Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
SUNUCU: Son derece hoş bir programla karşınızdayız. Niye böyle diyorum; efendim, programımızın ismi Labirent. Niye Labirent seçildi programımızın ismi; kafanızda soru işaretleri olan, neticelerini bulamadığınız birçok konu olabilir. Bu konuları çok değerli bir isimle, ilim konusunda kendini ispatlamış bir isimle konuşacağız. Birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz bir program olacak Labirent. O nedenle programımıza böyle bir ismi uygun gördük. Çok değerli bir konuğum var söyledim size daha ilk cümlemde. Hemen ben kendisini tanıtmak istiyorum ve hoş geldiniz demek istiyorum. Efendim, konuğumuz Sayın Adnan Oktar, nam-ı diğer Harun Yahya. efendim, hoş geldiniz, hayırlı akşamlar diliyorum.
 
ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, teşekkür ediyorum. Size de hoş geldiniz, hayırlı akşamlar olsun inşaAllah.
 
SUNUCU: Çok teşekkür ediyoruz efendim. Programın hemen başlarında, son günlerde birçok insanı üzen, özellikle ülkemizde ve Müslüman aleminde birçok insanı üzen bir konuyla giriş yapmak istiyorum müsaade ederseniz. Efendim, Gazze’de çok üzücü olaylar yaşandı. Tüm dünya ibretle izledi, biz de takip ettik. Orada insanlar çok büyük acılar çektiler. 1200’ün üzerinde insan öldüğü söyleniyor ama resmi rakamlara yansımayan kimbilir kaç can var orada giden. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz?
 
ADNAN OKTAR: Milletimizin duyarlılığının artması Türk-İslam Birliği’nin alametidir. Çünkü daha önce de İsrail yıllar içerisinde, aylar içerisinde buna benzer çok fazla katliam yaptı. Fakat bu seferki tepki çok şiddetli oldu. Bu çok güzel, çok mükemmel maşaAllah. Her zaman bizim milletimizin tepkisi oluyordu ama bu sefer çok şiddetli oldu. Bu, hayırlı bir zamanda olduğumuzu, güzel bir zamanda olduğumuzu, milletimizin hamiyet-i İslamiyesinin çok arttığını ve lider ülke olduğumuzu gösteriyor. Çünkü diğer ülkelerde bir çekingenlik, içine kapalı olma durumu var biliyorsunuz.
 
SUNUCU: Evet.
 
ADNAN OKTAR: Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın gibi bir mantık içindeler bir kısım, özellikle Arap ülkelerinin bazı liderleri. Oranın halkını tenzih ederim ama liderleri o tarzda. Bu seferki gelişme inşaAllah bütün İslam aleminin, Türklük aleminin birleşmesini sağlayacak inşaAllah. Bu olaylar zaten durmaz, devam eder, yine olacaktır, yine bu tip şeyler olur. Ama her seferinde tepki şiddetlenecektir, her seferinde hamiyet-i İslamiye güçlenecektir ve sonra da bu feveran edecektir ve rivayette de belirtildiği gibi önce kırmızı bayraklar, yani Türk bayrakları, birleşecek; sonra da kırmızı bayraklar yeşil bayraklara hakim olacak. Yani İslam aleminin bayraklarına hakim olacak inşaAllah. Gidişat o yöndedir inşaAllah.
 
SUNUCU: Peki efendim, Gazze’de yaşananlara özellikle sizin de bahsettiğiniz gibi ülkemizde çok ciddi ve çok kararlı tepkiler gösterildi.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Siz hemen konuşmanızın ilk cümlesinde dediniz ki bir İslam Birliği olacak.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Bu İslam Birliği de şimdi cümlenizi tamamlarken dediniz ki, önce kırmızı bayraklar yani Türk bayrakları birleşecek. Türk bayraklarından kasıt sadece Türkiye midir yoksa Türki Cumhuriyetlerle başlayan bir birliktelik midir?
ADNAN OKTAR: Tabiki Türki Cumhuriyetler, yani Turani devletlerin hepsi birleşecek, büyük bir Türk Birliği oluşacak, büyük bir güç oluşacak. Ama bu illa bir sıra değildir. Mesela Suriye’yle de aynı anda birleşebiliriz, Ermenistan’la da aynı anda birleşebiliriz. Fakat Azerbaycan, Suriye ve Irak ilk sırada görülüyor ve Filistin ilk sırada görülüyor.
 
SUNUCU: Yakından başlayarak bir açılım olacak o zaman.
 
ADNAN OKTAR: Ama sıradan bütün Türk devletlerinin birleşme vakti gelmiştir. Konya’yı, Erzurum’u, Eskişehir’i bizden ayırmışlardı, öyle düşünün, şimdi biz bunları toparlayıp bir araya getiriyoruz. Bu kadar açık olay. Karmaşık bir şey yok.
 
SUNUCU: Yani zaten bizim olan, bir birliktelik olan tekrar bir araya gelecek diyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR: Tabi tabi. Her şeyimiz bir. Aynı yani. Kayseri, Konya neyse, Doğu Türkistan da aynıdır, Kazakistan da aynıdır. Hiçbir farkı yoktur.
 
SUNUCU: Şimdi efendim, baktığımızda, Gazze’den giriş yaptık konuya ama, Gazze’nin bulunduğu konum çok önemli. Ortadoğu, özellikle, ben yaşım itibariyle, aklım erdiğinden beri orada sürekli savaşların olduğunu biliyorum. Benden daha büyük olanlar da aynı şeyleri biliyorlar. Özellikle Müslüman ulusların yaşadığı bir bölge Ortadoğu. İslamiyet barış dini. Barış dininin olduğu bir mekanda neden bu savaşlar? Neden bu kadar karışık oralar?
 
ADNAN OKTAR: Çünkü Deccaliyet olaya el koymuş durumda. Çünkü ateist Siyonistler şeytandan aldıkları talimatla bunu yapıyorlar. Çünkü dünya masonluğu ittifak halinde. Hıristiyanları da Müslümanları da Musevileri de dünyadan yok etmek için yoğun bir gayret içindeler. Önce, Müslümanlarla Musevileri birbirine düşürecekler plana göre.
 
SUNUCU: Ki çalışma o yönde gözüküyor.
 
ADNAN OKTAR: Evet evet. İkinci planda da 144 bin adet Musevi’nin dışında hepsini yok etmeyi düşünüyorlar. Açın bakın Hıristiyan kaynaklarına bu çok net, açık bir idealdir, ülküdür. Önce Müslümanlarla Musevilerin savaştırılması, sonra da bütün Musevilerin katledilip 144 bin tane Musevi’nin canlı bırakılması. Bu bir idealdir. Yani masonluğun bir idealidir. Ateist siyonizmin de bir idealidir. Mazlum, cahil Hıristiyanları da buna alet ediyorlar. Bu konuda onların iyi niyetlerinden istifade edip, yönlendiriyorlar. Böyle bir oyun oynanmaya çalışılıyor. Bu büyük oyunla ilgili benim bir kitabım önümüzdeki günlerde çıkacak ve çok büyük bir tehlikedir bu. Burada Musevilerin yaptığı bu olaylar gibi görünen konu aslında öyle değil. Bunu ateist Siyonistler yapıyor yani Allah’a inanmayan, Musevi asıllı, Yahudi asıllı insanlar yapıyor. Tevrat bakın bunlara şöyle diyor:
Hezikiel bölümü 23-35-37: Bundan ötürü egemen Rab şöyle diyor (yani Allah şöyle diyor diyor): Madem beni unuttun (yani madem Allah’sız, kitapsız, dinsiz, imansızsın) bana sırt çevirdin (yani dinin hükümlerini, Tevrat’ın hükümlerini yerine getirmiyorsun) sen de ahlaksızlığının, fahişeliğinin cezasını yükleneceksin (Allah onlara fahişe diye hitap ediyor bu ahlaksızlara, kan dökücülere.) Rab bana seslendi: Öyleyse onlara iğrenç uygulamalarını bildir (Şimdi biz de bunlara iğrenç uygulamalarını bildiriyoruz, ahlaksızlıklarını. Tevrat’ın dili ile bildiriyoruz. Kuran da bildiriyor, biz de ayrıca Tevrat’ın hükmünü de bildiriyoruz.) Çünkü fahişelik ettiler, kan döktüler (diyor. Şu an yaptıkları ahlaksızlığı anlatıyor.) Kan döktüler, putlarıyla fahişelik ettiler. Bana doğurdukları (yani Allah rızası için doğurdukları çocukları) yiyecek olarak putlarına sundular (yani şeytana sundular ve kanlarını döktüler diyor).
Hoşeya bölüm 4: Yok olmuş sevgi (diyor), sadakat yok olmuş bunlarda diyor. Tanrı bilgisi (yani ilahi bilgi, Allah’a ait bilgileri yok olmuş). Bunun yerine lanet, yalan, adam öldürme (şu an yaptıkları), hırsızlık, zina almış her şeyin yerini. Zorbalık ediyorlar, kan üstüne kan döküyorlar diyor. Tevrat, kendi kitaplarında bu yazıyor. Aynı zamanda, muharref kitaptır, biz de o devirde olmuş olsaydık, bu hükme göre hareket edecektik. Bunlar değiştirilmemiş bölümleri Tevrat’ın inşaAllah. Günahlarıyla besleniyorlar, onların suç işlemesini istiyorlar (yani insanların suç işlemesini istiyorlar). Tuttukları yol yüzünden cezalandıracağım onları, yaptıklarının karşılığını vereceğim (Allah belalarını verecek onların diyor, yani belalarını vereceğim onların diyor.) yiyecekler ama doymayacaklar. (Müthiş bir hırs içindeler biliyorsunuz. Parayı her yerden topluyorlar doymuyorlar.) Çünkü Rabbi dinlemekten vazgeçtiler. (Çünkü Allah’ın hükmüne göre hareket etmiyorlar diyor Allah. ) Tahta puta danışıyor (bakın çok açık yani mason mabetlerinde şeytanı çağırıyorlar, ona danışıyorlar, onu anlatıyor.) yanıt alıyor çünkü zina ruhu onları saptırdı. Kendi Tanrılarından ayrılarak zina ettiler. (Allah’ı bıraktılar diyor.) İsrail inatçı bir inek gibi inat etti. (bakın dikkat edin İsrail inatçı bir inek gibi inat etti. Yani imana, hakka yaklaşmıyor diyor.) Hala zina ediyorlar. Önderleri (yani liderleri, devleti yönetenler) rezilliğe gönül verdiler (ahlaksızlığa gönül verdiler diyor.) Rüzgar onu kanatlarına sardı, kurbanları yüzünden utanacaklar (yani döktükleri kan yüzünden utanacaklar.) bunu Tevrat anlatıyor.
 
SUNUCU: Ki şimdi okuduğunuz metinden şöyle bir şey anlaşılıyor. Kendi kutsal kitaplarında yazılanları bile ciddiye almaz bir duruma gelinmiş şu dönemde.
 
ADNAN OKTAR: Konu bu. Biz Musevilere bütün canı gönlümüzle yardımcı olmamız gerekiyor. Onları bunlar ablukaya aldı. Bunların hem kanını döktürüyorlar, hem cinayete teşvik ediyorlar, mahvediyorlar onları. Hem ibadetlerini yaptırmıyorlar, hem sinagoglara ahlaksızca yazılar yazıyorlar, onların Cumartesi yasağı var biliyorsunuz, benim tanıdıklarım vardı Musevi, söylüyor adamcağız, biz diyor Cumartesi yasağı olduğu için bir şey de yapamıyoruz diyor. Pankart asıyorlar diyor sinagogun içine. Dine mukadessata yönelik, bizlere yönelik diyor. Her türlü hakareti asıyorlar diyor, bir şey diyemiyoruz diyor ve yaka çırpıyorlar bunlardan. Onun için inşaAllah Türk-İslam Birliği’nin hakimiyetinde onlar rahat rahat sinagoglarında ibadet edecekler, rahat rahat dindarlıklarını yaşayacaklar, Hıristiyanlar istedikleri gibi kilislerine gidecekler, Müslümanlar istedikleri gibi camilerine gidecekler, tam bir hürriyet gelecek inşaAllah Türk-İslam Birliği’nde.
 
SUNUCU: Peki efendim Türk-İslam Birliğinden söz ederken, özellikle İslam Birliğinden söz ederken, baktığımızda şu anda bütün dünyada işte global ekonomi deniyor. Paraya dayalı bir yaşam söz konusu, insanlar, birçok insan, hangi dinden olursa olsun, tasavvufu unutmuş durumdalar, ilahiyatı unutmuş durumdalar. Bu maddiyata dayalı yaşamda bu İslam Birliğini sağlamak mümkün mü? Çünkü baktığımızda özellikle İslami ülkelerin çoğunda petrol kaynaklı çok ciddi maddi gelirler var. Böyle bir ortamda bu İslam Birliğini sağlama imkanı var mı? Özellikle Türkiye’nin böyle bir imkanı var mı?
 
ADNAN OKTAR: İslam ülkelerinin birçoğunda, bazılarında veyahut, yöneticiler mason, hükümet, devlet mason, masonların kontrolünde birçok İslam ülkesi biliyorum ben. Ve ateist siyonistlerle bunlar omuz omuza, iç içeler, Amerika’da plajlarda birlikte eğleniyorlar, gazinolarda birlikte eğleniyorlar. Birlikte içki içip birlikte her türlü rezilliği işliyorlar. Kendi ülkerine döndüklerinde de son derece muttakiymiş gibi, sanki normal bir adammış gibi davranıyorlar. Ve halk da bunları biliyor, bunların rezilliklerini. Bunlar bir kere son bulacak. Çünkü bizim devrimiz Mehdi devridir, Hz. İsa’nın nuzülü devridir, Türk-İslam birliğinin oluşması devridir. Bu bir kaderdir. Bunu kimse durduramayacak. Siz ekonomiden bahsettiniz, ekonomik güçlerden bahsettiniz. Şimdi bunlara bir ekonomik kriz musallat oldu Hz. Musa’nın yılanı gibi.
 
