. Kan üstüne kan döküyorlar, rezalet üstüne rezalet işliyorlar. Tevrat da onlara fahişe diyor ve kan dökücü fahişeler olduğunu belirtiyor. Ama iman edenleri Kuran’da ayırmış Allah. İman eden Museviler ayrılır, Ehl-i Kitap, onlar bizim başımızın tacı, onlar bizim kardeşlerimiz, çok saygın insanlardır. Harun da, Yahya da her ikisi de dünya tatlısı, iki mübarek peygamberdir. Abisiyle o çileli zor ortamda, ona yardımcı olmuştur, çok büyük hizmetler vermiştir Harun. Abisine manevi destek sağlamıştır, yalnız bırakmamıştır. Ama abisi biliyorsunuz dağa, Cenab-ı Allah’tan vahiy almak için çıktığında kavim bozuldu, sapıttılar. Altından buzağı şeklinde bir şey yaptılar, ona tapıyorlardı. Harun da olay çıkmasın diye onları ellememiş o kadar. Hz. Musa dönüyor, bir de çok celalli ve heyecanlı bir peygamber, “Kardeşini saçından ve sakalından tuttu “diyor. Elindeki tabletleri atıyor heyecanından, normalde yapmaz. Fakat muazzam öfkelenmiş. “Ey anamın oğlu” diye hitap ediyor, o zaman kalbi yatışıyor. Harun da biliyor yani onun nereden kalbini yumuşatacağını. “Ey anamın oğlu” diye hitap edince rahatlıyor, anlatıyor yani gerekçesini anlatıyor. Sonra Samiri’ye dönüyor. Samiri diyor “Elçinin izinden bir parça aldım attım”. Yani hükmü değiştirdi, Allah’ın hükmünü, Kuran’ın, o zamanki Tevrat’ın hükmünü değiştirdiğini söylüyor özetle. Ve altından, böğüren bir buzağı heykeli yapıyor, muhtemelen rüzgâr vurdukça öten bir şey herhalde anladığım kadarıyla, buzağıya benzeyen. Onlar da orada ona inanıyorlar. Yani kafaları çalışsa, normal bir insan şunu yapar mı? Hak din var, Tevrat’ın hükümleri var, buna rağmen bunu yapıyorlar. Hz. Musa onu paramparça ediyor, yakıyor, muhtemelen içinde ahşap kısımlar da var, o anlaşılıyor. Külünü denize savuruyor. İşte böyle sağlamcı olmak lazım. Biz de Darwinizm’i yıktık diye bırakmıyoruz. Yakacağız ve külünü denize savuracağız daha. Putunu yeryüzünden tamamen kaldıracağız inşaAllah.
 
MUHABİR: İnşaAllah, Hocam, bir diğer sorumuz, Hakan Eryılmaz Bey Ankara’dan göndermiş. Sevgili Hocam, bugün bir gazetede 500.000 yıl önce Anadolu insanı başlıklı bir haber gördüm. Bu sizin tarif ettiğiniz barona çok benziyor demiş izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
 
MUHABİR:  Bu olabilir mi? Afedersiniz, keza yanlış hatırlamıyorsam bu baron tarzı insanlar ahirette savunageldikleri şekilde haşredileceklerdir ve her gün takip ediyorum bu baron ve baroncuklar tüm izahlara rağmen hala evrim saçmalığında ısrar ediyorlar. Bunun sebeb-i aşkı nedir? Nerden geliyor?
 