SUNUCU: Evet
 
ADNAN OKTAR: Hepsini yutacak. Bu 7 yıl sürecek bir kıyımdır. Allah yedi yıl içerisinde hepsini yerle bir edecek. Siz seyredin, gazeteleri okuyun, televizyonları seyredin. Hergün bir haber alacaksınız, biryerin çökme haberini alacaksınız ve yedi yıl durmayacaktır bu.
 
SUNUCU: Ki satılığa çıkan ülkeler oldu.
 
ADNAN OKTAR: 2007 de başladı 2014 e kadar hepsini yutacak bütün sistemi yutacak ve çok gariban, çok zavallı hale gelecekler ve diz çökecekler yani kurtarın bizi diyecekler, o hale gelecekler. Ve kıtlık da gelişecek bunun sonucu olarak. Onun için bunların, malıyla mülküyle hava atacak, enaniyet yapacak, kibir yapacak böyle eski anları şanları kalmayacak. Allah, Karun gibi bunların bütün sistemini yerin dibine geçirecek. Kuran’da geçen Karun olayı şu an ahir zamanda oluşmuştur. Yani Karun’un bütün hazineleri yerin dibine batıyor şu an. Ki Karun’un hazineleri ünlüdür biliyorsunuz ve çok büyük olduğunu belirtir Kuran. Gücünün, ekonomik gücünün çok büyük olduğunu belirtir. Bunların da ekonomik gücü çok büyüktü. Ama Yusuf Suresi’nde belirtilen o kıtlık dönemine girdiler işte şu an. Ve yedi yıl sürecek bu kıtlık döneminde bayağı tabir-i caize adam olacaklar, dizleri yere gelecek. Ve İslam’ın, Kuran’ın değerini bilecekler. Türk İslam alemi bunları yine kurtaracak sonunda.
 
SUNUCU: Efendim sohbetin içerisinde ahir zaman kavramı geçti. Ahir zaman konusunda en çok araştırmayı yapan, en çok bilgiye sahip olan insansınız diyebiliriz belki de. Sizin kadar bu konuda araştırma yapıp üzerine düşen, bu kadar bilgili pek fazla insan yok. Ahir zaman kavramını izleyicilerimiz bilmiyor olabilirler. Tam açılımını, ne denmek istendiğini bilmiyor olabilirler. Ahir zaman kavramını biraz açabilir miyiz? Ne demektir efendim ahir zaman?
 
ADNAN OKTAR: Ahir zaman, kıyamete yakın dönemde, Peygamber Efendimiz olacak bütün olayları bildirmiştir. Yani Mehdi’nin çıkışı ilk büyük alamettir. Ondan sonra tesbih taneleri gibi bütün olaylar peşpeşe gelecektir. Diyor ki: Mehdi’nin çıkışı büyük bir alamettir. Kıyamet artık başgöz üstünedir. Yani en fazla 100-150 yıl -yani en fazla biraz daha fazlası kalmış olabilir. Bunu Said Nursi Hazretleri çok detaylı Risale-i Nur Külliyatında anlatıyor. Ama Buhari, Müslim, Tirmizi, İbn-i Mace, Süneni Nesai, Süneni Davut gibi bütün sahih hadis kitaplarında çok kapsamlı bu konu anlatılmıştır. Ayrıca 4 mezhepte de bu konu haktır. Mehdi konusu ve Hazreti İsa’nın inişi, nüzulu konusu haktır. Hanefi, Hanbeli, Maliki ve Şafi mezheplerde ayrıca Caferi ve Alevi mezheplerde de bu daha da kapsamlı olmak şartıyla haktır ve kesin inançtır. Mesela diyor ki Said Nursi Hazretleri -ahir zaman ile ilgili ona yazıyorlar: “Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi” Demekki çok fazla mektup yazmış bu konuda ve çok fazla anlatmış. ”Mehdi Ali Resulun” yani Resul’un Ali’nden olan, Peygamber Efendimizin soyundan gelen Mehdi Ali Resul. ”Kudsi cemaatinin ve ondan meydana gelen şahsı manevinin” yani o topluluğu, Mehdi, Mehdi’nin cemaati ve ondan meydana gelen hizmetin şahsı manevisinin 3 vazifesi var diyor ve anlatıyor. “Birincisi fen ve felsefenin tasallutuyla” Şimdi ahir zaman da Müslümanlara en büyük saldırı fen ve felsefe görünümünde olmuştur bunu anlatıyor Said Nursi. “Maddiyun ve tabiyyun taunu, beşer içinde intişar etmesiyle” yani Darwinist, materyalist düşünce ve komünist düşünce beşer içinde intişar etmesiyle, gelişmesiyle “Her şeyden evvel” yani her şeyi birkere önce bırakacak diyor. ”Her şeyden evvel, felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturucak bir tarzda imanı kurtarmaktır” yani Darwinizmi, materyalizmi tam anlamıyla yenip insanların kafasını kemiren bu fitneyi ortadan kaldıracaktır diyor. “Ehl-i imanı delalatten muhafaza etmek” yani ehl-i iman diyor ama bir de onu delaletten muhafaza etmek de ayrı bir konudur. Çünkü o kadar şiddetli bir propaganda var ki onların muhafazası da ayrı bir konudur. ”Bu vazife hem dünya ve hem her şeyi bırakmakla” hem dünyasını bırakmak hem herşeyi bırakmakla, hayatın bütün sosyal yönlerinden çekilmekle “çok zaman tetkikat ve meşguliyeti iktiza ettiğinden” yani araştırma ve incelemeyi gerektirdiğinden “Hazreti Mehdi’nin o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsade edemez“ Bakın burada bir şahıstan bahsediyor; bazıları şahsı manevi diyor da onu ustad özellikle vurgulamıştır. “Hazreti Mehdi’nin o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal musaade edemez” Çünkü muazzam bir faaliyet içinde olacak “işte onunla iştigale vakit bırakmıyor, herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife, bir cihette görecek” yani alimlerin hazır yazılmış eserlerinden, araştırmacıların eserlerinden istifade edecek diyor. ” O zat” yani Mehdi “O taifenin uzun tetkikatıyla yazdıkları eserleri” yani uzun araştırmalar yapılan eseri ki Risalei Nur’u da diyor, hazır bir program olarak neşr ve tatbik edecek diyor, Risalei Nur’dan da istifade edecek diyor Mehdi. “Hazır bir program yapacak, onunla o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevi ordusu yalnız ihlas yani samimiyet ve sadakat, ölümüne sadık “ve tesanüd” yani birbirine bağlı “sıfatlarına tam sahip olan bir kısım talebelerdir. Her ne kadar az da olsalar manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar” diyor. İşte biz Said Nursi’nin dediği bu döneme girdik. Said Nursi çok net söylüyor.
 
SUNUCU: Ahir zaman geldi mi demiş oluyoruz bunu söylerken.
 
ADNAN OKTAR: Said Nursi, 1400 yıl sonra gelecek bir hakikati diyor, sahabeler, tabiin ve tebbe tabiin zamanında yani sahabeler ve onları görenler, zamanında beklemişler diyor Mehdi’yi. 1400 yıl sonra gelecek bir hakikati diyor tam net tarih vermiş. Ne 1401 diyor ne 1399 diyor tam 1400, hicri 1400. Tam dediği gibi de olaylar gelişmiştir. Zaten öbür izahlarında 81, 91, 2001, 2011 yıllarını veriyor 2021 yıllarını veriyor. Aynen dedikleri çıkmıştır.
”Milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla o vazifeyi uzmayı yapmaya çalışır” diyor. Birçok seyyidler diyor Peygamber Efendimiz’in neslinden gelen milyonlar seyyidler; onlar birçok, mesela Ürdün’ün başında olan kişi seyyidtir. Mesela Arabistan’da birçok kişi seyyidtir bilinmiyor. Fas’ta, Tunus’ta her yerde seyyidler görevdedir. ”Hatta avamın da imanını tahkiki yapmak“ yani Mehdi aydın kesime yönelecek, üniversitelere, aydın kesime yönelecek diyor. Fakat halkın dahi avamın dahi imanını tahkiki yapmaya çalışacaktır diyor. Onlara da faaliyet yapacaktır diyor. Kendisi için de Mehdi denmesi bu bir iltibas ve sehivdir diyor yani bir yanlışlıktır diyor, bunda bir yanlışlık yapıyorsunuz diyor. “Bir nevi dua temennisi kabul ediyorum” diyor. Çünkü ahir zamanın eşhası, gelecek kişi, o acip şahıs seyyid olacak diyor. Ben kendimi seyyid bilemiyorum diyor. Bunun yanlışlığını zaten öbür şeylerinde anlatıyor. Fakat diyor “her biri, 3 vazifeden birini bir cihette yapması itibariyle ahir zamanın büyük Mehdi ünvanını alamamıştır.” Ben diyor imani konularda öncü bir görev yaptım. Zaten pişdar bir neferiyim diyor, ben Mehdi’nin bir öncüsüyüm, pişdar bir neferiyim diyor. Hiçbir cihette ahir zamanın o acip şahsı gibi olamam diyor. ”Ben kendimi seyyid bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki ahir zamanın o büyük şahsı, Al-i Beytten olacaktır”. Şahsı manevi demiyor, o büyük şahsı Ali Beytten olacaktır diyor. Bu devre girilmiştir, Mehdilik bütün dünyayı şu an kaplamış durumda. Yani dünya da ona göre dizayn ediliyor. Irak’ta olan olaylar o yüzdendir. Irak’ın işgal edilmesi Mehdi’ye karşı hazırlık olarak yapılmıştır. Filistin’deki bu korku ve kargaşa, kan dökmenin sebebi, Deccal orada yok edilecektir. Yani Deccal’in yok edilme yeridir ve tam bir panik meydana gelmiştir ateist siyonistlerde şu an. Orayı daha da kan gölüne çevirecekler onlar. Birçok olaylar çıkaracaklar. Fakat Mehdi’nin zuhuru ve Hz. İsa’nın nüzulüyle bu rezillikleri son bulacak. Zaten Tevrat’ta da bunların konumu anlatılıyor az önce gördünüz.
 
SUNUCU: Evet. Peki efendim Mehdi geldiği zaman insanlar bunu net bir şekilde anlayabilecekler mi, ne gibi vasıfları olacak?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi belki diyor eşhası ahir zaman, Mehdi, imanın nuruyla tanınabilir diyor ama belki diyor Said Nursi. İsa Aleyhisselam için de yakın talebeleri ve havassı diyor seçkinler, seçkin talebeleri onu imanın nuruyla tanıyabilirler diyor. Yani iman gözüyle bakan tanıyabilir diyor. Ama Mehdi’nin asıl tanınması Hz. İsa’yla kıldığı namazda ortaya çıkacaktır. Çünkü Hz. İsa ulul azim bir peygamberdir. Hiçkimsenin arkasında o namaz kılmaz. Fakat sadece Mehdi’ye mahsus olarak Mehdi’yi imamlığa geçirecektir. Bu aynı zamanda Mehdi’nin imamlığını da kabul etme anlamına gelecektir. Yani idareyi de Mehdi‘ye verecektir, yönetimi de Mehdi’ye verecektir, imamlığı da Mehdi’ye verecektir ve ona tabi olacaktır. Yani bu çok çok büyük bir olaydır.
 
SUNUCU: Peki efendim buradan anladığım şu: Hazreti İsa’ya imamlığı verecek dediğimiz zaman Hazreti İsa da tekrar gelecek deniyor o zaman.
 
ADNAN OKTAR: Evet nüzul edecek.
 
SUNUCU: Peki şöyle bir soru işareti çıkıyor o zaman ortaya. Hazreti İsa’nın tekrar gelmesi demek Hazreti Muhammed’e karşı bir söylem değil midir? İslam dini son dindir. Diğer yanılmış dinlere, yanılmış kitaplara indirilen son doğru kitaptır. Hazreti Muhammed’e karşı bir söylem değil midir Hazreti İsa’nın tekrar gelecek denmesi? İslamiyet’e uygun mudur bu söylem?
 
ADNAN OKTAR: Evet Hazreti İsa, Hazreti Muhammed aşığı olarak gelecek, Kuran aşığı olarak gelecek, Kuran’a tabi olacak, tam bir muttaki olacak.
 
SUNUCU: Yani Mehdi’nin müslüman topraklarda beklenmesi daha doğru o zaman.
 
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin çıkış yerini Peygamberimiz çok açık belirtmiştir. İstanbul’da zuhur edecektir Mehdi. Çok net açıktır ve çok fazla hadis vardır Konstantiniyye diye açıkça söylüyor. Said Nursi de söylüyor Basra, Kufe ve Şam gibi yerlerde beklemişlerdir diyor. Çünkü Basra o zaman İslam aleminin merkeziydi, bir ara Kufe olmuştur bir ara Şam olmuştur diyor o yüzden Mehdi’nin oralarda çıkacağını raaviler kendi içtihatlarıyla diyor yani yorum yaparak böyle söylemişlerdir diyor. Halbuki en son İstanbul’da kalmıştır diyor İslam aleminin merkezi orası olmuştur. Sonra hilafet kalkınca Ankara oldu biliyorsunuz siyasi başkentimiz. Ama son İslam aleminin başkenti İstanbul`du. Çıkış yeri de İstanbul’du diyor ve ahir zaman olayları da burada olacaktır diyor yani bir tek o değil yani İsa`nın karşılaşması olayı da İsa`nın geliş yeri de gene İstanbul`dur. İstanbul çok büyük olayların olacağı bir yerdir.
 