ADNAN OKTAR: Baron toplantılarında da bu bir adaya götürüyor saf adamları topluyor, onlar uyuduktan sonrada akşam gece kadınlı kızlı içkili alem yapıyorlar. Onlar da orda namazlarını kılıyorlar. Yani tam bir rezalet, o olayların farkında değiller onlar. Yani onu niye oraya götürüyor onu da bilmiyorlar. Zaten rivayette de var biz deccalın diyorlar deccal olduğunu biliyoruz ama onun ekmeğinden yemek, suyundan içmek, çorbasından içmek için yapıyoruz diyorlar yani mealen yaklaşık hadiste. Bunlar da bu kafadalar yani sorsak “evet, biz de biliyoruz “ diyecekler. Peki, ne işiniz var onun yanında.“Ekmeğinden yiyoruz” başka ekmeğini yiyecek insan bulamadın mı? Git Müslümanların ekmeğini ye. Aklı başında insanların ekmeğini ye. Anadolu insanının, kardeşlerimizin ekmeğini ye. Ki bütün milletimiz Müslüman Elhamdülillah ve tertemiz insanlar. Baronun ruhunu yansıtıyor resim. Ben gördüm o resmi. Tam baronun ruhunu anlatan, onun kişiliğini karakterini anlatan bir resim. Anadolu insanı o zamanlar da nur gibiydi, yani böyle Avrupalılar gibi son derece yakışıklı, Türkiye’deki Anadolu’daki aslanlarımız gibi son derece güzel, endamlı, aslana benziyorlardı ve gayet de güzel insanlardı. Bıraksın bu safsataları, bıraksın bu oyunları. Yalan söylemesine gerek yok, daha geçenlerde bir buçuk milyon yıllık insan ayak izi bulundu. Daha yeni, yani bu adamın yüzünde hiç utanma yok mu? Baron niye onu yayınlamıyor? Yayınlıyorsa zaten bunu yayınlamasına ne gerek var o zaman?
MUHABİR: Evet
ADNAN OKTAR: Değil mi? Aynısının hiçbir şekilde değişikliğe uğramamıştır. Homo Sapiens tabir edilir, belirli bir dönem içinde Allah bunları, bu insanları yaratmıştır. Yani belirli bir tarihten sonra bu insanlar tarih sahnesine çıkıyor, ki Hz. Âdem’in yeryüzüne inmesinden sonra olduğu anlaşılıyor. Ondan sonra sürekli aynı yakışıklılıkta, aynı düzgünlüktedir ve her zaman aynı kalmışlardır. Ama o devirlerde gibon, maymun, goril cinsi “insanımsı maymunlar” tabir edilen yüzlerce, binlerce mahlûk vardı. Sen bunların hepsine insan demeye kalkarsan o zaman işin içinden çıkamazsın. Mesela gorile de bine yakın komut öğretiyorlar hayvana. Aynı insan gibi, benziyor ama o hayvan çünkü arada bir fark var; insana ruh verilmiştir. Hayvanın ruhu yoktur, yani bilinci yoktur, şuuru yoktur. Ben varlığım, ben benim diyen bir varlıktır insan. Ben neyim, beni kim yarattı diyen varlık insandır.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Dolayısıyla yani her zaman bu tip fosiller bulunacaktır. Ama bunlar hep mükemmel ve düzgün fosillerdir. Ve bu fosillerin aynısından gene bulunuyor. Yani bu mesela, gibon fosili bulunuyor yahut goril fosili bulunuyor. Hakikaten insanı andırıyor ama bunlardan çok fazla bulunuyor, bunlar bir hayvan türü.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Mesela primat da bulunuyor. Bakıyorsun hakikaten kaş, göz falan ufak bir insan, çocuk gibi, parmakları falan, ama bu hayvan, tam anlamıyla şuuru kapalı. Yani milyonlarca yıllık bulunabiliyor.
MUHABİR: Yine aynı yıllara ait insanlar da bulunabiliyor.
ADNAN OKTAR: Hepsi aynı aynı, insanlar da aynısı oluyor.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Aslında işi biliyorlar, konuyu bunlar biliyor, anlamazdan geliyorlar, yani işi saflığa veriyorlar. Hiçbir fosil bozulmamış bir kere, yani bu çok önemli. Yani mesela ara geçiş formu diye bir olay yok. Mesela gibon sürekli gibon olarak, goril sürekli goril olarak, mesela bulduğumuzda kaç yıllıksa mutlaka aynı şekilde oluyor. Ne kadar geriye gidersek gidelim aynı.