SUNUCU: Peki efendim son Osmanlı başkentiydi son İslami başkentti bu anlamda baktığımızda İstanbul’a. Peki Mehdi geldiği zaman bir devlet adamı olarak mı acaba gelecek üzerine düşen görevlerini vasıflarını yerine getirecek, böyle değerlendirebilir miyiz bu konuyu?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi herkesin delice sevdiği bir manevi liderdir aşk insanıdır, muhabbet insanıdır. Onun manevi gücüyle her şey hallolacak. Mesela bir yerde bir terör olayı olduğunda “üç dört ülke birleşsin bunu halletsin” diyecektir, bitecektir. Mesela bir ülke aç olacaktır “sizler yardım etseniz çok güzel olur” diyecektir, bitecektir yani nasıl insanlar şeyhini kırmaz, şeyh siyasi lider değildir ama bir şey dediğinde kimse onu kırmaz. Mehdi de öyle, birşey söylediğinde herkes onun dediğini seve seve yerine getirecek çünkü gönül insanıdır Mehdi. Sevgi, şefkat, merhamet, dostluk ve kardeşlik için gelecektir, bunu temin etmek için uğraşacaktır. Bunun için gayret edecektir ve kimse de onun hükmüne karşı gelmeyecektir.
 
SUNUCU: Peki efendim şöyle bir soru sormak istiyorum size Hz. İsa bildiğimiz kadarıyla Hıristiyanlığı getirdiği zamanda, Hıristiyanlığı yaydığı dönemlerde evli değildi. Hz. İsa tekrar gelecek diyoruz Mehdi gelecek diyoruz, peki bu geliş sırasında şu anki dönemdeki ahir zamandaki hayatta Mehdi ve Hz. İsa tekrar bekar olarak mı hayatlarını idame ettirecekler bu konuda bir şeyler söyleyebilir misiniz?
 
ADNAN OKTAR: İsa`yı evlendireceğiz inşaAllah, Hz. İsa A.S. evlenecek fakat Mehdi evlenmeyecek rivayet var Peygamberimizden, bütün imamlar evlenecekler diyor sadece şu kısmı ekledin mi diyor hadise diyor Mehdi hariç diyor rivayete göre.
 
SUNUCU: Neden peki efendim?
 
ADNAN OKTAR: Vardır bir hikmeti, onun çocuğu olmayacak, Mehdi`nin çocuğu olmayacak, evlenmeyecek.
 
SUNUCU: Bir nevi soyunu devam ettirmeyecek gibi mi düşünelim yani doğruluğu getirip?
 
ADNAN OKTAR: Yani hateme-velidir onda bitecek. Yani velayet onda bitiyor. Yani gelmiş geçmiş en büyük velidir Mehdi yani dünya kuruldu kurulalı şu ana kadar gelmiş geçmiş en büyük velidir. Hateme-velidir. Evlat bırakmamasının bir hikmeti de kıyametin yakın olması olabilir çünkü hemen akabinde kıyamet kopacak.
 
SUNUCU: O zaman şu anlaşılıyor efendim, ahir zamana girdik dediniz az önce Mehdi`nin gelişi yakın dediniz belki Mehdi geldi bile…
 
ADNAN OKTAR: Zuhur etti bence Mehdi çıktı Mehdi.
 
SUNUCU: Anlattıklarınızdan bu anlaşılıyor. Bu eşittir kıyamet de yaklaştı demek.
 
ADNAN OKTAR: Yaklaşık yüz yıl kadar İslamın hakimiyeti var Mehdi’den sonra, yüz yıl kadar, ondan sonra bir bozulma var elli altmış yetmiş sene kadar sürüyor. Said Nursi bunun üç büyük ihtilalle yapılacağını söylüyor yani komünist ihtilal tarzında yine darwinizmin, komünizmin çeşitli yapılarda gelişmesiyle yani değişik versiyonların gelişmesiyle karşı ihtilal yani birbirine zıt ihtilaller yapılarak üç büyük inkılab-ı azime olacak diyor yani daha ileriki yıllarda Mehdi yani İslam hakimiyetinden sonra bir taife-i azimin, bir mübarek cemaatin son zamanlarına bakar diyor, Mehdi cemaatinin son zamanlarına bakar diyor zaten 1506 yılı, şimdiden itibaren 1506 yılını veriyor fakat son zamanlara doğru yani iyice insanların sapıttığı bir dönem olacak, artık, “insanı biz yaparız” “kromozomlarını değiştiririz” “hücreyi de biz yaparız” gibi.
 
SUNUCU: Çok fazla söylem var.
 
ADNAN OKTAR: Evet iyice sapıtacaklar diyor, yani ilahlık iddia edecekler diyor, o anlamda. Hatta sokaklarda cinsel ilişkiye girecekler diyor, Kabe’yi yıkacaklar Kabe’nin bütün arazisini dümdüz edecekler yani kutsal mekanları yıkacaklar; müthiş bir azgınlığa dönüşecek bu. Bakacaklar, kıyamet de kopmuyor, ayrıca Kuran’ı yakacaklar, Kuran yeryüzünde hiç bırakılmayacak.
 
SUNUCU: O derece?
 
ADNAN OKTAR: Tabi hiç bırakılmayacak, bakacaklar yine kıyamet kopmuyor demek ki diyecekler, kıyamet diye bir şey yokmuş, ona inanacaklar. O zaman azgınlıkları tamamen kontrolden çıkacak, iyice azacaklar Kuran’ın, dünyanın aklı hükmünde olan diyor, Kuranın gökyüzüne refolmasıyla diyor, Allah`ın Katı’na refolmasıyla alınmasıyla diyor, Dünya artık divane olur diyor, izni ilahiyle diyor, Allah`ın izniyle başını diyor, başka bir seyyareye çarpar diyor, bir kuyruklu yıldıza bir yıldıza çarpar diyor, Dünya dönüş istikametini bozar diyor, ve diyor intizamsız hareketlerle diğer yıldızlarla da müsademe başlar diyor çarpışma başlar diyor, yalnız bu uzun bir dönemdir, çok şiddetli depremler, volkanların yeryüzüne çıkması, kaynar suların fışkırmasıya başlayacak. “İnsanların sarhoş olduğunu görürsün” diyor Kuran’da ayette “ama onlar sarhoş değilerdir” diyor, içki içmeden sarhoş olmuşlar yani agoniye giriyor, şuuru kapanıyor, böyle groge vaziyette; konuşsa konuşamaz mesela adın ne desen cevap veremez, dili tutulmuş olacak korkunun şiddetinden. Hatta vücut kontrollerini kaybedeceğini Kuran belirtiyor; vücut reflekslerini, kontrollerini kaybedecek diyor, vücudunun hiçbir kası tutmayacak hale gelecek, o şekilde, Kuran ifadesiyle.
 
SUNUCU: Peki şunu sormak istiyorum efendim ben. Bu kıyamet tam anlamıyla düşündüğümüz manada bir kıyamet mi bekliyoruz yani bütün maddesel yaşamın bittiği bir kıyamet mi bekliyoruz; yoksa geçmişte Hz. Nuh zamanında olduğu gibi belli başlı kurtulanların olabileceği bir yıkım mı bekliyoruz? Kıyamet dediğimiz, maddesel yaşamı bitiren bir durum mudur?
 
ADNAN OKTAR: Kıyamet ilk başlangıcında iyice canları yansın diye Allah, ilk başlangıçta... Çok az bir Müslüman grubu kalacak, bir eser-i rahmet olarak diyor Said Nursi; hadisler de belirtiyor bunu zaten. O müminlerin canları alınacak yani ya bir kaç saat öncesinden ya bir kaç gün öncesinden hepsinin canları alınacak, kıyamet küfrün başına kopacak deniyor. Koptuğunda bütün Müslümanlar da bunu mezarlarından seyredecekler. Bir kısmı da eğer yaşayan olursa, imanı zayıf... ama kalmamış oluyor zaten o dönemde, bütün müminler mezarlarından seyretmiş oluyorlar. Diğer küfürden olan kişiler de zaten görmüş olacaklar; saçları beyazlar diyor ayette yani şokun şiddetinden normal simsiyah saçı bir anda bembeyaz olacak diyor.
 
SUNUCU: Herhangi bir yaş kavramı gözetmeksizin?
 
ADNAN OKTAR: Tabi yani bembeyaz olacak saçları diyor. Yani bu insan aklının alabileceği en yüksek korku dozudur işte bu. İnsanlar hiçbir zaman için bu korku derecesini tatmamışlardır dünyada, bu kadar şiddetli azap tatmamışlardır. İşte bunu kıyamette tadacaklar; hiçbir insanın saçı aniden beyazlamaz, korkunun şiddetinden bütün vücut kasları kontrolsüz hale gelmez ve agoni çok zordur, insanın şoka girmesi çok zordur. Biliyorsunuz büyük kazalarda oluyor bazen ama bu kada bu derece olmaz. İşte kıyamette bu oluyor. Çünkü meleklerin indiğini de görecekler ve çok şiddetli depremler olmaya başlayacak, dağlar yavaş yavaş erimeye başlayacak. Holdingler, binalar, böyle kum gibi eriyip yayıldığını gördükçe ve ölüm de yavaş yavaş gelecektir. Çok şiddetli acı çekecekler. Ve bütün insanlık alemi de Hz. Adem’den itibaren bu vakte kadar olan herkes bu sahneyi görecek, dünya yerle bir olacak, tamamen açılacak, böyle dümdüz, mağması vs hepsi açılacak ve tam bir kıyamet olacak; öyle yarım birşey değil. Ay, Güneş hepsi onun içine dahil. Her yer dümdüz olacak. Ondan sonra yeni bir yaratılışla diyor Allah, yaratacağım diyor, yeni bir yaratılışla yani fizik kanunlarıyla, yeni bir sistemle yaratıyor; fizik kanunları değişecek bizim alıştığımız kanunlar dışında yeni bir kanun yaratılacak diyor ahirette. Mesela vücut yapısı da yeni bir kanunla yaratılıyor, artık iç organlar yok yeni yaratılışta; kalp yok, mide yok, iç organların hiçbiri olmayacak, bambaşka bir insan yapısı.
 
SUNUCU: Şu anki duruma göre nasıl bir yaşam olacak diye bir soru geliyor insanın aklına?
 
ADNAN OKTAR: Onun da bir kanunu olacak fakat bu alışılmış kanundan değil. İsteseydi Allah bizi sırf oksijenle yaşayacak şekilde yaratabilirdi. Sırf havadaki azotu nefes alıp vererek onunla gıdalanabilirdik.
 
SUNUCU: Ki yani suda nefes alan canlılar var düşündüğümüz zaman.
 
ADNAN OKTAR: Evet, evet yani sebep kalkmış olacak.
 
SUNUCU: Efendim ben Mehdi konusuna tekrar dönmek istiyorum müsaadenizle. Mehdi’nin şimdi yaşadığımız dönemde geleceğini düşünürsek hatta geldiğini söylüyorsunuz Mehdi`nin, bu dönemde çok ciddi düşmanlarının olması da söz konusu; sadece insanlar mıdır Mehdi`nin düşmanları? Yoksa kurumsal varlıklar dediğimiz şirketler, devletler de, hükümetler de olabilir mi?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi’den dolayı şu an dünya masonluğu tam bir şok içindeler, anormal tedirginler, muazzam bir korku sardı ateist siyonistleri ve masonları. Irak’ın işgal edilme sebebi sırf odur. Mehdi’ye karşı hazırlık yapılıyor, Mehdi`nin çıkacağı yer olarak bildikleri için muazzam bir korku var.
 
SUNUCU: O zaman Türkiye’ye de saldırılacak yakında?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi başedilecek bir şey değildir. Kaderde öyle bir olay yok, Hz. İsa ve Mehdi’yle başedilemez. Mehdi öldürülemez, Hz. İsa’yı öldüremezsin, hiç kimse öldüremez, kaderinde yok. Ama Deccal de öldürülemiyor hatta Hz. Ömer devrinde de; “işte deccalin siması” diyor Peygamber Efendimiz, Hz. Ömer onu öldürmeye kalkıyor, “o deccal de olsa sen onu zaten öldüremezsin” diyor Peygamber Efendimiz, kaderinde yok diyor. Onun için ahir zaman şahısları öldürülemezler yani mutlaka onlar görevini yaparlar hiç kimse durduramaz. Mehdi’ye çok fazla çile çektirilecektir, zor kullanılacaktır hatta Deccal diyor (Peygamberimiz), Mehdi`nin sırtını ve karnını döve döve ona işkence yapar diyor ve sürekli sırtına ve karnına vurur diyor, Mehdi gittikçe vurdukça genişler diyor sırtına. Ünü ve şanı, gücü gittikçe yayılır diyor rivayette. Mehdi’yi Hz. Yusuf’a benzetiyor Peygamber Efendimiz. “Ne yönden ya Resulullah” diyorlar. “Zindan yönünden” diyor. Yani hapsedilecek Mehdi diyor, korku yönünden de diyor, Hz. Musa’ya benzer diyor. Hz. Musa da biliyorsunuz sürekli saklanmıştır o zamanın Deccallerinden ve zalimlerinden korunmak için. Onu öldürmek üzere arıyorlardı, o da sürekli saklanıyordu. İşte Gaybet-i Suğra ve Gaybet-i Kübra denilen Mehdi`nin iki gaybeti budur. Yani Mehdi`nin muhtelif saklanmaları, gizlenmeleri, can güvenliği açısından gizlenecektir ve her türlü hakaret, iftira ve baskıya uğrayacaktır Mehdi. Son ana kadar da öyledir ve o yüzden de sayıları çok azdır talebelerinin. Çok fazla rivayet vardır 313 kişidir Mehdi`nin talebelerinin sayısı. Said Nursi de diyor, her ne kadar az da olsalar diyor. Halbuki Mehdi cemaati nasıl az olur? Mesela şu an Türkiye`de en küçük cemaat bile on binleri buluyor sayısı ama Mehdi cemaati özellikle küçük kalıyor hatta içinde münafıklar çıkacağı belirtiliyor. Medine üç kere sallanır diyor, içindeki Mehdi cemaatindeki münafıkları atar diyor, üç ayrı dönemde üç büyük ayrılma olur diyor Mehdi cemaatinden ve münafıklar da diyor bir türlü bitmez diyor rivayette; buğdaya musallat olmuş kurt gibidirler diyor, Mehdi cemaatinden bunlar temizlenecek atılacaklar yine kurt musallat olacak diyor, Müslümanları buğdaya benzetiyor Resulullah, münafıkları da iğrenç kurtlara benzetiyor, musallat olan, böyle sinsice hem bir şeyler yer hem de yok etmeye çalışır sistemi; bu defalarca olacak diyor, bu münafık atma olayı diyor, münafıkların temizlenmesi olayı. En sonunda tertemiz Mehdi cemaati kalacak diyor. Mehdi cemaati eğer bilinse oradan münafık çıkar mı, içinde olduğu halde bilemeyecekler.O cemaatin içinde yaşadığı halde insanlar bilmeyecekler ki değil ki dışarıdaki insanlar bilsin. Yani münafık bilse öyle bir şey hiç çıkar mı, orada öyle hiçbir rezillik yapmaz. Çünkü münafık zaten çıkarcı oluyor, çıkarına da uygun, hiçbir şekilde yapmaz ama yapacak, işte kader böyle. Mehdi’ye yapılacak eziyetlerin sebebi de o, yani bilse insan hiçbir şekilde onu yapmaz, öyle bir şey yapmazlar.
 
SUNUCU: Efendim, siz programa hazırlanma aşamasında yaptığımız araştırmalarda gördüğümüz kadarıyla, kimseye mürşidim demiyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Ancak programımız içerisinde de birçok kez ismini zikrettiniz hatta direkt kitabından alıp okudunuz.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ne "hocamdır" diyorsunuz. Ve birçok söyleminden çok fazla faydalanıyorsunuz. Sizde ne gibi etkileri oldu?
 
ADNAN OKTAR: Said Nursi, Peygamber Efendimiz’den sonra bu devre kadar gelmiş geçmiş en büyük alimdir, onun üstüne bir alim yoktur, benim kendi kanaatim. Yani bu kadar mükemmel eser yazan, ben başka bir alim görmedim. Bu kadar samimi, 30 yılı hapiste geçmiştir Said Nursi Hazretleri’nin, 30 yıl. 70 yaşındayken bile hücre hapsindeydi. Bu kadar vatansever olduğu halde. Tam bir Türk milliyetçisidir, "kahraman ordu ve imanlı millet" diyor. Türk milletine hayrandır, buna rağmen bütün ömrü çileyle geçmiştir ve bütün anlattıklarının tamamı ama bir tane eksiksiz, tamamı doğru çıkmıştır. Mezarının yıkılacağını söylemiştir, doğru çıkmıştır. Ölüm tarihi vermiştir, doğru çıkmıştır. Kendi devrindeki olayları olmadan söylemiştir, doğru çıkmıştır. 1971'de anarşinin başlayacağı ile ilgili Kuran'dan çıkarttığı izah doğru çıkmıştır.onların muhakkaten Türkçülüğü ve Türk milletini" diyor, "Türkçülüğü ve Türk milletini muhakkaten kullanmaya kalkarlar" diyor, çalışırlar fakat başarılı olamayacaklar diyor, geri çekilecekler, "kahraman ordu ve imanlı millet" diyor, "Kuran'ın ışığıyla hakikat hali göreceği ve bu dehşetli komitenin tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor" diyor, aynen dediği gibi çıkmıştır. Ve bu komitenin son devrinin bu dönemler olduğunu da belirtmiştir. Hakikaten aynen dediği gibi de çıkmıştır. Yani çok şaşılacak... Mehdi'yi de tarif ediyor. "Mehdi" diyor, "vakit ve hal müsaade edemez" diyor. Yani benim bildiğim Mehdi, ben öyle bilirdim çocukluğumda, en az sekiz on dil bilen, üç beş üniversite bitirmiş, değil mi, Ezher’de orada burada eğitim görmüş, medrese eğitimli bir insan zannederdim. "Öyle değil" diyor Said Nursi. "Vakit ve hal müsaade edemez ona, öyle bir şeye, hazır programı, hazır kitaplardan istifade edecek" diyor. "Bizzat yapamaz" diyor, yani öyle “vakit de hal de müsaade edemez", diyor. Hatta "Risale-i Nur'un bile” diyor, yani "benim hazırladığım bu Risale-i Nur Külliyatı’nın bile" diyor, "asıl sahibi odur" diyor. Bakın diyor ki, ifadesi kendi ifadesi: "asıl sahipleri Mehdi ve talebeleri gelir, o dönem başlar" diyor, yani özetle bunu anlatıyor. "Ben" diyor, "mezarımdan onu seyredeceğim" diyor. "Mezarımdan seyredeceğim" diyor ve "Allah'a hamd edeceğim, şükredeceğim" diyor. "Bizler kışta geldik" diyor, "onlar baharda gelecek" diyor, "çiçekler baharda açarlar" diyor, inşaAllah "ben" diyor, "o büyük kumandana zemin hazırlayan, ortam hazırlayan pişdar ve öncü bir neferiyim" diyor. "Hiçbir cihette" diyor, "ahir zamanın o acip şahsı gibi olamam" diyor. Mehdi çok garip bir insan aslında. Hatta halk onu anormal bilecek, yani anormal bilindiği için insanlar uzak duracaklar, cemaatinin küçük olmasının nedeni de odur. Son derece tehlikeli, anormal, garip bir insan olarak bilecekler. Ve son ana kadar bakın Allah'ın mucizesine bakın, şaşırtıcılığına bakın, son ana kadar koskoca ümmet bunun farkına varmayacak. Ve insanlar da farkına varmayacak.
 
SUNUCU: Sorulduğunda cevap verir mi peki efendim?
 
ADNAN OKTAR: Efendim?
 
SUNUCU: Sorulduğunda cevap verir mi?
 
ADNAN OKTAR: Ne tarz bir soru?
 
SUNUCU: Yani hissetse insan veya öyle olduğunu düşünse Mehdi'nin karşısındayım diye düşünse, sorulsa cevap verir mi Mehdi bana, "ben evet Mehdi'yim" der mi?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi, Allah'tan çok korkan bir insan. Böyle bir şeyi asla söylemez. Asla. Yani hatta Mehdi'ye zorla biat edilecektir, zorla bağlanılacaktır. Mehdi "haşa diyor ben öyle bir şeyi kabul etmem" diyor, yani iddiayı. En son aşamada diyorlar ki "bütün alametler sende var, sen Mehdisin" diyorlar, kabul etmiyor. Ama çok fazla Müslüman kanı döküldüğü için yani fitne çok fazla olduğu için "bütün Müslümanların kanı boynuna olsun o zaman" diyorlar, o zaman kabul ediyor. Onun dışında kabul etmez.
 
SUNUCU: Yani ben şöyle bir soru sorsam size, bildiğim kadarıyla siz evli değilsiniz efendim.
 
ADNAN OKTAR: Değilim evet.
 
SUNUCU: Şimdi söylediklerinizden, Mehdi tanımından yola çıkarsak, çocuğunuz yok,
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Said Nursi Hazretleri’nin kitaplarından çok ciddi şekilde faydalanılıyor. İslamiyeti çok güzel yorumluyorsunuz. Ben Mehdi'nin karşısında mı oturuyorum diye bir soru sorsam o zaman bu soru boş kalacak.
 
ADNAN OKTAR: Şöyle, iyi bir Mehdi ortamı hazırlayan birisiyim. Yani Mehdiye iyi ortam hazırlayan, Mehdi'nin iyi bir talebesiyim diyebilirim, inşaAllah.
 
SUNUCU: Ben değilim diyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR: Değilim tabiî ki, inşaAllah.
 
SUNUCU: Peki, efendim. Devam edelim istiyorum. Hadislerde son bir savaştan bahsediliyor.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Bizim de üzerinde konuştuğumuz konu aslında çok farklı değil. Mehdi geldiği dönemde çok ciddi savaşların...
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: ...olacağı ortada, aşikar ki buna girildiğini söylediniz siz az önce, bu sürece girildiğini söylediniz. Bu savaş olduğu takdirde önümüzdeki yıllar bir nevi dünya savaşını -iki tane dünya savaşı gördü dünyamız yakın tarihte- 3. Dünya Savaşına önümüzdeki yıllar gebedir diyebilir miyiz? Ya da farklı bir şekilde mi tanımlamak lazım?
 
ADNAN OKTAR: Evet şimdi ateist Siyonistlerin planı şu: Müslümanlarla İsrail'i savaştırıp büyük bir Müslüman katliamı düşünüyorlar, demin de söyledim. Arkasından da ne kadar Musevi varsa hepsini yok etmeyi düşünüyorlar. 144 bin adedini ayırıp hepsini katletmeyi düşünüyorlar, hatta oymak oymak da ayırmışlar. Şu kadar şu oymaktan, şu kadar şu oymaktan, yani bütün hatta Hz. Yusuf oymağı, işte şu oymağı, bu oymağı diye oymakların listesi de var. Onları internet sitesinde bulabilirsiniz bizim. www.harunyahya.org  ve www.harunyahya.net, www.harunyahya.org, www.harunyahya.net .
 
SUNUCU: 144 binin özelliği nedir? Birkaç kez telaffuz edildi bu akşam, niye 144 bin Yahudi bırakılıyor?
 
ADNAN OKTAR: İncil'de öyle bir ifade var, tahrif olmuş İncil'de. Yazık değil mi bu insanlara? Niçin öldürülsün, yani Musevi Allah'a iman eden, Allah'a ibadet eden, Allah'ın birliğine inanan, bütün peygamberleri seven, helale harama titiz olan insanlar. Zinadan kaçınır, ahiret inancı da vardır -değiştirmiş bozmuşlardır ama vardır, biz en az ona yakın Tevrat izahında bunu gördük. Fakat delice bir düşünce, yani Musevileri yok etmek. Niçin yok etmek istiyorlar, çünkü peygamber soyunu şeytan hiçbir zaman için sevmemiştir. Hz. İbrahim soyudur, Peygamber Efendimiz de Hz. İbrahim soyundan geliyor. Mehdi de Hz. İbrahim soyundandır. Seyiddir Mehdi. Hz. İsa da Hz. İbrahim soyundandır. Yani aynı atadan geliyorlar, Hz. İsa ile Hz. Mehdi. O yüzden Mehdi ile İsa'nın yüzleri birbirlerine çok benziyor. Millet şimdi insanlar geldiğinde görecekler. Yani simaen eli yüzü çok benzer Mehdi ile ikisinin, İsa'nın. Fakat İsa'nın saçları kızıldır, kızıl ve o küçük, minik burnu da çillidir, hafif çilli, bayağı sevimli güzel bir şey, maşaAllah.
 
SUNUCU: Efendim, bu bahsettiğimiz savaş hatta savaş değil belki kıyım demek gerekiyor artık ona.
 
ADNAN OKTAR: Evet.
 
SUNUCU: Bu Armageddon denen, üzerine filmler de yapılan savaş mıdır acaba bu?
 
ADNAN OKTAR: Evet Armageddon, onu düşünüyorlar. Ama...
 