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Hiçbirinde “ara fosil” tabir edilen varlığa rastlamıyoruz. Hâlbuki diyor ki Darwin, milyonlarca diyor ara fosil bulunması gerekir diyor, böyle yamuk yumuk, kafası yamulmuş, sekiz tane kolu olan, parmakları böyle mesela bir metre, tırnağı geriye doğru, mesela kafasının tepesinde gözü tepede yahut boru gibi bir şeyden çıkmış ucunda bir göz, yani böyle insanlar olması lazım. Yani ara fosil denilen budur.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Yok, hepsi mükemmel ve düzgün ve kusursuz.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Buradan da anlaşılıyor ki, her tür ayrı ayrı yaratılmış ve hepsi mükemmel, hepsi belirli bir süre yaşamışlar, bir süre sonra bir kısım mesela dudu kuşu tükenmiştir, daha yeni tükendi. Yani geçtiğimiz yüzyıl içerisinde tükendi.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Şarkılarda bile vardı mesela dudu kuşundan bahseder.
MUHABİR: Evet, evet.
ADNAN OKTAR: “El ettim dudu kuşuna” der. Şu an yok dudu kuşu. Yeni tükendi, yani bu evrim mi bu? Tükeniyor. Mesela birçok hayvan türü tükenebilir, birçok canlı türü tükenebilir ve tükenmiştir de. Mesela o devirde büyük çok cesametli hayvanlar vardı, hiçbiri yok şu an. Ama o devirde, belirli bir devirde Allah yaratmış, yaşamışlar, devrini bitirmiş ölmüş, devrini bitirmiş ölmüş. Ama hepsi mükemmel yaşamış, mükemmel yaratılmış, mükemmel yaşadıktan sonra da soyu tükenip ölmüşler. Ben onun için diyorum, bak bir tane tek ara fosil getirin diyorum, ara fosil olmadıktan sonra bu iddia yoktur. 150 yıldan beri arandığına göre, yüz milyon fosil bulunduğuna göre, tek bir tane ara fosil olmayıp hepsinin mükemmel olduğunu gördüğümüze göre, evrim net olarak yok demektir. Bir de ayrıca bir hücre bir şehir gibi yani hücrenin içi, eskiden onları su dolu baloncuk zannediyorlardı Darwin’in zamanında. Yani su dolu bir torba zannediyorlardı. Şehre benziyor, yani onu ayrı bir gün anlatabiliriz. Yani inanılmaz, çok çok şaşırtıcıdır. Bir taşıyıcılar var, yükleyenler var, temizleyenler var, eksik tespiti yapan var, mesela bir yerde bir tuğla eksiği var, gelip adam görüyor bakıyor; molekül bu, burada bir tuğla eksik diyor, ben gideyim alayım geleyim diyor, gidip imal ediyor. Sen nereden bilirsin kimyasal maddeleri? İmal ediyorlar, imal edip alıp getiriyor, onu koyuyor, bir de kontrol eden biri var, diyor ki ya bu yanlış konmuş diyor, gidip düzeltiyor o da. Bunu molekül yapıyor yani bana yap deseler ben bunu yapamam, bilmem bunu ben. Ama molekül yapıyor bunu, yani bu çok büyük bir mucize bu.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Tarıyor adam baştanbaşa böyle. Eksik var mı gedik var mı, ne eksikse onu tam uygun aynısını gidip imal ediyor, o kadar karmaşıktır ki fabrikada imal edemezsin sen bunu. Yani bilim adamları bir araya gelse imal edemez. Ama molekül gidip imal ediyor adam. Alıp getirip koyuyor. Bir de kontrol eden, sen kontrol etmeyi nereden biliyorsun? Sen molekülsün ya molekül.
MUHABİR: Ya da eksik kaldığında ne olacağını nereden biliyorsun?
ADNAN OKTAR: Nereden biliyorsun yani. Tabi, yani hücre, hiç açıklaması yok yani. Çok büyük bir mucize, baştan sona bir mucize. Hayır, bir parça kuyruğu, kulağı olsa da kafası olsa, Allah beynini vesile ediyor diyeceğim, beyni de yok bu molekül nihayetinde. En karmaşık iştir, incecik çok muazzam bir detay hücrenin içine girmiş adam. Orada eksik tespiti yapıyor, imalat yapıyor, getiriyor oraya tak oturtturuyor onu, tamam diyor ve çıkıp gidiyor.
MUHABİR: Muazzam bir yapı.
ADNAN OKTAR: Tabi maşaAllah.
MUHABİR: Bu noktada sizin az önce anlattığınız, Hz. Musa döneminde bir altın buzağıya tapmakla bugün resimlere tapmak arasında çok da fark yok.