SUNUCU: İlişkilendirebilir miyiz?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi, bunu durduracak şahıstır işte. Bu katliamı, bu kıtali durduracak kişidir. Mehdi'nin yapacağı budur. Mehdi dünyayı barışa, kardeşliğe ve sevgiye gark edecek. Ehli Kitabı koruyacak; Hıristiyanları koruyacak, Musevileri koruyacak. Deccal'in bu oyununa gereken müdahaleyi yapacak ama Mesih Deccal'in göstereceği harikaları ortadan kaldırabilecek gücü yoktur Mehdi'nin. Çünkü Mesih Deccal yani bu ateist-siyonistler ve masonlar harika bir şahıs çıkaracaklar ortaya, böyle hipnoz gücü olan, olağanüstülükler gösteren. Mesela kişiye ölmüş annesini gösterecek şahıs, Deccal. "Sor annene" diyecek. "Ben" haşa, "Allah mıyım, değil miyim?" diyecek, soracak. O da diyecek ki "yavrum, bu Allah, buna uy" diyecek. Bakacak ki, İncil'de bekleniyor mu Hz. İsa, bekleniyor. Allah diye mi bekleniyor, haşa, tamam bu da Allah diye kendini tanıtıyor. İsa ölüyü diriltmiyor mu, bu da diriltmiş işte. Ne diyor? Bu Allah diyor, yani İncil'e de uygun, haşa. O zaman işte Hıristiyanlar içinde çığ gibi yayılmaya başlayacak, yani büyük bir tehlike oluşmuş olacak. Ve Mehdi'nin halledebileceği bir konu değildir, işte o zaman yoğun olarak Allah'a dua edecek Hz. İsa' nın inişi için. O Hz. İsa Aleyhisselam göğe alınmıştır. Said Nursi Hazretleri bakın diyor ki, "Hz. İsa aleyhisselam İsevilik şahsı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahsı manevisini temsil eden Deccal'i öldürür; ancak hârika ve mu'cizatlı (mucizeler sahibi) ve umumun makbulü" yani hem Müslümanların hem Hıristiyanların makbulü, "kabul ettiği bir zât olabilir ki, o zat -şahsı manevi değilmiş demek ki değil mi bakın- "O zât, en ziyade alâkadar ve ekser birçok insanların peygamberi olan" şu anda da Hıristiyanlık biliyorsunuz büyük bir kitledir, dünyadaki en büyük dindir, "peygamberi olan İsa Aleyhisselâm'dır, âlem-i semavatta (gökler aleminde) cism-i beşerîsiyle", yani beşeri olan cismiyle, maddi varlığıyla, "(insani cismiyle) bulunan şahs-ı Îsâ Aleyhisselâm", İsa Aleyhisselam'ın kendisi, şahsı -bakın yine şahsı manevi demiyor- "o din-i hak cereyanının", hak dinin, yani İslamiyet dininin, "başına geçeceğini bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir", yani hem peygamberin, hem Kuran'ın ifadesiyle haber vermiştir, diyor. Hristiyan aleminin lideri olarak gelecek, onların hepsini İslam'a davet edip Müslüman olmasına vesile olacak, hepsi de Mehdi'ye bağlanacaklar. İmam olarak da Mehdi'ye bağlanacaklar. "bir İsevî cemaatı namı altında ve "Müslüman İsevîleri" unvanına lâyık bir cem’iyet"in içinde zuhur edecek diyor. Yani ilk önce orada zuhur edecek. Ama sonradan tamamı Müslüman olacaklar. "İsa Aleyhisselâm'ı nur-u îman (imanın ışığı) ile tanıyan ve tâbi' olan cemaat-ı ruhaniye-i mücahidînin kemmiyeti (sayısı) Deccal'ın mektebce ve askerce ve ilmî ve maddî ordularına nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir." Onun cemaati de çok küçük. Bakın, Hz. İsa artık ululazim peygamber, onun cemaati de küçük. Çünkü onu da acayip zannedecekler. O da yanlış yolda zannedecekler. Bütün Hristiyan cemaatler, herkes buna karşı çıkacak. Yani garip bir şey zannedecekler cemaati. "Hatta Hz. İsa Aleyhisselam gelir" -Şualar’da söylüyor Said Nursi Hazretleri- "Hazret-i Mehdi'ye namazda iktida eder”, namazda tabi olur diye rivayeti, bu ittifaka (birleşmeye) ve hakikat-ı Kur'aniyenin makbuliyetine", yani Kuran'ın makbul olmasına, üstün olmasına, "(Kur'an hakikatlerine uyulmasına ve tabi olunmasına) ve hâkimiyetine işaret eder. "Kuran'ın hakimiyetine işaret eder diyor Said Nursi. "Sema-i dünyada (gökler aleminde) cesediyle (insani bedeniyle) bulunan ve hayatta olan Hazret-i Îsâ, belki âlem-i âhiretin (ahiret aleminin) en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi" diyor Said Nursi, "yine böyle bir netice-i azîme (büyük bir son) için ona yeniden ceset giydirip bedeni ile dünyaya göndermek o Hakimin hikmetinden uzak değil”. Allah’ın hikmetinden uzak değil, diyor. “Belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için, vadettiği için elbette gönderecek. Evet hadis-i şerifin ifadesiyle Hazreti İsa’nın semavi nüzulu gökten yeryüzüne inişi kat’i olmakla beraber kesin olmakla beraber” diyor Said Nursi. “mana-yi işarisiyle” diyor, “başka hakikatleri de ifade ettiği anlaşılmaktadır” diyor, izah ediyor. Kastamonu Lahikası. İşte bu sırr-ı azîme, bu sırra, Hazret-i Peygamber (A. S. M. ) işaret etmiştir ki; “Hazreti İsa gelecek, ümmetimden olacak” Peygamber Efendimiz söylüyor; “ümmetimden olacak”. Peygamber Efendimizin ümmetinden olabilmek için dua etmiştir Hazreti İsa , Allah da duasını kabul etmiştir. Aynı şeriatımla amel edecektir. Sünuhat-ı Tuluhat-ı İşârât, sf. 59. “Hazret-i Îsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî Îsâ olduğunu bilmek lâzım değildir” Said Nursi diyor. “Onun mukarreb ve havassı (derin imanlı yakın talebeleri), nur-u iman (imanın ışığı) ile onu tanır. Yoksa bedahet (yani açıklık birdenbire derecesinde) herkes onu tanımayacaktır.” (Mektubat, sf. 60) “Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselam'ın nuzulü (inişi) dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın dikkatiyle bilinir; herkes bilemez.” diyor Said Nursi. Bu devre geldik, onun için bu kargaşa yani bu ekonomik krizin başlaması Mehdi’nin zuhuru içindir, özel Allah tarafından dizayn edilmiş bir şeydir ve çok büyük olaydır öyle herhangi bir olay değildir. Bütün kapitalist sistemi yutacaktır ve yedi yıl sürecektir.
 
SUNUCU: Şunu sormak istiyorum efendim, bu soruyla, müsaade ederseniz cevabınızın ardından kısa bir reklam arası verelim, hem biraz soluklanınız. Ben hiçbir şey yapmadım aslında bu akşam, o kadar güzel konuşuyorsunuz ki. Ekonomik krizden bahsettik, son olarak küresel bir ekonomik krizden bahsettik ama ülkemizde Türkiye de bunun içinde, Mehdi İstanbul’dan çıkıyor, Türkiye’den çıkıyor. Türk İslam Birliği’nden bahsettiniz programın henüz başlarındayken yani Türkiye çok ciddi bir konumda, Mehdi’nin var olacağı bölge olarak çok ciddi bir konumda ama bu ekonomik kriz için de yedi yıl süreceğini söylüyorsunuz, küresel, dünyadaki ekonomik krizin yedi yıl süreceğini söylüyorsunuz, Türkiye bu krizin neresinde olacak? Bu yedi yılı nasıl atlatacak yada atlatabilecek mi?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi bereket saçan bir insandır. Mehdi’nin olduğu bir yerde hep bereket, bolluk, huzur ve güzellik olur. Çok fazla hadis vardır Mehdi’nin bereket ve bolluk saçacağına dair; ümmet zenginlikten ne yapacağını şaşıracak, o hale gelecektir. Hatta fazla olan malları vermeye kalkışacak. “Paranın değeri kalmaz” diyor malın bolluğundan yani para geçersiz hale gelir diyor mal bolluğundan. Ama ilk başlangıçta ayet var Kuran ayetidir bu ’’Biz nereye bir elçi gönderdiysek’’ yani Allah’ın dinini temsilen bir insan gönderdiysek ”oradaki insanlar yalvarıp yakarsınlar diye” yani Allah’a dua etsinler diye ’’ekonomik kriz ve kıtlık meydana getirdik‘’ diyor. Fakat dua etmeleri yeterlidir, yani Allah dua etmelerini istiyor. Dua ettiğinde kaldıracağım diyor Allah.
 
SUNUCU: Yani çıkışa, kurtuluşa inanıp o yolda belki de çaba gösterilmesi gerekiyor.
 
ADNAN OKTAR: Dua edilmesi gerekiyor, yoksa bu kat‘i olan bir şey değildir. Allah diyor, sadece dua etmeleriyle Ben bunu kaldıracağım diyor, Kuran buna işaret ediyor ve dolayısıyla Türk İslam alemine dokunacak bir şey değildir bu. Türk İslam alemi hepsini ayağa kaldıracaktır, dünyayı. Ama çökmeyecek hiçbir yer kalmayacak söyleyeyim. Gazeteler, radyolar herkes takip etsin televizyondan takip etsin özellikle Mart ayından sonra gittikçe ivme kazanarak sürekli yıkım devam edecek ve bütün sistemi yerle bir edecek.
 
SUNUCU: Ki Mart ayı geldi, o zaman bir şey kalmadı Mart ayına, iki ay gibi bir süre var önümüzde.
 
ADNAN OKTAR: Yok, Mart’a da gerek yok, açsınlar baksınlar gazetelere, okusunlar hergün bir yerden haber duyacaklar ve duyuyorlar. Bunun durduruluşu diye bir konu yoktur yani hepsi bir araya gelse bütün alimlerini bütün ekonomistlerini bir araya getirsinler, gece gündüz darphaneler para bassın yine kurtuluşu yok bunun. Yani bu illaki olacak, bu yedi yıllık dönemde ki Yusuf Suresi’nde belirtilen bu döneme işaret edilmiştir ve bu kıtlık dönemini yaşayacaklar inşaAllah.
 
SUNUCU: Efendim çok kısa bir ara veriyorum sonra devam edelim müsaade ederseniz. Efendim bu arada bize sorularınızı iletebilirsiniz, Sayın Oktar o kadar güzel anlatıyor ki ben program öncesi yaptığım çalışmadaki soruları bile iletemiyorum. Belki eksik kalan, kafanıza takılan sorular vardır, bu soruları bize iletebilirsiniz efendim. Size bazı adresler bildireceğim yanınızda bilgisayar varsa mail yoluyla sorularınızı iletebilirsiniz. ahirzamansohbetleri@hotmail. com bu mail adresinde arkadaşlarımız sürekli güncelleyerek sizi bekliyorlar. Olaki eş dostunuz programı izlemek istiyordur ancak bulunduğu yerde televizyon olmayabilir, internetten takip etme şansınız var hem www. harunyahya. tv adresinden canlı izleyebilirsiniz hem de caytv.com.tr den izleyebilirsiniz. Bu arada sms ile ulaşmak isteyen dostlarımız olursa, sorularını iletmek isteyen izleyicilerimiz olursa birçok ülkeden gönderebiliyorsunuz. Çay Tv yazıp boşluk bıraktıktan sonra Türkiye için 2030’a, Almanya için 83111’e, Avusturya için 0900 700 800’e, Fransa için 73700’e, Hollanda için 4004’e, Belçika için de 3236’a efendim sorularınızı iletebiliyorsunuz. Şimdi kısacık bir ara verelim hemen akabinde devam edeceğiz lütfen Çay Tv ekranlarından ayrılmayın.
 
SUNUCU: Efendim Çay Tv ekranlarında bir kez daha karşınızdayız, kısa bir ara verdik, Labirent programındaki birlikteliğimiz devam ediyor. Programımızın ilk yarısında neler konuştuğumuzu şöyle ben kısaca özetleyeyim sonra sohbetimize devam edelim. Gazze’de yaşanan olaylarla başladık sohbetimize. Daha sonrasında konuyu biraz daha genişleterek sadece Gazze’de değil, Müslüman uluslar üzerindeki yaşananlardan biraz bahsettik, ahir zaman ile ilgili bilgiler verdik, bunun üzerine sohbet ettik. Daha sonra Hazreti Mehdi’nin Hazreti İsa’nın tekrar dünyaya gelmesi üzerine konuştuk. Bu zaman gelmiş midir, ahir zaman gelmiş midir, Mehdi gelmiş midir yada yakın zamanda gelecek midir konuları üzerine konuştuk ki Sayın Adnan Oktar dedi ki: bu dönem gelmiştir, Mehdi gelmiştir, Mehdi’nin zamanı gelmiştir artık bu dönemi yaşıyoruz dedi, onun üzerine konuştuk. Türkiye’nin çok ciddi bir önemi olacağını hatta Mehdi’nin İstanbul’da olacağı üzerine konuştuk. Türkiye’nin bu anlamda çok büyük önemi olduğu üzerine konuştuk. Çok büyük savaşların, büyük kıyımların olacağı üzerine konuştuk ve kaldığımız yerden programımıza devam ediyoruz. Efendim müsaade ederseniz size hadislerde geçen bir tabirden bahsetmek istiyorum, tabir diyorum, şu nedenle tabir diyorum, sizin konuyu açmanızı istiyorum. Süfyan’dan bahsediliyor efendim hadislerde. Süfyan nedir, Süfyan bir şahıs mıdır, kimdir?
 
ADNAN OKTAR: Süfyan bir şahıs. Suriye’den Şam’dan çıkacağı belirtiliyor ve Müslüman kanı dökeceği, etrafta şiddet oluşturacağı, can yakacağı söylenen bir şahıstır. Aynısıyla biz bunu Hafız Esad’da gördük. Gerek görünüm olarak tariflere uygun, gerek yer olarak, gerek olaylar olarak ki yani onbinlerce Müslümanın kanını dökmüştür. Muazzam bir kıyım yapmıştır. O yönüyle Süfyan da zuhur etmiştir. Ahir zaman şahıslarından birisidir o da.
 
SUNUCU: Yani, Mehdi ile aynı dönemde yaşayacak bir şahıs olarak söyleyebiliriz. Peki efendim, maille gelen sorularımız var onları size aktaracağım ama öncesinde konuya hem giriş yapalım hem bilmeyen izleyicilerimiz bu anlamda bir bilgi sahibi olsunlar istiyorum. Yecüc ve Mecüc kavramları var efendim. Bunlar nedir?
 
ADNAN OKTAR: Yecüc ve Mecüc. Bunlar ahir zamanında zuhur edecek bir mahluk grubu ama benim anladığım, Zülkarneyn kıssasında da var çünkü, Kuran’da Zülkarneyn kıssasında da geçiyor.
 
SUNUCU: Ki Zülkarneyn set çekicek deniliyor.
 
ADNAN OKTAR: Evet. Zülkarneyn’e, bakın burada da -Kehf Suresi çıktı iyi, maşaAllah-
 
SUNUCU: Bu arada sorumu biraz genişletebilir miyim? Zülkarneyn’e giriş yapmışken bu set çekmekten bahsediliyor. Zülkarneyn olarak ifade edilen kim, onu da ben sormak istiyorum size. Türkler olabilir mi mesela? Böyle birşey çıkar mı karşımıza?
 
ADNAN OKTAR: Benim anladığım, Kuran’da, ileride olacak bir olay anlatılıyor Allahualem. Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, euzübillahimineşşeytanirracim, bismillahirrahmanirrahim, “Sana Ey Muhammed, Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' bazı bilgiler vereceğim. Gerçekten, Biz ona yeryüzünde, sapasağlam bir iktidar verdik -demek ki bir dünya hakimiyeti var- ve ona her şeyden bir yol sebep verdik. Yani her türlü imkanı ve gücü verdik. Allahualem Mehdi’den bahsediliyor. O da bir yol tuttu. Bir sultan olarak geçiyor, bir güç. Sonunda Güneş’in battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu. Bir bakıyor, sanki bir ekrandan bahseder gibi Güneş bir yerde, mesela denizde grup halinde batarken, mesela bir su birikintisine batıyor gibi görünür, suyun içine giriyormuş gibi görünür o kısım alınmış sadece. Yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği ilke edinirsin." Ya hukuki bir zorlama yaparsın, azap, çünkü öldürme değil azap veya güzelliği ilke edinirsin. Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azaplandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır. Kim iman eder ve salih amelde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz. Sonra yine bir yol tuttu. Bakın çeşitli dönemler; bu sefer de 89. ayette yeni bir yoldan bahsediyor ki 89. ayet olması da manidar tabi. Sonunda Güneş’in doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (Güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. Bu sefer yeni bir yer daha görüyor. Yani sürekli ekranda bir kayma var.
 
SUNUCU: Zaten Güneş’in doğduğu yer tabiri aslında bütün dünyayı kapsıyor. Dünyanın yuvarlak olduğunu düşünürsek. Güneş sürekli, yani Dünya Güneş’in etrafında hareket ettiğine göre demek ki sürekli bütün dünyaya hakim olacak gibi bir ifade çıkıyor buradan.
 
ADNAN OKTAR: Bir kanal değişikliği gibi sürekli.
İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" -bu çok önemli özü kapsayan bir bilgi bu Mehdi’de olan bir konudur -Biz ilmimizle büsbütün kuşatmıştık. Sonra bir yol (daha) tuttu. İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu. Mesela şu anki PKK bir Yecüc Mecüc’dür ve dağlık bölgededir ve bunlarda laf söz anlamayan insanlar oluyor genellikle hakikaten dil de bilmiyorlar bir kısım PKK’lı teröristler.
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc -o devrin terörsitleri anarşistleri- yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar -bak vasfı bu; bozgunculuk çıkartmaları, teröristlerin vasfı nedir, bozgunculuk çıkartmaktır. Bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi? yani para verelim mi diyor bunu engellemek için. Dedi ki: "Rabbimin beni Kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Ben para almam diyor, bu aynı yine Mehdi’nin bir özelliğidir. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım. Bana demir kütleleri getirin, iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim." Yani geniş bir bakır ve demir kullanımı, ama çok kitle, dev anlamda demir ve bakır kullanılan bir sistem kuruyor ki ahir zamandaki savunma teknolojisi zaten hep demir ve bakır üstüne. Bütün silahlar bütün zırhlar bütün savunma sistemleri bunlarla yapılıyor. Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler. Anarşiyi durduruyor. İşte seddi Zülkarneyn. Mehdi de ahir zamanda anarşi ve teröre seddi Zülkarneyn gibi sed çekecektir.
 
SUNUCU: Sedden anladığımız bizim maddi anlamdaki sed değil gördüğüm kadarıyla daha çok manevi anlamında bir sedden mi bahsediliyor?
 
ADNAN OKTAR: Evet, hem maddi hem manevi yani buradaki sed maddi ama durduruyor.
 
SUNUCU: Sed silah anlamında düşünebiliriz dediniz.
 
ADNAN OKTAR: Evet, her anlamda duruyor. Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır." Bakın kıyametten de bahsediyor hemen kıyamete geçiyor demekki ahir zamanla ilgili bir olay Allahualem.
 
Biz o gün, bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz. Yani o Yecüc Mecücü içiçe girmişler teröristleri. Sur'a da üfürülmüştür, artık onların tümünü biraraya getirmişiz. Ve o gün, cehennemi, inkar edenlere tam bir sunuşla sunmuşuz. - Ki onlar, Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. ”Kuran’ı dinlemeye katlanamazlardı. İnkar edenler beni bırakıp kullarımı velileri edindiklerini mi sandılar” Yani şimdiki masonlarda öyle, aynı tarzdalar. ”Gerçekten biz cehennemi bir durak olarak hazırlamışız” ve devam ediyor. Ama asıl buradaki olay budur. Yani bir teknoloji gösterisi var burada, yani televizyon açık açık görülüyor, bir savunma setti oluşturuluyor, teknoloji kullanılıyor, para almayan birisi var, ilim sahibi birisi var ve dünyaya hakim olan birisi var. Burdaki bu sahne, bu anlatım tam Mehdi’yi anlatıyor. Ama doğrusunu tabi Allah bilir.
 
SUNUCU: Efendim alakalı sorularla, mail adresine gelen sorularla devam etmek istiyorum. Çünkü çok bağlantılı konularla ilgili sorular gelmiş. Afyon’dan Ali Özer Bey göndermiş mesela diyor ki: Filistin’de yüzlerce çocuk öldürüldü. Bir hadiste şöyle dendiğini okumuştum. “Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde gökten bir melek Hak onda yani Mehdi’de ve onun yanında olandadır diye haykırır” bu hadisi okuyunca Filistin’de ölen masum yavrular aklıma geldi. Hocam diyor, onları bu zulümden Mehdi mi kurtaracak?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi devrinde böyle bir zulüm olacağı hadislerde çok açık belirtilmiştir. Yani Deccal’in özellikle çocuklara ve kadınlara saldıracağı, onların kanlarını dökeceği, hamile kadınların dahi karınlarını açacağı ve bu olayların hep Kudüs çevresinde oluşacağı, Mehdi ile ilgili izahlarda, Deccalle ilgili olan izahlarda, Hazreti İsa’nın nüzulu ile olan izahlarda hepsi geçer, anlatılır. Tabiki bu zulümün tam durması ancak Mehdi’nin zuhuru ve Hazreti İsa’nın nüzulu ile olacaktır inşaAllah.
 
SUNUCU: Efendim yine bir hadisle bağlantılı bir soru iletmişler. Diyorlar ki: Hadiste şöyle geçiyor: “Dünya, herc-ü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde” Hocam Filistin’in abluka altına alınması, işgale maruz kalması ahir zamanda yaşanacakları anlatan bu hadisle mi işaret ediliyor demiş Samsun’dan Turan Özcan Beyefendi.
 
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki ama bölgede çok yoğun bir kan akıyor. Mesela Irak’ın işgali, Mehdi’nin zuhur alametidir.
 
SUNUCU: Yani sadece Filistin’le kıyaslamamak lazım.
 
ADNAN OKTAR: Değil tabi ki. Mesela Irak’ın 3’e bölüneceğini de hadisle Peygamber Efendimiz belirtiyor. Bu çok acayiptir. Hatta bir kısmı çapulcu olacak diyor Irak Ordusu’nun, bir kısmı diyor çapul yapacak diyor. Bir kısmı öldürülecek diyor, bir kısmı da kaçacak diyor. Aynısı olmuştur. Hakikaten bir kısmı çapulcu olmuştur, televizyonlarda da göstertmiştir, çapula katılmışlardır. Bir kısmı kaçmıştır, bir kısmı da savaşta ölmüştür. Aynısıyla olmuştur. Irak diyor, yeniden yapılanacak diyor Peygamberimiz Mehdi devrinde. İşgale uğrayacak, Bağdat dumanlar, ateşler içinde kalacak ve yabancı ülkeler işgal edecek diyor, Rum işgal edecek diyor. Ve çeşitli sancaklarla işgal edecekler diyor. Yani çeşitli ülkelerden sancaklarla işgal edecekler diyor. Bu da aynısı olmuştur. Bakın detaya iniyor Peygamberimiz diyor ki: Irak’ın para birimi de kalkacak diyor, o devirde aynısı olmuştur. Ve diyor, bu dönemde çölde bir ordu kaybolacak diyor. Irak ordusu kaybolmuştur çölde. Bütün gazeteler yazdı. Dünyanın 4. büyük ordusu denen ordu, aradılar bulamadılar. Basında aradı nerede bu ordu diye, gazeteciler de aradı.
 
SUNUCU: Saddam yönetimi döneminde aynen bahsettiğiniz olay gerçekleşti.
 
ADNAN OKTAR: Aynısıyla olmuştur. Afganistan işgal edilecek diyor Peygamber Efendimiz Mehdi döneminde. Hatta yazık oldu Talikan’a diyor. Talikan’dır o zamanki ismi, Peygamber Efendimiz (S. A. V ) zamanındaki ismi Talikan’dır. Yazık oldu Talikan’a diyor ayrıca detay veriyor, orada diyor zengin madenler vardır diyor Peygamberimiz yani bu kadar kapsamlı bir açıklama yapıyor. Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır diyor o dönemde diyor Mehdi’nin çıkışından önce. Ramazan ayında üst üste iki kere oldu. 15’er gün arayla tam dediği gibi. Ve aynı dönemde kuyruklu yıldız çıkacak diyor, o da olmuştur. Güneşten büyük bir alamet olacak diyor. Güneş’te en büyük patlama oldu. Bütün gazeteler yazdı yani o yüzyılın en büyük patlaması oldu. Zaten iki büyük savaştan sonra, iki büyük Dünya savaşından sonra Mehdi’nin çıkacağı belirtiliyor. Birinci Dünya Harbi, İkinci Dünya harbi ikisi de olmuştur. Mehdi’nin olduğu dönemde halife olmayacak diyor müslümanların başında Peygamberimiz. Bu da olmuştur. Yani 300 e yakın mucize var. Ve bütün dedikleri, milimetrik düzgünlükte çıkmıştır. Fakat bu, Avrupa’da bir gazetede yayınlansa, anlatılsa... yani tam insanlar bunu kavrayamadılar, insanların nutku durur, nefesi durur, ne diyeceklerini şaşırırlar, çok şaşırtıcıdır. Ahir zamanın bütün vasıtalarını söylemiş Peygamberimiz. Mesela Mehdi’yi diyor, insanlar evlerinde oturdukları yerde görür, herkes kendi evinde görür diyor. Yani televizyondan görecekler. Hatta diyor detay veriyor Peygamberimiz, sokakta yürürken de görecekler diyor. Telefonlarından göreceklerine işaret ediyor. 800 yıllık bir kitap bu. Gaybet-i Numani, burada geçiyor. 800 yıllık ve diğer eserlerde geçiyor. Mesela Fırat’ın suyu kesilecek diyor ahir zamanda ve aynı bölgede kan akacak diyor Peygamber Efendimiz. PKK terörü başladı ve kan aktı. Fırat’ın suyu da barajla kesildi. Bütün bu olaylar ahir zamanda olduğumuzu bize net, açık ve kesin olarak ispat ediyor. Said Nursi izahlarından da bunları çok açık anlıyoruz. İnsanlar istese de istemese de ahir zaman içinde yer alacaklar. Darwin’in ortaya çıkışı, böyle bir Deccal’in ortaya çıkışı da bir ahir zaman alametidir. Allah ona da o görevi vermiştir. Mehdi’nin mücadele edeceği bir Deccal’dir o da. Ve şu an, o görevi yapıyor olması gerekiyor Mehdi’nin. Bütün bunlardan İnşaAllah geleceğin de çok aydınlık olduğunu, çok güzel olduğunu görüyoruz. Mehdi devrinde insanların mutluluktan ve sevinçten adeta nefesleri kesilecek. Yani hiç görülmemiş bir dönemdir ve müthiş bir medeniyet meydana gelecektir. Ama buna rağmen Hazreti İsa’nın vefatından sonra da müthiş bir bozulma başlayacaktır. Her ikisini de yaratan Allah’tır.
 
SUNUCU: Efendim yine hadis ile ilgili bir soru geldi. Mehdi ile Cenab-ı Hak, sünnetleri ihya eder diyor izleyicimiz. “Onun adalet ve bereketiyle müminlerin kalbi ferahlar. Acem yani Arap olmayan ve Arap devletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.” Hadisten sonra şöyle bir soru soruyor. Davos toplantısından sonra güncel bir konuyla bağlantı kurmuş izleyicimiz. Araplar artık hepimiz Türkiye’yiz diye kutlama yaptılar diyor. Şu son bir iki gün içerisinde gerçekleşen olaylar. Hocam bu hadiste, şu anda olduğu gibi Türkiye’nin Türk İslam Birliği’nin lideri olarak Arap olmayan ve Arap milletler arasında birliği sağlayacağına mı işaret ediliyor diyor. Nazilli’den Erhan Ramazanoğlu Beyefendi göndermiş.
 
ADNAN OKTAR: Bakın ben ne söylüyorsam görüyorsunuz çıkıyor. Peygamber Efendimiz ne söylüyorsa çıkıyor. O kardeşimiz de çok güzel, doğru yazmış. Yani artık bu çığın önünü kimse durduramaz. Bu artık bir sel gibi bir çığ gibi Türk İslam alemini kaplayacak inşaAllah.
 
SUNUCU: Yine bir hadis sorusu var efendim. Şu hadiste, bu dönemde yaşanan ekonomik kriz mi anlatılıyor diye sormuş izleyicimiz. “Hiçbiri tarafından ondan mafruz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek. Bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak. Ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: Ey insanlar emiriniz artık Mehdi’dir demesine kadar devam edecektir.” deniyor hadiste. Erenköy, Şahin Bey
 
ADNAN OKTAR: Tam o konuyu anlatıyor. O kadar fazla ki, o hadis yani bu tarz hadisler tam anlatıyor olayı. Ahir zamanda olan bu olayı çok kapsamlı ve özlü, hikmetli anlatan bir izah.
 
SUNUCU: Efendim yine ahir zaman alametleri bu kadar hızlı gelişirken toplumun bunu çok iyi algılayamamasını neye bağlıyorsunuz diye sormuş Ankara’dan Murat Kocabeyli Beyefendi.
 
ADNAN OKTAR: Bu Mehdi’nin örtülerinden bir örtüdür. Mehdi kat kat kat örtüler içerisinde olacaktır. Mehdi’yi insanlar son ana kadar fark edemeyeceklerdir. Bu da gerekli olan bir şeydir. Ayette de var Peygamber Efendimiz’e hitaben Cenab-ı Allah şeytandan Allah’a sığınırım. ”Ey örtüsüne bürünen kalk ve korkut” diyor. Aynı zamanda Mehdi’ye de işaret eden bir ayettir bu. Mehdi şu an bir örtü içerisindedir ve fark edilemiyor, son ana kadar bu böyle olacaktır. Toplumun fark edememesi de yine bir örtüden dolayıdır. Mehdi’nin zuhurunda bu örtü birden kalkacak. İnsanların beyni müthiş berrak hale gelecek ve çok çok şaşıracaklar. Yani nasıl fark edemediklerine, nasıl olayları göremediklerine. Hatta Darwin’e nasıl inandıklarına, birçok şeye çok şaşıracaklardır. Yani Allah Hadi ismiyle tecelli edecek, insanların beyni müthiş berrak hale gelecektir.
 