ADNAN OKTAR: Aynı kafa işte yani, onlar da dünyanın tesadüflerle yaratıldığına inanıyorlar ama bir putumuz olsun diyorlar, ona inanıyorlar. Bunlar da Darwin’i put haline getirmişler, o saçlı sakalının karşısına geçiyor oraya adamın, “Ey Darwin” diyorlar, “biz sana tapıyoruz” diyorlar. Hâşâ. Sen ne diyorsan doğrudur, senin kitabına; kutsal kitap gibi Türlerin Evrimi onlar için. Böyle huşu içinde okuyorlar, böyle şaman rahipleri gibi heyecandan kafayı sallayarak, sonra da ahkâm kesiyorlar millete nasıl oldu, nasıl bitti diye. Mesela Mao da öyle, gitmiş Darwin’in safsatalarını okumuş adam, Çin’i mahvetti, milyonlarca insanı öldürdü. Sel gibi kan aktı. Bak ne diyor adam, Mao, Çin komünizminin diyor temelinde Darwin ve evrim teorisi vardır, diyor, bu kadar, adam konuyu bitirmiş. Yani bütün bu yaptığım kepazeliğin kökeninde bu var diyor. Karmaşık bir şey söylemiyor adam.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Stalin de aynısını söylüyor. Lenin de aynısını söylüyor. Apo da aynısını söylüyor. Hepsi aynısını söylüyor.
MUHABİR: Evet, bütün kötülükler aynı şeyi aynı dilden konuşuyor.
ADNAN OKTAR: Hepsi aynı şeyi, hepimiz diyorlar Darwin’den etkilendik ve ona göre hareket ettik, diyor. Mussollini aynı şeyi söylüyor. Hitler aynı şeyi söylüyor. Satanistlere soruyorsun; onların sitelerinde Darwin’i öve öve bitiremiyorlar.
MUHABİR: Evet.
ADNAN OKTAR: Neo Naziler göklere çıkarıyorlar Darwin’i. Kadınları “köpek” olarak aşağılıyor Darwin ve gelişmemiş mahlûklar olarak görüyor Darwin kadınları, yani böyle erkek diyor daha gelişmiş bir varlıktır diyor, kadınlar gelişmemiş mahlûklardır diyor. Yani maymun aşamasındadırlar diyor, gelişememişlerdir diyor. Şimdi böyle kadına böyle bakan bir adama ne denir böyle bir zihniyete? Yani kadını böyle aşağılayan insanlara ne denir? Ki kadının güzelliği, yüceliği, temizliği mesela nefaseti ve çok büyük bir nimet olduğunu biz gözümüzle görüyoruz, ruhumuzla yaşıyoruz. Allah, benliğimizi yakacak bir güç vermiş onlara. Mesela benliğimizi derinden etkileyecek bir güç vermiş; eğer imanlı ve akıllılarsa, Allah’tan korkuyorlarsa, Kuran’ın ahlakını yaşıyorlarsa muazzam bir güce sahipler. Bir kere bunun hiçbir açıklaması yok. Ve olağanüstü güzel varlıklar, tertemizler ve müthiş zekidir kadınlar. Gelin isterseniz toplayalım, bana beş tane delikanlı getirin, beş tane de bayan getirin ispat edeyim. En ince detaylarını görürler, o çocukların göremediği detayları görürler. Bilakis üstündürler, her yönden üstündürler. Sanat yönünden, şefkat yönünden, merhamet yönünden, detay yönünden mesela kadınların detaycılığı muazzamdır. Mesela bir şeyin bir bakarlar bin tane girift tarafını görürler. Erkekler öyle değiller; mesela bakar tak diye bir veya iki tane yönünü görür. Ama o da onların tabi pratik iş yapmalarını sağlıyor.
MUHABİR: Evet. Hedefe biraz daha hızlı varmalarını en azından sağlıyor. Peygamberlerden hiç kadın olmaması bu noktada kadınların göreceği zarardan dolayı mıdır?
ADNAN OKTAR: Tabi ki. Yani olmadık ahlaksızlık, olmadık iftira atarlar. Allah onlara zarar gelmesin diye, yoksa Hz. Meryem peygamber ayarında bir kadındır. “Ayar’’ demem doğru mu bilmiyorum Allah affetsin, peygamber maneviyatında bir kadındır. Mesela Hz. Musa ile beraber gelen Firavunun hanımı var, bırakmış sarayı bırakıyor oradaki ihtişamı bırakıyor, Hz. Musa ile birlikte çölde beraber onunla yaşadı bütün ömrü onunla geçti mübarek kadın. Bunlar peygamber ahlaklı insanlar. Ama Meryem çok nettir,’’ bütün âlemin kadınlarına’’ diyor Cenab-ı Allah. Şeytandan Allah’a sığınırım ‘’üstündür ‘’ diyor Allah Hz. Meryem için. Çok mübarek ve muhterem bir kadındır. Ama tabi ki kadınlara peygamberlik gelmez çok da mantıklı, akıllı; Cenab-ı Allah sonsuz akıldır, sonsuz mantıktır, en doğrusunu yapıyor Cenab-ı Allah. Peygamberlere atılan iftiraları görüyorsunuz değil mi? Bir kadına ne kadar çirkin iftiralar atılacağını düşünün inşaAllah.
MUHABİR: Nihayetinde peygamberleri de doğuran analardır.
 