SUNUCU: Efendim ben programa hazırlanırken, soralım diye hazırladığımız bir hadis, hazır hadisleri konuya bağlarken onu da sormak istiyorum size. Şöyle deniyor: Siyah bayraklar zuhur ettiğinde evveli fitne, ortası delalet, sonu küfürdür. Burdaki siyah bayraklar kimi ifade ediyor? Şu dönemde yaşanan olaylarda insanlara zulmedenleri, öldürenleri mi ifade ediyor yoksa daha farklı bir anlatımı mı var bunun?
 
ADNAN OKTAR: Yani o devrin çok zorlu olacağını, fitnelerin, kargaşanın çok şiddetli olacağını anlatan bir hadis o. Ama mesela başka bir rivayette Mehdi Devri’nde kırmızı bayraklarla Mehdi’nin başlayacağı, sonra yeşil bayrakların da Mehdi’ye iltihak edeceği söyleniyor. Ben Filistin’deki manzarayı gördüm, televizyonda baktım. Her yer kıpkırmızı Türk bayraklarıyla dolu. Bir sürü de yeşil Filistin bayraklarıyla dolu. Tam hadisin ifadesi.
 
SUNUCU: Yani dediğiniz kırmızılar yeşiller birleşiyora geliyor işte.
 
ADNAN OKTAR: Tabi. Kırmızı yeşile liderlik ediyor ve kırmızıyı zaten önden almış rivayet. Zaten dağınık diyor, Türk bayrakları zuhur edecek diyor ahir zamanda. Mehdi onları bir araya getirecek diyor. Türk ülkeleri ayrı ayrıdır biliyorsunuz. Ve doğrudan Türk diye geçiyor ayrıca. Kapalı bir kelime de değil net Türk olarak geçiyor.
 
SUNUCU : Peki efendim, konuşmamız içerisinde dikkatimi çeken bazı noktalar oldu. Mesela sohbetimize başlarken, yanlışım varsa düzeltin, yanlış anımsıyor olabilirim bu kadar sohbetin üzerine, o kadar güzel bilgiler veriyorsunuz ki; garip Hıristiyanlar mı dediniz, cahil Hıristıyanlar mı inanıyorlar buna gibi birşey söylediniz. Peşinden sohbetlerimize dikkat ettim. Şimdi İsrail, Gazze’de çok ciddi kıyımlar yaptı son dönemde ama birçok kişi gibi direkt Yahudilere bir kızgınlığınız yok, çok yumuşak ifadelerle anlatıyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR: Ben çok severim Musevileri.
 
SUNUCU: Hatta bir yanlış içinde olduklarını söylüyorsunuz. Şimdi buradan bağladığımızda hep şöyle biliriz böyle inanırız: İslamiyette, Hıristiyan ve Yahudiler cennete girmeyecekmiş denir gibi birşey vardır insanların kafasında. Cahiliyetimi bu anlamda bağışlayın lütfen.
 
ADNAN OKTAR: Estağfirullah.
 
SUNUCU: Hıristiyan ve Yahudiler, Müslümanlar gibi cennete girebilecekler mi acaba? Şimdi baktığımızda, bu son dönemde yaşananlara baktığımızda, Irak’ta olanlar, son dönemde Gazze’de olanlar, Hıristiyan ve Yahudilerin ciddi bir baskısı, tabiki hepsinin değil ama liderler anlamında öyle gözüktükleri için öyle soruyorum size. Çok ciddi zulümleri var. Buradan o dine inananlara bağlarsak Hıristiyan ve Yahudilerin cennete girme durumları var mıdır?
 
ADNAN OKTAR: Kuran’da bir ayet var. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah katında Din İslam’dır.” diyor. Bir din, tam İslam diniyse tamamdır. Ama Hıristiyanlıkta teslis inancı var. Teslis inancını Allah şiddetle telin ediyor Kuran’da. Allah’ı üçlüyorlar, böyle bir inanç olmaz. Bu tevhid inancıyla çelişiyor. Allah birdir denmesi gerekir. Allah birdir denmesi çok önemli ve bu konuda şu an çok büyük bir yanılgı içindeler, çok büyük bir hata içindeler. İşte Hazreti İsa’nın nüzulunde putu kırması, domuzu öldürmesi rivayetinin anlamı budur. Yani teslis inancını kaldıracak ve sapkın inançları ortadan kaldıracak, helali haramı Kuran’a göre düzenleyecek demektir. Ama Kuran’ın bir hükmü de şöyledir: Şeytandan Allah’a sığınırım “Allah Katında ancak salih olan kullarım kurtulur” diyor Allah. Samimi olan kullar, samimi olması gerekir bir insanın yani gerçek anlamda samimi. Müslüman olması da yeterli değildir. Müslüman, artı samimi olması gerekir. Ama ehli kitap Kuran’ın hak olduğunu bile bile diretiyorsa, Kuran hükmüne göre açıktır bunun hükmü. Yani en doğrusunu Allah bilir ama zulüm ve büyüklenme dolayısıyla eğer Kuran’ı reddediyorlarsa, Müslüman olmuş olmazlar. Ama bilmiyordur mesela cahildir, Hıristiyandır. Allah’ın birliğine inanır, İncil’den anladığı kadarıyla namaz kılar. İncil’de de vardır namaz kılmak. Oruç tutar, helale harama dikkat eder, Allah’ın birliğini savunur. Böyle insan umulur yani eğer bilmiyorsa, hakikaten ona kimse dini bildirmediyse ehli fetrettir bu insan. Ve gerçekten çok çok samimiyse umulur, cennete gitmesi umulur, Allah’tan umulur. Yani çünkü sorumluluk ancak bilgiyle olur. Bilgisi yoksa yani ona da kimse bildirmediyse ve öğrenemediyse umulur. Ama bilerek ve isteyerek Kuran’ın hak olduğunu anladığı halde, doğru olduğunu bildiği halde ısrar ederse tabiki Kuran’ın buraada hükmü açıktır.
 
SUNUCU: Efendim şöyle bir soru sormak istiyorum. Konular arasında alakasız bir geçiş
olacak belki ama, bunu özellikle size sorayım diye hazırladığım bir soru, merak ettiğim bir konudur. Kuran-ı Kerimde ufo diye tabir edilen uzaylılara herhangi bir atıf var mı, şimdi bazı insanlar diyor ki "aman canım dünya dışında başka bir yerde yaşam yoktur", bazı insanlar da diyor ki "hayır efendim dünya dışında birçok gezegen var, galaksiler var bunların içinde mutlaka bunların içinde dünyaya benzer özelliklerde başka gezegenler vardır, yaşam da vardır ve bu işte oradaki yaşayan canlılar dünyaya gelebilirler" diyorlar. Kuran-ı Kerimde uzaylılara yani dünya dışındaki başka canlılara bir atıf var mıdır?
 
ADNAN OKTAR: Melekler var, cinler vardır, uzayda çok fazla cin vardır. Bu uçan dairelerdekiler de zaman zaman cinlerin yapığı haylazlıklar, böyle dikkat çekerler, zaman zaman böyle ışıklı görüntülerle gelirler, mesela çeşitli küre gibi görüntüler oluştururlar, aniden o görüntüyü kaybederler, bazen korku da oluşturabiliyorlar aynı yerde, bazen bir yeri yakabiliyorlar. Cinlerin öyle muziplikleri onlar. Onlar muzip hareketler yaparlar, dikkat çekmek isterler.
 
SUNUCU: Bildiğimiz anlamda maddesel canlı olduğuna çok fazla takılmamak lazım.
 
ADNAN OKTAR: Yok değiller cin taifesi onlar.
 
SUNUCU: Efendim umarım haddimi aşmıyorumdur.
 
ADNAN OKTAR: Estağfurullah.
 
SUNUCU: Az önce size soruyu sorarken hristiyanlar ve yahudilerle ilgili soruyu sorarken dediniz ki "ben çok severim yahudileri". Aslında şöyle şeyler dolanıyor Sayın Adnan Oktar’ı İsrail ciddi anlamda destekliyor diye söylemler dolanıyor sizin ağzınızdan duyalım; destekleniyor musunuz İsrail tarafından?
 
ADNAN OKTAR: Para anlamında diyorlar değil mi?
 
SUNUCU: Tabi maddi anlamda diyorlar.
 
ADNAN OKTAR: Ben defalarca söyledim yani bizim banka hesaplarımız var, vakfın adresi de var. Keşke gelseler şöyle bavulla dolu dolu para getirseler de biz de onla kitap alıp dağıtsak ateist siyonistlere, masonlara şöyle yerle bir edecek kadar. Ama museviler genellikle, hepsini demiyorum ama çok cimridirler beş kuruş para vermezler kimseye.
 
SUNUCU: Söylenenlere çok inanmayın diyorsunuz.
 
ADNAN OKTAR: Hele de ateist siyonizme ve masonluğa karşı mücadele eden bir kişiye gelip para verecekler yani mümkünü yok, mümkünü yok öyle bir şey yapamazlar. Ama yine de öyle içlerinde hayırsever, iyi niyetli biri var da para getirirse severek kabul ederiz. Yani çok çok iyi olur, bol bol da kitap dağıtırız onunla.
 
SUNUCU: Kitaptan söz açılmışken efendim, şöyle birkaç rakam gözüme takıldı ki bunlar çok ciddi rakamlar, yani birçok kurumun bile ulaşmayı hayal edemeyeceği rakamlar. İnternet sitelerinize aylık 6 milyon, 6, 5 milyon üzerinde insanın ziyaret ettiğini öğrendik biz ki bu çok muazzam bir rakam aslında, ama tabi ki hedefinizin ben çok daha fazla olduğunu tahmin ediyorum. 2008'de de internet sitenizden 63 milyon eser indirilmiş.
 
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
 
SUNUCU: Bu nasıl bir rakamdır efendim?
 
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah Allah'ın bereketi, Allah'ın verdiği bir güzellik. Ben de şaşırıyorum yani internet sitesinden kitabın indirilmesi, ben de çok şaşırdım arkadaşlar söyleyince. Bu seneki rakam da iki misline çıktı yani ahir zamanın bir güzelliği bir nimeti olarak görüyorum.
 
SUNUCU: Şimdi bu internetten söz açılmışken 63 milyon eserden bahsettik.
 
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
 
SUNUCU: 63 milyon eser indirilmiştir. Bir nevi internette çok fazla korsan var, siz kendi korsanınızı mı yayınlıyorsunuz orada. Bedelsiz bu kitaplar indiriliyor ki, öyle ki bir ibre de var yani; ben eserlerime kesinlikle telif almam.
 
ADNAN OKTAR: Tabi almıyorum.
 
SUNUCU: 300'e yakın kitabınız var.
 
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
 
SUNUCU: 63 ayrı dile çevirilmiş 300'e yakın kitabınız var, yine aynı rakada belgesel film var, Allah'ın varlığını ve birliğini anlattığınız belgesel filmler var... bunların hepsine insanlar rahatlıkla, bedava ulaşabiliyorlar. Bu yani çok fazla örneği olan bir şey değil.
 
ADNAN OKTAR: Fisebilillah. Allah için ücretsiz. Müslümanın özelliği odur. Yani zaten dini hizmette Müslüman para almaz. Elçiler de, peygamberler de geldiklerinde biliyorsunuz "ben sizden hiçbir ücret istemiyorum" diyor. "Sizden ücret istemeyen elçiye uyun" deniyor. Elçiler, peygamberler geldiklerinde, tebliğciler de, Allah'ın dinini yayanlar da ücret almazlar. Yani dinden ücret alınmaz. Çünkü ibadet ediyorsun. Yani namaz parayla mı kılıyor Müslüman, orucu parayla mı kılıyor? Nasıl namazı ve orucu parayla yapmazsa Müslüman, hizmeti de Allah'ın dinini yaymayı da parayla yapmaz. Ondan bir ücret alınmaz.
 
SUNUCU: Az önce size Mehdi misiniz diye sorulduğunda, söylediklerinizle aslında çok bağdaşan bir cevap verdiniz şu anda, o dikkatimi çekti benim. Allah yolunda dediniz ki Mehdi'ye gel sana para verelim bize yardımcı ol diyecekler, hayır diyecek, sizin yaptığınız çok farklı değil. Ciddi anlamda yardımcısıyım dediniz ona mı bağlamak lazım?
 
ADNAN OKTAR: Evet yani işin doğrusu Mehdi'ye alamet olarak, fizik olarak benziyorum bu doğru; dış tarif edilen tarife tıpatıp uyuyorum o doğru yani.
 
SUNUCU: Başka biri vardır Hocam?
 
ADNAN OKTAR: Fizik olarak mı? Evet çoktur benzeyen, dünyada milyarlarca insan var, arasak buluruz. Ama ben de benziyorum. Ama bu bir şey olmaz, yani ben Mehdiyim işte benziyorum... bir kere müslüman Allah'tan korkar. Çünkü Mehdi de öyle, cennete de gerebilir cehenneme de girebilir. Mehdiliği hiç kimse iddia edemez. Cennette anlayacak kendisini. Bir de Hz. İsa aleyhisselam onu...
 
SUNUCU: Zaten o dediğiniz, cennete gideceğini bilse insana, bedene belki bir kibir verecek, yanıltabilecek belki.
 