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki maşaAllah
 
MUHABİR: ‘’Hocam selamlar’’ demiş izleyicimiz.
 
ADNAN OKTAR: Aleykümselâm
 
MUHABİR: Ben İstanbul’dan Sacit Aktekin. Değerli Hocam bugün bazı CHP’lilerin yaşlı bir kadına saldırılarını izledik bildiğimiz kadarıyla siz sağ partileri destekliyorsunuz. Öyle mi Hocam?
 
ADNAN OKTAR: Evet doğru.
 
MUHABİR: Ama aynı zamanda Deniz Baykal’ın da şahsını destekliyorum dediniz programlarda. CHP’yi parti olarak desteklememenizin sebebi acaba bugünkü olayda da izlediğimiz Darwinist zihniyet mi? Zayıfı ezmeyi marifet sayan bir kısım CHP’liler mi diye bir soru sormuş.
 
ADNAN OKTAR: CHP’lilerin içinde dindar çok aslında, bir kere çok fazla Türk milliyetçisi vardır içlerinde ama içlerinde komünist sosyalistler de var Darwinist de çoktur. Ama inşaAllah o Darwinistleri o partiden yavaş yavaş azaltırlar sayılarını, komünistleri tamamen bir dışarı çıkarırlar, Deniz Baykal’ın çizgisinde, o zihniyette bir zemin oluşur inşaAllah ve gümbür gümbür de 400–500 milletvekiliyle iktidara gelirler inşaAllah umudumuz o. O kadıncağız da; evet ben gördüm televizyonda çok sevimli bir şey, gereksiz vesvese, şüphe. Herhalde şüphelendi adamlar provokasyon mu var gibisinden, nihayet kadın ne yapar, yani gitsin otobüste otursun CHP’nin de lehine olurdu, hiç bir şey de olmazdı gereksiz kuşkuları var. Geçenlerde belediye arabasından şüphelenmişlerdi, adamların kıyafetlerini giydirtmiyorlar. Adamlar ‘’üşüyoruz’’ diyorlar ‘’yok yok” diyorlar “almayacaksın‘’ diyorlar belki hani orada dinleyici varsa sökerler alırlar gibisinden, hiçbir şey yapmayın diyorlar adamlar tir tir titriyorlar uzun süre titremiş anladığım kadarıyla, gelip bakıyorlar hiçbir şey yok. Yani bu kadar şüpheci olmaya gerek yok. Biraz hüsn-ü zan etmek lazım, Allah’a tevekkül etmek lazım. Mümkün ama ne gerek, mahçup olunacak şey, şimdi biz burada gidiyoruz arkamızdan araba geldi, ‘’dur bakayım araba! Beni sen dinliyor musun? Takibe mi aldın? Sen kimsin? Göstert kimliğini, arabayı arayacağım, çağırın polis’’ desem şimdi bu mantıklı bir şey mi yani. Ben de yani gözler üzerinde olan bir insanım, çok fazla muhalifi olan bir insanım yani komünisti, ateisti, iti kopuğu hepsi benim karşımda yani ne bileyim masonu işte aklınıza ne gelirse…
 
MUHABİR: Vesvese ile yaşamak gerçekten…
 
ADNAN OKTAR: Yani gerek yok rahat olsunlar, kadıncağız yani bayrak almış eline, açsın bayrağı sallasın ne var. Bütün milletin hoşuna giderdi, çok da güzel olurdu. Herkes de severdi sempatik olurdu. Konuştursalardı kadını yani ne Baykal’a ne CHP’ye hakaret edecek hali yok kadının, zaten suç olurdu öyle bir şey olsa, zaten CHP’nin bu da lehine olurdu öyle bir şey olsa. Lehine olurdu yani. Ne korkuyorsunuz ne çekiniyorsunuz ama kadın mesela çıksa CHP hakkında birkaç bir şey söyleyecekti belki, Atatürk’ten bahsedecekti belki değil mi? CHP zihniyetini övdüğünü bahsedecekti, çok güzel olurdu. Çok gereksiz bir puan kaybı oldu, kötü bir imaj oldu, onu düzeltecek şekilde bir tavır bekliyoruz artık bundan sonra inşaAllah.
 
MUHABİR: Özellikle çarşaf açılımından sonra…
 
ADNAN OKTAR: Ne gerek ne gerek yani. Şimdi Baykal olsa bence o müdahaleyi orada yaptırmazdı, oradakilerin işgüzarlığı bence çok gereksiz bir şey oldu.
 