ADNAN OKTAR: Tabi o tam bir Müslüman muttakidir, hep Allah korkusu içinde. Hatta gergez kuşunun titremesi gibi Allah'tan titrer diyor korkudan Mehdi için rivayette. O kadar çok Allah'tan korkan bir insandır. Yani o kadar emin olsa, Allah'tan o kadar titrer mi korkudan? Demek ki cennet ihtimali de var cehennem korkusu da içinde olacak Mehdi'nin. Dolayısı ile hiçbir şekilde böyle bir iddiada bulunamaz. Allah'tan korkar, ben Mehdi'yim demez. Ama Mehdi'nin ben Mehdi'yim demeyeceğine dair çok fazla rivayet vardır. Mehdi'ye zorla kabul ettirileceğine dair çok fazla hadis vardır. Başka vasıfları da vardır Mehdi'nin; basiret sahibi olması, kutsal kitabı anlaması, ayetlerin manasını bilmesi, tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi, öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması, varlıkların sınıflarını bilmesi, işlerin girift taraflarını bilmesi, insanların ihtiyaçlarını iyi anlaması, bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere vakıf olması ve bunu hadislerden istifade edilerek yapıyor. Mehdi'nin çok bariz özelliklerindendir bunlar. Mesela Türkler içinden çıkacağına dair çok fazla hadis var Hz. Mehdi'nin. Yine bu konuyla ilgili olarak "sen Hz. Mehdisin" dediklerinde, o kabul etmeyecek. Yani yüzyıllarca önce yazılmış eserler bunlar. Kendisine senin ismin budur, babanın ismi şudur, alametler sende mevcuttur diyecekler ancak o yine kabul etmeyecek. Mehdiye, deccal ve dinsizlerin zulmüne karşı bizi korumazsan bütün günahımız ve dökülen kanlarımız boynuna olsun diyecekler bu konuşmadan sonra manevi sorumluluk almamak için Mehdi manevi liderliği kabul edecek. (Beklenen Mehdi sayfa 40). Ancak baskı ile başa geçmeye razı olacak. İnsanlar nihayet Mehdi'ye gelirler ve kendisi istemediği halde ona zorla kabul ettirirler diyor. Kitab-ı Buhara'da bu. Sahipleri Mehdi çekinir ve neticede istemediği halde ehli Bedir sayısınca insan ona bağlanır, yine kitab-ı Buhara'da. Said Nursi Hazretleri de eserlerinde diyor ki: Abdullah bin Zemra İbni Mahirin Bahsediyor uzun uzun anlatılmış, hayırda ve görüşte, ahlakta ancak Hz. İsa'ya benzeyen Mehdi'dir. Dış görünüş olarak pek benzer Hz. İsa'ya. Allah Peygamberlere verdiği azameti ona da verecektir. Peygamberler gibi heybetli olacaktır diyor, beni israil görünümündedir diyor. Başka bir rivayette şüphesiz Mehdi Ali evladındandır, seyittir. Onun gaybet yani kayboluşu tıpkı Yusuf'un gaybeti gibidir yani hapiste kaybolacaktır, hapsedilecektir. Onun dönüşü tıpkı İsa İbni Meryem'in dönüşü gibidir. Hz. İsa gibi dönecektir. Bu gaybetin sahibi Hz. Mehdi'de dört peygamberin sünneti vardır. Musa'dan bir sünnet, İsa'dan bir sünnet, Yusuf aleyhisselamdan bir sünnet, Muhammed aleyhisselamdan bir sünnet. Allah’ın selamı hepsinin üzerine olsun diyor. Dedim ki Musa'nın sünneti nedir, buyurdu ki çekinip, dikkatle gizlenmek. Yani büyük bir tehlike altına olacaktır, sürekli teyakkuz halinde gizlenecektir diyor. Dedim ki İsa’nın sünneti nedir, buyurdu ki İsa'nın hakkında söylenenler onun hakkında da söylenecektir, yani çok büyük hakaret ve iftiralara uğrayacaktır. Dedim ki Yusuf'un sünneti nedir, buyurdu ki zindan, Hz. Yusuf gibi zindana konacak ve gaybet ayrıca gizlenecek. Dedim ki Hz. Muhammed (S. A. V. ) sünneti nedir, buyurdu ki Resulullahın yolunda gidecek aynı onun gibi sünneti uygulayacaktır. Dedim ki Allah rızasını nereden bilecektir, buyurdu ki Allah onun kalbine, rahmetini nazil edecektir. Allah ona hususi yardımda bulunacaktır. Evet çok fazla bu konuda hadisler var.
 
SUNUCU: Gelen hadislerde var dilerseniz onlardan da birkaç tane aktarayım hem seyircilerimize saygısızlık olmasın tabiki hepsini aktarma şansımız yok programımızın çok kısa bir süresi kaldı. Ordu' dan Songül Hanım göndermiş Songül Baybars diyor ki; Peygamber (S. A. V. ) Efendimizin hadislerinde Hz. Mehdi ile ilgili haber verilen bilgilerden biri de Hz. Mehdi'nin sürdürdüğü mücadele boyunca Müslümanlar arasında kendisine yardım eden kişilerin sayısının son derece az olacağı -ki söylediniz siz bunu hocam- sizce bu nasıl olacaktır diyor. Ahir zamanın bu kutlu şahsına neden az kişi tabi olacak?
 
ADNAN OKTAR: Çünkü anormal bilinecek yani normal insan olarak görülmeyecek, riskli görülecek, tehlikeli görülecek işte hapse düşen, başı belada olan insanların tehlikeli gördüğü, hakaret ettiği, hatta onun talebeleri için söylüyor, onlarla kimse evlenmez diyor, hadis var. Kimse onlarla evlenmez, hatta diyor uzun bir hadis o, yani genelinde hayatın bütün yönlerinde onlardan insanlar çekinir, o gruptan. Kehf Suresi’nde de vardır. Peygamber Efendimiz’e hitaben diyor " Eğer onları görseydin" diyor. Kehf gençliği ki orada Mehdi'ye işaret eder. Mehdi cemaatine işaret eden bir konudur o, onlar da gizlenmiştir çünkü. Kehf Ehli de gizlenmiştir biliyorsunuz. Kendilerini sezdirmemiş ve çok küçük bir gruptur Kehf Ehli. Eğer görseydin onlardan korkup kaçardın" diyor Peygamber Efendimiz yani, ürkütücü görürdün diyor onları, yanlarına yanaşmazdın diyor. İşte Mehdi cemaati de öyle olacaktır. Kehf Ehli gibi olacaktır. İnsanlar ürkütücü gördükleri için, riskli gördükleri için kaçacaklar uzak duracaklardır diyor inşaAllah.
 
SUNUCU: Yine bir izleyicimiz, konuştuğumuz konulardan biri ama diyor ki, İzmir'den soru göndermiş izleyicimiz Hasan Göktaş, Hz. Mehdi insanlar arasında gezerken biz onu nasıl tanıyabiliriz. İnsan gibi mi olacak diyor ki siz buna açıklık getirdiniz. Ancak şöyle bir soru sormuş kıyafeti nasıl olacak diyor. Özel bir giysi tarzı olacak mı?
 
ADNAN OKTAR: Mehdi bu asrımızın insanları gibi olacak fark etmezler o yüzden. Yani özel yani bir dini kisve, dini bir kıyafet içerisinde olmayacak normal insan dış görünümünde olacak inşaAllah. Peygamber Efendimiz de gelse, ahir zamandaki bu inanılan kıyafette olurdu inşaAllah.
 
SUNUCU: Efendim bir soru daha var doktor Yakup Köse Erdemli göndermiş bu soruyu, bize diyor ki; Bediüzzamn Said Nursi Hazretleri deccalin dizginini ilk olarak şanlı ordunun ele alacağını ve onun fitnesini önleyeceğini bildirmiştir diyor. Bu ne demektir. Ordu bu anlamda ne yapabilecek diyor.
 
ADNAN OKTAR: Türk ordusu için Said Nursi, kahraman ordu diyor yani şanlı ve kahraman ordu olduğunu söylüyor. Ahir zamanda çok büyük görev alacağını belirtiyor. Bu da Türk-İslam Birliğinin bel kemiğini yine Türk ordusunun oluşturacağı anlaşılıyor ki hakikatten yani geçmiş tarihine de baktığımızda dünyadaki insanların genel yorumuna da baktığımızda Türk ordusu dünyada en sevilen, en merhametli, en adil, en tutarlı ordu ve en kahraman asker de Türk askerleridir. Bütün dünyada tescil etmiştir. Yani aksini hiç kimse savunmamıştır şu ana kadar.
 
SUNUCU: Yine şöyle bir soru var efendim Van'dan Kemal Bey göndermiş Kemal Saadet diyor ki, aslında siz açıklama getirdiniz ama nisbeten biraz daha genişletebiliriz bu konuyu, Hz. İsa'nın vefatından sonra mı kıyamet kopacak?
 
ADNAN OKTAR: Hz. İsa'nın vefatından sonra başka emirler göreve gelecek ama süratle bir duraklama ve bozulma dönemi başlayacak, ayrıca bu duraklama dönemi sonra çığ gibi bozulma dönemi olacak, üç büyük inkılab-ı azime diyor Said Nursi Hazretleri. Kanlı devrimler olacak, üç devrim, ondan sonra tamamen fesada girip bozulacak toplum. En sonunda da kıyamet kopacak diyor.
 
SUNUCU: Efendim programımızın sonlarına geliyoruz, Rize’den bir izleyicimiz göndermiş hem bu soruyu, size ileteyim ondan sonra farklı bir soru ile programı kapatmak istiyorum müsaade ederseniz. Rize'den Ümit Bey göndemiş Ümit Sezgin diyor ki; Hz. Ali'ye Hz Mehdi'nin nasıl tanınacağı sorulduğunda, vakar ve sekinetinden tanınacağı haber veriliyor, diyor bunu biraz açıklar mısınız?
 
ADNAN OKTAR: Vakur ve güzel huylu, akıllı, makul bir insan olacak Hz. Mehdi, ama enaniyet, gurur ve kibir olmaz Mehdi'de yani mazlum olur Peygamber Efendimiz(S. A. V. ) gibi, mesela Peygamber Efendimiz de şakalaşıyordu, sohbet ediyordu ashabıyla, hatta o zamanki ehli küfür Kuran'da da ayet vardır, bu mu Allah'ın gönderdiği Peygamber yani bu mu, beğenmiyorlar.
 
SUNUCU: Küçümsüyorlar bir yerde.
 
ADNAN OKTAR: Bu mu diyorlar, o da bizim gibi yemek yiyor, çarşıda geziyor diyorlar yani böyle ilkel bir kafada oluyorlar. Onun için Mehdi'yi de halk hissetse bile tanıyamazlar fark edemezler inşaAllah.
 
SUNUCU: Şimdi efendim, son izleyicimizin sorusu Rize'den gelmişti, şöyle bir duyum geldi hatta ikinci bölüme başlamadan arkadaşım kulağıma fısıldadı fark etmişsiznizdir mutlaka, sizin Karadenizi, Rize'yi ve Erzurum'u çok beğendiğiniz söyleniyor. Bu Karadeniz sevgisi veya Erzurum sevgisi nereden gelir, oranın ne gibi bir özelliği vardır. Bu kadar sohbetten sonra bunu sormak lazım belki de.
 
 
ADNAN OKTAR: Karadeniz boydan boya Türkiye'nin manevi kalesidir. Allah'ın hikmeti belki Cenab-ı Allah bu millete bir nimet olarak bu insanları çok böyle onurlu, şerefli, vatansever, yıkılmaz, güçlü karakterli ve cesur ve yaman yaratmış. Bütün Türk milleti gibi böyle şaşılacak özelliğe sahipler ve aile bağları çok güçlü, çok onurlular, çok neşeli insanlar, sevecen ve vatanseverler ve hepsi milliyetçi maşaAllah. Hayret bir şey bu yani çivi gibi yani boydan boya en baştan en sonuna kadar ve Allah'ın bir lutfu, mesala Erzurum da öyle hep yiğit kaynar. Erzurum denilince zaten bitti. Erzurum duydum mu tapu gibidir maşaAllah. Anadolu da bütün boydan boya öyledir. Yani bu memleket yiğit kaynıyor onun için görevdeyiz diyorum ben, onun için bayraktarız diyorum. Bir şey kimlik gibi Karadenizli dedin mi rahatız yani maşaAllah.
 
SUNUCU: Efendim çok teşekkür ediyorum size. Zamanın nasıl geçtiğini hem ben anlayamadım hem de eminimki seyircilerimiz anlayamadılar. Çok eksikler kaldı benim sormayı hesapladığım çok soru vardı, izleyicilerimizden gelen çok soru var inşaAllah başka bir sohbette tekrar karşılaşır daha fazla konuda sizin değerli görüşlerinizdan faydalanırız. Teşekkür ederim.
 
ADNAN OKTAR: Estağfirullah, inşaAllah, Allah razı olsun.

01 Şubat 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY MOHAMMAD THOMPSON, VOICE OF ISLAM (NEW ZEALAND) (December 29, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TEES FAST FM (UK) (September 11, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ISRAEL NATIONAL RADIO (August 13, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR.ADNAN OKTAR BY TV 5 (Istanbul - October 20, 2007) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZADLIQ QƏZETİ REPORTAJI (14 Sentyabr 2008) (Azerbaijani) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY HESHAM TILLAWI - CURRENT ISSUES TV (May 1, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UMMAH RADIO (UK) (July 26, 2009) (English) 
PRESS CONFERENCE - Istanbul May 25, 2007 (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AMERICAN PUBLIC TV (December 19, 2008) (Rusça) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN ƏDALƏT QƏZETİ REPORTAJI (5 Noyabr 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY BBC (October 10, 2008) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY GLOBAL POST - USA (October, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY THE MIDDLE EAST PRESS AGENCY (EGYPT) (September 6, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY POLI GAZETTE (NETHERLANDS) (July 2, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY IRISH TIMES (September 8, 2008) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN EDINBURGH (UK) (September 10, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON ALLAN HANDELMANN SHOW, FM TALK WZTK, NORTH CAROLINA (February 9, 2010) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY KBYR RADIO (ALASKA) (October 19, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON TALK RADIO STATION (NORTH CAROLINA) (November 3, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ARY TV (PAKISTAN) (November 22, 2008) (Urdu) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN MERSİN TV RÖPORTAJI (5 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 52 (ORDU) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2010) ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 2 -
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (2. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (1. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (2. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (1. Bölüm)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (3 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (11 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI - HÜLYA AVŞAR'IN 5 MART 2009 TARİHİNDEKİ RÖPORTAJINDA SORDUĞU SORULARIN BİR ÇOĞUNUN CEVABI BU RÖPORTAJDA MEVCUT (8 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (4 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KADİR ÇELİK'E YAPTIĞI AÇIKLAMALAR (22 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (23 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN VOICE OF THE CAPE (GÜNEY AFRİKA) CANLI TELEFON RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (10 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (9 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 - ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma) ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009) <