MUHABİR: Tabi kadın aklarından bahsedip de çarşaflı da olsa bir kadını tartaklamak da insanlığa, bırakın CHP’yi insanlığa ne kadar sığar onu da tartışmak gerekir.
 
ADNAN OKTAR: Çok ürkütücü oldu çok çok kötü o yaptılar yani. Kadın olması yaşlı hatırladığım kadarıyla. Yaşlı mıydı?
 
MUHABİR: Evet, yaşlı.
 
ADNAN OKTAR: Yani her yönüyle çok çok kötü yanlış oldu.
 
MUHABİR: Bu noktada eski fotoğrafları var açık fotoğrafları aynı bayanın. Böyle bir değerlendirme yapmak da herhalde insanlık dışı. Eskiden şöyleydin şimdi böylesin yani provokatör müsün? Gibi bir soru sormak da?
 
ADNAN OKTAR: Niçin öyle olsun, kadın çıkar CHP’yi över, Atatürk’ü över CHP bayrağı varsa bayrağını sallar iner kadın yani bunun CHP’ye çok büyük katkısı olur, niçin aleyhte olsun? Kadın tartaklamak çok ürkütücü bir görünüm yani bunu mutlaka telafi etsinler. Yani kadınlara karşı sevgilerini ve saygılarını ifade etsinler. Herhalde boş bulundular diyelim, cahil bazı insanların bunu yaptığını düşünelim, çok çok nadir bir vaka olarak düşünelim, ama bunu mutlaka CHP ayıplasın çok çirkin bu yenilir yutulur gibi bir şey değil bu yani. Bir kadına el kalkmaz. Bir kadın öyle tartaklanılmaz özellikle yaşlı bir kadın. İsterse deli olsun provokatör de olsa yapılmaz. Bekle bakalım provokasyon ne yapacak ne yapabilir. Bayrakla gelmiş zaten lehine senin otobüste görünmesi güzel, hiçbir şey demesine de gerek yok bir kere öyle görünse, bir kare resmi alınmış olsa bile güzel yani herkese saygınız var anlamına gelir, bu onların hoşgörülü olduğunu, ılımlı olduğunu sevecen olduğunu, her inanca saygılı olduğunu göstertir. Yani böyle yaka paça kadını aşağı indirmek CHP zihniyeti hakkında çok kötü bir imaj vermez mi? Bunu mutlaka telafi etsinler hem kat kat telafi etsinler. Asıl provokasyon oradaki olayda olmuş yani, kadın provokasyon yapmamış, karşı taraf, yani o yapanlar farkına varmadan...
 
MUHABİR: Partinin içindekiler yani.
 
ADNAN OKTAR: Tabi farkına varmadan provokasyon yapmışlar.
 
MUHABİR: Evet Türkiye’yi yönetmeye talip olan insanların biraz daha tahammüllü olmaları gerekiyor.
 
ADNAN OKTAR: Tabi çok hoşgörülü, ılımlı, sevecen, hüsnü niyetli, hayra yoran olmaları lazım tabi, bu kadar şüphecilikle hareket edilir mi?
 
MUHABİR: Bir diğer sorumuz Sedat Erdoğan Kütahya’dan Hocam; Eski belediye başkanı ve özel bir üniversitenin sahibi gittiği ülkeden dönmeyeceğini söylüyormuş ve kendi makamını hür ve kabul edilmiş masonlar locasından bir şahsa devretmiş’’ diyor. Neden kaçıyorlar Hocam? Suçsuzlarsa niye gelmiyorlar ülkeye diye bir soru sormuş.
 
ADNAN OKTAR: O şahıs da bizlerle bayağı kendince mücadele etmeye gayret eden bir kişiydi. Aleyhimize çok sözü olmuştu. Aleyhimize çok davranışları olmuştu. Her yerde birçok yerde de aleyhte böyle konuşmaları oluyordu. Şimdi burada tek tek saymayayım da kendince bayağı bir şeyler yaptı. Bakın her uğraşanın altını kurcaladığımızda bir şeyler çıkıyor. Suçsuzsan niye kaçıyorsun, gel Türk adaletinin önünde ‘’ben suçsuzum’’diye bağıra bağıra anlat. Güzel güzel anlat gönlün çok rahat olsun. Suçluysan zaten hak ettiğin cezayı zaten alacaksın, gel yat. Burası bizim kendi vatanımız yani ne var. Kaçmak bir çözüm değil. Kaçmak kabul anlamına gelir zaten. Yani suçu kabul anlamına gelir, çok acayip bir his meydana getirir. Veyahut öyle düşünebilir insanlar onun için burada gelip adalete teslim olması en doğru harekettir.
 
MUHABİR: Evet. İyi akşamlar programınız çok özel gerçekten, Hocam Vatikan; çok ilginç belki de sorulması gereken en önemli sorulardan bir tanesi; ‘’Vatikan Darwin’in ‘’Türlerin kökeni’’ adlı kitabını yayınlamasının 150. Yıldönümü sebebiyle düzenlenen 5 günlük konferansa ev sahipliği yapıyor ve konferans bugün başladı’’ diyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Arkadaşlarınız bu konferansa katılıyor mu? Berna Yazgan Rize’den göndermiş Hocam bu soruyu.
 
ADNAN OKTAR: İki tane aslanımız şu an ordalar.
 
MUHABİR: Evet
 
ADNAN OKTAR: Evvel Allah yani sekizer sekizer onar onar gelsinler, hepsini yerle bir ederler. Fikir olarak, düşünce olarak. Eğer imkân verirlerse, o, dümdüz ederler hepsini yani, hiç kaçarları kurtarırları da olmaz yani. Eğer kaçmazlarsa, eğer uzak durmaya çalışmazlarsa mutlaka bu konuyu hallederler. Vatikan’ın bu konuya geçmek istemesinin sebebi Vatikan bir kompleks içinde şu an, yani çünkü daha önce bilim adamlarını yaktıkları için, bilime karşı oldukları için, bunu telafi etmeye çalışıyorlar “şimdi Darwin’e de mi karşısın” gibisinden olmasın diye bir dengeleme siyaseti güdüyorlar. Ama bu Vatikan’ın kendi fikri de değildir benim kanaatim. Dayatma vardır. Masonların dayatması vardır. Yani çünkü Vatikan Darwinizm’e karşı ılımlı bir üslup yani “evet vardır ama Allah da yaratmıştır” gibi konuşuyorlar. Yani yarım ağız bir şey söylüyorlar. Hâlbuki Darwinizm varsa, Darwinizm tesadüfü söylüyor zaten. Hıristiyanlık inancında Hz. İsa’nın gelişi bekleniyor. Allah’ın gökten, gökte tutup dünyada yarattığı bir mübarek varlık evrimle olur mu? Yani bu evrimin neresi burada? Ve cinlerden, şeytanlardan bahsediyor İncil, onlar da mı evrimle oldular? Meleklerden bahsediyor, Cibril’den, Cebrail’den, Mikail’den bahsediyor İncil. Bunlar da mı evrimle oldular? Belli ki Allah yarattı hepsini. Ama hem baskı altındalar benim gördüğüm hem de başka hesaplar olabilir. Mühim olan Darwinizm’in yerle bir edilmiş olması. Yani istese Vatikan destek de sağlamış olsa hiç fark etmez, zaten üniversiteler de destek sağlıyor, herkes destek sağlıyor ama onların yerle bir edilmesini hiçbir güç durduramıyor Allah’ın izniyle. Yani bütün dünya bir araya gelse, ne kadar üniversite bir araya gelirse gelsin yine yenilgiyi tatmışlardır şu an, yerle bir olmuşlardır. Yani şu an utançla söylüyorlar. Ben şu an göğsünü gere gere “ben Darwinistim diyen” ben bir insan göremiyorum.
 
MUHABİR: Evet
 
ADNAN OKTAR: İnşaAllah
 
MUHABİR: Hocam, son sorumuz olsun bu.
 
ADNAN OKTAR: İnşaAllah
 
MUHABİR: Vaktimizin de sonuna geldik. Hocam Karadeniz’de de 40 yıl yetecek petrol bulunmuş. Bu hadiste belirtilen “Mehdi gelince yer hazinelerini dışa vuracaktır”, müjdesi mi acaba? Yakup Nihatoğlu Afyon’dan.
 
ADNAN OKTAR: Mehdi berekettir. Geldiği yere bereket saçar, güzellik saçar, nur saçar. Tabi ki bizim, Mehdi de şu an Türkiye’dedir. Türkiye’ye nur ve bereket saçacak inşaAllah, göreceksiniz. Çok zengin, çok müreffeh ve çok güzel olacağız. Bol bol yağmurlar yağacak, bol bol bereket gelecek. Dünyanın en büyük devleti olacağız inşaAllah, süper devleti olacağız. Türk İslam Birliği de kurulacak. Her yer cennete dönecek, bunları göreceksiniz inşaAllah.
 
MUHABİR: Evet, daha önce de söylediğiniz şekilde herhalde. Özellikle krizin de Allah tarafından planlandığını vurguladınız.
 
ADNAN OKTAR: Kriz bütün dünyayı kasıp kavuracak ama biz inşaAllah Türk İslam Birliği ile bu bereketi ve bolluğu bol bol yaşayacağız. Ama bakın şartı söylüyorum, Türk İslam Birliği.
 
MUHABİR: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Ve ama bu da mutlaka olacak. Bu da kaderde olan bir şey inşaAllah.
 
MUHABİR: Peki. Hocam çok teşekkür ediyoruz.
 
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim, çok sağolun.
 
MUHABİR: Ahir Zaman Sohbetleri’nde sorularımızı cevapladığınız için. Allah izin verirse önümüzdeki hafta Salı günü
 
ADNAN OKTAR: İnşaAllah
 
SUNUCU: Yine aynı saatte
 
ADNAN OKTAR: inşaAllah
 
MUHABİR: İzleyicilerimizle birlikte olacağız. Çok teşekkürler.
 
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.
 
MUHABİR: Sayın seyirciler önümüzdeki hafta yine saatlerimiz
 
ADNAN OKTAR: Allah’a, Allah’a teşekkür ediyorum.
 
MUHABİR: Estağfirullah. Önümüzdeki hafta saatlerimiz 18.30’u gösterdiğinde Ahir Zaman Sohbetleri’nde Sayın Adnan Oktar Hocamızla birlikte olacağız. Önümüzdeki hafta tekrar birlikte oluncaya kadar esen kalınız.

04 Mart 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
ADNAN OKTAR AND RABBI MENACHEM FROMAN ON LIVE TV PROGRAM - with subtitles - (November 10, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY VOICE OF THE CAPE RADIO (August 24, 2009) (English) 
A CONVERSATION OF ADNAN OKTAR WITH PROF OMID SAFI AND HIS STUDENTS FROM NORTH CAROLINA UNIVERSITY (June 14, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UMMAH RADIO (UK) (July 26, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZADLIQ QƏZETİ REPORTAJI (14 Sentyabr 2008) (Azerbaijani) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDON) (September 1, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RTBF (BELGIUM) (March 26, 2009) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY MOHAMMAD THOMPSON, VOICE OF ISLAM (NEW ZEALAND) (December 29, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (UK) (September 9, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN REYTINQ QƏZETİ REPORTAJI (6 Noyabr 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY DAILY NEWS EGYPT (June 13, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON RADIO ISLAM (JOHANNASBURG, SOUTH AFRICA) (30 October 2009) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY GLOBAL POST - USA (October, 2009) (English) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار ، القدس، 17 نوفمبر 2008. (Arabic) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (December 1, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR.ADNAN OKTAR BY TURKMENELI TV (Istanbul - April 22, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY WCEV (CHICAGO, USA) (October 3, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN NOVOYE VREMYA REPORTAJI (6 Oktyabr 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW OF ADNAN OKTAR BY IRIB (IRAN STATE TV) (September 29, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (September 4, 2009) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMANN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 52 (ORDU) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 2 - SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (1. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (1. Bölüm) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (3 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (11 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI - HÜLYA AVŞAR'IN 5 MART 2009 TARİHİNDEKİ RÖPORTAJINDA SORDUĞU SORULARIN BİR ÇOĞUNUN CEVABI BU RÖPORTAJDA MEVCUT (8 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (4 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KADİR ÇELİK'E YAPTIĞI AÇIKLAMALAR (22 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (23 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN VOICE OF THE CAPE (GÜNEY AFRİKA) CANLI TELEFON RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (10 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (9 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 - ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma) ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (19 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUN TV (KONYA) RÖPORTAJI (14 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN HAHAM FROMAN İLE BİRLİKTE 10 KASIM 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ (altyazılı)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEAR FM (İRLANDA) RÖPORTAJI (25 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEVŞEHİR TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ, ADIYAMAN ASU VE EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE WASHINGTON POST RÖPORTAJI (26 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (18 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (14 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (2 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BBC RÖPORTAJI (10 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (3 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (11 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (23 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BUĞRA AYAN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN RÖPORTAJI (28 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BÜYÜKHABER RÖPORTAJI (12 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (29 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA 1 ARALIK 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJINDAN (30 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (2 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 1.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (7 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (9 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL MANAR RADYOSU (BELÇİKA) RÖPORTAJI (10 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 5.Bölüm (11 Mart 2009)